İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/91 E. 2026/91 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/91
- Karar No
- 2026/91
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/91 Esas - 2026/158 TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2026/91 Esas KARAR NO : 2026/158
BAŞKAN : ...... ÜYE : ...... ÜYE :...... KATİP :......
DAVACI : ...... VEKİLİ : Av. ...... DAVALI :...... VEKİLİ : Av. ......
DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 02/02/2026 KARAR TARİHİ : 12/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ : 24/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın 17.01.1970 tarihinde ticaret siciline tescil edilen ... Şirketi'nin kurucu ortaklarından olduğunu, ilgili şirketin uzun yıllar faaliyet gösterdiğini, ancak daha sonra faaliyetsiz kalması nedeniyle 23.10.2014 tarihinde ticaret sicilinden resen silinmek suretiyle münfesih hâle geldiğini, şirketin ticaret sicilinden silinmiş olmasına rağmen, şirket adına kayıtlı bulunan bir adet taşınmazın tasfiye edilmediğinin anlaşıldığını, söz konusu taşınmazın ... sicilinde halen ... Şirketi adına kayıtlı olduğunu, bu durumun, şirketin tasfiye işlemlerinin eksik kaldığını açıkça gösterdiğini, ... Şirketi'nin ihyasının zaruri olduğunu, tüzel kişiliği sona ermiş bir şirket adına kayıtlı taşınmazın satılması veya tasfiyeye konu edilmesi hukuken mümkün olmadığını, müvekkilinin, ihyası talep edilen şirketin kurucu ortağı olup tasfiye sonucunda şirket malvarlığından pay alma hakkına sahip olduğunu, bu nedenle, tasfiye işlemlerinin tamamlanmasını sağlamak amacıyla açılan işbu davada müvekkilinin açık hukuki yararı bulunduğunu belirterek davanın kabulüyle terkin olunan ... Şirketi'nin ihyasına, ek tasfiye için tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkememiz tensip zaptı ara kararı ile davacı vekiline ek tasfiyesi istenen taşınmaz bilgilerini bildirmek üzere süre verilmiş, davacı vekili 13/02/2026 tarihli beyan dilekçesi ekinde ... kayıtlarını sunarak dava konusu taşınmazları bildirmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sicil kayıtları silinen şirket borçlarının, şirketlerin unvanlarının silinmesine engel olmayacağının açık bir şekilde belirlendiğini, Geçici 7. maddenin 12. fıkrası dikkate alındığında davacının alacağı sebebiyle işbu ihya davasını açmakta hukuki yararı olmadığını, şirketin terkin tarihinde şirketin derdest davalarının, alacak ve borçlarının, şirket üzerine kayıtlı taşınır ve taşınmazların Müdürlüğümüz tarafından bilinmesi mümkün olmadığını, ...'nün davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, dava konusu şirketin Geçici 7.maddedeki prosedüre uygun olarak hukuka uygun bir şekilde kapatıldığını, davanın konusuz kaldığını, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 331. maddesi uyarınca davanın açılmasından sonra davacının hukuki yararı veya dava konusu ortadan kalkarsa davanın konusuz kalacağının düzenlendiğini, TTK Geçici 7. maddenin 15. fıkrası uyarınca tasfiye edilmeksizin unvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek malvarlığı, unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra ... intikal edeceği ve Hazine'nin bu şirket ve kooperatiflerin borçlarından sorumlu tutulmayacağının düzenlendiğini, şirketin 23/01/2014 tarihinde terkin edildiği göz önünde bulundurulduğunda anılan 10 yıllık sürenin dolması sebebiyle davanın konusunun ortadan kalktığını, ihtarın usulüne uygun yapıldığını, şirket adresine kapatılma nedenine ilişkin TTK’nin Geçici 7.Maddesinin 4.fıkrasının a bendi uyarınca 03/07/2014 tarihinde tebligat çıkarıldığını, tebligatın iade olduğunu, ihtarın ayrıca 07/07/2014 tarih 8606 sayılı ... Gazetesinde ilan edildiğini, sorumluluğun şirket yetkililerine ait olduğunu, ek tasfiye kararı verilmesinin ve tasfiye memuru atanması gerektiğini, Geçici madde 7/16 uyarınca ... Geçici 7. maddenin uygulanmasına ilişkin düzenlemeleri yapma yetkisi verildiğini, dava konusu tebliğin bu kapsamda düzenlendiğini, ... tebliğ hükümlerini uygulamakla yükümlü olduğunu, Müdürlük aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürerek davanın usulden ve terkin hukuka uygun olarak gerçekleştirildiğinden esastan reddine karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise şirketin 6102 sayılı TTK’nin 547.maddesi uyarınca ek tasfiyesine karar verilmesine ve 547/2.maddesi uyarınca tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini belirterek davanın reddini savunmuştur. Dava, TTK Geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden terkin olunan şirketin ek tasfiyesi