İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/818 E. 2026/183 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/818
- Karar No
- 2026/183
- Karar Tarihi
T.C. ..,,,,,,,,,,,, 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/818 Esas - 2026/183 TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C. ..,,,,,,,,,,,, 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/818 Esas KARAR NO : 2026/183
..................x ......x..............x ............x............x ....x..............x..........x ..........x..............x.........x
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 09/12/2024 KARAR TARİHİ : 03/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ................ plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde kasko poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu aracın 04/08/2024 tarihinde Tekirdağ İli, Ergene İlçesi 0-3/09 Otoyolunu takiben İstanbul istikametinden Edirne istikametine seyri sırasında KM 8+200'e geldiğinde sürücünün beyanına göre önünde seyir halinde olan ve plakası tespit edilemeyen çekiciden yola düşen yabancı bir cismin aracın ön kısımlarına çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın meydana geldiği yolun davalılarca işletildiğini, müvekkilinin kasko poliçesi hükümlerine göre sigortalının zararını karşıladığını, TTK'nın 1472.maddesinde düzenlenen halefiyet prensibine göre sigortalının yerine geçerek ödediği tutarı kazada kusuru bulunan davalılara rücu edebileceğini, davalıların ödeme yapmaması üzerine icra takibi başlattıklarını, takibin davalıların haksız itirazı üzerine durduğunu iddia ederek ..,,,,,,,,,,,, 2. Genel İcra Dairesinin 2024/63966 Esas sayılı takip dosyasına yönelik itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ............. Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; davanın idari yargıda açılması gerektiğini savunarak davanın usulden reddini talep etmiştir. Davalı ............Yatırım Ve İşletme A.Ş vekili cevap dilekçesinde; kazanın meydana gelen otoyolun müvekkili tarafından işletilmediğini, dolayısıyla müvekkilinin bu davada taraf sıfatının bulunmadığını savunarak davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava rücuen tazminat davasıdır. Hasar dosyası, poliçe müzekkere ile getirtilerek birer sureti dava dosyasına eklenmiştir. Davaya konu otoyolun işletmecisi ............. Genel Müdürlüğü'ne müzekkere ile sorulmuş, gelen cevabi yazıdan otoyolun ............. Genel Müdürlüğü'nün sorumluluğunda olduğu anlaşılmıştır. Huzurdaki davada ilk olarak davalı ............. Genel Müdürlüğü'nün yargı yolu itirazının değerlendirilmesi gerekmektedir. Uyuşmazlık mahkemesi bu konuda önüne gelen benzer dosyada dosyada adli yargının görevli olduğuna dair karar vermiş olup huzurdaki dava adli yargıda görülecektir. (Benzer mahiyetteki ..,,,,,,,,,,,, BAM 21.H.D'nin 2024/859 Esas 2025/1481 Karar sayılı kararı, Uyuşmazlık Mahkemesinin 2020/472 Esas 2020/627 Karar sayılı kararı) Davanın adli yargının görev alanın girdiği tespit edildikten sonra mahkememizin görevinin değerlendirilmesi gerekmiştir. Bilindiği üzere görev kamu düzenine ilişkin olup dava şartıdır. Mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekmektedir. Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin görev alanı TTK'nın 4.maddesinde belirlenmiştir. ''MADDE 4- (1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560,saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde,öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.'' Bilindiği üzere TTK'nın 1472.maddesinde halefiyet prensibi düzenlenmiştir. Sigortacı poliçe teminatı kapsamında yapmış olduğu ödemeyle beraber sigortalının haklarına halef olur, zarar veren kişiye dava açma hakkını elde eder. Huzurdaki dava, halefiyet prensibine göre açılmıştır. Yargıtay içtihadı birleştirme büyük kurulunun 22/03/1944-37 E-9 K sayılı içtihadı birleştirme kararı 03/07/1944 tarih ve 5746 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş olup kanun hükmündedir. Bu karara göre rücu istemli tazminat davalarında rücu talep eden kişi haksız fiilden zarar gören kişinin yerine geçerek dava açtığından zarar gören kişi dava açsaydı dava hangi mahkemede görülecekse rücu talep eden yönünden de aynı mahkeme görevlidir. Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında, davacının sigortalısı araç hususi mahiyettedir. Konusu itibariyle mutlak ticari davadan söz edilemez. Nispi ticari davalarda ise hem davanın taraflarının tacir olması, hem de dava konusunun tarafların ticari işletmesine ilişkin olması gerekmektedir. Huzurdaki davada bu şartlar da sağlanmamış olup dava genel görevli ..,,,,,,,,,,,, Asliye Hukuk Mahkemelerinin görev alanındadır. Anılan gerekçe ile mahkememiz huzurdaki dava yönünden görevsiz olup davanın usulden reddine dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK nun 114/1-c ve 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden REDDİNE, 2-)Kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde dosyanın yetkili ve görevli ..,,,,,,,,,,,, Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, 3-)HMK'nun 331/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,
4-)İş bu ilam taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerektiği, aksi takdirde resen HMK 20. Maddesi gereğince mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun taraflara ihtaratına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ..,,,,,,,,,,,, Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/03/2026