İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/62 E. 2026/257 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/62
- Karar No
- 2026/257
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/62 KARAR NO : 2026/257
ASIL DAVA : Şirketin İhyası ASIL DAVA TARİHİ : 24/01/2024
BİRLEŞEN BAKIRKÖY ..... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ..... ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN
BİRLEŞEN DAVA : Şirketin İhyası BİRLEŞEN DAVA TARİHİ : 18/02/2026 KARAR TARİHİ : 27/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ASIL DAVADA İDDİA: Davacı vekili Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine verdiği 24/01/2024 tarihli dava dilekçesinde ; Müvekkili idare tarafından Ankara ...... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ..... E sayılı dosyasından açılan rücuan alacak davasında, davalı ..... Temizlik ve Sosyal Hizmetler İnşaat Turizm Ticaret Pazarlama Limited Şirketi'nin sicilden terkin edildiğinin öğrenildiğini, taraf teşkilinin sağlanması amacıyla şirketin ihyasının gerektiğini ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle ..... Temizlik ve Sosyal Hizmetler İnşaat Turizm Ticaret Pazarlama Limited Şirketi'nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA Davalı sicil müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle ; Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün Türk Ticaret Kanunu'nun 32.ve Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 34.madde hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun tasfiye memurunda olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağına karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN DAVADA İDDİA: Davacı vekili Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine verdiği 18/02/2026 tarihli dava dilekçesinde ; Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi 26/01/2026 tarih ve ...... E. sayılı tensip tutanağının 12 sayılı ara kararı uyarınca 16/02/2026 tarihli ihya talepli dava dilekçelerinin, ön büro tarafından sehven “beyan dilekçesi” olarak kaydedildiği anlaşıldığının, Dava dışı işçi .....'nın banka hesabına kıdem tazminatı ödemesi yapıldığının, müvekkilince adı geçen işçiye toplam brüt 112.029,22 TL ödenmiş, rücuen tahsili maksadıyla müvekkil İdare tarafından Ankara ..... Asliye Hukuk Mahkemesinin ..... E. sayılı dosyası nezdinde ..... Temizlik Ve Sosyal Hizmetler İnşaat Turizm Ticaret Pazarlama Limited Şirketinin aleyhine bir alacak davası açıldığının, taraflarına 02/11/2023 tarihli muhtıra ile ..... Temizlik ve Sosyal Hizmetler İnşaat Turizm Ticaret Pazarlama Limited Şirketi hakkında beyanda bulunmak üzere süre verildiğinin, Şirketin tasfiyesinin sona erdiği öğrenilmiş olup şirketin ihyası için dava açma gereğinin doğduğunu, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi 26/01/2026 tarih ve ..... E. sayılı tensip tutanağının 12 sayılı ara kararı ile, ihya davasının şirketin kayıtlı olduğu sicil müdürlüğü ile birlikte tasfiye memuruna da karşı açılması gerektiğinden bahisle, tasfiye memuru ......'a karşı birleştirme talepli ihya davası açılmasını istediğinin, Bu nedenle işbu dava birleştirme talepli olarak açıldığının, bu nedenle .... Temizlik ve Sosyal Hizmetler İnşaat Turizm Ticaret Pazarlama Limited Şirketinin ihyasına, İşbu davanın Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... E. sayılı dosyası ile birleştirilmesi kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Dava dilekçesi ile eklerinin usulüne uygun olarak davalıya tebliğ edildiği, davalının cevap dilekçesi sunmadığı görüldü. DELİLLER ve GEREKÇE: Asıl ve birleşen dava, hukuki niteliği ve yasal dayanağı itibarıyla; 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesi kapsamında açılmış, "eksik bırakılan tasfiye" hukuki sebebine dayalı ek tasfiye (şirketin ihyası) ve bu durumun ticaret siciline tescili istemine ilişkindir. İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünden celp edilen kayıtların incelenmesinde; ihyası talep edilen ..... sicil numarasında kayıtlı "TASFİYE HALİNDE ..... TEMİZLİK VE SOSYAL HİZMETLER İNŞAAT TURİZM TİCARET PAZARLAMA LİMİTED ŞİRKETİ"nin, 13/04/2020 tarihinde tasfiye sürecinin tamamlandığı gerekçesiyle sicilden terkin edildiği anlaşılmıştır. TTK'nın 547/1. maddesi uyarınca ek tasfiye davalarında kesin yetkili mahkeme, şirketin terkin edilmeden önceki merkezinin bulunduğu yer mahkemesidir. Şirketin merkezinin Esenler/İstanbul olması sebebiyle mahkememizin kesin yetkili olduğu tespit edilmiştir. Ticaret hukuku doktrininde ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında kabul edildiği üzere, bir sermaye şirketinin hukuki varlığının bütünüyle sona ermesi (tüzel kişiliğin ölümü), salt ticaret sicilinden "şekli terkin" işlemiyle gerçekleşmez. TTK'nın 543. ve devamı maddeleri, tüzel kişiliğin sona ermesini "maddi tasfiyenin eksiksiz tamamlanması" ön şartına bağlamıştır. Maddi tasfiye; şirketin tüm malvarlığının nakde