Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/6062 E. 2026/3272 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6062
- Karar No
- 2026/3272
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1230 E., 2025/1615 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/318 E., 2025/283 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin ... Eczanesinin mesul müdürü ve sahibi olduğunu, davalı Kurumun müvekkili hakkında 2016 yılı Protokolünün (5.3.10) maddesi hükmüne göre 3 adet reçeteyi sahte olarak düzenlediği gerekçesiyle 107.651,70 TL cezai şart ile Protokolün (4.3.6.) maddesi gereği 10.765,17 TL ilaç bedeli, (5.3.5) maddesi hükmüne göre 2 adet reçetedeki ilaçları ilacı alan kişiye veya sahibine teslim etmediği gerekçesiyle, 4.965,30 TL cezai şart ve (4.3.6) maddesi hükmüne göre de 2.482,65 TL'lik ilaç bedelinin tahsiline ve uyarılmasına karar verildiğini, kararın iptali gerektiğini ileri sürerek; kurum zararı ve cezai şarta ilişkin muarazanın men'ine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı, davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; sahte reçete ile ilaç verildiği iddia edilen bir kısım kişilerin vefat etmesi nedeni ile ceza mahkemesinde dinlenemediği, dinlenen ... .nin davacının iddiasını destekler mahiyette beyanda bulunduğu, gerek ceza dosyası kapsamında gerek dosya kapsamında davacının sahte reçete ile ilaç verdiğine dair davacı Kurum tarafından tesis edilen işlemin yerinde olduğu yönünde bir delil olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile Kurum işleminin iptaline karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının dava konusu reçeteler yönünden sahte olarak düzenlendiği iddiasıyla Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandığı, bahse konu yargılamada beraat kararı verildiği, bu kararın gerekçesinde davacının herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığının tespit edildiği, Mahkemece işin esası yönünden yapılan değerlendirmede de davacının iddia edilen bu sahte reçeteler yönünden bir sorumluluğunun bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle, başvurunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; sahte reçete ile ilaç verildiği iddia edilen bir kısım kişilerin vefat etmesi nedeni ile ceza mahkemesinde dinlenemediğinin açıkça belirtilmesine rağmen ispat edilemeyen davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, dosyada alınan raporların eksik incelemeye dayalı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı Kurum tarafından yaratıldığı ileri sürülen muarazanın meni istemine ilişkindir. Davalı Kurum tarafından; davacı hakkında ... . isimli hastaya ait 26.01.20 12... .01.2012 tarihli iki adet, ... . İsimli hastaya ait 01.02.2012 tarihli 1 adet sahte olarak düzenlenen reçetenin Kuruma fatura edilmesi, ... . isimli hastaya ait 20.01.20 12... .09.2012 tarihli 2 adet reçetedeki ilaçların ise reçete sahibi veya yakınına teslim edilmediği gerekçesiyle cezai şart ihdas edilmiş ve reçete bedellerinin iadesi ile eczacının uyarılmasına karar verilmiştir. 1. Davacının kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan Antalya 5.Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/320 E. sayılı dosyasında sanık olarak yargılandığı, Mahkemece yapılan yargılama sonunda; sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit görülmediğinden beraatine karar verildiği ve kararın istinaf aşamasından geçerek kesinleştiği, ancak hukuk hâkiminin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi uyarınca ceza mahkemesinde verilen beraat kararı ile bağlı olmadığı, mahkumiyet ve tespit edilen maddi olgularla bağlı olduğu anlaşılmaktadır. Davacının Kuruma sahte reçete faturalandırması nedeniyle 2016 yılı protokolünün (5.3.10.) maddesi uyarınca uygulanan 107.651,70 TL cezai şart tahsili ve uyarı işleminin iptaline karar verilmiş olmasının yerinde olduğu, zira davacı eczacı ya da çalışanlarınca Kurumu zarara uğratmak amacıyla kasıtlı olarak Kuruma sahte reçete fatura edildiğinin ispatlanamadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. Her ne kadar, davacı eczacı veya eczane çalışanları sahte reçete düzenlenmesi eylemine karışmamış veya Kurumu zarara uğratmak amacıyla sahte olduğunu bildiği reçeteyi Kuruma faturalandırmamışsa da, söz konusu reçetelerdeki ilaçların teslim edildiği kişinin 5510 sayılı Kanun'un 67/3, 71/1 ve 103/2. maddeleri, SUT’un (1.6.) maddesi ile 2016 yılı Protokolünün (3.2.2) maddesi uyarınca eczacı veya çalışanları tarafından kimlik kontrolünün yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda eczacı tarafından, taraflar arasındaki Protokol hükümlerinin ihlal edildiği sabittir. Ayrıca sorumluluğunda olmayan reçetelerle ilgili davacının, davalı Kurumdan reçete bedelini tahsil etmesi mümkün değildir. Aksi halde reçete bedellerinden sorumlu olmayan Kuruma külfet yüklenmiş olacaktır. Davacı reçete bedelini ancak sahtecilik yapan kişilerden isteyebilir. Üçüncü kişilerin suç teşkil eden eylem ve fiillerinden davalı kurum sorumlu tutulamaz.
Davaya konu olayda sahte olduğu iddia edilen bir adet reçete sahibi ... . ilaçların kendisine teslim edildiğini beyan etmiş, diğer reçete sahipleri ise vefat ettiğinden ceza yargılaması ve eldeki davada dinlenememiş olup; beyanı alınamayan ... . isimli hastaya ait iki adet sahte reçete yönünden hastanın Kurumda alınan ifadesi doğrultusunda, Kurumun Protokolün (4.3.6.) maddesinde yer alan hüküm uyarınca sahte reçetelere ilişkin yersiz ödemelerini geri isteme hakkı olduğu kabul edilerek, davacının bu hastaya ait 2 adet sahte reçete bedellerinin tahsili işleminin iptali talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, aksi düşünceyle işlemin tümden iptaline karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. 3. Yine hasta veya yakınına teslim edilmediği iddia olunan iki adet reçetenin sahibi ... vefat etmiş olması sebebiyle ceza yargılamasında ve eldeki davada dinlenemediği gözetilerek, bu reçeteler yönünden Kurumda verdiği ifadesinin esas alınması ve davacı hakkında Protokolün (5.3.5) maddesi hükmüne göre 2 adet reçetedeki ilaçları ilacı alan kişiye veya sahibine teslim etmediği gerekçesiyle uygulanan 4.965,30 TL cezai şart ve (4.3.6) maddesi hükmüne göre de 2.482,65 TL'lik ilaç bedelinin tahsili işleminin iptaline yönelik talebin reddine karar verilmesi gerekirken, aksi düşünceyle işlemin tümden iptaline karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalının istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi Kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.