İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/550 E. 2026/372 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/550
Karar No
2026/372
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/550 Esas - 2026/372 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREÇKELİ KARAR ESAS NO : 2024/550 Esas KARAR NO : 2026/372 ............................ .................................... ................................... ......................................... .................................................. ...........................................................

DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/08/2024 KARAR TARİHİ : 09/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında antrepo, ardiye ve depolama ilişkisi bulunduğunu, bu kapsamda düzenlenen faturaların usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen ödenmediğini, davalı tarafın başlatılan icra takibine karşı davalının haksız ve mesnetsiz itirazda bulunduğunu, işbu itiraz üzerinde takibin durduğunu, tarafların tacir sıfatını haiz olduğunu belirterek, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete karşı başlatılan icra takibine itiraz etmeleri üzerine açılan itirazın iptali davasının haksız olduğunu, öncelikle usul yönünden görev, yetki, derdestlik, zamanaşımı ve husumet itirazlarının bulunduğunu, müvekkili şirketin davacı ile arasında herhangi bir borç ilişkisi bulunmadığını, davacının iddia ettiği hizmetin müvekkili şirketin talebi ve onayı dışında gerçekleştiğini, söz konusu malların CIF teslim şekliyle müvekkil şirketin bilgisi dışında davacının antreposuna çekildiğini, ürünlerin teknik mevzuata uygun olmaması nedeniyle ithalinin mümkün olmadığını ve tasfiye sürecine girdiğini, müvekkil şirketin tasfiye anına kadar olan tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, tasfiye edilen malların kamu malı statüsünde olduğunu ve tasfiye sonrası süreçten müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını, faturaların tek başına alacağı ispatlamayacağını belirterek davanın usulden veya esastan reddini, davacının kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ederek davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. ........... İcra Dairesi 2024/1309 Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacı tarafından, davalı ........ İnşaat Ticaret Ve Sanayi A.Ş. Aleyhine YA2024000004154 numaralı ve 31.05.2024 tarihli fatura, OYA2024000003258 numaralı ve 0.04.2024 tarihli fatura, O.............6 numaralı ve 29.03.2024 tarihli fatura, (İstenen: Yıllık TK. 1530. Madde Temerrüt Faizi) olmak üzere toplam 123.337,11 TL üzerinden takip başlatıldığını, davalı tarafın itiraz etmesi üzerinde takibin durduğu görülmüştür.

13/12/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının 2024-2025 yılına ilişkin ticari defterlerinin TBK 64. Mad. belirtilen açılış ve kapanış tasdiklerini karşılar e-defter beratlarının oluşturulduğu, söz konusu inceleme dönemine ilişkin, davacı tarafın defterlerinin 6102 Sayılı TTK 64. Maddesi ve 6100 Sayılı HMK 222. Maddesi kapsamında ticari defterlerin bu halleri ile delil niteliği Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, davacı şirketin 2025 yılı defter kayıtlarında 02.01.2025 tarihinde Verilen Sipariş Avansları hesabından gelen 150.000,00 TL ve 26.02.2025 tarihli ERZ2025000000002 numaralı 303.875,00 TL cezai işlem faturası ile birlikte toplam 453.875,00 TL tutarın davalı şirketin borç kayıtlarında yer aldığı, davacı şirketin ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde, davacı ........... KURUMLARI SAN. VE TİC, A.Ş. nin davalı, ......... VE TİCARET LTD. ŞTİ.” den 19.04.2025 dava tarihi itibari ile defter kayıtlarına göre 453.875,00 TL tutarında alacaklı olduğu, davalı şirketin ticari defterlerinin Ankara'da olması nedeniyle incelenemediği bildirilmiştir.

25/01/2026 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; davacı .......... Lojistik Anonim Şirketi'nin 2024 yılına ilişkin incelemeye ibraz edilen 6102 sayılı ticari defterlerinin TTK 64. Mad. sayılan ve tutulması zorunlu defterlerinde; TTK 64/3. Maddesi uyarınca e-yevmiye defteri ve e-defteri kebir açılış ve kapanış tasdikini karşılar e- beratlar görüldüğü, TTK 64/3 Maddesi uyarınca 2024 yılı envanter defteri açılış tasdiki yapılmıştır. TTK 65. Maddesi ve VUK kayıt nizamı hükümleri uyarınca defterler ve diğer kayıtlar Türkçe tutulmuş olup, herhangi bir olumsuzluğa rastlanmadığı, davacı ticari defterleri yasada belirtilen ticari defter niteliğine (TTK Mad. 64/ IV) HMK Madde 222 ve 228sartlarının takdirinin Mahkemede olduğu, söz konusu inceleme dönemine ilişkin, davacı tarafın defterlerinin 6102 Sayılı TTK 64. Maddesi ve 6100 Sayılı HMK 222. Maddesi kapsamında ticari defterlerin bu halleri ile delil niteliği Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, davacı şirketin 2024 yılı defter kayıtlarının incelenmesi neticesinde, davalı ........ İnşaat Tic. Ve San A.Ş.'den OYA2024000004154 numaralı ve 31.05.2024 tarihli fatura, OYA2024000003258 numaralı ve 30.04.2024 tarihli fatura, OYA2024000002386 numaralı ve 29.03.2024 tarihli fatura alacaklarına ilişkin defter kayıtlarına göre toplam 123.337.11 TL tutarında dava tarihi olan 08.08.2024 tarihi itibarıyla alacaklı olduğu, davacı şirketin muavin defteri ile takip tutarlarının birbirine uyumlu olduğu bildirilmiştir.

