İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/999 E. 2026/290 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/999
Karar No
2026/290
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/999 KARAR NO : 2026/290

DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) DAVA TARİHİ : 09/12/2024 KARAR TARİHİ : 10/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: I. TALEBİN ÖZETİ Davacılar vekili Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine vermiş olduğu 09/12/2024 tarihli dava dilekçesinde ; Öncelikle müvekkillerinin faaliyetine devam edebilmesi ve malvarlığının korunabilmesi İşin İcra ve İflas Kanunu'nun 287, 288., 294, ve 295. maddeleri gereğince; İİK..'nun 206/1 sırasındaki haklar hariç olmak üzere, 6183 sayılı Kanundan doğan vergi ve her türlü harç, ceza ile SGK alacakları (prim, idari para cezalan dahil) ile ilgili takipler dahil olmak üzere, hangi sebebe dayanırsa dayansın davacı müvekkilleri aleyhine yeni takip yapılmaması, haciz, ihtiyati haciz, e-haciz, ihtiyati tedbir, satış, muhafaza işlemleri uygulanmaması, evvelce yapılmış olan tüm takiplerin durdurulmasına, tedbir tarihinden sonra uygulanan haciz, ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbirlerin kaldırılmasına, davacı müvekkilleri hakkında rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılmış ve yapılacak tüm icra takiplerinde satışlarının durdurulması, rehinli menkullerin muhafazasının durdurulmasına, davacı müvekkillerin tüm kurumlar ve şirketler nezdindeki hak ve alacaklarının 3. kişilerce haciz, muhafaza ve tahsil edilmesinin önlenmesi ve evvelce yapılmış takiplerden üzerine haciz konulan hak ve alacaklar da dahil olmak üzere tüm hak ve alacaklarının davacı müvekkillerine ödenmesine, davacı müvekkillerinin muhafaza altına alınmış ve alınacak emtia, taşıt, cihaz, leasing kapsamındaki makine ve diğer hak ve alacakların davacı müvekkillerine iadesine, davacılara ait olup haczedilen araçların kayıtlarına konulan yakalama şerhlerinin kaldırılmasına dair ihtiyati tedbir kararı verilmesine, işbu karar tarihinden sonra alacaklı bankalarda davacılara ait hesaplara gelecek paralar ile ilgili, ilan tarihinden önce muaccel hale gelmiş kredi ve başkaca alacaklar için yapacakları rehin, takas uygulamalarının İİK 294. maddesi yollaması ile İİK' nin 200.maddesinin 1, 2 ve 3. fıkrası kapsam ve şartlarında tedbiren durdurulmasına, davacıların bankalardaki hesaplarına yatırılan paralara bankalarca rehin veya takas hükmünde olmak üzere konulan ve uygulanan blokajların kaldırılmasına ve blokaja tabi tutulan bedellerin davacıların ilgili banka hesabına davacıların kullanımına sunulmak üzere iadesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davacılar tarafından banka ve finans kuruluşlarına tahsil, takas ve teminat olarak verilmiş olan çek, senet ve her türlü kıymetli evrakın davacılara iadesine dair ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davacı müvekkillerinin takip borçlusu olduğu takiplerde kendisi aleyhine veya 3. Şahıs konumunda oldukları takiplerde kendisine yönelik 89/1 haciz ihbarnameleri gönderilmesinin tedbiren önlenmesine, davacı müvekkillerine ait çeklerin arkasının karşılıksızdır olarak yazılmasının önlenmesine, senetlerin protesto edilmesinin önlenmesine, davacı müvekkillerinin bankalar nezdindeki teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin tedbiren durdurulması, zımnında yargılama neticesine kadar ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve müvekkillerine komiser tayinine, müvekkillerinin konkordato talebinin kabulü ile, öncelikle İcra Ve İflas Kanunu'nun 287. maddesi gereğince 3 aylık geçici mühlet verilmesine ve gerekli görülmesi halinde işbu müddetin 2 ay daha uzatılmasına geçici İİK. 285. maddesi çerçevisinde geçici mühlet neticesinde İcra Ve İflas Kanununun 289. maddesi gereğince bir yıllık kesin mühlet kararı verilmesine ve gerekli görülmesi halinde bu mühlet kararının 6 ay daha uzatılmasına, kesin mühlet kararının ilanına yargılama neticesinde İİK. 305. ve diğer maddeleri gereğince konkordatonun tasdikine, tasdik kararının ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. YARGILAMA SÜRECİ Mahkememizin tensip kararıyla gerekli gider avansının tamamlanması üzerine tüm borçlular hakkında 10.12.2024 tarihinden itibaren üç ay süreyle geçici mühlet verilmiş; aynı kararla ....., Dr. ..... ve ..... geçici konkordato komiseri olarak görevlendirilmiştir. Geçici mühlet süresi 06.03.2025 tarihli kararla 10.03.2025'ten itibaren bir ay uzatılmış, akabinde 10.04.2025 tarihli kararla tüm borçlular hakkında 10.04.2025 tarihinden itibaren bir yıl süreyle kesin mühlet verilmiş ve komiser heyetinin görevi devam ettirilmiştir. Kesin mühlet döneminde komiser heyeti 19.12.2024, 03.03.2025, 04.04.2025 ve 30.03.2026 tarihlerinde mahkememize ara ve nihai raporlarını