İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/163 E. 2026/147 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/163
- Karar No
- 2026/147
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/163 Esas KARAR NO : 2026/147
DAVA : Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/07/2024 KARAR TARİHİ : 10/07/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/07/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkil, ... 18.11.1999 tarihinde kurulmuş olup İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde tescilli olduğunu, müvekkil şirket kurulduğu tarihten bu yana "..." ibaresini ticaret unvanı ve işletme adı olarak da kullandığını, ayrıca "..." ibaresi, müvekkil şirket adına ..... tarih, ... tescil numarası ile marka olarak Türk Patent Enstitüsünce tescil edildiğini, davalı, ..... ..... ... Mah. ... Sok. No:..... adresinde, müvekkil ile aynı tür ticari faaliyeti göstermekte olup ... unvanını kullandığını, davalı bu şekilde hareket ederek haksız bir şekilde müvekkil firmaya ait olan isim, logo ve sair ibareleri kullanmakta ve bazı sosyal medya mecralarında görsel paylaşımlarda bulunduğunu, müvekkile ait "..." ibaresinin tescillenen yazılma, söyleme şekli ve logo kullanımı bakımından, muhatap firmanın kullanmış olduğu yazılma, söyleme şekli ve logo kullanımı müvekkil şirket ile aynı alanda ticari faaliyet gösteren davalının firması müşterilerde kafa karışıklığına yol açacak şekilde benzerlik gösterdiğini, bu nedenle müvekkil şirket adına tescilli marka/ticaret unvanı/işletme adı olan “...” ibaresinin, davalının kullandığı; işaretin, mal veya ambalajı üzerine konulmasının. işareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesinin, işareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesinin, işaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılmasının, işareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılmasının, işaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılmasının, işaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesini, davalının tecavüz oluşturan işletme adı, tanıtıcı reklam, sosyal medya hesaplarındaki, ürünlerindeki ve diğer yerlerdeki “...” ibaresinin kaldırılmasına ve bunların imhasına karar verilmesini, verilecek kararın masrafı davalı taraftan alınmak suretiyle yayınlanmasına karar verilmesini, müvekkil şirketin uğradığı bu haksız tecavüz sebebiyle 500.000.00 TL manevi tazminatın zararların doğum tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, fazlaya ilişkin dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000.00 TL maddi tazminatın zararların doğum tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davanın yapısı gereği HMK Madde 107 gereği belirsiz alacak davası olarak görülmesine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi ile, davalı müvekkile ait firmanın ''...'' olduğu gözönüne alındığında davada bu firmanın taraf olarak gösterilmemesi nedeni ile davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davacı tarafın ''...'' ibareli tescilli markasını taklit ederek kullanıldığını iddia ettiği, davalı müvekkil şirkete ait ''... ...'' ibareli markanın iltibas yaratacak şekilde benzerlik bulunmadığını, davacı taraf ve davalı müvekkile ait firmanın satışını yapmakta olduğu ürünler birbirinden farklı olup, davacının müşterileri tarafından karıştırılması da mümkün olmadığını, bu nedenle davacının haksız ve hukuka aykırı olarak ikame ettiği işbu davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesini, davalı tarafından ''...'' ibaresinin kullanımının yasaklanması, kaldırılması, imhası, maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan davacıya ait ... tescil numaralı "..." ibareli ve ... tescil numaralı "...+... SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ." ibareli markaların sicil kayıtları celp olunmuştur. Dosya, davalının davacıya ait ... tescil numaralı markasından doğan haklarına ve ticaret unvanından doğan haklarına tecavüzünün bulunup bulunmadığı, maddi ve manevi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı, oluştuysa maddi tazminat miktarı hususlarında rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti ..... tarihli raporu ile, "davacı markaları ve ilgili kullanımlar ve kapsadıkları mal ve hizmetlerin benzer olarak nitelenebileceği, dava konusu marka ve tespit edilen kullanımlar arasında ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimaline sebebiyet verecek kadar benzerliğin var olduğu, ilgili kullanımların davacının marka hakkına tecavüz teşkil eder nitelikte olduğunun değerlendirilebileceği, tarafların davaya konu markayı şirket ünvanı olarak kullandıkları, spesifik bir ürün grubuna yönelik olmaması gerekçesiyle kar marjı belirlenerek tazminat hesabının yapılamadığı, Brüt Satış Karının tamamının markadan kaynaklı yoksun kalınan kar olarak nitelendirilemeyeceği, dolayısıyla SMK 151/2-b uyarınca yoksun kalınan kar hesaplanamadığı, maddi tazminata ilişkin takdirin BK 50.madde hükmü uyarınca Mahkemeye ait olacağı, davalı yana ait ... şeklindeki