İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/452 E. 2026/469 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/452
- Karar No
- 2026/469
- Karar Tarihi
T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/452 KARAR NO: 2026/469
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : DAVACILAR :
VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/04/2025 KARAR TARİHİ : 14/07/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/08/2026
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle : Müvekkilleri ve davalı .... 'nın ... Taşımacılık Turizm Limited Şirketi adındaki seyahat acentesini işletmekte olduklarını, müvekkilleri ile davalı ... .'nın, şirketin ticaret sicil nezdinde birlikte müştereken yetkilisi ve müdürü olduğunu, davalı ... ..'nın, şirket ortaklığının gerektirdiği özen ve sorumluluklarını yerine getirmekten sürekli kaçındığını ve şirkete zarar veren davranışlar sergilediğini, davalının, sürekli olarak şirket hesabından şahsi hesabına para transferi yaptığını, daha sonrasında göndermiş olduğu miktarları iade etmediğini, şirketi ve müvekkilleri zarara uğrattığını, ayrıca davalının şirket ortaklığı sorumluluğu kapsamında; 278.738,90 TL, Vergi borçları, 13.204,32TL sgk prim borcu, 2.497,53TL İşsizlik ödeneği borçları olmak üzere toplam 294.440,75TL şirkete ödeme yapması gerekirken bu ödemeleri de yapmaktan kaçındığını, yapılan icra takibine itiraz ettiğini, üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeyerek şirketi zarara uğrattığını, neticede, arabulucuda uzlaşma sağlanamamış ve işbu davayı açma zorunluluğu doğduğunu, davalının , bütün mal varlığını oğluna devrettiğini, bu nedenle aradaki organik bağın tespiti için Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davalının veya birinci derece yakınlarının adına açılan tüm şirket bilgilerinin dosya mündericatına dahil edilmesini talep ettiklerini, davalının kastının söz konusu olduğunu; bilirkişi Raporuyla tespit edilecek tam zararın tazmininden sorumlu olduğunu, davalı ... ...'nın vermiş olduğu zarar dolayısıyla şirketin o tarihten sonra ticari faaliyetine devam edemediğini, atıl kaldığını, müvekkillerinin, önceliği ve talebinin davalı ... 'dan şirket borçlarının tahsili olduğunu, işbu davanın kabulü ile; bilirkişi raporuyla tespit edildikten sonra artırılıp Islah edilmek üzere 10.000TL (belirsiz alacak) zararın arabuluculuk son tutanak tarihinden başlamak üzere ticari faiziyle birlikte tazminine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle : taraflar arasında yürütülen ve işbu davada dava dilekçesinin eki olarak ibraz edilen Ankara Batı Arabuluculuk Bürosu'nun .... numaralı arabuluculuk dosyası kapsamında sadece dayaya konu SGK prim borcu, işsizlik ödeneği borcu ve vergi borcundan kaynaklanan talepler müzakere edildiğini, bu sebeple davacıların anılan talepler dışındaki tüm taleplerinin dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, yanı sıra davacı yanın herhangi bir nam ve ad altında alacağı bulunduğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte; dava dilekçesi muteviyatında talep edilen pek çok alacak kalemi bulunduğunu, Fakat davacı yan tarafından dava dilekçesinde tek bir müddeabih belirtildiğini, anılan alacak kalemlerinin her biri için ayrı ayrı talepte bulunulması, diğer bir deyişle anılan taleplerin kuruşlandırılması gerektiğini, Usule aykırı olarak tanzim edilen dava dilekçesinin bu hali ile hukuken kabulü mümkün olmadığını, söz konusu eksikliğin giderilmesi için davacı yana süre verilmesini aksi halde anılan alacak kalemleri bakımından davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacılar tarafından müvekkilin şirket hesaplarından