sunmuş; bu raporlar kapsamında borçlu şirketlerin malvarlıklarının rayiç değerinin tespiti amacıyla makine mühendisi, gayrimenkul değerleme uzmanı ve tekstil mühendisinden oluşan bilirkişi heyeti görevlendirilmiş, düzenlenen raporlar dosyaya eklenmiştir. Kesin mühlet süresi içinde alacaklılar toplantısına geçilmeksizin borçlular vekili Av. ...., UYAP üzerinden e-imzalı olarak mahkememize ilettiği 12.02.2026 tarihli dilekçesiyle tüm borçlular adına konkordato talebinden feragat beyanında bulunmuştur. Mahkememizce 10.04.2026 günü tensip edilen duruşmaya; borçlular vekili Av. ..... ve alacaklı vekilleri katılmıştır. .... Tekstil Sanayi İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi'nin yetkili temsilcisi ...... 'ya, İİK'nın 177. maddesi uyarınca iflas konusunda beyanda bulunma hakkını kullanabilmesi için meşruhatlı davetiye tebliğ edilmiş; ancak şirket yetkilisi usulüne uygun yapılan bu çağrıya rağmen duruşmaya katılmamış ve geçerli bir mazeret de bildirmemiştir. HMK'nın 321. maddesi uyarınca tahkikat tamamlanmış, hazır olan tarafların son beyanları alınmış ve ardından aşağıdaki hüküm kurulmuştur. Konkordato komiserleri ..... ve ..... tarafından mahkememize sunulan 19/12/2024 tarihli raporunu özetle ; komiser olarak görevlendirilmeleri üzerine 13.12.2024 tarihinde şirket yetkilisi ve vekilinin katılımıyla şirket merkezinde toplantı yapıldığını ve şirketin faaliyetlerine devam ettiği görüldüğünü, - ..... Tekstil Kimya San. ve Tic. Ltd. Şti. yönünden sunulan belgelerde herhangi bir eksiklik bulunmadığı, -..... Sanayi İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti. yönünden sunulan belgelerde herhangi bir eksiklik bulunmadığı, -..... Tekstil Kimya San. ve Tic. Ltd. Şti..’nin %75 oranında şirkete ortaklığı olan ......’un konkordato projesinin ve eklerinin dosyaya sunulduğu, -...... Tekstil Sanayi İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti. nin %100 oranında ve ..... Tekstil Kimya San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin %25 i oranında ortaklığı olan .....’nın konkordato projesinin ve eklerinin dosyaya sunulduğu, sunulan projeler hakkındaki görüşlerin bir sonraki raporda değerlendireleceğini beyan etmişlerdir. Konkordato komiserleri ...... tarafından mahkememize sunulan 03/03/2025 tarihli raporunu özetle ; ..... Tekstil Kimya Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi borçlunun ön projede yer verdiği satış hedeflerinde her ne kadar sapma olsa da maliyet-karlılık oranındaki müspet gelişmelerle ulaşılabilir olduğunun değerlendirildiği, ön projede öngördüğü şekilde alınan tasarruf tedbirlerinin hayata geçirilmesi ve hedeflenen yüksek karlılık yaratan işler başta olmak üzere ciroların yakalanması halinde dönem sonu kâr hedeflerinin de yakalanabileceği, borçlunun sağladığı istihdam, ekonomiye olan olumlu katkıları, sunulan ön projenin hayata geçirilmesinin mümkün gözükmesi, gerektiğinde kesin mühlet aşamasında projede tekrar değişiklikler yapılabilmesi hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, Şirket’in sahip olduğu satış ağı, yurtiçi ve yurtdışı müşteri portföyü, istihdam hacmi, potansiyeli, birlikte değerlendirildiğinde; borçlu Şirketin konkordato kapsamında borçlarını ödemesinin ihtimal dâhilinde olabileceği, ancak raporumuzun ilgili bölümlerinde de anlatıldığı üzere rayiç bedellerin tespiti amacıyla görevlendirilen bilirkişiler tarafından bilirkişi raporlarının henüz tamamının dosyaya sunulmaması, rayiç değer bilançosunun oluşturulamaması ve ön projenin konkordato kaynaklarının tekrar gözden geçirilmesi, yeni projenin güncel tarihli mali veriler ile hazırlanmasının daha uygun olacağının değerlendirilmesi sebebiyle 2 aylık ek süre verilmesinin yerinde olacağını, ..... Tekstil Sanayi İç Ve Dış Ticaret Limited Şirketi borçlunun ön projede yer verdiği satış hedeflerinde her ne kadar sapma olsa da maliyet-karlılık oranındaki müspet gelişmelerle ulaşılabilir olduğunun değerlendirildiği, ön projede öngördüğü şekilde alınan tasarruf tedbirlerinin hayata geçirilmesi ve hedeflenen yüksek karlılık yaratan işler başta olmak üzere ciroların yakalanması halinde dönem sonu kâr hedeflerinin de yakalanabileceği, borçlunun sağladığı istihdam, ekonomiye olan olumlu katkıları, sunulan ön projenin hayata geçirilmesinin mümkün gözükmesi, gerektiğinde kesin mühlet aşamasında projede tekrar değişiklikler yapılabilmesi hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, Şirket’in sahip olduğu satış ağı, yurtiçi ve yurtdışı müşteri portföyü, istihdam hacmi, potansiyeli, birlikte değerlendirildiğinde; borçlu Şirketin konkordato kapsamında borçlarını ödemesinin ihtimal dâhilinde olabileceği, ancak raporumuzun ilgili bölümlerinde de anlatıldığı üzere rayiç bedellerin tespiti amacıyla görevlendirilen bilirkişiler tarafından bilirkişi raporlarının henüz