İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/269 E. 2026/269 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/269
- Karar No
- 2026/269
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/269 Esas - 2026/200 Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2026/269 Esas KARAR NO : 2026/200
HAKİM : ...... KATİP :......
DAVACI : ...... VEKİLİ : Av. ...... DAVALILAR : 1- ...... 2- ...... VEKİLİ : Av. ...... DAVALILAR : 3- ...... 4- ......
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/01/2026 KARAR TARİHİ : 30/03/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davası Mahkememizin ......Esas sayılı dava dosyasından tefrik olunmakla işbu esasa kaydı yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirket ile ... Ltd. Şti. arasında bir ticari ilişki bulunmakta olduğunu, taraflar arasında ticari işten kaynaklı sözleşme yapıldığını, müvekkili şirket yetkilisi tarafından ... Ltd. Şti. lehine, ...... Şubesi nezdinde 700.000,00 TL bedelli, 13.06.2025 vadeli, ... numaralı bir çek keşide edildiğini ancak, bu çekin karşılığı olan mal veya hizmet teslimi hiçbir şekilde gerçekleşmediğini, çekin müvekkili şirket yetkilisi tarafından davalıya fiilen teslim edilmediğini, müteakiben, müvekkili tarafından çekin kaybolduğunun fark edildiğini yapılan tüm araştırmalara rağmen çekin bulunamadığını, müvekkili şirketin ticari defterlerinde, dava konusu çekin karşılığında düzenlenmiş herhangi bir fatura, irsaliye, teslim veya hizmet kaydına da bulunmadığını, müvekkili tarafından yapılan iç incelemelerde, çekin şirket yetkilisi tarafından davalıya fiilen teslim edilmediğini daha sonra kaybolduğu veya üçüncü kişilerce kötü niyetle ele geçirilmiş olabileceğinin anlaşıldığını, ciro zincirinin kısa süre içinde birden fazla ve birbirinden tamamen farklı sektörlerde faaliyet gösteren şirketler arasında gerçekleşmiş olması, Yargıtay uygulamasında çekin gerçek bir ticari ilişkinin değil, kötü niyetli bir tedavül sürecinin parçası olduğuna işaret eden güçlü bir emare olduğunu, müvekkili şirketin, 13.06.2025 vadeli, 700.000,00 TL bedelli, ... numaralı çeke ilişkin herhangi bir borcunun bulunmadığının tespitine, İİK m.72 uyarınca, müvekkil aleyhine başlatılacak veya başlatılmış olan icra takibinin durdurulması amacıyla İHTİYARİ TEDBİR KARARI VERİLMESİNE, müvekkili şirketin ticari defterlerinin incelenmesine, çekin fiilen teslim alıp almadığının belirlenebilmesi için çekin lehtarı olan ... Ltd. Şti.’ne, ihbarda bulunulmasına, müzekkere yazılmasına, çekin davalı tarafından haksız şekilde ibraz edilmesi sonucu müvekkil adına bankaca oluşturulan “karşılıksızdır” kaydının, mahkemece verilecek menfi tespit kararına bağlı olarak...... nezdinde düzeltilmesi için müzekkere yazılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar ... A.Ş., ... A.Ş. Ve ... A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı tarafın ikame etmiş olduğu menfi tespit davasının tamamen haksız, hukuki dayanaktan yoksun ve müvekkili şirketin alacağına kavuşmasını geciktirmeye yönelik kötü niyetli bir girişim olduğunu, davacı şirket ile ... Ltd. Şti. arasında bir ticari ilişki, taraflar arasında akdedilen sözleşme veya mal alış verişi müvekkili şirketleri bağlamamakta olduğunu, davacının ... Ltd. Şti. Arasındaki ticari ilişki ve sözleşmeyi müvekkili şirketlere karşı ileri sürmesinin hukuki dayanağı bulunmadığını, çekin temel borç ilişkisinden bağımsız bir borç ikrarı oldğunu çek hamilinin, lehtar ile keşideci arasındaki temel ilişkiyi bilme zorunluluğu olmadığını, 700.000,00 TL bedelli, 13.06.2025 vadeli, ... numaralı bir çekin halen müvekkili şirkete ödenmediğini, müvekkili şirketin halen alacak olduğunu, müvekkili şirketlere karşı davacı tarafından açılmış olan hukuki dayanaktan yoksun, haksız ve kötü niyetli davanın ve davacı taleplerinin davacı tarafın, müvekkil şirketlerin kötü niyetli olduğuna dair somut hiçbir delil sunamaması (müvekkil şirketlerin iyi niyetli olması), çekin mücerretliği ilkesi, davacı şirketin açmış olduğu davada hukuki menfaatinin olmaması, davanın hukuki dayanaktan yoksun, haksız ev kötü niyetli olması, nedenleri red edilmesine, haksız ve kötü niyetli olarak açılan bu dava nedeniyle, müvekkili şirketin alacağının tahsilinin kasten geciktirildiği, iftira atıldığı ve ticari itibarının zedelendiği göz önünde bulundurularak dava konusu yapılan çek bedelinin %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının (hüküm altına alınarak) davacıdan alınarak müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili işbu dava dosyasının tefrik olduğu Mahkememiz ...... Esas sayılı dava dosyası üzerinden 17/03/2026 tarihli dilekçesi ile tarafların sulh olduğunu, bu nedenle davadan feragat ettiklerini bildirmiştir. Davacı vekili yine ...... Esas sayılı dava dosyasında yapılan 25/03/2026 tarihli celsede feragat dilekçelerini tekrar ettiklerini bildirmiştir. Davalılar vekili Mahkememizce yapılan 25/03/2026 tarihli celsede feragata bir diyeceklerinin olmadığını, vekalet ücreti taleplerinin bulunduğunu bildirmiştir. HMK.nın 311. maddesi gereğince davadan feragat kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurmaktadır. Davacı vekilinin vekaletnamesinde HMK'nun 74. maddesine uygun olarak davadan feragat hususunda özel yetkisinin bulunduğu görüldüğünden ve HMK'nun 307 vd. maddelerine uygun olarak talep sonucundan vazgeçildiği anlaşıldığından feragat nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. KARAR : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu 22. maddesi uyarınca alınması gereken 732,00 TL harcın üçte biri tutarı olan 244,00 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalının yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalılar ... ve ... vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 6. Maddesi uyarınca hesaplanan 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde...... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 30/03/2026
Katip ...... e-imzalı
Hakim ...... e-imzalı