İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/848 E. 2026/172 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/848
Karar No
2026/172
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 23. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2026/848 Esas KARAR NO :2026/172 Karar

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:09/02/2026 KARAR TARİHİ:05/10/2026

Davacı tarafından mahkememizde açılan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; İDDİA : Davacı vekili 09.02.2026 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı borçlu şirket arasındaki ticari ilişki ve cari hesap sözleşmesi kapsamında karşılıklı edimler üstlenilmiş ve davacı şirket tarafından işbu anlaşmaya istinaden tüm edimler eksiksiz olarak yerine getirilmiş olmasına rağmen davalı borçlu tarafından edimlerin ifasından kaçınmış ve huzurdaki dava ve icra takibine konu borcu oluşturan faturalara ilişkin cari hesap bakiyesi kadar davacıya borcun muaccel olduğu, taraftar arasındaki ticari ilişki neticesinde ekte mübrez cari hesap ekstresi oluşmuş olup borçlu davranım şirketi 243.114,66 TL olarak TL tutarında borcunun bulunduğunu, dava konusu yapılan cari hesap ekstresinin içeriğindeki faturalar ile sevk irsaliyelerinin dilekçe ekinde sunulduğunu, davalı tarafın .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı takibine itiraz etmesinin, sırf davacının alacağına kavuşmasını engellemek için ve kötü niyetli yapıldığını, bununla birlikte, alacaklarının fatura ve cari hesap ekstresine dayanması sebebi ile likit, bir başka deyişle hesap edilebilir nitelikte olması da tartışmasız olan bir diğer husus olduğunu, Ödeme yapamadan davalı borçlunun başlattığı icra takibine ilişkin gönderilen ödeme emrine haksız ve mesnetsiz olarak itiraz ederek müvekkilinin alacağına kavuşmaması için kötü niyetli olarak hareket ettiğini, yukarıda arz ve izah olunan ve yargılama sırasında re'sen öngörülecek sebeplerle fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla; itirazın iptaline, takibin devamına, davalın haksız ve mesnetsiz itirazı sebebiyle alacağın %60' sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkûm edilmesi, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf dava dilekçesinde özetle davacı ile davalı arasında kredili satış sözleşmesi imzalandığını, ticari ilişki sebebiyle davalının fatura karşılığı mal aldığını, cari hesapta görülen bakiye borcu ödemediğini, bu sebeple davalı aleyhine takip başlatıldığını, takibe haksız şekilde itiraz edildiğini iddia ettiğini, davacı tarafın iddialarının taraflarına kabulünün mümkün olmadığını, davalı şirket ve almışa bunlarla bedeli tamamen ödenmediğini, söz konusu alımlara ve ödemelere ilişkin kayıtlar müvekkili ticari defterlerinde yer aldığını, davacı tarafından takibe sunulan faturalar ise davacı tarafından haksız şekilde düzenlenmiş faturalar olduğunu, davalı bu faturalarda belirtilen malları almadığını, faturalarda imzası bulunan kişilerin davalı şirket çalışanı olup olmadığının araştırılması gerektiğini, yukarıda açıklanan nedenlerle, davanı reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: SMMM Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 16/07/2026 tarihli raporda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür. A- Ticari Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Sayın Mahkemenin vermiş olduğu görev ve yetki ile; raporun 4.a.1.bölümünde davacı ... HİZMETLERİ TİC.LTD. ŞTİ’ nin 2025 yılı yasal ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde; fiziki ortamda tutulan Envanter defterlerinin noter onayları ile aynı yıla ilişkin elektronik ortamda tutulan GİB onaylı Yevmiye ve Defter-i Kebir e-defter beratlarının süresinde yapıldığı, ticari defterlerin T.T.K’ nu ve V.U.K’ nu hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davacı şirketin kendi defter kayıtlarının birbirlerini doğruladığı ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı görülmüştür. Davalı ... RESTORAN VE GIDA SANAYİ TİC. LTD. ŞTİ’ vekilinin 22/05/2026 tarihli beyan dilekçesinde defter incelemesi talebinde bulunduğu, bu kapsamda gerek davalı vekili gerekse beyan dilekçesinde belirtmiş olduğu Muhasebeci ... ile yapmış olduğum telefon ve e-posta yazışmalarımda ticari defterlerin incelemeye hazır edilmesi, e-defter ve kayıtlarının tarafıma iletilmesini yazılı olarak talepte bulunmuş olmama rağmen ticari defter ve kayıtları ibraz edilemediğinden davalı şirketin ticari defterleri üzerinde inceleme yapılamamıştır. (Ek:1. Davalı e-posta yazışmaları.) B- Davacının Alacak Talebi, Mal Teslimi Yönünden: Davacı/alacaklının .... İcra Dairesi’ nin 2025/... E, sayılı dosyasındaki 243.174,66 TL tutarındaki asıl alacak talebinde ilişkin yapılan mali incelemede; davacı ... HİZMETLERİ TİC.LTD. ŞTİ’ nin raporun 4.b.1. bölümünde incelenen kendi ticari defterlerinde; davalı ... RESTORAN VE GIDA SANAYİ TİC. LTD. ŞTİ’ nin açık hesabından 25/09/2025 takip tarihi itibariyle 243.174,66 TL tutarında alacaklı gözüktüğü, davalı şirketin ise ticari defterlerini ibraz etmediğinden defter kayıtları üzerinde inceleme yapılamamıştır. Davacı vekilinin dosya kapsamında suret olarak sunmuş olduğu takip konusu açık hesap bakiyesini oluşturan faturaların dayanağı e-irsaliyeler incelendiğinde, davalı adına malları teslim alan; ...’