tamamının dosyaya sunulmaması, rayiç değer bilançosunun oluşturulamaması ve ön projenin konkordato kaynaklarının tekrar gözden geçirilmesi, yeni projenin güncel tarihli mali veriler ile hazırlanmasının daha uygun olacağının değerlendirilmesi sebebiyle 2 aylık ek süre verilmesinin yerinde olacağı, ..... huzur hakkı geliri ile birlikte sahip olduğu gayrimenkullerin satışından elde edilecek gelirin % 75 ortağı olduğu ...... firmasına aktarılmak suretiyle rehinli borçların ödeneceği göz önüne alındığında proje içerisinde sunulu kaynak ve nakit akım tablosu çerçevesinde, Komiser Heyeti olarak görevlendirilmemizden itibaren çok kısa bir süre geçtiğinden ve borçlunun malvarlığının rayiç değerleri henüz tespit edilemediğinden, ön projenin başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığı konusunda bu aşamada yapılacak değerlendirmenin sağlıklı olamayacağı, davacının konkordato ön projesinde yer alan teklifin gerçekleşmesinin kuvvetle muhtemel olup olmadığının borçlu Şirket’in konkordato kapsamında borçlarını ödemesinin ihtimal dâhilinde olabileceği, ancak raporumuzun ilgili bölümlerinde de anlatıldığı üzere rayiç bedellerin tespiti amacıyla görevlendirilen bilirkişiler tarafından bilirkişi raporlarının henüz dosyaya sunulmaması, rayiç değer bilançosunun oluşturulamaması ve ön projenin konkordato kaynaklarının tekrar gözden geçirilmesi, yeni projenin güncel tarihli mali veriler ile hazırlanmasının daha uygun olacağının değerlendirilmesi sebebiyle 2 aylık ek süre verilmesinin yerinde olacağı ve ..... huzur hakkı gelirleri ile birlikte sahip olduğu gayrimenkullerin satışından elde edilecek gelirin % 25 ortağı olduğu ...... firmasına aktarılmak suretiyle rehinli borçların ödeneceği göz önüne alındığında proje içerisinde sunulu kaynak ve nakit akım tablosu çerçevesinde, Komiser Heyeti olarak görevlendirilmemizden itibaren çok kısa bir süre geçtiğinden ve borçlunun malvarlığının rayiç değerleri henüz tespit edilemediğinden, ön projenin başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığı konusunda bu aşamada yapılacak değerlendirmenin sağlıklı olamayacağı, davacının konkordato ön projesinde yer alan teklifin gerçekleşmesinin kuvvetle muhtemel olup olmadığının borçlu Şirket’in konkordato kapsamında borçlarını ödemesinin ihtimal dâhilinde olabileceği, ancak raporumuzun ilgili bölümlerinde de anlatıldığı üzere rayiç bedellerin tespiti amacıyla görevlendirilen bilirkişiler tarafından bilirkişi raporlarının henüz dosyaya sunulmaması, rayiç değer bilançosunun oluşturulamaması ve ön projenin konkordato kaynaklarının tekrar gözden geçirilmesi, yeni projenin güncel tarihli mali veriler ile hazırlanmasının daha uygun olacağının değerlendirilmesi sebebiyle 2 aylık ek süre verilmesinin yerinde olacağı yönünde görüş ve beyanda bulunmuşlardır. Konkordato komiserleri ...., ..... ve ..... tarafından mahkememize sunulan 04/04/2025 tarihli raporunu özetle ; .... Tekstil Kimya Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi yönünden Şirketin faaliyetine devam etmesi halinde kesin mühlet aşamasında projede tekrar değişiklikler yapılabilmesi hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, Şirketin sahip olduğu satış ağı, yurtiçi ve yurtdışı müşteri portföyü, istihdam hacmi, potansiyeli, birlikte değerlendirildiğinde stokları, demirbaşları, tesis, makine ve cihazları aktif ticari/üretim hayatına devam ettiği, gelir tablosu analizlerinde açıklandığı üzere satışların maliyetini baskı altına alarak karlılık yaratan işlere yöneldiği, nitekim Geçici Komiser Heyeti tarafından şirkete haftada bir gün habersiz yapılan denetimler kapsamında da işbu rapor tanzim tarihine kadar herhangi bir olumsuzluğa rastlanmadığı, alacaklıların alacaklarını konkordato mühleti sonunda ..... projede öngörülen şekilde tahsil etmelerinin, bu aşamada ihtimal dahilinde olduğu nihai olarak borçlu Şirkete kesin mühlet verilebileceği kanaatine varıldığı, borçlu .... Tekstil Sanayi İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi yönünden Şirketin faaliyetine devam etmesi halinde kesin mühlet aşamasında projede tekrar değişiklikler yapılabilmesi hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, Şirketin sahip olduğu satış ağı, yurtiçi ve yurtdışı müşteri portföyü, istihdam hacmi, potansiyeli, aktif ticari hayatına devam ettiği, gelir tablosu analizlerinde açıklandığı üzere satışların maliyetini baskı altına alarak karlılık yaratan işlere yöneldi ği, nitekim geçici komiser heyeti tarafından şirkete haftada bir gün habersiz yapılan denetimlerimiz kapsamında da işbu rapor tanzim tarihine kadar herhangi bir olumsuzluğa rastlanmadığı, alacaklıların alacaklarını konkordato mühleti sonunda ..... projede öngörülen şekilde tahsil etmelerinin, bu aşamada ihtimal dahilinde olduğu nihai olarak borçlu Şirkete kesin mühlet verilebileceğini, ..... tarafından sunulu Konkordato ..... Projesinde kefaletten doğan borçları, fer’i niteliği gereği, kefil olduğu şirketin konkordatosu çerçevesinde, Şirket tarafından ödeme yapıldıkça azalacağı, dolayısıyla borçluluğunun, kefil olduğu şirketin ödemelerine bağlı olduğu; Şirketin konkordatosu başarılı olduğunda ve borçlar ödendiğinde, ......’un da borçlarının sona ereceği anlaşılmakla, gerçek veya tüzel kişilere ait konkordato projelerinin değerlendirmesinde ilk olarak esas alınacak olan kanun maddesi İİK. m.286 olduğu; Kanun koyucu bu madde ile birlikte her bir borçlunun projesini hazırlarken hangi hususları göz önünde bulundurmalarını açık bir şekilde düzenlendiği; bu bakımdan .....’