İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/115 E. 2026/235 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/115
Karar No
2026/235
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/115 KARAR NO : 2026/235

DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 09/02/2026 KARAR TARİHİ : 13/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının dosya üzerinde yapılan incelemesi sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekilinin, Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine vermiş olduğu 09/02/2026 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde ; 10/08/2022 tarihinde dava dışı asıl borçlu ... Enerji Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ile .... Bankası A.Ş. arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, Tasfiye Halinde ... Enerji Sanayi Ticaret Anonim Şirketi'nin de sözleşmede borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzası bulunduğunu, anılan sözleşme kapsamında muhattaplardan ... Enerji Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi banka nezdinde kredi kullanan asıl borçlu konumunda bulunmakta olup diğer muhattapların ise müteselsil kefalet ve hesap rehni sözleşmesi kapsamında kullanılan ve kullanılacak tüm nakdi ve gayrinakdi krediler bakımından müteselsil kefil ve rehin veren sıfatlarıyla borçtan sorumlu olmayı kabul ettiklerini, kredi ilişkisi kapsamında ... Bankası A.Ş. lehine, .... Üretim Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından Kırşehir ili Kaman ilçesinde bulunan .... ada ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde 15.000.000,00 TL bedelli ipotek ile Burdur ili Yeşilova ilçesinde bulunan .... parsel sayılı taşınmaz üzerinde 2.500.000,00 TL bedelli ipotek tesis edildiğini, bu ipoteklerin ... Enerji Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’nin asıl borçlu olduğu kredi borçlarının teminatını oluşturduğunu, banka ile müvekkili arasında ise Temlik Sözleşmesi imzalamış olup akdedilen sözleşmelerin ilgili hükümleri uyarınca, bankanın söz konusu kredi ve ipotek alacaklarının müvekkili ...’a temlik edildiğini, alacak temliki sonrasında, ipotek alacaklısı sıfatının müvekkiline geçmiş olup ilgili ipotek belgelerinin yeni alacaklı olarak müvekkili adına düzenlendiğini, müvekkili tarafından, temlik yoluyla devralınan ipotek alacağına dayanılarak Borçlular aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatıldığını, bu kapsamda İstanbul Gayrimenkul Satış İcra Dairesi’nin .... esas sayılı dosyası ile takibin yürütüldüğü, ipotekli taşınmazların paraya çevrilmesinin talep edildiğini, takibin devamı sırasında yapılan incelemelerde, şirketin tasfiye sürecinin tamamlandığının anlaşıldığını, bu nedenlerle 18/12/2024 tarihinde sicil kaydı silinerek sicilden resen terkin olunan Tasfiye Halinde .... Enerji Sanayi Ticaret Anonim şirketinin ihyasına, TTK'nın 547/2. maddesi uyarınca davalı ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına, karar kesinleştiğinde ihya işleminin ve neyle sınırlı olarak ek tasfiyeye karar verildiğinin İstanbul Ticaret Sicil gazatesine tescil ve ilanı için karardan yeterli suretinin davalı .... gönderilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı ... vekili cevap dilekçesinde ; Ticaret Sicili Müdürlüğünün TTK m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliğinin m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirketin tasfiye memurunda olduğunu, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan şirketin kurucusu ve tasfiye memuru olan tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin ticaret sicilinden silinmesini talep eden tasfiye memurunun kusurundan dolayı müvekkili kurumun sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili kurumun davanın açılmasına sebep olmadığını bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, bu nedenlerle müvekkili kurum aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava dilekçesi ile eklerinin usulüne uygun olarak davalı ...'a tebliğ edildiği, bu davalının cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.

