İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/74 E. 2026/419 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/74
- Karar No
- 2026/419
- Karar Tarihi
T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2026/74 Esas KARAR NO : 2026/419
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ..... DAVALI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ...... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/03/2022 KARAR TARİHİ : 19/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili 08/03/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle, davacı ile davalı arasında gerçekleşen ticari ilişki nedeniyle davalıya e-faturalar düzenlendiğini, faturalara itiraz edilmemesine rağmen fatura bedellerinin ödenmediğini, davacı şirketin diğer 2 grup içi şirketinin de davalıdan alacaklı olduğunu, alacağın tahsili için ... 5. İcra müdürlüğünün 2021/14343 E. sayılı dosyasından takip başlatıldığını, ancak davalının haksız itirazıyla takibin durduğunu, asıl alacağa TTK m.1530'a göre faiz işletilmesi gerektiğini belirtmiş, davalının icra takibine vaki itirazının iptaline takibin devamına, takip alacağının % 20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili 05/04/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle, davalının, davacı şirketin ortaklarından ....'yı tanıdığını ve bu kişiyle iş yaptığını, davacı şirketle ise bir ticari ilişkisinin olmadığını, yapılan ticaret sonrasında....'nın ortağı olduğu davacı şirketin davalıya; 30.04.2021 tarihli 1948 nolu 23.423,00 TL, 02.08.2021 tarihli 1969 nolu 4.104,00 TL, 30.07.2022 tarihli 1949 nolu 3.408,85 TL bedelli 3 faturayı... A.Ş.'nin de 18.08.2021 tarihli 619 nolu 17.312,16 TL bedelli faturayı düzenlediğini, faturalar karşılığında davalının ...'nın .... nolu hesabına 08.10.2021 tarihinde 42.500,00 TL, kardeşi İlhami Mintemur'un da 7.500,00 TL havale ettiğini, fatura ve ödemeler gözönüne alındığında davalının alacaklı olduğunu, bunun dışında fatura düzenlenmediğini, davalıya bildirilmediğini, davalı şirket defterlerinin incelenmesiyle gerçeğin ortaya çıkacağını, takipte talep edilen faizin haksız olduğunu bildirmiş davanın reddini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, "Davacı ile davalı arasındaki ticari ilişki nedeniyle davacı tarafından düzenlenen satım bedeli faturalarının ödenmediği iddiası ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, davalı tarafından davacının düzenlediği 3 adet fatura ile.... AŞ tarafından düzenlenen 1 adet fatura bedelinin ödendiği, diğer fatura içeriği malların teslim edilmediği savunmasında bulunulduğu" istemine ilişkindir. Talep, cevap, faturalar, BA/BS formları, ticari defterler, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün yazı cevabı, bila tarihli bilirkişi raporu, ... 5.İcra Müdürlüğü'nün 2021/14343 Esas sayılı icra takip dosyası ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dosyada mevcut bila tarihli bilirkişi raporunda, asıl alacak talebi yönünden; KDV dahil toplamı 68.265,57 TL olan dava konusu 7 faturadan; KDV dahil toplamı 30.935,85 TL olan 1, 2, 4 no'lu e-faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olduğunu, davalı vekilince de kabul edildiğini, KDV dahil toplamı 37.329,72 TL olan 3, 5, 6, 7 nolu e-faturaların ise davalı defterlerinde kayıtlı olmadığını, davalı vekilinin kabulünde de olmadığını, bu faturalar içeriği mal ve hizmetin davalıya eksiksiz teslim edildiği hususunun dosya kapsamında tespit edilemediğini, bununla birlikte bu faturaların her birinde "e-arşiv izni kapsamında elektronik ortamda iletilmiştir. İrsaliye yerine geçer" ifadelerine yer verildiğini, bu e-faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olan önceki e-faturalar gibi, e-posta olarak davalıya iletildiğini, buna karşılık faturalara davalı tarafça süresinde yapılmış bir itirazın dosyada görülmediğini, mahkemece bu 4 fatura içeriği mal ve hizmetin de eksiksiz teslim edildiği kabul edilecekse, davacının dava konusu 7 fatura nedeniyle 68.265,57 TL, aksi durumda 30.935,85 TL alacaklı olacağını, bunun karşılığında davalı tarafça davacı şirketin ortağı