ın huzur hakkı geliri ile birlikte sahip olduğu gayrimenkullerin satışından elde edilecek gelirin %75 ortağı olduğu ..... firmasına aktarılmak suretiyle rehinli borçların ödeneceği göz önüne alındığında proje içerisinde sunulu kaynak ve nakit akım tablosu çerçevesinde, alacaklıların alacaklarını konkordato mühleti sonunda ...... projede öngörülen şekilde tahsil etmelerinin, bu aşamada ihtimal dahilinde olduğu nihai olarak borçlu Şahsa kesin mühlet verilebileceği ve ...... tarafından sunulu Konkordato Ön Projesinde ......’nın kefaletten doğan borçları, fer’i niteliği gereği, kefil olduğu şirketin konkordatosu çerçevesinde, Şirket tarafından ödeme yapıldıkça azalacağı, dolayısıyla ......’nın borçluluğunun, kefil olduğu şirketin ödemelerine bağlı olduğu; şirketin konkordatosu başarılı olduğunda ve borçlar ödendiğinde, .......’nın da borçlarının sona ereceği anlaşılmakla, Gerçek veya tüzel kişilere ait konkordato projelerinin değerlendirmesinde ilk olarak esas alınacak kanun maddesi İİK. m.286olduğu; Kanun koyucunun bu madde ile birlikte her bir borçlunun projesini hazırlarken hangi hususları göz önünde bulundurmalarını açık bir şekilde düzenlendiği; bu bakımdan .......’nın huzur hakkı gelirleri ile birlikte sahip olduğu gayrimenkullerin satışından elde edilecek gelirin %25 ortağı olduğu ....... firmasına aktarılmak suretiyle rehinli borçların ödeneceği göz önüne alındığında proje içerisinde sunulu kaynak ve nakit akım tablosu çerçevesinde, alacaklıların alacaklarını konkordato mühleti sonunda ..... projede öngörülen şekilde tahsil etmelerinin, bu aşamada ihtimal dahilinde olduğu nihai olarak borçlu Şahsa kesin mühlet verilebileceği yönünde görüş ve beyanda bulunmuşlardır. Konkordato komiserleri ..... ve ..... tarafından mahkememize sunulan 30/03/2026 tarihli raporunu özetle ; davacı şirketin TTK'nın 376'ncı maddesi kapsamında borca batık olup olmadıklarının incelenmesi sonucunda; ....... Tekstil Kimya Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin, 31.12.2025 tarihli kaydi değerlere göre öz kaynaklarının 94.434.869,00 TL, rayiç değerlere göre öz kaynaklarının 8.682.081,00 TL olarak hesaplandığı ve dolayısıyla şirketin gerek kaydi ve gerekse rayiç değerlere göre düzenlenen bilançolarına göre borca batık durumda bulunmadığı, ..... Tekstil Sanayi İç Ve Dış Ticaret Limited Şirketi'nin, 31.12.2025 tarihli kaydi değerlere göre öz kaynaklarının (-) 2.305.301,00 TL, rayiç değerlere göre öz kaynaklarının (-) 24.449.797,00 TL olarak hesaplandığı ve dolayısıyla şirketin gerek kaydi ve gerekse rayiç değerlere göre düzenlenen bilançolarına göre borca batık durumda bulunduğu, gerçek kişi borçlu .......'nın 6102 sayılı TTK hükümlerine göre tacir olmadığı, dolayısıyla iflâsa da tabi olmadığı, defter tutma ve mali tablo düzenleme yükümlülüğü bulunmadığını, gerçek kişi borçlu ......” un 6102 sayılı TTK hükümlerine göre tacir olmadığı, dolayısıyla iflâsa da tabi olmadığı, defter tutma ve mali tablo düzenleme yükümlülüğü bulunmadığı yönünde görüş ve beyanda bulunmuşlardır. III. UYGULANACAK HUKUKİ ÇERÇEVE Konkordato, borçlunun ödeme güçlüğü içinde bulunduğu veya yakın gelecekte bu duruma düşmesinin kuvvetle muhtemel olduğu hâllerde, alacaklılarıyla belirli şartlar çerçevesinde uzlaşma sağlayarak borçlarını yeniden yapılandırmasına imkân tanıyan, mahkeme denetimi altında yürütülen kolektif bir icra hukuku kurumudur. Bu yönüyle konkordato, klasik cebrî icra yollarının aksine, tasfiye odaklı değil, ekonomik varlığın korunmasına ve yeniden yapılandırılmasına yönelen bir mekanizma olarak karşımıza çıkmaktadır . Her ne kadar 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nda konkordatoya ilişkin açık bir tanım yer almamakta ise de, öğretide konkordato; dürüstlük kuralına uygun hareket eden borçlunun, alacaklıların kanunda öngörülen nitelikli çoğunluğu ile sağladığı uzlaşmanın mahkemece tasdiki suretiyle hukukî sonuç doğuran, borcun ifa koşullarını borçlu lehine yeniden düzenleyen ve bu yönüyle borçlunun iflâsını önlemeyi hedefleyen bir yeniden yapılandırma aracı olarak tanımlanmaktadır (Öztek, Budak, Kale). Bu tanım, konkordatonun yalnızca