şahsi hesabına para transferi yaptığı ve geri ödemediği, şirket ortaklığından kaynaklanan sorumluluğu kapsamında SGK prim borcu, işsizlik ödeneği borcu ve vergi borcundan kaynaklanan toplam 294.440,75-TL tutarı şirkete ödemesi gerektiğinden bahisle huzurdaki dava ikame edildiğini, mahkemenin de malumu olduğu üzere belirsiz alacak davası istisnai bir dava türü olduğunu, HMK'nın 107. Maddesinde de belirtilen hali ile davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabileceğini, davacıların hiçbir iddiasını kabul anlamına gelmemekle birlikte; müvekkilinden işbu dosya kapsamında talep edilen hem şirketten aktarıldığı iddia olunan tutar hem de dava dilekçesinde de açıkça tutarları belirtilen SGK prim borcu, işsizlik ödeneği borcu ve vergi borcundan kaynaklanan toplam tutarın Davacılar tarafından belirlenebilir nitelikte olduğunu, tüm bu sebeplerle huzurdaki davada alacak kalemlerinin belirlenebilir durumda olduğundan, belirsiz alacak davası olarak ikame edilen davanın usulden reddinin gerektiğini, davaya konu talepler hakkında zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, müvekkilinin şirket hesaplarından haksız ve mesnetsiz olarak şahsi hesaplarına para aktardığı ve geri ödemediğine ilişkin iddiaların doğru olmadığını, Müvekkilinin uzun yıllardır davacılar tarafından şirkete alınmadığını ve bu sebeple de şirket faliyetlerinde herhangi bir dahil olamadığını, yine bu sebeple müvekkilinin şirketin banka hesaplarına ulaşabilmesine de olanak olmadığını, müvekkilinin, şirketin SGK prim borcu, işsizlik ödeneği borcu ve vergi borçları sebebi ile şahsen sorumlu tutulmasının da hukuken mümkün olmadığını, davacılar tarafından söz konusu ödemelere ilişkin herhangi bir belge ibraz edilmediği gibi ödemelerin kimin tarafından yapıldığı da belirsiz olduğunu, müvekkiline gönderilen dava dilekçesinin 30/06/2025 tarihinde tebliğ edildiğini, dosya kapsamındaki ön inceleme duruşmasının ise 02.07.2025 tarihinde, müvekkilinin davaya cevap vermesi için öngörülen yasal süre dolmaksızın yapıldığını, ön inceleme duruşmasındaki dosya safahatına ilişkin tespitlerin hatalı olduğunu, kabulünün mümkün olmadığını, bu sebeple mahkemece ön inceleme duruşmasının tekraren yapılmasını talep etme zaruriyetinin hasıl olduğunu, davaya ilişkin cevap ve delillerinin kabulüne, hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazları doğrultusunda davanın usulden reddine, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilmesi mümkün olmadığından davanın usulden reddine, aktif husumet ehliyetine ilişkin itirazları doğrultusunda davanın usulden reddine, sair usuli itirazlar doğrultusunda davanın reddine, Ön inceleme duruşmasının tekraren yapılmasına, neticeten haksız ve mesnetsiz davanın usulden reddine, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin davacılar uhdesinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Davacı taraf dava dilekçesinin ekinde Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin ilanlarını sunmuştur. İlanlar .... San.Tic.Ltd.Şti...Asansör San. Tic. Ltd. Şti., ... Asansör Pazarlama A.Ş', ... Asansör İnşaat,....San. Tic.A.Ş.'nin kuruluş ilanını, .... Asansör Sanayi Tic. Ltd. Şti.'nin pay devri değişikliği ve müdürler ile yetkililerle ilgili ilanını içermektedir. 27.03.2024 tarihli duruşmada dosyanın mali müşavir ve rekabet alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmesine karar verilmiş olup 30.09.2024 tarihli bilirkişi raporu sunulmuştur. Raporda rekabet yasağı bakımından ticaret sicil gazetesinde yer alan sicil kayıtlarına göre davalılardan İlhan Karademir'in zarar gördüğü iddia edilen şirketin ortağı ve müdürlüğünü yaptığını, davalı şirketlerden .... Montaj San.Tic.Ltd.