İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/822 E. 2026/95 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/822
- Karar No
- 2026/95
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/822 Esas - 2026/95 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/822 Esas KARAR NO : 2026/95
.... DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 30/10/2024 KARAR TARİHİ : 16/02/2026 KARAR Y.TARİHİ : 18/02/2026 Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davanın yapılan açık yargılaması sonucunda aşağıdaki hüküm kurulmuştur. I-İDDİALAR Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile .... düzenlendiğini, söz konusu sözleşme; davalı/borçlu (....), ile müvekkilinin şirketi arasında, müşterinin mal ve hizmet satışlarından doğan alacak haklarının temlik yoluyla müvekkilinin şirketine devredilmesi hususundaki esasları içerdiğini, bu sözleşmenin borçlu/davalı şirket yetkilisi ... tarafından imzalandığını, söz konusu sözleşme kapsamında 30/10/2023 tarihinde davalı .... numaralı faturada düzenlenmiş olan alacağın devrini düzenleyen 29/01/2024 vade tarihli ve 98.741,33 TL temlik tutarında temlik belgesi düzenlendiğini ve imza altına alındığını, temlik edilen alacak borçlu tarafından vadesi gelmesine rağmen tamamının ödenmediğini, sözleşmenin 15. sayfasında şirket yetkilisi ve davalı ..., sözleşmeden doğacak borçlar için .....'ne azami kefalet tutarı 2.000.000,00 TL olacak şekilde müteselsil kefil olduğunu imzasıyla kayıt altına aldığını, dolayısıyla Davalı ....nin müvekkiline karşı olan borçlarından 2.000.000,00 TL'ye kadar müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olduğunu, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca alacağın vadesi gelmesine rağmen ödenmemesi nedeniyle davalılar aleyhine ...., sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın haklı nedenlere dayanmadığını belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, %20 'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II-SAVUNMALAR Davalılar vekili cevap dilekçelerinde özetle; davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığını, genel kredi sözleşmesi bankaların cari hesapları bulunan müşterileri ile devamlılık arz eden kredi ilişkilerine esas olmak üzere kurulan sözleşme olduğunu, müvekkilinin davacı ile faktoring sözleşmesi imzaladığını, müvekkili şirkete kat ihtarı çekilmeden icra takibi başlatıldığını, Ayrıca dava dışı .... kullandırılan ve müvekkilin de kefaleti bulunan kredinin ...kapsamında bulunan kredilerden olup bu durumun davacı vekilince açıkça beyan edildiği, .... kapsamında bulunan kredinin ödenmemesi nedeniyle ödenmeyen miktarların ...den alınması gerektiği, bu aşamadan sonra söz konusu alacağı talep yetkisinin tamamen... geçtiği, ödeme yapılmaması halinde söz konusu bedelin ancak ...tarafından talep edilebileceği, bu işlemler yapılmadan doğrudan ilgili banka tarafından dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığı, davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini savunmuş davanın reddine, %20'den az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER 1.Tarafların arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığına dair arabuluculuk son tutanağı. 2. .... sayılı takip dosyasının incelenmesinde; Alacaklı ..... Vekili tarafından borçlular ... aleyhine 66.234,14 TL 30/10/2023 tarihli sözleşme alacağının tahsiline yönelik ilamsız icra takibi başlattığı, davalıların itirazı üzerine takibin durduğu, davanın süresinde açılmış olduğu anlaşıldı. 3. 30.10.2023 tarihli faktoring sözleşmesi. 4. Fatura örneği. 5.Bilirkişi raporu. Bankacı-Mali Müşavir bilirkişi 25/11/2025 tarihli raporunun sonuç kısmında özetle; Davacı ile davalılardan .... arasında 30/10/2023 tarihli ... Sözleşmesi imzalandığı, imzalanan bu sözleşme ile 2.000.000,00 TL azami faktoring limiti dahilinde davalıya finansman sağlanmasının kararlaştırıldığı, imzalanan sözleşmeye diğer davalı ...’ın müteselsil kefil sıfatıyla imza koyduğu, sözleşmedeki kefalet türü (müteselsil), kefalet tarihi (30.10.2023) ve azami kefalet tutarı (2.000.000,00 TL) bölümlerinin davalı .... tarafından el yazısı ile yazıldığı ve imzalandığı, davalı kefil .... borçlu/davalı şirketin sermayesinin tamamına sahip olduğu ve şirketin temsile yetkili müdürü olduğu, davalı kefil ....’