bir “ödeme planı” değil, aynı zamanda yargısal koruma altında yürütülen bir ekonomik rehabilitasyon süreci olduğunu ortaya koymaktadır. Konkordatonun hukukî niteliği doktrinde tartışmalı olmakla birlikte, ağırlıklı görüş bu kurumu karma nitelikli bir işlem olarak kabul etmektedir. Zira konkordato, bir yönüyle borçlu ile alacaklılar arasında kurulan bir sözleşme ilişkisine dayanmakta; diğer yönüyle ise mahkeme tasdiki ile hüküm ve sonuç doğurarak kamu hukuku karakteri kazanmaktadır. Bu çift yönlü yapı, konkordatoyu salt özel hukuk sözleşmelerinden ayırmakta ve onu yargısal denetime tabi bir kolektif icra yöntemi hâline getirmektedir. Konkordato kurumu, içerik ve uygulama bakımından çeşitli ayrımlara tabi tutulmaktadır. Bu ayrımlardan ilki, konkordatonun mahkeme içi ve mahkeme dışı olarak sınıflandırılmasıdır. Türk hukukunda esas itibarıyla uygulama alanı bulan mahkeme içi konkordato ise kendi içinde vade konkordatosu, tenzilat konkordatosu ve karma konkordato olmak üzere üçe ayrılmaktadır. Vade konkordatosunda borçlu, borcun tamamını ödemeyi taahhüt etmekte, ancak alacaklılar ödeme süresi tanımakta veya borcun taksitlendirilmesine rıza göstermektedir. Tenzilat konkordatosunda ise borcun belirli bir kısmından vazgeçilmesi söz konusu olup, alacaklılar kalan kısmı kabul etmektedir. Karma konkordato ise her iki unsuru birlikte içeren, uygulamada sıklıkla karşılaşılan hibrit bir modeldir . Bunun yanı sıra konkordato, zaman bakımından da ayrıma tabi tutulmaktadır. İflâsına henüz karar verilmemiş borçlular bakımından uygulanan konkordato “iflâs dışı konkordato” olarak adlandırılırken; iflâs kararı verilmiş borçlunun teklif ettiği konkordato “iflâs içi konkordato” olarak nitelendirilmektedir. Bu ayrım, konkordatonun yalnızca iflâsı önleyici değil, aynı zamanda iflâs sürecinde de tasfiye alternatiflerinden biri olarak işlev gördüğünü ortaya koymaktadır. Konkordatonun bir diğer önemli türü ise malvarlığının terki suretiyle konkordatodur. Bu modelde borçlunun ekonomik varlığının devamı değil, doğrudan tasfiyesi hedeflenmektedir. Borçlu, malvarlığı üzerindeki tasarruf yetkisini alacaklılara veya üçüncü bir kişiye devretmekte; alacaklılar da bu malvarlığının paraya çevrilmesi suretiyle tatmin edilmektedir. Bu yönüyle malvarlığının terki suretiyle konkordato, klasik konkordatodan farklı olarak iyileştirme değil tasfiye odaklı bir yapıya sahiptir. Ancak bu konkordato türünde de, niteliğine aykırı düşmediği ölçüde adi konkordatoya ilişkin hükümlerin uygulanacağı kabul edilmektedir . Adi konkordato süreci, İİK’nın 285 ve devamı maddelerinde ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir. Kanunun 285’inci maddesinde konkordato talep edebilecek kişiler “herhangi bir borçlu” olarak ifade edilmiş olup, bu düzenleme ile tacir olup olmadığına bakılmaksızın tüm gerçek ve tüzel kişilere başvuru imkânı tanınmıştır. Bununla birlikte, konkordato talep etme hakkı yalnızca borçluya özgülenmemiş; borçlunun iflâsını isteyebilecek her alacaklıya da bu süreci başlatma yetkisi verilmiştir. Bu durum, konkordatonun yalnızca borçlu lehine değil, aynı zamanda alacaklı menfaatlerini de gözeten dengeli bir kurum olduğunu göstermektedir. Konkordato süreci, borçlunun İİK m.286’da sayılan belgelerle birlikte asliye ticaret mahkemesine başvurmasıyla başlamakta; mahkeme, belgelerin eksiksiz olduğunu tespit ettiği takdirde derhâl geçici mühlet kararı vermektedir. Bu aşamada atanan komiser, borçlunun mali durumunu inceleyerek sürecin sağlıklı şekilde yürütülmesini temin etmektedir. Geçici mühlet, konkordato sürecinin en kritik aşamalarından biri olup, bu dönemde borçlunun malvarlığı korunmakta ve alacaklıların bireysel takip hakları önemli ölçüde sınırlandırılmaktadır. Geçici mühlet süresinde konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması hâlinde, borçluya bir yıllık kesin mühlet verilmektedir. Bu aşama, konkordatonun kaderini belirleyen temel evre olup, komiser tarafından yürütülen faaliyetler çerçevesinde borçlunun mali yapısı tüm yönleriyle ortaya konulmakta, alacaklılar toplantısı yapılmakta ve konkordato projesi oylamaya sunulmaktadır. Bu noktada özellikle vurgulanmalıdır ki, konkordatonun başarıya ulaşması yalnızca teorik bir ödeme planına değil, ekonomik gerçeklik ile uyumlu, uygulanabilir ve sürdürülebilir bir mali yapının varlığına bağlıdır. Nitekim uygulamada en sık karşılaşılan sorun, borçlunun iyimser projeksiyonlara dayanan, ancak piyasa gerçekliği ile örtüşmeyen ödeme planları sunmasıdır. Bu nedenle komiser raporları ve bilirkişi incelemeleri, konkordato yargılamasında belirleyici öneme sahiptir. Sonuç olarak konkordato, borçlunun iflâsını önlemeye yönelik bir “son şans mekanizması” olmakla birlikte, bu mekanizmanın işletilebilmesi için yalnızca borçlunun iradesi yeterli değildir. Sürecin başarısı; borçlunun