Şti. ve ...Asansör San. Tic. Ltd. Şti'nin kurucusu olduğu, davalılardan ....'in zarar gören şirketin ortağı olduğu, ortaklığı sırasında davalı şirketlerden .... Asansör İnşaat .... San. Tic.A.Ş.'nin kurucusu olduğu, bu şirketlerin faaliyet alanlarının zarar gördüğü iddia edilen şirket ile aynı olduğu,bu suretle rekabet yasağına aykırı davrandıkları, ancak bu hususların ... Asansör İnşaat Eğitim San. Tic.A.Ş.'nin ticari defterlerinin incelenmesi ile destekleneceği, görüş ve kanaatine varılmıştır. Tarafların kök rapora karşı itirazları üzerine 20.11.2024 tarihli duruşmada dosyanın ek rapor düzenlenmesi için bilirkişiye tevdi edilmesine karar verilmiş olup 14.03.2025 tarihinde ek rapor sunulmuştur. Ek raporda tarafların itirazlarına ilişkin olarak ayrı ayrı değerlendirme yapılmıştır ve kök rapordaki kanaati değiştirir bir durum oluşmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır. 18.10.2023 tarihli duruşmada tanık olarak dinlenen Serdar Karademir beyanında özetle: .... Asansör şirketini babasının kurduğunu, babasının ölümünden sonra şirketin müdürünün İlhan ve .... olduğunu, bu kişilerin diğer davalılar olan dört tane şirketi kurarak ana şirketin işlerini davalı şirketlere kaydırdığını, usulsuz işlemler yaptığını, ana şirketin kazancını azalttıklarını, ana şirkette yedi yıl boyunca yöneticilik yapması sebebiyle şirketin işleyişini iyi bir şekilde bildiğini, bilgi ve görgüsünün bundan ibaret olduğunu beyan etmiştir. 18.10.2023 tarihli duruşmada tanık olarak dinlenen Selçuk Karademir beyanında özetle: ...Asansör'de hem sigortalı olarak çalıştığını hem de bir dönem ortaklık yaptığını .... ve ....'ın diğer davalı şirketleri kurduklarını, ana şirketten ziyade diğer şirketlerin asansör işini yaptıklarını, ana şirketin sadece fabrika binasının kaldığını, kendisinin ortak olduğu dönemde İlhan Karademir'in aldığı işlerin büyük çoğunluğunun diğer şirketler üzerinde yaptığını,bilgi ve görgüsünün bundan ibaret olduğunu beyan etmiştir. 27.03.2024 tarihli duruşmada tanık olarak dinlenen.... beyanında özetle: Sekiz yıl boyunca .... Asansör Sanayi Tic. Ltd. Şti.'de çalıştığını, kendisinin çalıştığı dönemde ....'ın başka şirketlerle iş yaptığını görmediğini, diğer davalı şirketlerin ithalat ve ihracat işlemlerini kolaylaştırmak için ...'in bilgisi dahilinde kurulduğunu, asıl işlerin ise .... Asansör Sanayi Tic. Ltd. Şti. Üzerinde yapıldığını, bilgi ve görgüsünün bundan ibaret olduğunu beyan etmiştir. DELİLLER: Tarafların ticaret sicil dosyaları, 12/01/2026 tarihli bilirkişi raporu, 29/04/2026 tarihli ek bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı. GEREKÇE : Davanın şirket ortaklığından kaynaklanan alacak istemine ilişkin olduğu anlaşıldı. Arabuluculuk Tutanağının İncelenmesinde; Arabulucu ... tarafından başlatılan,.... nolu Arabuluculuk dosyasının 16.01.2025 tarihinde başladığı, 14.02.2025 tarihinde “Anlaşamama” ile sonlandığı görülmüştür. Ankara Ticaret Odası, Ticaret Sicili Müdürlüğünden gelen bilgilerin incelenmesinde; "... sayılı, Bilgi Talebi Hakkında konulu ve 06.05.2025 tarihli yazıda; Türk Ticaret Kanunu'na uygun olarak 3.8.2021 tarihinde tescil edilerek ilan olunduğu, şirket ana sözleşmesi madde 6. Sermaye Ve Pay Senetlerinin Nevi Şirketin sermayesi, beheri 1000,00 Türk Lirası değerinde 240 paya ayrılmış toplam 240.000,00 Türk Lirası değerindedir. -Beheri 1000,00 Türk Lirası değerinde 80 adet paya karşılık gelen 80.000,00 Türk Lirası ... tarafından nakdi, -Beheri 1000,00 Türk Lirası değerinde 80 adet paya karşılık gelen 80.000,00 Türk Lirası .... tarafından nakdi, -Beheri 1000,00 Türk Lirası değerinde 80 adet paya karşılık gelen 80.000,00 Türk Lirası ... tarafından nakdi, olarak taahhüt edilmiştir. nakden taahhüt edilen payların itibari değerleri, şirketin tescilini izleyen 24 ay içinde ödenecektir." şeklinde olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce alınan 12/01/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; kök raporda da açıklandığı üzere; davacılar ve davalının ortağı ile müşterek yetkileri bulunan .... Ltd.Şti.ne ait 2022 yılı Yevmiye Defterleri ve Kebir Defterleri ile Envanter Defterlerinin açılış tasdiklerinin yasal süreler dahilinde yaptırıldığı, ancak kapanış tasdikinin bulunmadığının görüldüğü, TTK. Mad. 85 ve HMK'nın 222/2 maddesine göre ticari davalarda delil olarak kabul edilebilme niteliğine sahip olup olmadığı hususunun mahkemeye ait olduğu, 2022 yılı Defter kayıtlarına göre resmi kurumlara olan borçların toplamının 606.216,71 TL olduğu, sorumluluk kısmında Ankara Ticari Sicil Kayıtlarında davacılar ve davalının birlikte müştereken temsile yetkili oldukları dolayısıyla toplam yasal yükümlülükler açısından da müşretek sorumlu olduklarının değerlendirildiği, 331.01.01 .... Hesabının yevmiye kayıtlarında 31.12.2022 tarih itibariyle hesabın 457.113,63 TL alacaklı olduğu, diğer bir ifadeyle davacı ......'nın .... şirketinden 457.113,63 TL alacaklı olduğu tespit edildiği, 331.01.02 ... Hesabının yevmiye kayıtları kayıtlarında 31.12.2022 tarih itibariyle hesabın 332.760,50 TL alacaklı olduğu, diğer bir ifadeyle davacı ...'ın 332.760,50 TL.... şirketinden alacaklı olduğunun tespit edildiği, 331.01.03 ... hesabının yevmiye kayıtlarında 31.12.2022 tarih itibariyle hesabın 316.747,98 TL Borçlu olduğu, diğer bir ifadeyle davalı ... 'nın .... şirketine 316.747,98 TL borçlu olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir. Mahkememizce alınan 29/04/2026 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; kök raporda da açıklandığı üzere; tarafların ortağı oldukları .... Ltd.Şti.nin muhasebe işlemlerini gerçekleştiren meslek mensubunun firmanın Vergi Dairesi tarafından re'sen kapatıldığını bilgisini aktardığı, ortakların sorumlu olup olmadıkları, sorumluluk tutarlarının 2022 yılı Defter kayıtlarına göre resmi kurumlara olan borçların toplamının 606.216,71 TL olduğu, sorumluluk kısmında Ankara Ticari Sicil Kayıtlarında davacılar ve davalının birlikte müştereken temsile yetkili oldukları dolayısıyla toplam yasal yükümlülükler açısından da müşretek sorumlu oldukları değerlendirildiği, kamu borçları olarak görünen tutarların gerçeği yansıtıp yansıtmadığı hususlarının tespitinin ise firmanın 2022 yılı defter kayıtları doğrultusunda tespit yapıldığı belirtilmiştir. Dosya incelendiğinde davacı tarafın talebinin şirket ortakları olan davalıların şirkete ödemesi gereken bedelin şirkete ödenmemesi nedeniyle açılan tazminat talebine ilişkin olduğu bu durumda bu talebin ancak şirket tarafından yapılabileceği davacıların şirket ortağı olarak ancak şirket yöneticilerinin tazminat talebinde bulunabileceği şirkete ait alacağın ancak şirket tüzel kişiliği tarafından talep edilebileceği anlaşıldığından davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın aktif husumet nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 732,00TL karar ve ilam harcının peşin alınan 615,40TL harç ile 5.236,73TL ıslah harcından mahsubu ile bakiye 5.120,13TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 4.600,00TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 4-Davalının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Dair, davacılar vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 14/07/2026
Başkan ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Üye ...e-imzalı Katip ... e-imzalı