İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/784 E. 2025/524 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/784
Karar No
2025/524
Karar Tarihi

T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/784 Esas - 2025/524 T.C. ... MİLLETİ ADINA VERİLEN ... GEREKÇELİ KARAR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/784 KARAR NO : 2025/524

BAŞKAN :... ÜYE : ... ÜYE :.... KATİP :...

ASIL DAVADA : .. VEKİLİ : Av. ... ... ... DAVALI : ... .. VEKİLİ : Av... DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 15/11/2024

BİRLEŞEN ... 6. ASLİYE TİCARET MAH.'NİN 2024/788 ESAS SAYILI DAVADA: DAVACI : .... VEKİLİ : Av. ... ... DAVALI : ... .. VEKİLİ : Av. ... ... ... - [16663-66056-60744] UETS DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 18/11/2024

BİRLEŞEN ... 6. ASLİYE TİCARET MAH.'NİN 2024/814 ESAS SAYILI DAVADA: DAVACI : .... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... ... DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 15/11/2024 KARAR TARİHİ : 03/07/2025 G. K.YAZILDIĞI TARİH : 10/07/2025

Mahkememizde görülen davaların yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: 1.Asıl davada davacı vekili iddiasında özetle; 15/11/2023 tarihinde Çorum iline bağlı Harmancık köyünde bulunan dava dışı ... ... ve ... ... isimli şahıslara ait evin eklentileri olan garaj, tandırlık, samanlık, ahır ve depoda çıkan yangın sonucu garajda park halinde bulunan sigortalı ... ...'a ait ... plakalı traktörün yanması sonucu araçta hasar meydana geldiğini, bu kazadan dolayı müvekkil şirketin kendi sigortalısına kasko poliçesine istinaden toplamda 1.632.000 TL hasar tazminat bedeli olarak sigorta tazminatı ödendiğini, söz konusu olayda traktörün orijinal enerji hatlarında meydana gelen olumsuzluk sonucu yangın meydana geldiğini, sigortalı aracın tamamen yandığını ve ağır hasar boyutunda zarar meydana geldiğini, müvekkili davacı şirkette "... Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi" bulunan ... ...'a ait ... Plakalı aracın meydana gelen yangın sonucunda hasara uğradığını, müvekkil şirketin yaptığı bu ödemeyle ... Ticaret Kanununun 1472. Maddesine göre sigortalısının haklarına halef olduğunu, söz konusu tazminat ödemelerinin rücusuna ilişkin davalı aleyhine, ... 4. Genel İcra Dairesinin 2024/40726 Esas Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça takibe yapılan itirazın iptali amacıyla işbu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu belirterek, ... 4. Genel İcra Dairesinin 2024/40726 Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin devamına ve davalı aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve ilgili yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep etmiştir. 2.Birleşen ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/788 Esas sayılı dosyasında davacı vekili iddiasında özetle; 15/11/2023 tarihinde Çorum iline bağlı Harmancık köyünde bulunan dava dışı ... ... ve ... ... isimli şahıslara ait evin eklentileri olan garaj, tandırlık, samanlık, ahır ve depoda çıkan yangın sonucu garajda park halinde bulunan sigortalı ... ...'ya ait .... plakalı traktörün yanması sonucu araçta hasar meydana geldiğini, bu kazadan dolayı müvekkil şirket kendi sigortalısına kasko poliçesine istinaden toplamda 1.885.000,00 TL hasar tazminat bedeli olarak sigorta tazminatı ödendiğini, söz konusu olayda traktörün orijinal enerji hatlarında meydana gelen olumsuzluk sonucu yangın meydana geldiğini, sigortalı aracın tamamen yandığını ve ağır hasar boyutunda zarar meydana geldiğini,müvekkili davacı şirkette "... Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi" bulunan ... ...'ya ait .... Plakalı aracın meydana gelen yangın sonucunda hasara uğradığını, müvekkil şirketin yaptığı bu ödemeyle ... Ticaret Kanununun 1472. Maddesine göre sigortalısının haklarına halef olduğunu, söz konusu tazminat ödemelerinin rücusuna ilişkin davalı aleyhine, ... 4. Genel İcra Dairesinin 2024/43274 Esas Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça takibe yapılan itirazın iptali amacıyla işbu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu belirterek, ... 4. Genel İcra Dairesinin 2024/43274 Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin devamına ve davalı aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve ilgili yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep etmiştir. 3.Birleşen ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/814 Esas sayılı dosyasında davacı vekili iddiasında özetle;15/11/2023 tarihinde Çorum iline bağlı Harmancık köyünde bulunan dava dışı ... ... ve ... ... isimli şahıslara ait evin eklentileri olan garaj, tandırlık, samanlık, ahır ve depoda çıkan yangın sonucu garajda park halinde bulunan sigortalı ... ...'a ait ... plakalı traktörün yanması sonucu araçta hasar meydana geldiğini, bu kazadan dolayı müvekkil şirket kendi sigortalısına kasko poliçesine istinaden toplamda 1.890.000,00 TL hasar tazminat bedeli olarak sigorta tazminatı ödendiğini, söz konusu olayda traktörün orijinal enerji hatlarında meydana gelen olumsuzluk sonucu yangın meydana geldiğini, sigortalı aracın tamamen yandığını ve ağır hasar boyutunda zarar meydana geldiğini, müvekkili davacı şirkette "... Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi" bulunan ... ...'a ait ... Plakalı aracın meydana gelen yangın sonucunda hasara uğradığını, müvekkil şirketin yaptığı bu ödemeyle ... Ticaret Kanununun 1472. Maddesine göre sigortalısının haklarına halef olduğunu, söz konusu tazminat ödemelerinin rücusuna ilişkin davalı aleyhine, ... 4. Genel İcra Dairesinin 2024/43308 Esas Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça takibe yapılan itirazın iptali amacıyla işbu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu belirterek, ... 4. Genel İcra Dairesinin 2024/43308 Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin devamına ve davalı aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve ilgili yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep etmiştir. 4.Asıl ve birleşen davalarda davalı vekili savunmasında özetle; Huzurdaki davanın, sigorta poliçesine istinaden sigortalıya ödenen hasar/tazminat bedelinin TTK'nın 1472. Maddesi uyarınca müvekkili şirketten rücuen tahsili istemidir. TTK m.1472 uyarınca rücuen tazminat davaları, sigorta sirketince halefiyet hakkına dayalı olduğunu, sigorta poliçesinden doğmadığından mutlak ticari dava oldugunun söylenemeyeceğini, davacı sigorta şirketinin halefi oldugu sigortalı ile zarar sorumlusu arasındaki hukuki ilişkinin niteliğine göre, görevli mahkemenin belirlenmesi gerektiğini, davacının halefiyet ilkesine dayalı olarak bu davayı açtıgı için halefi olduğu dava dışı sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin niteligine bakılarak, görevli mahkeme tespit edilmesi gerektiğini, somut olay değerlendirildiğinde sigortalıların çiftçilik yaptığının bilindiğini, Mahkemece sigortalıların tacir olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğini, sigortalı tacir değil ise bu davanın mutlak ve nispi ticari dava olarak kabulünün mümkün bulunmadığından ticari mahiyette olmadığı ve Ticaret Mahkemesi'nin görevli olmadığı genel yetkili Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli oldugu sonuç ve kanaatine varılacağını, huzurdaki davanın dava şartı (görev) yokluğundan usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.