ın isim/imza bilgilerinin irsaliyeler üzerinde yer aldığı görülmüştür. Öte yandan, Sayın Mahkemenin talebiyle dosyaya kazandırılan ve raporun 4.c. bölümünde tarafların karşılaştırmalı BA/BS analiz formları incelendiğinde; 2025 yılında her iki tarafın bağlı bulundukları vergi dairesi müdürlüğüne lehte ve aleyhte 62 adet fatura karşılığı KDV HARİÇ 1.001.113,34 TL tutarında “alım”, “satış” fatura analizlerinin birbirleri ile uyumlu olduğu, diğer bir deyişle davacının takip dayanağı açık hesap bakiyesini oluşturan faturaların BA/BS analizine konu edilen faturalardan ibaret olduğu görülmüştür. Netice itibariyle, hiç kimsenin başkasına ait faturayı sebepsiz yere “alım” olarak kendi aleyhine vergi dairesi BA/BS analiz kayıtlarına dahil edilmeyeceğinden işbu fatura içeriği mal/hizmetin teslimine ilişkin davacı lehine ispat karinelerin bulunduğunun söylenebileceği, bu kez ispat yükünün davalı tarafa geçeceği, davalının işbu mal/hizmetin bedelinin tamamını ödediğini ispat etmesi gerekmektedir. Tüm bu inceleme ve tespitler çerçevesinde; davacı/alacaklının .... İcra Dairesi’nin 2025/... E, sayılı takip dosyasındaki 243.174,66 TL tutarlı asıl alacak talebine ilişkin davacı lehine ispat karinelerinin oluştuğunun söylenebileceği, hiç şüphesiz nihai ve hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu kanaatine varılmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, açık hesap nedeniyle fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan .... İcra Dairesi'nin 2025/... Esas sayılı takibine vaki itirazın iptali davasıdır. .... İcra Dairesi'nin 2025/... Esas sayılı takibi incelendiğinde, davacının davalı aleyhine 25/09/2025 tarihinde "43.174,66 TL CARİ HESAP ALACAĞI, FATURALAR, TİCARİ DEFTERLER. 243.174,66 TL" alacak sebebine dayalı olarak 243.174,66 TL alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu görülmüştür.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 83. Maddesi uyarınca "(1) Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir. (2)Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun, yargılamayı gerektiren davalarda hazırlık işlemlerine ilişkin hükümleriyle senetlerin ibrazı zorunluluğuna dair olan hükümleri ticari işlerde de uygulanır." 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. Maddesi uyarınca "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur." Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın belirtildiği gibi fatura alacağına dayalı itirazın iptali davası olduğu, davacı alacaklının hukuki ilişkiyi ve alacağın varlığını, davalı borçlunun ise borcun ifa veya sair sebeple bulunmadığını ispatlamakla mükellef olduğu, davanın hukuki ilişkinin ve alacağın varlığı hususunda faturaya ve ticari defterlere dayandığı, ticari defterlerin yukarıda atıf yapılan yasa hükümleri uyarınca mahkememizce resen de incelenebileceği, bu doğrultuda taraflara verilen kesin süre içerisinde davacı tarafın ticari defterlerini ibraz ettiği, davalının ise verilen kesin süre ve usulüne uygun ihtara rağmen ibrazdan kaçındığı, bu sebeple davacının usule ve kanuna uygun tutulmuş açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve birbirini doğrulamış defter kayıtlarının kendisi lehine kesin delil teşkil ettiği, bilirkişi raporu ile de tespit edildiği ve yukarıda açıklandığı üzere kesin delil niteliğindeki davacı defterlerinde takip tarihi itibariyle 243.174,66 TL alacağın varlığının görüldüğü, yine tarafların karşılaştırmalı BA/BS analiz formları incelendiğinde; 2025 yılında her iki tarafın bağlı bulundukları vergi dairesi müdürlüğüne lehte ve aleyhte 62 adet fatura karşılığı KDV HARİÇ 1.001.113,34 TL tutarında “alım”, “satış” fatura analizlerinin birbirleri ile uyumlu olduğu ve dava konusu faturaların dayanağı e-irsaliyeler incelendiğinde, davalı adına malları teslim alan; ...’ın isim/imza bilgilerinin irsaliyeler üzerinde yer aldığı, bu sebeple davacının hizmeti ifa ettiği ve alacağını ispatladığı, borcun ödendiğine veya sair sebeple istenemeyeceğine dair davalı tarafından herhangi bir savunmada bulunulmadığı gibi bir delil de ileri sürülmediği, takipte talep edilen faiz türünün de tarafların tacir olması nedeniyle hukuka uygun olduğu, davanın tümden kabul edilmesi gerektiği, yine dava konusu alacağın faturaya dayanması ve likit olması, alacaklının talebinin bulunması ve davalının itirazında haksız çıkması nedeniyle borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiği kanaatine varılmış, davanın kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere, 1-Davanın KABULÜ ile, davalı borçlunun .... İcra Dairesi'nin 2025/... Esas sayılı takibine yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin DEVAMINA, 2-Takip konusu alacağın (243.174,66 TL) yüzde 20'sine karşılık gelen 48.634,93 TL icra ve inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (243.174,66 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 16.611,26 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 2.936,95 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 13.674,31 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça yapılan 3.772,95 TL dava açma masrafı, 104,00 TL vekalet harcı ve 11.395,00 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 15.271,95 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendileri üzerinde bırakılmasına, 6-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine, 7-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (243.174,66 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Dair, e-duruşma yolu ile davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 05/10/2026

Katip .. e-imzalı

Hakim ... e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/848, K. 2026/172, T. 05.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-848-e-2026-172-k-9a160c4fae83