HMK'nın 320/1.maddesi hükmü gözönüne alınarak taraflar duruşmaya davet edilmeyerek dosya üzerinden karar verilmiştir. DELİLLER ve GEREKÇE: Dava, hukukî niteliği itibariyle;6102 sayılı TTK'nın 545 ve devamı maddeleri uyarınca açılmış şirketin ihyası ile ticaret siciline tescili davasıdır. Dosya arasına celbedilen ... kayıtlarının tetkikinde; .... sicil numarasında kayıtlı "TASFİYE HALİNDE ... ENERJİ SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ"nin, tasfiye sürecinin tamamlandığı beyanı üzerine 17/12/2024 tarihinde sicil kaydının terkin edildiği anlaşılmıştır. TTK'nın 547/1. maddesi uyarınca ek tasfiye (ihya) davalarında, şirketin terkin edilmeden önceki son merkezinin bulunduğu yer mahkemesi "kesin yetkili" mahkemedir. Şirketin terkin öncesi son merkez adresinin Bahçelievler/İstanbul olması hasebiyle, mahkememizin yargı çevresi içerisinde kaldığı ve kesin yetki şartının (HMK m. 114/1-ç) sağlandığı saptanmıştır. Tüzel kişiliğin sona ermesi müessesesi, doktriner ve akademik boyutta incelendiğinde salt bir sicil kaydının silinmesinden (şekli terkin) ibaret değildir. 6102 sayılı TTK'nın 543. ve devamı maddelerine göre, bir sermaye şirketinin tüzel kişiliğinin son bulması, ancak "maddi tasfiyenin" noksansız bir şekilde tamamlanması ile mümkündür. Tasfiye memurunun asli görevi; şirketin aktiflerini paraya çevirmek, alacaklarını tahsil etmek ve bilinen yahut ilanla çağrılan tüm alacaklıların alacaklarını ödeyerek pasifleri sıfırlamaktır. Eğer şirketin taraf olduğu veya olması gereken derdest bir dava, icra takibi, ihtilaflı bir borç ilişkisi veya dağıtılmamış bir malvarlığı mevcut ise, tasfiye işlemleri maddi hakikat anlamında tamamlanmış sayılamaz. Bu gibi eksik bırakılmış tasfiye hallerinde, tüzel kişilik ticaret sicilinden şeklen silinmiş olsa dahi, fiilen ve hukuken sona erdiği kabul edilemez. Hatalı veya eksik gerçekleşmiş bir tasfiyenin düzeltilmesi amacıyla, hukuki menfaati bulunan kişilerce (alacaklılar vb.) TTK m. 547 kapsamında şirketin ihyası talep edilebilir. Somut uyuşmazlığa dönüldüğünde; davacının başlattığı İstanbul Gayrimenkul Satış İcra Dairesinin 2025/210 Esas sayılı icra takibinde, borçlu/müteselsil kefil şirketin tüzel kişiliğinin terkin nedeniyle askıya alınmış olması, icra hukukunun temel prensiplerinden olan "taraf ehliyeti" (tüzel kişiliğin varlığı) şartını ortadan kaldırmıştır. Hakkında takip yapılan veya dava açılan bir tüzel kişinin hukuken mevcut olmaması, usuli işlemlerin ilerlemesine mutlak bir engel teşkil eder. Davacının icra takibini yürütebilmesi ve alacağına kavuşabilmesi için, eksik bırakılan tasfiyenin (borcun ödenmemesi halinin) giderilmesi maksadıyla şirketin tüzel kişiliğinin yeniden canlandırılmasında korunan ve üstün bir hukuki yararı bulunmaktadır. Davalılardan ...'nün konumu incelendiğinde; idare, tasfiye memurunun beyanı üzerine şekli inceleme yaparak terkin işlemini gerçekleştiren, uyuşmazlığın esasında maddi bir çıkarı olmayan zorunlu "yasal hasım" statüsündedir. Buna mukabil, diğer davalı eski tasfiye memuru ...; TTK'nın 543. maddesindeki kanuni yükümlülüklerine aykırı davranarak, şirketin borç (kefalet) ilişkisi devam ederken ve tüm pasifler tasfiye edilmeden terkin işlemini gerçekleştirmiştir. Davanın açılmasına doğrudan kendi kusurlu eylemiyle (eksik tasfiye ile) sebebiyet verdiğinden, HMK m. 326 gereğince yargılama masrafları ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerekmiştir. Tüm bu hukuki ve maddi vakıalar muvacehesinde; davacının talebinin haklı olduğu, kefalet/kredi borcu nedeniyle şirketin aktif ve pasifinin bütünüyle tasfiye edilmediği anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak ihya kurumu, şirketin ticari hayata tam ehliyetli olarak geri dönmesi sonucunu doğurmayacağından, tüzel kişiliğin yalnızca İstanbul Gayrimenkul Satış İcra Dairesinin .... Esas sayılı dosyası ile sınırlı olarak (sınırlı ihya) canlandırılmasına hükmedilmiştir. Keza, TTK'nın 547/2. maddesinin amir hükmü gereğince, ek tasfiye işlemlerini yürütmek ve davalarda/takiplerde şirketi temsil etmek üzere eski tasfiye memuru ... yeniden tasfiye memuru olarak atanmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı iken tasfiye nedeniyle sicilden terkin olan TASFİYE HALİNDE ... ENERJİ SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ'nin tüzel kişiliğinin İstanbul Gayrimenkul Satış İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyası ile sınırlı olmak üzere İHYASINA, 2-Ek tasfiye işlemlerini yapması için eski tasfiye memuru olan davalı ....'ın (T.C. NO: ...) şirkete tasfiye memuru olarak ATANMASINA, 3-Keyfiyetin karar kesinleştiğinde TESCİL VE İLANINA, tescil ve ilan masraflarının davacı tarafça KARŞILANMASINA, 4-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 5-Davacı tarafından ödenen 732,00.-TL başvuru harcı, 732,00.-TL peşin harç ve 104,00 TL vekalet harcının davalı ....'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davalı ....'nün yasal hasım olması nedeniyle bu davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesine YER OLMADIĞINA, 7-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap edilen 45.000,00 TL ücreti vekaletin eski tasfiye memuru olan davalı ....'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 8-Davacı tarafından yapılan 4 tebligat + posta ücreti 297,90.-TL yargılama giderinin davalı ...'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 9-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan 4.505,00-TL yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, 5235 sayılı Kanunun geçici 2'nci maddesine göre ,Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 13/03/2026

Başkan ... ☪e-imzalıdır.☪ Üye ... ☪e-imzalıdır.☪ Üye ... ☪e-imzalıdır.☪ Katip ... ☪e-imzalıdır.☪

"İŞ BU EVRAK 5070 SAYILI ELEKTRONİK İMZA KANUNUNUN 5. MADDE UYARINCA GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, 22. MADDE UYARINCA DA ISLAK İMZA İLE İMZALANMAYACAKTIR."

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/115, K. 2026/235, T. 13.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-115-e-2026-235-k-faa6b26b8266