İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/1157 E. 2026/937 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1157
- Karar No
- 2026/937
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/1157 Esas - 2026/937 T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/1157 Esas KARAR NO : 2026/937 HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/12/2025 KARAR TARİHİ : 09/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 13/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; davacı şirketin Kayseri ilinde gıda işiyle iştigal ettiğini, davalıya avans çeki olarak verilen dava konusu çekler dolayısıyla taraflar arasında herhangi bir mal alımı gerçekleşmediğini ve temel borç ilişkisinin oluşmadığını, davalının malları göndermediğini ve irsaliye ile fatura bulunmadığını, müvekkili şirketin çekleri durdurarak ödemeden men koydurduğunu, davalı tarafından Kayseri 4. İcra Ceza Mahkemesi 2025/220 esas, Kayseri 5. İcra Ceza Mahkemesi 2025/261 esas ve Kayseri 5. İcra Ceza Mahkemesi 2025/221 esas sayılı dosyalarıyla çek şikayetinde bulunulduğunu, Kayseri Arabuluculuk Bürosu'nun 2025/162654 arabuluculuk numarasıyla yapılan başvurunun anlaşamama olarak sonuçlandığını, davalı tarafından Kayseri Genel İcra Dairesi 2025/24221 esas, 2025/41278 esas sayılı icra dosyaları ile takip başlatıldığını belirterek öncelikle müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitine, davalının yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; Kayseri Genel İcra Dairesi 2025/24221 esas ve 2025/41278 esas sayılı icra dosyaları ile davacı hakkında kambiyo takibi başlatıldığını, davacının çeklerin avans olarak verildiği ve ticari ilişki bulunmadığı yönündeki iddialarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin araç alım satımından kaynaklandığını, 38 AIL 741 plakalı aracın Sevim Günaydın'dan Esra Muhtaroğlu'na, 38 KM 070 plakalı aracın ise Tolga Kul'dan davacı şirket adına işlem yapan Mustafa Kılçadır'ın yönlendirdiği kişiye devredildiğini, Mustafa Kılçadır ile müvekkili arasında araç satışına ilişkin yazışmaların ve para geçişlerinin bulunduğunu, davacının hakkındaki diğer icra takipleri ile menfi tespit davalarının da kötü niyetli olduğunu gösterdiğini belirterek davanın ve davacının tazminat taleplerinin reddine, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: dava konusu çeklerin ödeme ve ibraz bilgisi ile Kayseri Genel İcra Dairesi' nin 2025/24221 ve 2025/41278 Esas sayılı takip dosyaları celp edilmiş, bilirkişi raporu alınmıştır. Kayseri Genel İcra Dairesi' nin 2025/24221 Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklısının Serhat Çam, borçlusunun Klc Şekerleme Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi olduğu, toplam 938,285,08-TL alacak üzerinden takip başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 15/05/2025 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Kayseri Genel İcra Dairesi' nin 2025/41278 Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklısının Serhat Çam, borçlusunun Klc Şekerleme Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi olduğu, toplam 494.571,93-TL alacak üzerinden takip başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 23/08/2025 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce, dosyanın 1 mali müşavir bilirkişiye tevdi ile dava konusu çeklerin taraf defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, kayıtlı ise çeklerin veriliş sebebine ilişkin açıklama bulunup bulunmadığı, taraflar arasında mal alışverişine ilişkin fatura, ödeme vs bulunup bulunmadığı konularında rapor düzenlenmesine karar verilmiş olup bilirkişi tarafından sunulan 25/06/2026 tarihli raporda özetle; davacının sunduğu 2025 yılı yevmiye defteri açılış/kapanış tasdiki veya (e-defter tabi ise) ilgili dönem beratarlarına ilişkin bilgi bulunmadığı, defterin HMK md. 222 anlamında usule uygunluğu belge üzerinde doğrulanamadığı, bu husus, onay/berat kayıtlarının GİB/e-defter sisteminden teyidini gerektirdiği, davalı ise ticari defterlerini ibraz etmediğinden, davalı defterleri yönünden usule uygunluk incelemesi yapılamadığı, tarafların defterlerine ilişkin açılış/kapanış tasdiki (e-defter berati) dosyada yer almadığı, davacı şirketin 30.04.2025 tarihinde terk olması nedeniyle 2025 defteri kist dönem niteliğinde olduğu, dava konusu üç çek (1375557, 2042694, 1375558), davacı KLC Şekerleme’nin yevmiye defterinde kayıtlı olmadığı, defterde bu çeklere ya da “103 – Verilen Çekler” hesabına ilişkin herhangi bir kayda rastlanmadığı, davalı Serhat Çam ticari defterlerini ibraz etmediğinden, çeklerin davalı defterlerinde kayıtlı olup olmadığı tespit edilemediği, çekler davacı defterinde kayıtlı olmadığında, defter kayıtlarında çeklerin