Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5922 E. 2026/3269 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5922
- Karar No
- 2026/3269
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/602 E., 2025/1722 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/237 E., 2023/298 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin organizasyon işiyle uğraşmakta olup davalı Belediyenin talepleri doğrultusunda farklı tarihlerde hizmetler sunduğunu ancak ödemeleri alamadığını, başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek; itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davanın husumetten reddi gerektiğini, dava dilekçesinde sıralanan hizmetlerin satın alınmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı davalıya mal ve hizmet sattığını yazılı belge veya usulüne uygun ticari kayıtları ile ispatlaması gerektiği, teslim tutanaklarında isimleri geçen kişillerin belediye çalışanı olmalarına rağmen söz konusu malların bir faturasının bulunmaması nedeniyle davacı tarafça davalıya satımı yapılmış mallar olarak kabul edilemeceği, davacının yemin deliline de dayandığı ve davalı tarafın da usulüne uygun olarak yemini eda ettiği, davacının delil listesinde 7 kalem halinde yazmış olduğu mal ve hizmetlerin davacı tarafından davalıya satıldığının usulüne uygun olarak ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf başvuru nedenlerinin yerinde olmadığı, yeminin usulüne uygun olarak eda ettirildiği gerekçesiyle, başvurunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; yetkisiz kişinin yemin ettiğini, davaya konu malların davalıya teslim edildiğini, buna ilişkin teslim tutanaklarında imzası olan davalı çalışanlarının da bu hususu kabul ettiğini, fatura düzenlenmemiş olmasının olsa olsa özel usulsüzlük cezası kapsamında değerlendirilebileceğini ancak malların teslim edilmediğini göstermeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 1. Davacı tarafın dilekçesinde ileri sürdüğü davalıya sunulan hizmetler ve mal teslimlerine ilişkin tutanakların altının davalı ... çalışanları ... ., ... . ve ... . tarafından imzalandığı, ayrıca bu kişilerin tanık olarak beyanlarında imzaların kendilerine ait olduğunu, tutanaklarda belirtilen mal ve hizmetleri teslim aldıklarını da kabul ettiği, yine buzdolabı, klima, bilgisayar gibi cihazların davacı tarafça satın alınarak davalı belediyenin şantiye alanına teslim edildiği, bir kısım tutanaklarda teslim eden kısmında adı ve imzası bulunan ... .nin bu teslimatları davacının talimatı doğrultusunda davacı adına yaptığını kabul ettiği, fatura düzenlenmemiş olmasının alacağın tahsilini talep etme imkanını ortadan kaldırmayacağı, yemini ispat yükü kendisine düşen tarafın teklif edebileceği, davacının alacağını dosyada yer alan diğer belgelerle ispat ettiği, bu durumda teklif edilen ve eda edilen yeminin hükümsüz olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan kararın bozulmasına karar verilmiştir. 2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 233/4 maddesi; ''Sonra "Size sorulan sorular hakkında, gerçeğe uygun cevap vereceğinize ve hiçbir şey saklamayacağınıza namusunuz, şerefiniz ve kutsal saydığınız bütün inanç ve değerler üzerine yemin eder misiniz?" diye sorar. O kimse de "Bana sorulan sorular hakkında gerçeğe uygun cevap vereceğime ve hiçbir şey saklamayacağıma namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum." demekle yemin eda edilmiş sayılır.'' şeklindedir. Kabule göre de Mahkemece davalı tarafa yemin eder misiniz diye sorulduktan sonra davalı temsilcisinin yemin ettiğine dair beyanı tutanağa işlenmeden dava konusu olaya ilişkin beyanlarının alındığı, yeminin şeklinin HMK'nın 233/4 maddesine uygun olmadığı anlaşılmış ancak karar yukarıda 1. bentte yer alan gerekçelerle bozulduğundan bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacının istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi Kararının HMK'nın 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.