İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/926 E. 2025/691 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/926
Karar No
2025/691
Karar Tarihi

T.C. ...5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/926 Esas - 2025/691 TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/926 Esas KARAR NO : 2025/691

DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 12/04/2017 KARAR TARİHİ : 02/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ : 02/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında su ürünlerinin pazarlanması amacıyla yapılan anlaşma üzerine müvekkili firma tarafından 8 adet olmak üzere toplamda 740.000,00 TL miktarında çek keşide edilerek davalıya verildiğini ayrıca söz konusu çekler haricinde cari hesap ilişkisine teminat olarak davalı lehine 700.000,00 TL bedelli ipotek tesis edildiğini, davalının su ürünlerini müvekkiline göndermeye başladığını, cari hesap ilişkisi devam ederken müvekkilinin ticari sıkıntıları nedeniyle ödemelerinin kısmi olarak aksadığını, mevcut borcunun 384.670,02 TL olmasına rağmen davalı firma tarafından keşide olunan 27/06/2016 tarihli ihtarname ile borç miktarının 700.000,00 TL olduğunu, bedelin ödenmemesi halinde ipoteğin paraya çevrileceğinin ihtar edildiğini, 13/07/2016 tarihli cevabi ihtarnamede davalı tarafından ticari ilişkiye son verilmesi ve cari hesaba konu ürünlerin gönderiminin durdurulması üzerine gönderilmeyen ürünlerin bedelini teminat altına alan çeklerin geçersiz olduğunu ve iadesinin talep edilmesine rağmen herhangi bir sonuç alınamadığını, davalı tarafından toplamda 670.000,00 TL tutarındaki 7 adet çekin bankaya ibraz edilerek ...16. İcra Müdürlüğü'nün 2016/22317 E sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını ayrıca ......İcra Müdürlüğü'nün 2016/15498 E sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığını belirterek davalıya borçlu olmadığının tespitine, çeklerin teminat çeki olması nedeniyle ...16. İcra Müdürlüğü'nün 2016/22317 E sayılı dosyasında kambiyo senedine mahsus haciz yoluyla başlatılan takibin iptaline, anılan takip dosyasında 384.670,02 TL haricinde kalan miktardan ve bu miktara ait her türlü ferisinden müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, 25/08/2016 keşide tarihli 100.000,00 TL bedelli, 25/09/2016 tarihli 100.000,00 TL bedelli, 25/05/2016 tarihli 100.000,00 TL bedelli teminat çeklerinin iptaline, %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili HMK 31 madde kapsamında verdiği 15/01/2018 tarihli dilekçesinde; davalıya ...16. İcra Müdürlüğü'nün 2016/22317 E sayılı icra takip dosyasına konu çeklerden 404.147,71 TL ve ferilerinden borçlu olmadığının tespitini talep ettiklerini beyan ederek eksik harcı ikmal etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın müvekkili şirket ile cari hesap ilişkisi kapsamında çalıştığını ve bu doğrultuda müvekkili şirketten ürünler aldığını, ticari faaliyet kapsamında teminat olarak davacının mülkiyeti dava dışı üçüncü kişiye ait taşınmaz üzerine ipotek tesis edildiği ayrıca 8 adet çekin müvekkili şirkete ödeme amacıyla teslim edildiğini, çeklerin teminat çeki olarak müvekkiline teslim edildiğine dair bir ibarenin yer almadığını, davacının ödemelerindeki aksama nedeniyle icra takipleri başlatıldığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Dava, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi kapsamında davalıya verilen ve icra takibine konu edilen çeklerin belirtilen miktarı kadar borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkememizin 26/05/2022 tarihli 2017/274 Esas 2022/392 Karar sayılı ilamı ile; "tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporuna göre; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında (su ürünlerinin satışı) davacı tarafından davalı yana 8 adet olmak üzere toplamda 740.000,00 TL tutarında çek keşide edilerek verildiği ayrıca taraflar arasındaki cari hesap ilişkisine teminat olarak davalı lehine 