İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/1193 E. 2026/291 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/1193
Karar No
2026/291
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/1193 KARAR NO : 2026/291

ASIL DAVA : Şirketin İhyası ASIL DAVA TARİHİ : 25/12/2025

BİRLEŞEN BAKIRKÖY ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN

BİRLEŞEN DAVA : Şirketin İhyası BİRLEŞEN DAVA TARİHİ : 15/01/2026

KARAR TARİHİ : 10/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının dosya üzerinde yapılan incelemesi sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ASIL DAVADA : İDDİA : Davacı vekili Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine sunmuş olduğu 25/12/2025 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde özetle ; Müvekkili ...'ın Bakırköy .... İş Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile davalı .... Otomotiv İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şirketi'ne karşı 18.04.2004 ile 30.06.2021 tarihleri arasında davalıya ait iş yerinde kesintisiz olarak çalıştığının tespiti için 20.03.2025 tarihinde dava açtığını, dava açıldığı sırada tasfiye halinde olan ... Tekstil'e dava dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliğ edilemediğini, davalı şirkete dava dilekçesinin yeniden tebliğe çıkarılması talep edildiğinde şirket hakkında yapılan araştırmada şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğinin anlaşıldığını, Bakırköy .... İş Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasında davaya devam edebilmeleri için ve bu dosya ile sınırlı olarak ... San. Ve Tic. Ltd. Şirketi'nin ihyasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yan üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir. SAVUNMA Davalı ... müdürlüğü vekili mahkememize sunmuş olduğu 13/01/2026 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle ; Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün Türk Ticaret Kanunu'nun 32.ve Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 34.madde hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun tasfiye memurunda olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağına karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN DAVADA : İDDİA: Davacı vekili Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine verdiği 18/02/2026 tarihli dava dilekçesinde ; Müvekkili ... Bakırköy .... İş Mahkemesi'nin ... E . Sayılı dosyası ile davalı .... San. Ve Tic. Ltd. Şirketi'ne karşı 18.04.2004 ile 30.06.2021 tarihleri arasında davalıya ait iş yerinde kesintisiz olarak çalıştığının tespiti için 20.03.2025 tarihinde dava açtığını, dava açıldığı sırada tasfiye halinde olan ... Tekstil'e dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, davalı şirkete dava dilekçesinin yeniden tebliğe çıkarılması talep edildiğinde şirket hakkında yapılan araştırmada şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğini, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasının 26.12.2025 tarihli tensip zaptının 11 nolu ara kararı ile ihya davası açılması bakımından süre verildiği, Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ile birleştirilmesini, re'sen terkin olunan ... San. Ve Tic. Ltd. Şirketi'nin ihyasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine,

karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu 30/03/2026 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle ; Müvekkilinin ortağı olduğu firmanın Türk Ticaret Kanunu ve ilgili yasa hükümlerine uygun şekilde firmayı tasfiye ettiğini, kamu ve özel kişilere borcu olmayan firmanın 17.04.2024 tarihinde firmanın tasfiyesi ile ticaret sicilden terkinine dair Genel Kurul kararı aldığını, işbu kararı İstanbul .... Noterliğinin 18.04.2024 tarih ... ve sayısı ile tasdik ettiğini ve nihayet terkin kararının 22.04.2024 tarih ve ... sayılı Ticaret Sİcil Gazetesinde ilan ettiğini, terkin işlemleri yapıldığı sırada firma aleyhine bir icra takibi, dava yahut başkaca talep olmadığını, izah edildiği üzere bu tasfiye ve terkin işleminin yasaya uygun yapılmış olup davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER ve GEREKÇE: Asıl ve birleşen dava, hukuki niteliği ve yasal dayanağı itibarıyla; 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesi kapsamında açılmış, "eksik bırakılan tasfiye" hukuki sebebine dayalı ek tasfiye (şirketin ihyası) ve bu durumun ticaret siciline tescili istemine ilişkindir. ...nden celp edilen kayıtların incelenmesinde; ihyası talep edilen ... sicil numarasında kayıtlı "TASFİYE HALİNDE ... SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin, 07/05/2024 tarihinde tasfiye sürecinin tamamlandığı gerekçesiyle sicilden terkin edildiği anlaşılmıştır. TTK'nın 547/1. maddesi uyarınca ek tasfiye davalarında kesin yetkili mahkeme, şirketin terkin edilmeden önceki merkezinin bulunduğu yer mahkemesidir. Şirketin merkezinin Zeytinburnu/İstanbul olması sebebiyle mahkememizin kesin yetkili olduğu tespit edilmiştir. Ticaret hukuku doktrininde ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında kabul edildiği üzere, bir sermaye şirketinin hukuki varlığının bütünüyle sona ermesi (tüzel kişiliğin ölümü), salt ticaret sicilinden "şekli terkin" işlemiyle gerçekleşmez. TTK'nın 543. ve devamı maddeleri, tüzel kişiliğin sona ermesini "maddi tasfiyenin eksiksiz tamamlanması" ön şartına bağlamıştır. Maddi tasfiye; şirketin tüm malvarlığının nakde çevrilmesini, bilinen veya bilinmeyen tüm alacaklılara borçların ifa edilmesini ve varsa kalan bakiyenin pay sahiplerine dağıtılmasını ifade eder. Eğer bir şirketin taraf olduğu veya taraf olması gereken derdest bir dava, ödenmemiş bir borç veya iş hukukundan kaynaklanan ve sonradan rücu ilişkisiyle ortaya çıkan (somut olaydaki asıl işveren-alt işveren ilişkisi gibi) potansiyel bir yükümlülük bulunuyorsa, tasfiye işlemi "maddi anlamda" tamamlanmış sayılamaz. Bu durumda, ticaret sicilinden silinme işlemi şirketin hukuki varlığını kesin olarak ortadan kaldırmaz; yalnızca aksi ispat edilebilir bir "sona erme karinesi" yaratır. Tasfiyenin eksik yapıldığı (eksik tasfiye) hallerde, hukuki menfaati bulunan kişiler (alacaklılar, rücu hakkı sahipleri vb.) TTK m. 547 uyarınca ek tasfiye (ihya) talebinde bulunarak, şirketin tüzel kişiliğini o özel işlemle sınırlı olmak üzere yeniden canlandırabilirler. Somut olayda; davacının ,ihyası istenilen şirket aleyhine açtığı ve Bakırköy .... İş Mahkemesinde devam eden davasında, borçlu şirketin tüzel kişiliğinin sicilden terkin edilmiş olması, HMK m. 50 uyarınca "taraf ehliyeti" yasal şartını ortadan kaldırmıştır. Anayasal hak arama hürriyetinin (AY m. 36) etkin kullanımı ve yargılamanın usulüne uygun şekilde sonuçlandırılabilmesi için, eksik bırakılan bu tasfiye hususunun (rücu davasının) giderilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla, davacının ihya davası açmakta doğrudan ve meşru bir hukuki yararı mevcuttur. Davalıların hukuki durumuna gelince; ..., kanunun aradığı evrakları şeklen inceleyerek terkin işlemini yapan idari bir makam olup uyuşmazlığın esasında maddi bir menfaati veya kusuru yoktur. Bu nedenle "yasal hasım" konumundadır ve aleyhine yargılama giderine hükmedilmesi hukuken mümkün değildir. Ancak birleşen davanın davalısı olan eski tasfiye memuru ...; şirkette çalıştığını iddia eden davacının çalışmasını ilgili kurumlara bildirmediği ve tasfiyeyi eksik bırakmıştır. Bu hukuka aykırı ve eksik işlemiyle eldeki ihya davasının açılmasına doğrudan kendi eylemiyle sebebiyet verdiğinden, davanın masraf ve vekalet ücretinden şahsen sorumludur. Açıklanan bu hukuki ve maddi gerçekler çerçevesinde; asıl ve birleşen davanın kabulü ile, şirketin tüzel kişiliğinin yalnızca Bakırköy ... İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere "sınırlı ihya" kurumu çerçevesinde canlandırılmasına; TTK m. 547/2 gereğince derdest rücu davasında şirketi temsil etmek ve ek tasfiye işlemlerini yürütmek üzere eski tasfiye memuru ...'un yeniden tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-ASIL VE BİRLEŞEN Davanın KABULÜ ile; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı iken tasfiye nedeniyle sicilden terkin olan TASFİYE HALİNDE .... SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin tüzel kişiliğinin Bakırköy ... İş Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere İHYASINA, 2-Ek tasfiye işlemlerini yapması için eski tasfiye memuru olan davalı ...'un (T.C. NO: ...) şirkete tasfiye memuru olarak ATANMASINA, 3-Keyfiyetin karar kesinleştiğinde TESCİL VE İLANINA, tescil ve ilan masraflarının davacı tarafça KARŞILANMASINA, ASIL DAVADA 4-Alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40- TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60-TL harcın davalı tasfiye memuru ...'tan alınarak hazineye İRAD KAYDINA, 5-Davacı tarafından ödenen 615,40.-TL başvuru harcı ile 615,40.-TL peşin harç ve 87,50.-TL vekâlet harcınının davalı tasfiye memuru ...'tan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davacı tarafından yapılan 6 adet tebligat+posta ücreti olan 77,90.-TL yargılama giderinin birleşen dosya davalısı tasfiye memuru ...'tan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Davalı ... Müdürlüğü'nün yasal hasım olması nedeniyle davalı ... müdürlüğü aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücreti hükmedilmesine YER OLMADIĞINA, 8-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, BİRLEŞEN DAVADA; 9-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 10-Davacının eksik hasım ile dava açtığı ve birleşen davanın açılmasına kendisinin sebebiyet verdiği anlaşıldığından birleşen dava için yaptığı harç masrafının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 11-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 45.000,00 TL ücreti vekaletin birleşen davada davalı tasfiye memuru ...'tan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 12-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, 5235 sayılı Kanunun geçici 2'nci maddesine göre ,Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 10/04/2026

Başkan ... ☪e-imzalıdır.☪ Üye ... ☪e-imzalıdır.☪ Üye ... ☪e-imzalıdır.☪ Katip ... ☪e-imzalıdır.☪

"İŞ BU EVRAK 5070 SAYILI ELEKTRONİK İMZA KANUNUNUN 5. MADDE UYARINCA GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, 22. MADDE UYARINCA DA ISLAK İMZA İLE İMZALANMAYACAKTIR."

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/1193, K. 2026/291, T. 10.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-1193-e-2026-291-k-8607f3cc2615