dürüstlüğü, mali yapının objektif analizi, alacaklıların rızası ve mahkemenin denetimi arasında kurulan hassas dengeye bağlıdır. Bu denge kurulamadığı takdirde konkordato, borçlunun korunmasına hizmet eden bir araç olmaktan çıkarak, alacaklıların aleyhine sonuç doğuran bir geciktirme mekanizmasına dönüşme riski taşımaktadır. IV. DEĞERLENDİRME A. Konkordato Sürecinin Genel İşleyişi (İİK m. 285 vd.) Dava, İİK'nın 285. ve devamı maddelerine dayanan konkordato talebine ilişkin olup yargılama, İİK m. 287 kapsamında sunulan belgelerin eksiksizliğinin tespiti üzerine derhâl geçici mühlet verilmesi ve komiser heyeti atanmasıyla başlamıştır. Komiser heyeti, 19.12.2024 tarihli ilk raporunda belgeler üzerinde herhangi bir eksiklik bulunmadığını ve borçluların faaliyetlerini sürdürdüğünü saptamış; 03.03.2025 tarihli raporunda her iki şirket ile gerçek kişi borçlular bakımından konkordatonun başarıya ulaşmasının bu aşamada ihtimal dahilinde olduğunu değerlendirmiş ve rayiç değer bilançosunun henüz tamamlanamamış olması gerekçesiyle iki aylık ek süre verilmesini önermiştir. 04.04.2025 tarihli raporda ise haftada bir gün habersiz gerçekleştirilen denetimler sonucunda olumsuz bir gelişmeye rastlanmadığı, satışların maliyetini baskı altına alarak kârlılık yaratan işlere yönelindiği ve revize projeye göre alacaklıların alacaklarını tahsil etmelerinin ihtimal dahilinde olduğu belirtilmiş; tüm borçlulara kesin mühlet verilmesi uygun bulunmuştur. Kesin mühlet döneminde komiser heyetinin gözetiminde borçluların faaliyetleri sürmüş; ancak alacaklılar toplantısına geçilmeksizin borçlular vekili 12.02.2026 tarihli feragat dilekçesiyle yargılamaya son verilmesini talep etmiştir. Komiser heyetinin 30.03.2026 tarihli nihai raporunda ise TTK m. 376 kapsamında yürütülen borca batıklık incelemesi sonucunda ....... Tekstil'in gerek kaydi (özkaynak: 94.434.869,00 TL) gerekse rayiç (özkaynak: 8.682.081,00 TL) değerler itibarıyla borca batık durumda bulunmadığı; buna karşılık .... Tekstil'in kaydi değerlere göre varlıklarının 76.108.025,00 TL, borçlarının 78.413.326,00 TL, özkaynaklarının ise eksi 2.305.301,00 TL olduğu ve rayiç değerlere göre varlıklarının 53.963.529,00 TL'ye gerilediği hâlde borçlarının aynı düzeyde kaldığı, özkaynaklarının eksi 24.449.797,00 TL'ye ulaştığı ve dolayısıyla şirketin hem kaydi hem de rayiç değerler esas alındığında borca batık durumda bulunduğu somut verilerle ortaya konulmuştur. Raporda aynı zamanda gerçek kişi borçlular ....... ve ......'un TTK hükümleri çerçevesinde tacir sıfatı taşımadıkları ve dolayısıyla iflasa tabi olmadıkları da tespit edilmiştir. B. Feragatin Hukuki Sonucu (İİK m. 292/d, HMK m. 307) Davadan feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir (HMK m. 307). Feragat, mahkemeye yöneltilen tek taraflı bir irade beyanı olduğundan geçerliliği için karşı tarafın kabulüne ya da mahkemenin onayına ihtiyaç duyulmaz; usulüne uygun şekilde yapılmasıyla hüküm ifade eder. İİK m. 292/d hükmü uyarınca, borçlunun konkordato talebinden feragat etmesi, kesin mühletin kaldırılarak talebin reddedilmesini gerektiren bağımsız bir sebep olarak düzenlenmiştir. Somut olayda borçlular vekili Av. ..... tarafından UYAP üzerinden e-imzalı olarak sunulan 12.02.2026 tarihli dilekçeyle, tüm borçlular adına konkordato talebinden açıkça feragat edilmiş ve HMK m. 307 çerçevesinde bu beyan hukuken bağlayıcı nitelik kazanmıştır. Borçlular vekili feragat dilekçesinde, müvekkillerinin borca batıklık ya da sair bir iflas sebebinin mevcut olmadığı kanaatiyle yargılamaya son verilmesini istediklerini ve bu doğrultuda yalnızca konkordato talebinin reddine karar verilmesini talep ettiklerini bildirmiştir. Bununla birlikte feragat beyanının mahkememizi borca batıklık olgusunun hukuki sonuçlarını değerlendirmekten alıkoyması mümkün değildir; zira iflas kararı verme yetkisi mahkemenin re'sen kullanacağı özerk bir yetki olup bu yetki, tarafların talep ve beyanlarından bağımsız biçimde uygulanır. Feragatin hukuki sonucu münhasıran konkordato talep sonucuna yöneliktir; iflasın yasal koşullarının oluşup oluşmadığını saptama ve gerektiğinde resen iflas kararı verme görevi bundan etkilenmez. Bu nedenle dört borçlu yönünden de feragat, İİK m. 292/d uyarınca konkordato talebinin reddini gerektirmektedir. C. .... Tekstil'in İflası (İİK m. 292/son, m. 179, TTK m. 376) .....Tekstil Sanayi İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi'nin iflasına giden hukuki zincirin ilk halkasını, borçlunun konkordato talebinin İİK m. 292/d uyarınca feragat nedeniyle reddedilmesi oluşturmaktadır. Bu ret, söz konusu şirket bakımından iflasın bağımsız ve özerk dayanağını oluşturmaz; feragat yalnızca konkordato yolunu kapamakta, iflasın koşullarını doğrudan yaratmamaktadır. İflasın gerçek ve bağımsız hukuki dayanağı, aşağıda açıklanan