İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/547 E. 2026/609 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/547
Karar No
2026/609
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/547 Esas KARAR NO : 2026/609

DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/06/2026 KARAR TARİHİ : 11/08/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı ... arasında ... adresindeki taşınmazın fayans ve mermer döşeme işlerinin yapılması hususunda şifahi bir eser sözleşmesi akdedildiğini, davalının bu kapsamda müvekkil nezdinde sigortalı olarak çalışmaya başladığını, ancak davalı tarafından ifa edilen işin büyük kısmının fen ve sanat kurallarına aykırı, estetiksiz ve kullanılamaz durumda olduğunu, yapılan kontrollerde fayansların kırık ve çatlak monte edildiğinin, derz aralıklarında simetri bozuklukları bulunduğunun ve mermer döşemelerde hatalı montaj yapıldığının tespit edildiğini, bu durumun 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 471. maddesi uyarınca yüklenicinin özen borcuna aykırılık teşkil ettiğini, davalıya 02.03.2026 tarihinde gönderilen ihtarname ile hatalı işlerin 3 gün içerisinde düzeltilmesinin talep edildiğini ancak davalının hiçbir düzeltme yapmayarak temerrüde düştüğünü, ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2026/... D. İş sayılı dosyası üzerinden 02.04.2026 tarihinde yapılan keşif ve 05.04.2026 tarihli bilirkişi raporu ile bina ön cephesindeki seramiklerin kırık olduğunun, derz boşluklarının simetrik olmadığının, yapıştırıcı hatası nedeniyle seramiklerin duvara yapışmadığının ve tuvalet zeminindeki su gider hattının kapatıldığının belirlendiğini, ayıplı kısımların sökülüp yeniden yapılmasının zorunlu olduğu ve toplam maliyetin KDV dahil 227.707,00-TL olarak hesaplandığını, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla başvurulan arabuluculuk sürecinde 03.06.2026 tarihinde anlaşmaya varılamadığını, bu nedenlerle davalının ayıplı ifası neticesinde oluşan 227.707,00-TL maddi zararın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER: ... Defterdarlığı'na ve İstanbul Ticaret Sicil Müd.'ne yazılan müzekkere cevabı dosyamız arasına alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizde görülmekte olan dava; taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan ayıplı ifa nedeniyle davacının davalıdan tazminat istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın 114/1-b, 114/1-c ve 115. maddeleri gereğince yargı yolu ve görev hususu; kamu düzenine ilişkin dava şartlarından olmakla; mahkememizce davanın her aşamasında resen nazara alınması gerektiğinden dava dosyası öncelikle bu noktalarda incelenmiştir. Mahkememizce davalı asilin bağlı bulunduğu Vergi Dairesi ve Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davalı asilin tacir kaydının bulunup bulunmadığının, mükellefiyet bilgilerinin, hangi usulde vergilendirildiğinin, hangi usulde defter tuttuğunun ve TTK'nın 12. ile VUK'un 177. maddesi uyarınca (1. fıkra 1 ve 3 nolu bentteki limitlerin yarısını, 2 nolu bentteki limitin tamamını aşıp aşmadığı) tacir sayılıp sayılmadığı hususları sorulmuş ve cevabi yazılar dosya arasına alınarak incelenmiştir. TTK'nın 4 ve 5. maddeleri ile ticari davaların; '' Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medeni Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ila 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ila 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ila 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ila 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ila 554, havale hakkındaki 555 ila 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ila 580 inci maddelerinde, d) Fikri mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.'' şeklinde tanımlandığı görülmüştür. Anılı kanuni düzenlemeye göre, bir uyuşmazlığın ticari dava sayılması için TTK 4/1.maddesine göre her iki tarafında tacir olması ve ticari işletmeleri ilgili hususlardan doğması, yahut tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın “a-f” bentlerinde sayılan hususlardan doğmasının gerektiği açıktır. Anılı kanuni düzenlemeler ve içtihatlar ışığında somut olaya bakıldığında; Mahkememizce, davalı gerçek kişinin son olarak bağlı bulunduğu İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabında; "....Gerçek ve tüzel kişi tacirlerin ticaret unvanlarının tasnifinden meydana gelen sicil fihristimizde yapılan incelemede yazınızda T.C kimlik numarası verilen ... ' ın gerçek kişi ticari işletme kaydı bulunamamıştır. .." şeklinde cevap verildiği, davalı asil için yazılan müzekkereye ... Defterdarlığı % ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen yazı cevabında "...Dairemiz kayıtlarının tetkikinde; ... vergi kimlik numarasında kayıtlı ... ... Potansiyel Mükellef (Gelir Getirici Kazanç Olmaksızın Bazı İş Ve İşlemlerde Kullanılan Potansiyel Vergi Kimlik Numarasına Haiz Mükellef) olduğu anlaşılmış olduğundan bahsi geçen hususlara ait bilgilere rastlanılmamıştır. ..." şeklinde cevap verildiği görülmüştür. Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda dosyanın görev yönünden irdelenmesinde; davalı asilin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün cevabi yazısı uyarınca da tacir olmadığı, faaliyetinin VUK 177. md belirtilen sınırları aşmadığı, davalı asilin dava açıldığı tarihte tacir sıfatı bulunmaması nedeniyle uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği, (Emsal Karar İstanbul BAM 37 H.D. 2021/2076 esas 2022/939 karar, İstanbul BAM 37 H.D. 2022/2442 Esas, 2023/1074 karar, İstanbul BAM 3. HD 2024/1000 Esas,2024/1319 Karar, İstanbul BAM 37 H.D. 2025/1054 Esas, 2025/2988 Karar) anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine, HMK'nın 114/1-c ve HMK'nın 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden reddine, dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan DAVANIN USULDEN REDDİNE, 2-Kararın istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesine müteakip bu tarihten itibaren istinaf yoluna başvurulması ve istinaf talebinin reddinin kesinleşmesine müteakip iki haftalık süre içinde talep halinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, süresi içinde gönderilme başvurusunun olmaması halinde davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğine, 3-HMK nın 331. Maddesi uyarınca harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, 4-Dosyanın kanuni süresi içinde gönderilmemesi durumunda talep halinde yargılama gideri ve vekalet ücretinin mahkememizce karara bağlanmasına, Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize verilecek ya da gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/08/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/547, K. 2026/609, T. 11.08.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-547-e-2026-609-k-f2d765dbe30b