5.Tarafların iddia ve savunmaları ile dosyaya sunulan deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davalar, TTK.'nin 1472. maddesine dayalı olarak, sigortacının, sigortalısına ödediği hasar bedelini, halefiyet ilkesine dayalı olarak zarar sorumlusuna rücu davasıdır. Davacı sigorta şirketi, bu davayı sigortalısının halefi olarak açtığına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.03.1944 tarihli 37 Esas ve 9 Karar sayılı kararında bu husus “sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak, sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur” şeklinde vurgulanmaktadır. Buna göre; sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı davada, davanın nitelendirmesi yapılırken, davacının sigortalısı ile zarara neden olduğu iddia edilen davalı arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerekir. Davacı sigorta vekiline, sigortalıların tacir olduğuna dair olduğuna dair, delillerini sunması için kesin süre verilmiş, davacı vekili sigortalıların tacir olduğuna dair delil sunamamıştır. 6102 sayılı TTK'nın 4.maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya tarafların her ikisinin de tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması, yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın TTK. veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünden düzenleme olması gerekmektedir. Anılan Kanunun 5.maddesinde ise, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesi, tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olup, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu düzenlenmiştir. 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun 6. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi gereğince, genel görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Asliye ticaret mahkemeleri ise özel mahkeme niteliğindedir. Somut olayda uyuşmazlık 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde tahdidi olarak sayılan mutlak ticari davalardan değildir. Davacının haklarına halef olduğu sigortalılar, çiftçi olup, tacir olmadığından, davacı sigorta şirketi, bu davayı sigortalısının halefi olarak açtığına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınması gerektiğinden, tarafların her ikisinin de tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması şartını taşımayan bu dava nispi ticari davada değildir. Buna göre mahkememiz bu dava yönünden görevli mahkeme olmayıp, açılan bu davada görevli mahkeme HMK 2. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesidir.

Buna göre HMK 114/1-c maddesinde düzenlenen "mahkemenin görevli olması" dava şartı bulunmadığından aynı yasanın 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye ve dosya kapsamına göre; 1-Açılan davada HMK 114/1-c maddesinde düzenlenen "mahkemenin görevli olması" dava şartı bulunmadığından HMK 115/2 maddesi uyarınca DAVANIN USULDEN REDDİNE, 2-Süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde taraflardan birinin başvurusu halinde dosyanın görevli ... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Başkan ... (E-imzalıdır) Üye ... (E-imzalıdır) Üye ... (E-imzalıdır) Katip .... (E-imzalıdır)

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/784, K. 2025/524, T. 03.07.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-784-e-2025-524-k-1029ade9d017