borca batıklık olgusudur. ...... Tekstil, Türk Ticaret Kanunu kapsamında bir limited şirket olduğundan iflasa tabi şahıslar arasında yer almaktadır (TTK m. 376, İİK m. 179). Bu çerçevede şirketin borca batık olup olmadığının tespiti, TTK m. 376 uyarınca zorunlu hâle gelmiştir. Mahkememizce görevlendirilen bilirkişi heyetinden alınan raporlar (Dr. ....., ..... ve .....) ile komiser heyetinin bu raporları esas alarak düzenlediği 30.03.2026 tarihli nihai rapor bir bütün olarak incelendiğinde, ....... Tekstil'in 31.12.2025 tarihli bilançosuna göre hem kaydi değerler (varlıklar: 76.108.025,00 TL — borçlar: 78.413.326,00 TL — özkaynak: eksi 2.305.301,00 TL) hem de rayiç değerler (varlıklar: 53.963.529,00 TL — borçlar: 78.413.326,00 TL — özkaynak: eksi 24.449.797,00 TL) itibarıyla borca batık durumda bulunduğu somut ve sayısal verilerle ortaya konulmuştur. Rayiç değer bilançosunun oluşturulmasında stokların güncel değeri Tekstil Mühendisi ..... tarafından 2.059.200,00 TL olarak belirlenmiş, ....... Tekstil adına kayıtlı makine, teçhizat, araç ve demirbaş bulunmadığı Dr. ..... raporuyla saptanmış, gayrimenkul değerlemesi ise SPK lisanslı ..... tarafından gerçekleştirilmiştir. Borca batıklık, İİK m. 179 uyarınca doğrudan doğruya iflas sebebini oluşturmaktadır. Doktrinde de (Öztek, İflas Hukuku; Kale, Sermaye Şirketlerinde Borca Batıklık) borca batıklığın, şirketin aktifinin pasifi karşılamaması hâlinde kanun gereği iflası zorunlu kılan özerk bir sebep olduğu kabul edilmektedir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihadına göre ise borca batıklık olgusunun komiser raporundaki somut mali verilerle tespit edilmesi, mahkemenin resen iflas kararı vermesi için gerekli ve yeterli koşulu oluşturmaktadır. Bu bağlamda İİK m. 292/son fıkrası, konkordato talebinin herhangi bir nedenle reddedilmesi hâlinde —feragat de dâhil olmak üzere— borçlunun iflasa tabi şahıslardan olması ve doğrudan iflas sebeplerinin mevcut bulunması durumunda mahkemenin resen iflas kararı vermesine imkân tanımaktadır. Söz konusu hükmün uygulanmasında iflasın dayanağı feragat değil, bağımsız olarak tespit edilmiş borca batıklık olgusudur; bu iki hukuki müessese birbirinden ayrı tutulmalıdır. Tüm bu tespitler ışığında; ..... Tekstil'in (a) konkordato talebinin İİK m. 292/d uyarınca feragat nedeniyle reddedilmiş olması, (b) limited şirket sıfatıyla iflasa tabi şahıslardan sayılması, (c) komiser heyeti nihai raporundaki somut mali verilerle borca batık durumda bulunduğunun saptanması, (d) borca batıklığın İİK m. 179 uyarınca doğrudan doğruya iflas sebebi oluşturması ve (e) bu koşulların bir arada gerçekleşmesi nedeniyle iik m. 292/son fıkrası uyarınca mahkememizin resen iflas kararı verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Öte yandan gerçek kişi borçlular ....... ve ....., TTK hükümleri çerçevesinde tacir olmadıklarından ve dolayısıyla iflasa tabi bulunmadıklarından, haklarında iflas kararı verilmesi hukuken mümkün değildir. D. Dinlenme Şartının Yerine Getirilmiş Sayılması (İİK m. 177) İİK'nın 177. maddesi, iflas kararı verilmeden önce borçlunun —sermaye şirketlerinde yetkili organın— iflas konusunda dinlenilmesini emredici bir usul şartı olarak öngörmektedir. Bu şartın amacı, borçluya dinlenilme hakkı tanımak ve böylece hukuki dinlenilme hakkına saygı göstermektir; yoksa borçlunun her hâlükârda fiilen ifade vermesi zorunlu değildir. Nitekim Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihadına göre, yetkili temsilciye usulüne uygun biçimde meşruhatlı davetiye tebliğ edilmesi, dinlenilme hakkının fiilen kullandırılması anlamına gelmekte; bu davete rağmen katılmayan ve geçerli bir mazeret bildirmeyen temsilci bakımından dinlenme şartı yerine getirilmiş sayılmaktadır. Söz konusu içtihat, dinlenilme hakkını fiilî bir zorunluluğa değil, fırsatın tanınmasına bağlamaktadır. Somut olayda ..... Tekstil Sanayi İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi'nin yetkili temsilcisi .......'ya, 10.04.2026 tarihli duruşmada iflas konusunda beyanda bulunma hakkını kullanabilmesi için İİK m. 177 uyarınca meşruhatlı davetiye usulüyle tebligat yapılmış; ancak şirket yetkilisi usulüne uygun ve süresi içinde gerçekleştirilen bu çağrıya rağmen duruşmaya katılmamış, ayrıca geçerli bir mazeret de bildirmemiştir. Duruşma zaptında da bu husus açıkça kayıt altına alınmıştır. Bu durumda İİK m. 177'nin öngördüğü dinlenme şartı, borçlu şirket yetkilisine dinlenilme imkânının usulüne uygun biçimde tanınması suretiyle yerine getirilmiştir. Somut olayda; davacı borçlular tarafından konkordato talebinden feragat edilmiş olması nedeniyle İİK’nın 292/d maddesi uyarınca konkordato taleplerinin reddi zorunlu hâle gelmiş ise de, bu feragat beyanının mahkememizin borçlunun mali durumunu resen değerlendirme yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı açıktır. Nitekim dosya kapsamında sunulan komiser heyeti raporları ve bilirkişi incelemeleri birlikte değerlendirildiğinde, ..... Tekstil Sanayi İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi’nin hem kaydi hem de rayiç değerler esas alındığında aktiflerinin pasiflerini karşılamadığı ve teknik anlamda borca batık durumda bulunduğu somut ve denetlenebilir verilerle ortaya konulmuştur . Bu durumda borca batıklığın, İİK’nın 179. maddesi uyarınca doğrudan doğruya iflas sebebi teşkil ettiği; feragat olgusunun ise yalnızca konkordato yolunu ortadan kaldırdığı, iflasın hukuki dayanağını oluşturmadığı kuşkusuzdur. Bu itibarla, iflasa tabi olan söz konusu şirket yönünden mahkememizce re’sen iflas kararı verilmesi zorunlu hâle gelmiş; buna karşılık tacir sıfatı bulunmayan gerçek kişi borçlular ile borca batık olmayan şirket hakkında iflas kararı verilmesine hukuken olanak bulunmadığından,Borçlular ......., .... ile ....... Tekstil Kimya Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında Mahkememizce verilen kesin mühletin kaldırılarak borçluların konkordato taleplerinin feragat nedeniyle ayrı ayrı reddine,borçlu .... Tekstil Sanayi İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi hakkında Mahkememizce verilen kesin mühletin kaldırılarak borçlunun konkordato talebinin feragat nedeniyle reddine,borca batık olan bu şirketin iflasına karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmış ve bu doğrultuda hüküm fıkrası oluşturulmuştur. HÜKÜM/Yukarıda açıklandığı üzere: A-)1-Borçlular ......., .... ile ....... TEKSTİL KİMYA SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ hakkında Mahkememizce verilen kesin mühletin kaldırılarak borçluların konkordato taleplerinin feragat nedeniyle ayrı ayrı REDDİNE,

B-)1-Borçlu .... TEKSTİL SANAYİ İÇ VE DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ hakkında Mahkememizce verilen kesin mühletin kaldırılarak borçlunun konkordato talebinin feragat nedeniyle REDDİNE ve İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ..... sicil numarası ile kayıtlı ve muamele merkezi ".... MAH. ..... SK. NO: 2 İÇ KAPI NO: 2 AVCILAR / İSTANBUL" olan ..... TEKSTİL SANAYİ İÇ VE DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin 10/04/2026 günü saat: 10:25 itibariyle İFLASINA, 2-İflas ile ilgili olarak Bakırköy Nöbetçi İflas Müdürlüğüne müzekkere YAZILMASINA, 3-İflas ile ilgili olarak İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne BİLDİRİLMDE BULUNULMASINA, 4-İflasın, iflas müdürlüğü tarafından İİK'nun 166.maddesinde yazılı usullere göre İLANINA, 5-İflas avansının Bakırköy İcra ve İflas Müdürlüğü'ne AKTARILMASINA, 6-İİK'nın 308/2.maddesi uyarınca iflas tasfiyesinin BASİT TASFİYE usulüne göre YAPILMASINA, D-Konkordato komiser heyetinin görevine son VERİLMESİNE, E-Mahkememizce verilen tüm tedbirlerin hükümle birlikte tüm borçlular yönünden KALDIRILMASINA, F-İİK'nın 289/son maddesi uyarınca kesin mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddine karar verildiği hususunun Ticaret Sicil Gazetesinde ve Basın İlan Kurumu İlan Portalında İLAN EDİLMESİNE ve İİK'nın 288 nci maddesinde belirtilen yerlere BİLDİRİLMESİNE, G-Konkordato komiseri olarak görevlendirilen komiserlerin bugün itibariyle görevlerinin sona erdiğinin İstanbul Bilirkişilik Bölge Kurulu'na BİLDİRİLMESİNE, H-Borçlulardan ....., ....... ile ....... Tekstil Kimya Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi yönünden; Feragat yargılamanın ilk celsesinden sonra vuku bulduğundan Harçlar Kanunun 22. maddesi gereğince 732,00 TL x 3 = 2.196,00-TL karar ve ilam harcının 2/3'üne tekabül eden 1.464,00 TL'nin, peşin yatırılan 1.282,80-TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan 181,20-TL'nin Burhan Yavuz, ....... ile ....... Tekstil Kimya Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye İRAD KAYDINA, I-Davacı/borçlu ...... Tekstil Sanayi İç Ve Dış Ticaret Limited Şirketi yönünden alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60-TL harın mahsubu ile bakiye 304,40-TL harcın .... Tekstil Sanayi İç Ve Dış Ticaret Limited Şirketi tahsili ile hazineye İRAD KAYDINA, J-Davacıların yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, K-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafından peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacılara İADESİNE, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere borçlular vekili ile bir kısım müdahil vekillerinin yüzlerine karşı, bir kısım müdahiller vekillerinin yokluğunda oybirliği ile verilen karar açıkça okunup,usulen anlatıldı.10/04/2026

Başkan ..... ¸e-imzalıdır Üye ..... ¸e-imzalıdır Üye ..... ¸e-imzalıdır Katip ..... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/999, K. 2026/290, T. 10.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-999-e-2026-290-k-59c5cb238a2b