ın kefaletinin TBK hükümlerine uygun şekilde tesis edildiği, sözleşme kapsamında; davacı şirketin; 16.10.2023 tarihli ve 322.028,40 TL tutarlı,... numaralı faturaya ilişkin alacağın bir kısmını temlik almak suretiyle davalı şirkete finansman sağladığı, yapılan işlemlerin ve düzenlenen sözleşmenin, 6361 sayılı Kanun ve Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olduğu, davacı tarafından sağlanan finansman karşılığında davalı borçlu şirketin 29.01.2024 tarihinde 98.741,33 TL ödemeyi yazılı şekilde taahhüt ettiği, fakat bu borç karşılığında davacıya 16.02.2024 tarihinde 10.000,00 TL, 29.02.2024 tarihinde 20.000,00 TL, 13.03.2024 tarihinde, 10.000,00 TL olmak üzere toplamda 40.000,00 TL ödeme yaptığı, kalan borcun ödenmediği, taraflarca birlikte belirlenen vade olan 29.01.2024 tarihinin geçmesiyle davalı şirketin borcunun muaccel hale geldiği gibi, davalıların temerrüt halinin de oluştuğu, muacceliyet ve temerrüt için davacı alacaklının davalılara bir ihtar göndermesine gerek bulunmadığı, sözleşmede, temerrüt tarihinden itibaren uygulanacak temerrüt faizi oranını ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, taraflar arasındaki iş ticari nitelikte olduğundan, davacının davalıdan 3095 sayılı Kanunu 2/2 maddesinde belirlenen ticari temerrüt faizi oranında faiz talep etmesinin mümkün olduğu, ancak davacı tarafın icra takibinde cari avans faizi oranında faiz talep ettiği, bu nedenle, borcun vade günü ve temerrüt tarihi olan 29.01.2024’ten takip tarihine (02.04.2024’e) kadar olan dönem için de cari avans faizi oranından faiz hesaplanması icap ettiği, kalan borcun ödenmemesi üzerine, davacı tarafça davalılar aleyhinde, ... Esas sayılı dosyasıyla, 02.04.2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip talebinde alacağın, 66.234,14 TL 30.10.2023 tarihli sözleşme alacağı gösterildiği, takip tarihinden itibaren asıl alacağa % 44,25 ve değişen oranlardaki avans faizinin talep edildiği, davalı tarafça; dosya alacaklısına takip tarihi itibarıyla böyle bir borcun bulunmadığı belirtilerek, takibe, borca, faize ve ferilerine itiraz edildiği, bunun üzerine takibin durduğu, takip tarihi itibariyle davacının davalılardan talep edebileceği tutarın; 63.468,52 TL Asıl Alacak, 1.641,92 TL İşlemiş faiz olmak üzere toplam 65.110,44 TL şeklinde olabileceği, asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren cari avans faizi oranında faiz hesaplanmasının icap edeceği, davacının talebinin 65.110,44 TL 'lik kısmının yerinde olduğu, 1.123,70 TL'lik kısmının yerinde olmadığı şeklinde görüş bildirilmiştir.
IV- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE Dava, itirazın iptali icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Davacı, eldeki dava ile; faktoring sözleşmesinden kaynaklanan alacağının ödenmediğini, tahsili için icra takibine giriştiğini, davalıların takibe itirazlarının haksız olduğunu, itirazın iptali ile inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı yanlar ise tebliğ aldığı ödeme emrine karşı, süresi içinde," herhangi bir borcun bulunmamaktadır. Müvekkilin ile alacaklı şirket arasında herhangi bir borç ve kredi ilişkisi, ticari ilişki ve borç ilişkisi de bulunmamaktadır. Bu nedenle takibe, borca, ödeme emrinde belirtilen faturaya, faturadan kaynaklı borca, takibe, takip dayanağındaki belgeye, takip dayanağındaki ilama, işlemiş faize, vekalet ücretin ve borçtan kaynaklı tüm ferilerine itiraz ediyorum." şeklide itiraz etmiş, cevap dilekçesinde ise davanın reddini istemiştir. 6361 sayılı .... Şirketleri Kanunu'nun 38. maddesinde “(1) .... sözleşmesi; mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilen alacaklar ile Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilebilen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir almak suretiyle, faktoring şirketinin müşterisine sağladığı tahsilat, borçlu ve müşteri hesaplarının tutulmasının yanı sıra finansman veya faktoring garantisi fonksiyonlarından herhangi birini ya da tümünü içeren sözleşmedir. 2) (....) Faktoring sözleşmesi, yazılı veya uzaktan iletişim araçlarının kullanılması suretiyle mesafeli olarak ya da mesafeli olsun olmasın Kurulun yazılı şeklin yerine geçebileceğini belirlediği ve bir bilişim veya elektronik haberleşme cihazı üzerinden gerçekleştirilecek ve müşteri kimliğinin doğrulanmasına imkân verecek yöntemler yoluyla kurulacak şekilde düzenlenir. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Kurul yetkilidir.”
04.02.2015 tarihli ve 29257 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in; 4.maddesinde “(1) Finansman, müşterinin mal veya hizmet satışına istinaden düzenlediği fatura veya fatura yerine geçen belgelerin karşılığında, kamu kurumlarına yapılan ödemeler haricinde, yalnızca müşteriye sağlanır.
(2) Kuruluşun sağladığı finansman tutarı ile bu işlemden kaynaklanan faiz ve komisyon gibi elde edilen gelirlerin toplamı fatura veya fatura yerine geçen belgelerin tutarını geçemez. Ödeme oranının yüzde yüz olduğu hallerde faiz ve komisyon gibi elde edilen gelirler müşterilerden ayrıca tahsil edilebilir.” Şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir. 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 117. maddesinde; "Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır.” hükmüne yer verilmiştir. Taraflarca 29.01.2024 tarihinin geçmesiyle davalı şirketin borcunun muaccel hale geldiği, davalıların temerrüt halinin oluştuğu anlaşılmıştır. Yukarıda yazılı tespit ve açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacı ile davalı.... arasında 30.10.2023 tarihli faktoring sözlemesi imzalandığı, sözleşme kapsamında 2.000.000,00 TL faktoring limiti dahilinde davalı şirkete finansman sağlandığı, davalı .... sözleşmeye kefil olarak imzaladığı, taraflar arasında yapılan sözleşme kapsamında; 16.10.2023 tarih ve 322.028,40 TL tutarlı.... numaralı faturaya ilişkin alacağın bir kısmını temlik alarak davalı şirket finansman sağlandığı, davalı şirketin 29.01.2024 tarihinde 98.741,33 TL ödemeyi taahhüt ettiği, davalı şirket borç karşılığında davacı yana, 16.02.2024 tarihinde 10.000,00 TL, 29/02/2024 tarihinde 20.000,00 TL, 13.03.2024 tarihinde 10.000,00 TL olmak üzere toplam 40.000,00 TL ödeme yaptığı, kalan borcun ödenmediği, taraflarca belirlenen ödeme tarihinin 29.01.2024 olduğu, ödeme tarihinin geçmesiyle davalı şirketin borcunun muaccel hale geldiği, sözleşmede temerrüt tarihinden itibaren uygulanacak temerrüt faizi oranına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, taraflar arasındaki iş ticari nitelikte olduğu, davacının davalılardan 3095 sayılı Kanunu 2/2 maddesinde belirlenen ticari temerrüt faizi oranında faiz talep edilebileceği, davacı tarafın icra takibinde cari avans faizi oranında faiz talep ettiği, bu nedenle taleple bağlı kalınarak faiz hesaplandığı, yapılan hesaplama sonucunda davacı şirketin alacak tutarının 63.468,52 TL asıl alacak 1.641,92 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 65.110,44-TL olarak hesaplandığı, yapılan hesaplamaya göre; davacının takip tarihi itibariyle davalı yanlardan 63.468,52 TL asıl alacak, 1.641,92 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 65.110,44 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Anılan nedenlerle; Davanın kısmen kabulü ile ... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 63.468,52 TL asıl alacak üzerinden aynı şartlarla devamına, karar vermek gerekmiş, davacının alacağının likit ve davalıların itirazında haksız olduğu anlaşıldığından hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. VI-HÜKÜM 1-Davanın kısmen kabulü ile ....Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 63.468,52 TL asıl alacak üzerinden aynı şartlarla devamına, 2- İİK.nun 67 maddesi uyarınca 12.693,70 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Karar ve İlam Harcı 3. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.335,53 TL harçtan peşin alınan 799,95 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.535,58 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Yargılama Giderleri ve Gider Avansı 4. Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere ve posta gideri olarak 792,50TL, bilirkişi ücreti olarak 5.000,00 TL olmak üzere toplam 5.792,50 TL yargılama giderinden red ve kabul oranına göre hesaplanan 5.550,63- TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 5. Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan başvurma harcı, peşin harç, vekalet harcı toplam 1.288,35- TL yargılama harcının davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, 6. Arabuluculuk Kanunu 18A/13 maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin red ve kabul oranına göre hesaplanan 158,67- TL'sinin davacıdan, 3.641,33- TL'sinin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına, 7. Taraflarca depo edilen varsa gider avansı ile delil avansından bakiye tutarların karar kesinleştiğinde HMK m. 333 ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 207 hükümleri uyarınca ilgilisine iadesine, Vekalet Ücreti 8. Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacı tarafa ödenmesine, 9. Reddedilen kısım üzerinden hesaplanan takdiren 2.765,63 TL vekalet ücretinin davacından alınarak davalılara ödenmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde .... yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/02/2026 ....