olan ...'nın şahsi banka hesabına toplamda 50.000,00 TL havale edildiğini, bu aşamada ödemelerin dava konusu 7 fatura karşılığında yapıldığına dair mali yönden bir tespitte bulunulamadığını, davacının asıl alacak talebinin 68.265,57 TL olduğunu, işlemiş faiz talebi yönünden; davacı vekilinin asıl alacağa TTK m.1530 kapsamında toplam 2.414,84 TL işlemiş faiz talep ettiğini, hukuki nitelikteki temerrüt, temerrüt başlangıcı ve uygulanacak faiz oranının belirlenmesinde takdirin mahkemeye ait olduğunu, bununla birlikte talep doğrultusunda TTK m.1530 kapsamında takip tarihine kadar faiz hesabı yapılması gerekecekse, davacının dava konusu 7 faturadan toplamda 2.091,44 TL işlemiş faiz alacağı olduğu hesap edildiği yönünde görüş ve hesaplamaları içeren rapor sunduğu anlaşılmıştır. Yukarıda içeriği açıklanan hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporu dikkate alındığında, mahkememizce taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında KDV dahil toplamı 37.329,72 TL olan 3, 5, 6, 7 nolu e-faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı gibi davalının da kabulünde olmadığı ancak bu faturaların her birinde "e-arşiv izni kapsamında elektronik ortamda iletilmiştir. İrsaliye yerine geçer" ifadelerine yer verildiği, bu e-faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olan önceki e-faturalar gibi, e-posta olarak davalıya iletildiği ayrıca bu faturalara davalı tarafça süresinde yapılmış bir itirazın dosyada görülmediği tespit edilmekle, mahkememizce bu 4 fatura içeriği mal ve hizmetin de davalıya eksiksiz teslim edildiği ciheti ile haklı davanın kabulüne dair mahkememizce 03/02/2023 tarihinde karar verilmiştir. Verilen bu karara karşı gidilen yasa yolu incelemesi neticesinde mahkememiz kararı, ... Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nin 19/12/2025 tarih ve 2023/1061 Esas, 2025/1607 Karar sayılı ilamı ile ".... Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun incelenmesinden, davacı kayıtlarında davacı yanın takip tarihi itibariyle davalıdan olan dava konusu 7 faturadan 68.265,57 TL alacaklı olduğu, davalı yanın ticari kayıtlarında, dava konusu 7 faturadan KDV dahil toplamı 30.935,85 TL olan 1, 2, 4 no'lu e-faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, KDV dahil toplamı 37.329,72 TL olan 3, 5, 6, 7 nolu e-faturaların ise davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı bildirilmiştir. Dosya kapsamında davacı yanca davalı tarafından kabul edilmeyen ve ticari kayıtlarında yer almayan KDV dahil toplamı 37.329,72 TL olan 3, 5, 6, 7 nolu e-faturalara konu malların teslim edildiğine dair herhangi bir delil ibraz edilememiş olup, mahkemece bu faturalar yönünden teslim olgusunun ispat edildiğinin kabulü doğru değildir. TMK.'nun 6.maddesi gereğince "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." hükmü getirilmiştir. Dosya kapsamında davacı tarafın teslim olgusunu yazılı delilerle kanıtlayamadığı görülmektedir. Ancak dava dilekçesi incelendiğinde davacının aynı zamanda yemin deliline de dayandığı anlaşılmaktadır. Bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf o vakıayı başka delillerle ispat edemezse diğer tarafa yemin teklif eder. Yemin teklifini ispat yükü kendisine düşen taraf yapar. Yemin teklifine dayanan taraf bunu dava dilekçesinde veya cevap dilekçesinde açıkça belirtmesi gerekir. Mahkeme ancak bu halde (dava dilekçesinde veya cevap lahiyasında yemin deliline dayanıldığının bildirilmesi halinde) yemin teklifini hatırlatmakla yükümlüdür. Kendisine yemin teklif edilen taraf, yemin teklifinin kabulünden sonra, usulüne uygun biçimde (HMK m. 233) yemin eder ise, yemin teklif eden tarafın iddia ettiği vakıanın mevcut olmadığı kesin delil ile ispat edilmiş olur. Yemin teklif eden taraf, bundan sonra iddiasını ispat için başkaca delil gösteremez.Açıklanan bu nedenlerle mahkemece; davacının yemin deliline de dayandığı dikkate alınarak, yukarıda bahsedilen KDV dahil toplamı 37.329,72 TL olan 3, 5, 6, 7 nolu e-faturalara konu malların teslim edildiğine dair davacıya karşı tarafa yönelik olarak yemin teklif etme hakkı