ticaret unvanının 6769 sayılı yasanın 7/3-e hükmü kapsamında ticaret unvanının terkini koşullarının oluştuğu" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir. Dosya, davacı ve davalı tarafın bilirkişi raporuna itirazları kapsamında heyete sektör bilirkişisi de eklenmek suretiyle taraf itirazlarının ayrı ayrı değerlendirilmek suretiyle ve tazminat hesabının yeninden değerlendirilmesi için bilirkişiden ek ve kök rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti ... tarihli ek raporu ile, "kök raporda yer alan görüş ve kanaatlerin devam ettiği" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir. Dava, davalının davacıya ait ... tescil numaralı markasından doğan haklarına tecavüzün tespiti, davalının ticaret unvanının terkini ile maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Markaya Tecavüz Yönünden Yapılan Değerlendirmede; Bilirkişi heyetinin 16/01/2026 tarihli raporunda değerlendirildiği üzere; Marka hakkına tecavüz sayılan haller, 6769 sayılı SMK’nın 7. Maddesine de atıf yapılmak suretiyle 29.Maddede düzenlenmiştir. 7.maddede “marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları” başlığı altında marka sahibinin yasaklayabileceği fiiller sıralanmakta, 29.maddede ise “marka hakkında tecavüz sayılan fiiller” düzenlenmiştir. Somut olayda, TPMK kayıtlarında davacı ... adına tescilli ... başvuru numaralı ... başvuru ve .... tescil tarihli, “...” markasının 24. sınıfında “Kumaşlar.” emtialarında olduğu ; ... başvuru numaralı .... başvuru ve ... tescil tarihli, “..... ... san. ve tic. ltd. şti.” ibaresini ve görselini ihtiva eden markanın Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ’in 24.sınıfında “Kumaşlar.” emtialarında olduğu tespit edilmiş olup, bilirkişi heyetince iş yerinde yapılan tespitte davalıya ait iş yerinde ... ve ... ... unsurlarını ihtiva eder kartela etiketi olarak ifade edilebilecek kartonlar tespit edildiği, işyeri tabelası üzerinde ... unsurunun evvelce var olduğu, ilgili kelime harflerinin söküldüğü, ancak kelimenin sökülmüş olduğu hali ile de dikkatli inceleme ile okunabildiği, işletmenin toptan dokuma kumaşı satışı ile ilgilendiği / ticari faaliyet gösterdiği, iş yerindeki ürünler üzerinde tespite konu markanın olmadığı görülmüş olup, bilirkişi heyeti tarafından yapılan inceleme ve değerlendirmede davalıya ait ...” şeklindeki ticaret unvanı kullanımına yer verildiği, ayrıyeten iş yerinde davalı yan kullanımlarının bir kısmında ... ibaresi ile birlikte ... kelimelerinin de yer aldığı kullanımların bulunduğu, davacının ... başvuru numaralı markasında ... ibaresi birleşik halde “...” şeklinde yazılmış olup ... başvuru numaralı markası ise universal ... san. ve tic. ltd. şti. kelime unsurundan oluşup marka görselinde ... ibaresi diğer ibarelere nazaran daha büyük puntolarla yazılarak öne çıkarıldığı, davalı yanın markasal kullanımlarında ve davacı yana ait markalarda müştereken yer alan "..." unsurunun dışında davalı yanın kullanımlarında yer alan ... unsurları hem müşterek unsura nazaran çok daha küçük puntolar ile kullanımda yerini almış, hem de ihtiva ettiği genel anlam itibari ile kullanımları davacı markalarından uzaklaştırmaya yeterli olmadığı değerlendirilmiştir. Davalı yanın tespit edilen diğer kullanımları ise ... ibaresi ile birlikte ... kelimelerini ihtiva etmektedir. ... ibaresi ... ibaresinin sağ altında daha küçük puntolarla yazıldığı ve şekil unsurunun yer aldığı, davacıya ait “...” ibareli marka, davalı yanın “... ...” şeklindeki ticaret unvanında, ... ... ibareli ve logolu kullanımlarda esas unsur olarak aynen yer aldığı tespit edilmiştir. Davalının söz konusu kullanımlarında yer alan diğer ibarelerin davalının adı soyadı olması veya ... ibaresine nazaran daha küçük boyutlarda yazılmış olması nedeniyle tali nitelikte olduğu, söz konusu farklılıkların kullanımları davacı markalarından uzaklaştırmaya yeterli olmadığı değerlendirilmekle davalının ticaret unvanı kullanımları ve tespit işleminin gerçekleştirildiği mahalde tespit edilen kullanımlar ile davacıya ait markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimalinin var olduğunun kabulü gerekmiştir. Davalı tarafın Ticaret Sicil Gazetesinde işletme konusunun Kumaş Toptan Alım Satımı şeklinde belirtildiği ve tespit talep edilen mahalde gerçekleştirilen incelemelerde tespit edildiği üzere söz konusu kullanımların davacı markalarının tescilli olduğu 24.sınıftaki “.....” mallarının toptan satışı hizmetleri üzerinde gerçekleştiği, dolayısıyla kullanımların gerçekleştiği hizmetler ile davacı markalarının tescilli olduğu emtiaların benzer olduğu değerlendirilmektedir. Hal böyle iken davacı markaları ve ilgili kullanımlar ve kapsadıkları mal ve hizmetlerin benzer olarak nitelenebileceği, dava konusu marka ve tespit edilen kullanımlar arasında ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimaline sebebiyet verecek kadar benzerliğin var olduğu, ilgili kullanımların davacının marka hakkına tecavüz teşkil eder nitelikte olduğunun değerlendirilebileceği kanaatine varılmıştır.
Davalının ticaret unvanında yer alan kullanımları ile ilgili olarak yapılan değerlendirmede; tescilli ticaret unvanı sahibi, kendi ticaret unvanı ile karıştırılabilecek ticaret unvanlarının tescili halinde, ilgili unvanların terkinini talep etme hakkını ve yetkisini haiz olduğundan davacının bu talebinin yerinde olduğu ve 6769 sayılı yasanın 7/3-e hükmü çerçevesinde marka sahibi “İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılmasını” yasaklayabilir hükmü karşısında davalıya ait ticaret unvanı ile ilgili olarak .... tarihli .... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde yer alan ilan incelendiğinde ... sicil numaralı ... unvanlı firmanın ....tarihinde tescil edildiği görülmüş, davalı yanın ... şeklindeki ticaret unvanı ... ibaresi ile birlikte davalının adı ve soyadı olan ... kelimelerini de ihtiva etmekte olduğu, Davacının ... başvuru numaralı markasında ... ibaresi birleşik halde “...” şeklinde yazılmış olup ... başvuru numaralı markası ise universal ... san. ve tic. ltd. şti. kelime unsurundan oluşup marka görselinde ... ibaresi diğer ibarelere nazaran daha büyük puntolarla yazılarak öne çıkarıldığı, davacı yanın ticaret unvanı da ... SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ şeklinde olup esas unsuru ... şeklinde olduğu görülmüştür.
Davacıya ait “...” ibareli marka, davalı yanın “... ...” şeklindeki ticaret unvanında esas unsur olarak aynen yer almaktadır. Davalının söz konusu kullanımlarında yer alan diğer ibarelerin davalının adı soyadından ibaret olması nedeniyle tali nitelikte olduğu değerlendirilmekle davalının ticaret unvanı ile davacının ticaret unvanı ve markasının benzer olduğu hukuki sonuç ve kanaatine varılmıştır. Yine davalı yana ait ticaret unvanında yer verilen ... unsurunun davacının tescilli markasının asli unsuru olduğu göz önünde bulundurulduğunda, yine davalı yana ait ticaret unvanının amaç ve konu içeriklerinin davacı yana ait markaların tescilli olduğu sınıflar İle örtüşüyor olması nedeni ile davalı yana ait ... şeklindeki ticaret unvanının 6769 sayılı yasanın 7/3-e hükmü kapsamında ticaret unvanının terkini koşullarının oluştuğunun kabulü gerekmiştir. Mali yönden yapılan incelemede, somut olayda bir tasarım ürün söz konusu olmadığını, şirket ünvanı olarak marka unsurunun kullanımının olduğu, bu nedenle kar marjı belirleyerek davaya konu satışlara uygulanması yoluyla yoksun kalınan karın hesaplanması mümkün olmadığı, ancak brüt satışların tamamının da yoksun kalınan kar olarak nitelendirilemeyeceği bilirkişilerce tespit edilmiş olup, yapılan hesaplamaların mevcut delil durumuna göre tam ve eksiksiz bir hesaplama mümkün olamadığı anlaşıldığından tecavüz fiilinin ağırlığının, derecesi, süresi, boyutu ve davacının uğradığı zarar, tarafların ticari hacimleri ve somut olayın özellikleri hep birlikte nazara alınarak TBK 50-51.gereği takdiren 10.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. Yine ihlal edilen hakkın boyutu, süresi, davalının kusurunun derecesi ve tarafların mali durumları nazara alınarak 10.000,00 TL manevi tazminatın yeterli ve dengeleyici olacağı kanaatine ulaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜ K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1- Davacının davasının kabulü ile;
-Davalının, davacının markasından doğan haklarına tecavüz oluşturan işletme adı, tanıtıcı reklam, sosyal medya hesaplarında, kartelalarında "..." ibaresinin kaldırılmasına ve bu nitelikteki ürünlerin masrafı davalı tarafından karşılanmak üzere imhasına, somut olayla uyumlu olmayan sair taleplerin reddine, -Davalıya ait "..." ticaret unvanından "..." ibaresinin terkinine, -Davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile; BK 50-51. madde kapsamında 10.000 TL maddi tazminatın ve 10.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
-Hüküm özetinin tirajı en yüksek ulusal çapta yayın yapan 3 gazeteden birinde masrafı davalı yandan alınmak suretiyle ilanına, 2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen tecavüz davası yönünden 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen ticaret unvanının terkini davası yönünden 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen maddi tazminat davası yönünden 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen manevi tazminat davası yönünden 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 32.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 625,00 TL tebligat/posta masrafı olmak üzere toplam 32.625,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 855,20 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Kalan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliyesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/07/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim .... ¸e-imzalıdır