700.000,00 TL bedelli ipotek tesis edildiği, ticari ilişkinin devamı sürecinde davacının ödemelerini kısmi olarak aksattığı, davalı firma tarafından 27/06/2016 tarihli ihtarname ile borç miktarının 700.000,00 TL olduğu belirtilerek bedelin ödenmemesi halinde icra işlemlerine başlanacağının ihtar edildiği, davacı firma tarafından keşide olunan 13/07/2016 tarihli ihtarnamede ticari ilişkiye davalı tarafından son verildiği, cari hesaba konu ürünlerin gönderilmemesi nedeniyle ürünlerin bedelini teminat altına alan çeklerin iadesinin talep edildiği, davalı tarafından ...... E sayılı dava dosyasında toplamı 670.000,00 TL olan çeklere dayalı kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede davacı ticari defter ve kayıtlarına göre dava tarihi itibariyle davalıdan 357.856,01 TL alacaklı olduğu görülmekte ise de bilirkişi incelemesinde de tespit edildiği üzere bir kısım kayıtların ticari defterlerine işlenmediği, işlenmesi halinde davacının davalıya 435.852,29 TL tutarında borcu görüneceğini, davalının ticari defter ve kayıtlarında davalı şirketin 2016 yılı sonu itibariyle davacıdan 435.852,29 TL tutarında alacaklı olduğunun tespiti karşısında davacı tarafından davalıya ürün bedeli karşılığında muhtelif tarih ve bedelli toplam 840.000,00 TL'lik çekler verildiği, çeklerin toplam 670.000,00 TL'lik kısmına yönelik icra takibi başlatıldığı, taraf defterlerinin kayıtlarının birbirini doğruladığı ve sahipleri lehine/aleyhine delil mahiyetinde olduğu, toplam çek bedeli 840.000,00 TL'den davacı borcu 435.852,29 TL'nin mahsubu sonucunda davacının icra takibine konu çeklerden dolayı toplam 404.147,71 TL borçlu olmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne, davacının koşulları oluşmayan tazminat isteminin reddi ile yargılama aşamasında ticari ilişkinin teminatı olarak verilen taşınmazla ilgili ......İcra Dairesi'nin 2021/10407 E sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takip sonucu taşınmazın satışı sonrası elde edilen bedelin infaz aşamasında dikkate alınmasına" gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının ...16. İcra Müdürlüğünün 2016/22317 sayılı takip dosyasına konu 25/07/2016 keşide tarihli 100.000,00 TL bedelli, 25/08/2016 keşide tarihli 100.000,00 TL bedelli, 25/09/2016 tarihli 100.000,00 TL bedelli ve 25/10/2016 keşide tarihli 100.000,00 TL bedelli çekler ile 25/06/2016 tarihli 85.000,00 TL bedelli çekten dolayı 4.147,71 TL borçlu olmadığının tespitine, davacının şartları oluşmayan tazminat isteminin reddine, ipotekli taşınmazın satışından elde edilen miktarın infaz aşamasında gözetilmesine karar verilmiş, kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine ...Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nin 22.11.2024 tarihli 2022/1328 Esas 2024/1418 Karar sayılı ilamı ile "Somut olayda, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi kapsamında menfi tespit talebine konu çeklerin ticari defterlere kaydedilmesi zorunluluğu bulunmadığı gibi, davacının defter ve kayıtları usulüne uygun tutulmadığı gerçek borç alacak ilişkisini ispata yeterli olmadığı anlaşılmakla davacı yanca çeklerin teminat olarak düzenlendiği ve bedelsiz kaldığı iddiasını yargılama sırasında usulüne uygun delillerle kanıtlamamıştır. Davacı taraf dava dilekçesinde yemin deliline dayanmıştır. Bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf o vakıayı başka delillerle ispat edemezse diğer tarafa yemin teklif eder. Yemin teklifini ispat yükü kendisine düşen taraf yapar. Yemin teklifine dayanan taraf bunu dava dilekçesinde veya cevap dilekçesinde açıkça belirtmesi gerekir. Mahkeme ancak bu halde dava dilekçesinde yemin deliline dayanıldığının bildirilmesi halinde yemin teklifini hatırlatmakla yükümlüdür. Kendisine yemin teklif edilen taraf, yemin teklifinin kabulünden sonra, usulüne uygun biçimde (HMK m. 233) yemin eder ise, yemin teklif eden tarafın iddia ettiği vakıanın mevcut olmadığı kesin delil ile ispat edilmiş olur. Yemin teklif eden taraf, bundan sonra iddiasını ispat için başkaca delil gösteremez. Davanın esasıyla ilgili olarak gösterilen “uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin” toplanmaması ile anlaşılması gerekenin hakimin belirli bir yargıya vararak karar vermesinde etkili/esaslı nitelikteki deliller söz edilmekte olup bu özellikte delillerin toplanmaması tahkikatın büyük ölçüde yeniden yapılmasını gerektirir nitelikte ise HMK’nin 353/I-a-6. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Zira somut olayda olduğu gibi taraflar arasındaki uyuşmazlığı oluşturan çeke ilişkin olarak davalının borçlu olup olmadığının belirlenmesi için açıklanan yönlerden tahkikat yapılması zorunlu olup anılan araştırma ile davacı yanın ileri sürdüğü vakıaya dair delilin toplanmaması ve bu delillerin değerlendirilmemiş olması halinde yargı sistemimiz bakımından benimsenmiş olan dar istinaf sisteminden uzaklaşılarak ilk derece mahkemesince değerlendirilmemiş olan konularda ilk defa istinaf mahkemesince bir delile ilişkin olarak tartışma yapılarak yargıya varılacaktır ki bu da iki dereceli yargılama olan istinaf yargı sistemi ile bağdaşmayacaktır. Bu bakımdan ilk derece mahkemesince davanın esasına yönelik uyuşmazlığın giderilmesi için yukarıda açıklanan delilin toplanmaması ve bu delille ilişkin her hangi bir değerlendirme yapılmamış olması bakımından davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-a-6. maddesi uyarınca kabulüne davacı vekilinin istinaf isteminin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına ve ilk derece mahkemesinin kararının anılan gerekçelerle kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. " gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkememiz kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden esas hakkında bir karar verilmek üzere mahkememize gönderilmesine karar verilmiş, dosya bu kez mahkememizin 2024/926 Esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur. Taraflarca usulüne uygun dayanılan deliller toplanmış, bilirkişi raporu alınmıştır. Davaya dayanak ...16. İcra Müdürlüğü'nün 2016/22317 icra takip dosyasının incelenmesinde; davalı tarafından davacı firma aleyhine toplamı 670.000,00 TL değerinde 7 adet çekten dolayı kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibinde bulunulduğu, çeklerin 30/03/2016 tarih 100.000,00 TL, 25/05/2016 tarih 85.000,00 TL, 25/06/2022 tarih 85.000,00 TL, 25/07/2022 tarih 100.000,00 TL, 25/08/2022 tarih 100.000,00 TL, 25/09/2022 tarih 100.000,00 TL, 25/10/2022 tarih 100.000,00 TL bedelli çekler olduğu görülmüştür. Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen 20/05/2021 tarihli bilirkişi raporunda; davacı şirketin 2016 yılı ticari defter ve kayıtları ile davalı şirketin 2015/2019 dönemine ilişkin e-defter, yevmiye ve defter-i kebir ile muavin defter kayıtları üzerinde yapılan incelemede davalı tarafından 23/12/2015 - 31/12/2015 tarihleri arasında kesilen ancak davacının cari hesap dökümünde görülmeyen faturalar toplamının 24.601,27 TL, davacı firmanın davalı ferilerine vermiş olduğu çekin 25.360,00 TL olup 31/12/2015 tarihi itibariyle davacı firmanın 18.379,63 TL borçlu görüldüğü, davacı firmanın 2016 yılı içerisindeki davalı firma ile cari hesap ilişkileri ve hesap hareketlerinin incelenmesinde davacı firmanın davalı firmaya yapmış olduğu toplam 50.600,00 TL'lik ödemelerin davalı firma kayıtlarında mevcut olup ödemeyi yapan davacı firmanın kayıtlarında görülmediği, bu tutarlar dolayısıyla cari hesap bakiyesini davacı firma aleyhine etkilemediği, dava konusu çeklerin davacı firmanın defter kayıtlarında toplamda 840.000,00 TL tutarında kayıtlı olduğu, 2016 yılı sonu itibariyle davacı ticari defterlerinde davalı şirkete ait muavin defter hesabının 357.856,01 TL borç bakiyesi vererek davacı firmanın bu miktarda alacaklı olduğunun görüldüğü, karşılıksız çıkan çeklerin tekrar satıcılar hesabına alınması gerekirken davacı bu çekleri kasa hesabına