istemine ilişkindir. Taraflarca usulüne uygun dayanılan deliller celbedilmiştir. ...'nün 10/02/2026 tarihli cevabi yazısında; ihyası istenen ... Şirketi'nin ... sicil numarası ile ticaret sicilinde kayıtlı olduğu, Terkin Edilmiş-Münfesih olmalarına veya sayılmalarına rağmen Türk Ticaret Kanununun Geçici 7. maddesi uyarınca Müdürlükleri tarafından kendilerine yapılan ihtar ve 07/07/2014 tarihli ve 8606 sayılı ... Gazetesinde yayımlanan ilana rağmen süresi içerisinde bildirimde bulunmayan şirketin 23/10/2014 tarihinde ticaret sicilinden re'sen silindiğinin tescil ve ...'nin 27/10/2014 tarih ve 8681 sayısında ilan edildiği, davacının şirketin terkinden önceki son ortaklarından olduğu bildirilmiştir. ... ...'nün 18/02/2026 tarihli müzekkere cevabı incelendiğinde; ...... parsel sayılı taşınmazın ...... nolu bağımsız bölümlerinde kayıtlı depo vasfındaki taşınmazların ihyası istenen ... Şirketi adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinde şirketlerin hangi şartlarda ve usullerde tasfiye ve ticaret sicilinden re'sen kayıtlarının silinmesinin düzenlendiği, aynı maddenin 4.fıkrasının "a" bendinde; kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanacağı, yapılacak ihtarın, ilan edilmek üzere ... aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği, aynı maddenin 11.bendinde ise; dördüncü fıkra uyarınca yapılan ihtar ve ilana rağmen süresi içerisinde cevap vermeyen veya tasfiye memuru bildirmeyen veyahut durumunu kanuna uygun hale getirmeyen veya faaliyette bulunduğunu adres ve kanıtları ile birlikte bildirmeyen şirketin unvanının ticaret sicilinden re'sen silineceği düzenlenmiştir. Somut olayda; şirketin 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi kapsamında kaldığından bahisle davalı ... ihtarname hazırlandığı ve ihtarnamenin Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlandığı, ancak ihyası istenen şirket yetkilisine tebligat yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi belgenin veya tebligatın dosyaya sunulmadığı gibi dosyaya sunulan ihyası istenen şirkete çıkartılan tebligatın ise tanınmadığından bila tebliğ iade edildiği anlaşılmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 4/a bendi uyarınca terkin işlemi öncesinde yapılması öngörülen ihtarın öncelikle şirkete ya da şirketin yetkisine tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesinde ilan suretiyle yapılan ihtar usule aykırıdır. Bu nedenle dava konusu ihyası istenen şirketin terkin işleminin hukuka uygun olmadığı anlaşılmıştır. Bu haliyle dava dilekçesi ve açıklama dilekçesindeki talebin davaya konu taşınmazlar ile sınırlı olmak üzere ek tasfiyeye ilişkin olduğu, ... Mahkemesi'nin 10/09/2025 tarihli ...... sayılı ilamı ile TTK Geçici 7. maddesinin 4. fıkrasının "...şirkete ait mal varlığının unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra ... intikal edeceği ve bunun kesin olduğu..." ibaresinin iptaline karar verildiği, her ne kadar Resmi Gazete'de 23/12/2025 tarihinde yayımlanmasından sonra 9 aylık süre geçerek iptal kararı yürürlüğe girmesi öngörülmüş ise de TTK Geçici 7. maddesinin 4. fıkrasında tanımlı süre şartı tümüyle kaldırılmakla bu hususun adil yargılanma hakkı gözetilerek güncel uyuşmazlıkta uygulanmaması gerektiği, davacı şirket ortağının TTK'nın Geçici 7. Maddesinin 15. fıkrasına göre ek tasfiye istemekte hukuki yararı bulunduğu kabul edilmiştir. Yine ihyası talep edilen şirketin ticari hayata döndürülmesi amacıyla dava açılmadığı gözetildiğinde tasfiyeyle sınırlı olmak üzere ihyasına karar vermek, tasfiyeye tabi tutulması ve tasfiye memuru atanması gerektiği gözetilerek 12/03/2026 tarihli celsede bildirilen ...'ün tasfiye memuru olarak atanmasına, karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; ...’nün ... sicil numarasında kayıtlı ... Şirketi adına kayıtlı ......nolu bağımsız bölümlerinde kayıtlı depo vasfındaki taşınmazların satışı için ... Şirketi'nin ek tasfiyesine, 2-Tasfiye işlemlerini yapmak üzere ...'ün tasfiye memuru olarak atanmasına, tasfiye memuruna ücret takdirine yer olmadığına, 3-Karar kesinleştiğinde ...... tescili ile ... Gazetesi'nde ilanına, 4-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan 732 TL başvurma harcı, 732 TL peşin harç, 75,80 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 1.539,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-HMK'nun 333. maddesi gereğince gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ...... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12/03/2026
Başkan ...... e-imza Üye ...... e-imza Üye ...... e-imza Katip ...... e-imza