Tanık ............ katıldığı oturumda beyanında; " Ben gümrük müşaviriyim, ithalatçı firma olan davalı şirketin gümrük müşavirliğini yapmaktayım, davacı şirketin yurt dışından ithal ettiği firmanın taşımasını ve Türkiye'ye geldiğinde depolanmasını da üstleniyordu, bu hususta ithalatçı davalı firma tasarrufunda değildir, ithal edilen mallar TS denetimine tabi olup, etiketlemeden dolayı olumsuzluk raporu almıştır, etiketleme sorumluluğu yurt dışı gönderici firmadadır, olumsuz raporu alması sebebiyle malzeme gümrükte tasfiyeye tabi tutulmuştur, ancak bu malın gümrük limanında kalması gerekirken davacı tarafça davalı şirketin antreposuna sevk edilmiştir, davacı şirket bu malları deposunda tuttuğundan dolayı depo ücreti talep etmektedir, ancak söylediğim gibi davacı şirketin bu malları gümrük limanından kendi antreposuna taşımayıp gümrük limanında tasfiyenin sonuçlanmasını ve malın satılmasını beklemesi gerekirdi, bundan dolayı taraflar arasında uyuşmazlık çıktığını biliyorum," şeklinde beyanda bulunmuştur. Tanık .......... katıldığı oturumda beyanında; " ben davalı firmada çalışıyorum, mali işler müdürü olarak görev yapmaktayım, davaya konu sürecin içerisindeydim, yurt dışından bir malzeme ithal ettik, ...isimli Çinli şirket ile anlaştık, davacı firma bu firma ile anlaşarak malzememizi Türkiye gümrüğüne getirmişler, daha sonra davacı firma kendi deposuna götürdü malzemeleri, bizde ithalat işlemlerine başlayınca malzemelerin kusurlu olduğunu anladık, C belgesinden kaynaklı kusur olduğunu Gümrük Müdürlüğü söyledi ve biz de ithalatını gerçekleştiremedik, daha sonra malzeme Gümrük Müdürlüğüne ait bir tasfiyeye kalıyor, malzeme bizim malzememiz olmaktan çıkıyor, daha sonra biz bu durumu davacıya bildirdik, Gümrük Müdürlüğünün tasfiye kararına kadar olan tüm masrafların bize ait olduğunu bildirdik, bu ana kadar olan tüm masrafları da biz ödedik, aradan zaman geçince davacı fatura kesmeye başladı, bizde karşılıklı iade faturası kesiyoruz, mahkeme aşamasına geçtiğimiz halde hala fatura kesilmeye devam ediyor, Gümrük Müdürlüğüne de sorduğumda tasfiye kararı sonrası masrafların karşı tarafta olduğunu bizlere teyit etti, diyeceklerim bukadardır " şeklinde beyanda bulunmuştur. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, sunulan antrepo, ardiye ve depolama hizmeti karşılığında kesilen faturalardan kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Dava, davalının gümrükteki emtiasının idareye terki sonrasında davacı ile olan sözleşmesi kapsamında herhangi bir sorumluluğunun kalıp kalmadığı noktasında temerküz etmektedir. Yapılan incelemede anılan emtianın TSE denetiminden geçmesi cihetiyle davalı tarafından gümrüğe terk edildiği ve 01/03/2024 tarihinde tasfiye kararı verildiği, terk tarihinden sonra davalının emtia üzerinde tasarruf yetkisinin kalmadığı görülmüştür. İşbu tasfiyeden sonraki uyuşmazlık konusu faturalardan davalının sorumlu olmadığı kanaatiyle aşağıdaki şekilde davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gerekli 732,00 TL harcın peşin alınan 2.106,29 TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan 1.374,29 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan 10,00 TL ( posta gideri olmak üzere) yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine, 7-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.09/06/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/550, K. 2026/372, T. 09.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-550-e-2026-372-k-f4e1f54b7a4f