İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/632 E. 2026/222 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/632
- Karar No
- 2026/222
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/632 Esas KARAR NO : 2026/222
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/07/2025 KARAR TARİHİ : 10/03/2026 K.YAZIM TARİHİ : 13/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Tarafların ticari ilişki içerisinde olduklarını, davacının bu ilişki kapsamında davalı aleyhine faturalar tanzim ettiğini ve davalıya tebliğ ettiğini, fakat davalının 150.183.-TL borcunu ödemediğini, bu sebeple davalı aleyhine Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... E sayılı dosyası ile takip başlatıldığı ancak yapılan itirazla takibin durduğunu belirterek davanın kabulü ile itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davacı yana borcunun bulunmadığını. Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi neticesinde davalı tarafın davacı tarafa icra takibinde talep edilen şekilde borcunun bulunmadığının ortaya çıkacağını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Mahkememizce Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyası, dosyamız arasına alınmıştır. Davacı tarafça takip öncesi faiz taleplerinin olduğu belirtilerek eksik harç ikmal edilmiştir. HMK'nın 320/2. maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; davacının takip ve dava tarihi itibariyle davalıdan alacaklı olup olmadığı (alacağın var olup olmadığı), tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği, düştü ile temerrüt tarihinin, uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve nihayetinde toplam alacağın ne olduğu, icra inkar tazminatı ve kötü niyet tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplandığı tespit edildi. Celp edilen Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Davacı alacaklının 150.183,00 TL asıl alacak, 45.082,33 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 195.265,33 TL alacak üzerinden borçlu aleyhine fatura alacağı dayanak gösterilmek suretiyle ilamsız icra takibi başlattığı, ödeme emrinin borçluya 02/06/2025 tarihinde tebliğ edildiği; borçlu tarafından 02/06/2025 tarihinde borca ve ferilerine itiraz edildiği görüldü. Dosyaya 05/02/2026 tarihinde .... tarafından sunulan bilirkişi raporunda; Davacı ..... Fermuar San. ve Tic. A.Ş. ile davalı ..... Örme İnş. San. Ve Tic. A.Ş. arasında ticari ilişki bulunduğunu, Davacı tarafından düzenlenen; ..... nolu 59.444 TL, ..... nolu 30.360 TL, ..... nolu 36.025 TL, ..... nolu 24.354 TL bedelli faturaların davalı şirket yasal defterlerine usulüne uygun şekilde kaydedildiği, Söz konusu faturalar toplamı olan 150.183 TL tutarındaki borcun takip tarihi itibarıyla ödenmediği ve 2025 yılına borç bakiyesi olarak devrettiği, Davalı şirket hakkında Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... E. Sayılı dosyasında 08.07.2025 tarihinde geçici konkordato mühleti kararı verilmiş olmakla birlikte, davacı alacağının konkordato geçici mühletinden önce doğmuş bir alacak olduğu, Davacı tarafından takip dosyasında talep edilen işlemiş faiz yönünden, dosya kapsamında davalının temerrüdüne ilişkin yazılı bir ihtar veya temerrüt belgesi bulunmadığından, TBK 117. maddesi uyarınca faiz talep edilemeyeceği hususları tespit edilmiştir. Huzurda görülen dava itirazın iptali davası olup, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde vereceği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenle mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır. Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir. Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının fatura alacağından kaynaklı davalı aleyhine başlattığı icra takibine davalının itirazı sonucunda işbu davayı açtığı görülmüştür. Taraflar arasında alım satıma ilişkin ticari ilişkinin kurulduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup tarafların ticari defter ve belgeleri incelenerek düzenlenen bilirkişi raporunda; davacının ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliğinin bulunduğu; davacının ticari defterlerine göre icra takip tarihinde davacının davalıdan 150.183,00 TL alacaklı gözüktüğü, davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturaların davalı tarafından yasal defterlerine usulüne uygun olarak kaydettiği, söz konusu borç bakiyesinin takip tarihi itibariyle ödenmediği tespit edilmiştir. Davacı ve davalının ticari defter ve kayıtlarının birbiri ile örtüştüğü; davalı tarafından, adına düzenlenen faturaların ticari defter ve kayıtlarına işlendiği, bu nedenle faturaya konu malların davacı tarafça davalıya teslim edildiği, davalının kendi defterlerine göre de davacıya 150.183,00 TL borçlu olduğunun göründüğü anlaşıldığından açılan davanın asıl alacak bakımından kabulüne karar verilmiştir. Davacı tarafından TTK'nın 1530. maddesi uyarınca takip öncesi faiz talebinde bulunulmuştur. İlgili maddenin gerekçesinde de belirtildiği üzere, söz konusu hüküm mal tedarik sözleşmeleri kapsamında küçük ve orta ölçekli tedarikçiyi, büyük şirketlere karşı korumak amacıyla getirilmiş bir hüküm olup taraflar arasında bir tedarik sözleşmesi bulunduğu ve davacının da tedarikçi olduğu iddia ve ispat edilmediğinden TTK'nın 1530. maddesinin eldeki davada uygulanması mümkün değildir. Davalının icra takip tarihinden önce temerrüde düşürüldüğü ispatlanamadığından davacının takip öncesi faiz talebinin reddine karar verilmiştir. (Aynı yönde karar için bknz; İstanbul BAM 13. Hukuk Dairesi'nin E. 2023/1172, K. 2025/2011 sayılı kararı; İstanbul BAM 43. Hukuk Dairesi'nin E. 2021/2100, K. 2025/855 sayılı kararı) Tekniğine uygun ve denetime elverişli olarak düzenlendiği kabul edilen bilirkişi raporu doğrultusunda açılan davanın 150.183,00 TL üzerinden kabulü ile davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, alacağın likit olması nedeniyle davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile takdiren kabul edilen asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜ ile davalının Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın 150.183,00 TL asıl alacak üzerinden İPTALİ ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2. maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle TAKİBİN DEVAMINA, 2-Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE 3-Alacağın likit olması nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talebinin KABULÜ ile takdiren kabul edilen asıl alacak tutarının %20'si oranında hesaplanan 30.036,60 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, 5-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 10.259,00-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 3.334,76-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 6.924,24-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan; 615,40-TL Başvuru Harcı, 2.564,76-TL Peşin/Nisbi Harç, 770,00-TL Islah Harcı olmak üzere toplam 3.950,16-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davacı tarafından yapılan; 10.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 91,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 10.091,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 7.761,22-TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına, 10-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, 11-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00 TL'nin kabul ve red oranına göre hesaplanan 1.062,05 TL'sinin davacıdan, bakiye 3.537,95 TL'nin ise davalıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA, 12- Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/03/2026
Katip ..... Hakim ..... e-imzalı