ödeme yapılmış gibi göstererek kayıtları kapattığı, bu nedenle 2016 yılı sonu devir bakiyesinin alacak verdiği, çeklerin defter kayıtlarına doğru işlenmesi halinde davalı firmaya karşı borçlu olduğunun görüleceği, davalı şirketin kayıtlarında 2015 yılı sonu itibariyle davacı şirketten 18.379,63 TL alacaklı göründüğü, davalının ticari defter ve kayıtlarında davacıdan 2016 yılı sonu itibariyle 435.852,29 TL tutarında alacaklı olduğu, 2017 ve müteakip yıllarda cari hesap işlemleri ile ilgili borç/alacak ilişkisi doğuracak herhangi bir hesap hareketi görülmediği, davacı firmaca verilen toplam 840.000,00 TL tutarındaki karşılıksız çıkan çeklerin davacı firma kayıtlarında görülmediği, sonuç itibariyle davacı şirketin ticari defter kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde dava tarihi itibariyle davalı şirketten 357.856,01 TL tutarında alacaklı olduğu ancak eksik görünen kayıtlar davacının ticari defterlerine işlenmiş olsaydı yaklaşık olarak 435.852,29 TL tutarında davalı firmaya borçlu olacağını, davalı şirketin ticari kayıtlarının incelemesi neticesinde davalının davacıdan 435.852,29 TL tutarında alacaklı olduğu bildirilmiştir. Davacının dava dilekçesinde yemin deliline dayanması karşısında; davacı vekiline davalı tarafa yemin teklif edip etmeyeceğini bildirmesi, yemin teklif etmesi halinde yemin metnini mahkememize bildirmesi için süre verilmiş, davacı vekili tarafından sunulan yemin metni davalı şirket temsilcisine ihtaratlı davetiye ile tebliğ edilmiştir. Davalı Temsilci Metin Oruç 02/10/2025 tarihli duruşmadaki yemininde "Dava konusu toplamda 840.000,00 TL bedelli çeklerin ve 700.000,00 TL bedelli ipoteğin cari hesaba teminat olarak alınmadığına, dava tarihi itibariyle davalının davacıdan olan alacağı bakımından bilirkişinin ticari defter ve kayıtlar üzerinde yaptığı inceleme doğrultusunda tespit ettiği 435.852,29 TL'nin gerçeği yansıtmadığına ve davacıdan alınan toplam 840.000,00 TL bedelli çeklere ve 700.000,00 TL bedelli ipoteğe istinaden ürünlerin tamamının davacıya teslim edildiğine ve çeklerin bedelsiz kalmadığına yemin ediyorum." şeklinde yemin etmiştir. Tüm dosya kapsamı toplanan deliller, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporuna göre; ...Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nin 22.11.2024 tarihli 2022/1328 Esas 2024/1418 Karar sayılı ilamı ile işaret edildiği üzere taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi kapsamında menfi tespit talebine konu çeklerin ticari defterlere kaydedilmesi zorunluluğu bulunmadığı gibi, davacının defter ve kayıtları usulüne uygun tutulmadığı, gerçek borç alacak ilişkisini ispata yeterli olmadığı anlaşılmakla davacı yanca çeklerin teminat olarak düzenlendiği ve bedelsiz kaldığı iddiasını yargılama sırasında usulüne uygun delillerle kanıtlamadığından davacıya yemin hakkı hatırlatılmış, davacı tarafça yemin metni sunulmuş, davacı tarafça sunulan yemin metni davalı şirketin iç yönelgesi ve Sakarya Ticaret Sicil İl Müdürlüğü yazı cevabı uyarınca yemin teklifine elverişli şirket temsilcisi Metin Oruç'a yöneltilmiş, davalı temsilcisi usulüne uygun yemin etmiş, yemininde ısrar etmiş olup, davacının usulüne uygun dayandığı deliller ile ispatlayamadığı davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından yatırılan 4.872,73 TL peşin harç ve 2.029,11 TL ıslah harcından mahsubu ile Hazineye irat kaydına, kalan ‭6.286,44 TL karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan 266,00 TL tebligat ve posta gideri, 97,00 TL istinaf gideri ve 900,00 TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 1.263,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davalı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 64.622,16 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 02/10/2025

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/926, K. 2025/691, T. 02.10.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-926-e-2025-691-k-dd57ed074d6e