çevrilmesini, bilinen veya bilinmeyen tüm alacaklılara borçların ifa edilmesini ve varsa kalan bakiyenin pay sahiplerine dağıtılmasını ifade eder. Eğer bir şirketin taraf olduğu veya taraf olması gereken derdest bir dava, ödenmemiş bir borç veya iş hukukundan kaynaklanan ve sonradan rücu ilişkisiyle ortaya çıkan (somut olaydaki asıl işveren-alt işveren ilişkisi gibi) potansiyel bir yükümlülük bulunuyorsa, tasfiye işlemi "maddi anlamda" tamamlanmış sayılamaz. Bu durumda, ticaret sicilinden silinme işlemi şirketin hukuki varlığını kesin olarak ortadan kaldırmaz; yalnızca aksi ispat edilebilir bir "sona erme karinesi" yaratır. Tasfiyenin eksik yapıldığı (eksik tasfiye) hallerde, hukuki menfaati bulunan kişiler (alacaklılar, rücu hakkı sahipleri vb.) TTK m. 547 uyarınca ek tasfiye (ihya) talebinde bulunarak, şirketin tüzel kişiliğini o özel işlemle sınırlı olmak üzere yeniden canlandırabilirler. Somut olayda; davacı idare, İş Kanunu uyarınca asıl işveren sıfatıyla işçiye ödediği kıdem tazminatını, kendi alt işvereni konumundaki ihyası istenen şirketten rücuan talep etmektedir. Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesinde devam eden bu davada, borçlu şirketin tüzel kişiliğinin sicilden terkin edilmiş olması, HMK m. 50 uyarınca "taraf ehliyeti" yasal şartını ortadan kaldırmıştır. Anayasal hak arama hürriyetinin (AY m. 36) etkin kullanımı ve yargılamanın usulüne uygun şekilde sonuçlandırılabilmesi için, eksik bırakılan bu tasfiye hususunun (rücu davasının) giderilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla, davacının ihya davası açmakta doğrudan ve meşru bir hukuki yararı mevcuttur. Davalıların hukuki durumuna gelince; İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü, kanunun aradığı evrakları şeklen inceleyerek terkin işlemini yapan idari bir makam olup uyuşmazlığın esasında maddi bir menfaati veya kusuru yoktur. Bu nedenle "yasal hasım" konumundadır ve aleyhine yargılama giderine hükmedilmesi hukuken mümkün değildir. Ancak birleşen davanın davalısı olan eski tasfiye memuru ......; şirketin alt işverenlik sözleşmesinden kaynaklanan işçilik borçları potansiyelini öngörmesine veya öngörmesi gerekmesine rağmen, tüm pasifleri eksiksiz bir şekilde tasfiye etmeden şirket kaydını sildirerek görevini ihmal etmiştir. Bu hukuka aykırı ve eksik işlemiyle eldeki ihya davasının açılmasına doğrudan kendi eylemiyle sebebiyet verdiğinden, davanın masraf ve vekalet ücretinden şahsen sorumludur. Açıklanan bu hukuki ve maddi gerçekler çerçevesinde; asıl ve birleşen davanın kabulü ile, şirketin tüzel kişiliğinin yalnızca Ankara ..... Asliye Hukuk Mahkemesinin .. Esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere "sınırlı ihya" kurumu çerçevesinde canlandırılmasına; TTK m. 547/2 gereğince derdest rücu davasında şirketi temsil etmek ve ek tasfiye işlemlerini yürütmek üzere eski tasfiye memuru ......'ın yeniden tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-ASIL VE BİRLEŞEN Davanın KABULÜ ile; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...... sicil numarasında kayıtlı iken tasfiye nedeniyle sicilden terkin olan TASFİYE HALİNDE ..... TEMİZLİK VE SOSYAL HİZMETLE İNŞAAT TURİZM TİCARET PAZARLAMA LİMİTED ŞİRKETİ'nin tüzel kişiliğinin Ankara ..... Asliye Hukuk Mahkemesinin ...... esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere İHYASINA, 2-Ek tasfiye işlemlerini yapması için eski tasfiye memuru olan davalı .....'ın (T.C. NO: ......) şirkete tasfiye memuru olarak ATANMASINA, 3-Keyfiyetin karar kesinleştiğinde TESCİL VE İLANINA, tescil ve ilan masraflarının davacı tarafça KARŞILANMASINA, ASIL DAVADA ; 4-Alınması gerekli 732,00 TL başvuru harcı ile 732,00 TL karar ve ilam harcının davalı tasfiye memuru KIYASEDDİN YAĞAN'dan alınarak hazineye İRAD KAYDINA, 5-Davacı tarafından yapılan 9 adet tebligat+posta ücreti olan 479,90.-TL yargılama giderinin yargılama giderinin davalı tasfiye memuru .....'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davalı ....'nün yasal hasım olması nedeniyle davalı sicil müdürlüğü aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücreti hükmedilmesine YER OLMADIĞINA, 7-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, BİRLEŞEN DAVADA; 1-Alınması gerekli 732,00 TL başvuru harcı ile 732,00 TL karar ve ilam harcının davalı tasfiye memuru .....'dan alınarak hazineye İRAD KAYDINA, 2-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap edilen 45.000,00 TL ücreti vekaletin davalı tasfiye memuru .....'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, 5235 sayılı Kanunun geçici 2'nci maddesine göre ,Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 27/03/2026
Başkan ..... ☪e-imzalıdır.☪ Üye ..... ☪e-imzalıdır.☪ Üye ..... ☪e-imzalıdır.☪ Katip ..... ☪e-imzalıdır.☪
"İŞ BU EVRAK 5070 SAYILI ELEKTRONİK İMZA KANUNUNUN 5. MADDE UYARINCA GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, 22. MADDE UYARINCA DA ISLAK İMZA İLE İMZALANMAYACAKTIR."