veriliş sebebine (örn. mal alımı, avans, araç bedeli) ilişkin herhangi bir açıklama da bulunmadığı, davalı defterleri ibraz edilmediğinden, davalı kayıtları yönünden bu yönde bir tespit yapılamadığı, davacının defterlerinde davalı Serhat Çam ile mal/araç alışverişine ilişkin fatura, irsaliye, ödeme ya da cari hesap kaydı bulunmadığı, dosyada da taraflar arasında düzenlenmiş bir fatura/irsaliye mevcut olmadığı, Davalı, savunmasına dayanak yaptığı araç satışlarına ve yazışmalara ilişkin ticari defterlerini ve belgelerini ibraz etmediği, dava konusu çekenin avans çeki olup olmadığı ve taraflar arasında çekenin dayanağını oluşturan temel bir borç ilişkisinin (mal/araç alışverişleri) bulunup bulunmadığı, sunulan defter ve belgelerden muhasebe yönünden tespit edilemediği, şeklinde rapor düzenlenmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, çekten kaynaklı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacı vekili tarafından, dava konusu çeklerin ticari ilişki kapsamında mal alımı için avans niteliğinde davalıya verildiğini, davalı tarafından teslimi gereken malların teslim edilmediğini bu nedenle takibe konu çeklerin bedelsiz kaldığını bildirerek menfi tespit talebinde bulunmuştur.Davalı vekili tarafından ise dava konusu çeklerin, araç satışına ilişkin yapılan ticaret neticesinde alındığını,araç devirlerinin de yapıldığı beyan edilmiştir.Kural olarak çek bir ödeme vasıtası olup mevcut bir borcun ifası amacıyla verildiğinin kabulü gerekmektedir. Dava konusu olayda davacı bu kuralın aksini iddia ettiğinden ispat yükü davacıya ait olup davacı çeklerin sipariş edilen mallara karşılık avans olarak verildiğini ve davaya ve takibe konu çek bedeli kadar malın teslim edilmediğini yazılı delille ve koşulları varsa yemin delili ile ispat etmek durumundadır.Davacı defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmış olup düzenlenen raporda,çeklerin davacının ticari defterlerde kayıtlı olmadığı ve davalı adına bir cari hesap kaydı bulunmadığı tespit edilmiştir.Davaya konu çeklerin miktarları, niteliği, taraflar arasında iddia edilen ticari ilişki nazara alındığında dosya kapsamında davacı, çekin avans olarak verildiğini ispatlayamamış olup, davacı vekili tarafından yemine de dayanılmadığı gözetildiğinde ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. Bkz. Emsal nitelikteki İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 2022/2145 esas 2026/1206 karar sayılı ilamında;...Davacı, davalı ile arasında inşaat malzemeleri alım satımına dair ticari ilişki bulunduğunu, çek ve senetlerle davalıya ödeme yapmasına rağmen davalının teslim etmesi gereken inşaat malzemelerini teslim etmediğini, bu sebeple davalıdan alacaklı olduğunu ileri sürerek takip başlatmış, itiraz üzerine eldeki davayı açmıştır. Davalı ise, davacı ile arasındaki ticari ilişkinin 15 adet faturadan kaynaklandığını, toplamda 88.408,58 TL faturalarla alışveriş yapıldığını, davacının borcuna karşılık 15/11/2018 keşide tarihli, 25.000-TL bedelli, 15/12/2018 keşide tarihli, 24.000,00-TL bedelli ve 30/09/2018 keşide tarihli, 20.000,00-TL bedelli çekleri verdiğini, hiçbir çekin avans çeki olmadığını, tamamının 10.05.2018 -14.09.2018 tarih aralığında satılan faturalı mallara ilişkin olduğunu, malların teslim edildiğini, ödenmeyince davacıdan 2019-2020 yıllarında icra takibi ile tahsil edilebildiğini, davacıya borcu bulunmadığını savunmuştur....Somut olayda, mahkemece ispat yükünün davalıda olduğu şeklindeki yanılgılı gerekçeyle hüküm kurulması hatalı olmuştur. Zira, ödeme aracı olan ve yazılı belge niteliğindeki çeki elinde bulunduran davalının ayrıca emtiayı teslim ettiğini kanıtlamasına gerek bulunmamaktadır. Bu durumda, ispat yükü üzerinde olan davacının dava dilekçesinde yemin deliline dayanmadığı, esasen cezai sonuç doğuracak konularda yemin teklifinin mümkün olmadığı nazara alındığında davacının iddiasını ispatlayamadığı ve bu sebeple davanın reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir.''şeklinde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Davanın REDDİNE, 2-İİK 72/4 maddesi gereği mahkememizce verilmiş tedbir kararı bulunmadığından davalı tarafın tazminat isteminin reddine, 3-Alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcının, davacıdan peşin olarak alınan 22.200,75-TL harçtan mahsubu ile artan 21.468,75-TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafça yapılan 40,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 13/2 maddesi uyarınca taktir olunan 200.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 8-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince, taraflarca yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.09/10/2026
Katip ¸E-imzalıdır
Hakim ¸E-imzalıdır