hatırlatılmadan, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. Davalı yanca kendisi ve kardeşi tarafından kabul edilen faturalar yönünden davacı şirketin ortağı olan Serkan Çayırlı'nın şahsi banka hesabına toplamda 50.000,00 TL havale edildiği bildirilerek ödeme iddiasında bulunulmuş olup, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda havale dekontları üzerinde yer alan açıklamalarda belirtilmek suretiyle ödemelerin davacı kayıtlarında yer almadığı, davacı şirketin %45 hissedarı olan .... hesabına yapılan ödemelerin faturalara yönelik yapıldığına dair mali bir değerlendirme yapılamadığı ifade edilmiş ve takdir mahkemeye bırakıldığı halde mahkemece ödeme iddialarına yönelik davalı savunmalarının da karar yerinde tartışılmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda, davacının yemin teklif etme hakkının hatırlatılması ve davalı yanın ödeme belgeleri üzerinde durulması suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, ... " gerekçesi ile kesin olarak kaldırılmıştır. İstinaf kaldırma kararı sonrasında yukarıda yazılı esas numarasına kaydı yapılan işbu dosyanın yürütülen yargılaması kapsamında; takibe dayanak faturalardan davalı defterinde kayıtlı olmadığı tespit edilen 3-5-6 ve 7 no'lu faturalara ( 37.329,72 TL) konu malların teslimi olgusunun ispatı için davacıya yemin teklif edilmiştir. Davacı tarafından sunulan yemin metni davalıya tebliğ edilmiş ve davalı duruşmada yemini eda etmiştir. Bu nedenle, davalı ticari ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı tespit edilen yemine konu tutarı 37.329,72 TL tutarında olan 3-5-6 ve 7 no'lu faturalara konu malların davalıya teslim olgusu ispatlanamadığı için bu faturalar bedeli daha önce kabul edilen fatura bedeli tutarları olan 68.265,57 TL'den düşülerek davanın 30.935,85 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir. 50.000,00 TL'lik ödeme iddiası anlamında ise bu ödemenin davacı şirkete yapılmaması ve dava konusuna ilişkin olmayıp ödeme yapılan taraflar arasındaki başka bir ticari ilişki anlamında yapıldığı sonucuna varılması nedeni ile dava konusu takibe dayanak faturalara istinaden ödendiği hususunun ispatlanamadığı kanaatine varılarak, bu ödeme tutarı işbu dava dosyası anlamında dikkate alınmamış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile ... 5.İcra Müdürlüğü’nün 2021/14343 E. sayılı dosyasına yapılan itirazın 30.935,85 TL üzerinden iptaline, takibin bu miktar üzerinden takip talebindeki koşullar ile kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Hükmolunan alacak tutarı olan 30.935,85 TL ‘nin %20'si üzerinden hesaplanan 6.187,17 TL icra-inkar tazminatının İİK-67/2.madde uyarınca davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Talep olmadığından davalı lehine İİK-67/2.madde uyarınca reddedilen alacağın %20'si oranında tazminata hükmedilmesine yer olmadığına, 4-Alınması gerekli 2.113,22-TL harçtan peşin alınan 853.65-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.259,57- TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-Bu dava kapsamında davacı tarafından yapılan 427,00-TL tebligat ve müzekkere gideri, 427,00-TL Peşin Harç, 80,70-TL Başvuru harcı ve 11,50-TL Vekalet harcı, 1.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.446,20-TL yargılama giderinin HMK 326/2 m gereğince red/kabul oranı gözetilerek 1.070,66-TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan 1.375,54-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı kendisini vekil temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanıp takdir edilen 30.935,85- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini vekil temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanıp takdir edilen 37.329,72-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. Maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul red oranına göre 577,74-TL'sinin davalıdan, 742,26-TL' sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 9-Kullanılmayan gider avansı var ise hükmün kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/06/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır