İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/670 E. 2026/268 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/670
- Karar No
- 2026/268
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2024/670 Esas - 2026/268 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/670 KARAR NO : 2026/268
.... DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/09/2024 KARAR TARİHİ : 10/04/2026 G.K. YAZIM TARİHİ : 12/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Menfi Tespit Davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. DAVA Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesi kapsamında özetle; kambiyo taahhüdüne konu temel borç ilişkisinin, davacı .... arasındaki ticari ilişkiden kaynaklandığı; davacı şirketin, dava konusu çekin keşidecisi olan davalı.... alacaklı konumunda bulunduğu ve takibe konu çekin, anılan davalının davacı şirkete olan borcuna istinaden düzenlendiği; taraflar arasındaki ticari müzakereler kapsamında davalı .... vadenin kısaltılmasının istenildiği, anılan davalı tarafından, çekin kendisine iade edilmesini müteakiben çekin imha edileceğinin ve hemen akabinde daha kısa vadeli yeni bir çek düzenleneceğinin bildirildiği, bunun üzerine davacı şirket tarafından çekin arka yüzüne, çekin makbuz mahiyetinde iade edilmiş olduğu yazılıp imzalanarak çekin anılan davalıya iade edildiği ve çekin iade edildiğine dair, anılan davalı tarafından imzalanmış muhasebe evrakının dosyaya sunulduğu; çekin iadesi karşılığında davalı..... tarafından, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile davacı şirket, ... aleyhine icra takibi başlatıldığı; davacı şirketin, ödeme emrinin tebliği ile iade edilen çekin takibe konulduğunu öğrendiği ve takibe konu çekin hem ön hem de arka yüzünde tahrifat yapıldığını gördüğü; çekin tarih kısmında kalemle yapılan bir kısım oynamaların bulunduğu, çekin arka yüzüne yazılan "makbuz mahiyetinde iade edilmiştir" ifadesinin daksil ile silindiği, daksil ile kapatılan alana .... Esas sayılı dosyası kapsamında alınan 05/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda da çekin arka yüzü üzerindeki ikinci ciranta imza bölümünün kimyasal kapatıcı (daksil) ile kapatılarak üzerine kaşe basılıp imza atıldığının ve çekin arka yüzündeki üçüncü ciranta imzanın alt kısmının kimyasal kapatıcı ile kapatıldığının tespit edildiği; bu vasfıyla takibe konu edilen belgenin kambiyo senedi vasfını kaybettiği ve kambiyo senetlerine özgü takibe konu edilemeyeceği; senet metninde tahrifat iddiasının, senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup, iyi niyetli olsa dahi senedi elinde bulunduran herkese karşı ileri sürülebilen mutlak def'i niteliğinde olduğu; çekteki tahrifatların bir an için "düzeltme" olarak kabul edilmesi hâlinde dahi, senetteki düzeltmelerin borçlu keşideci tarafından paraf edilmesinin esas olduğu, ancak davacı şirketin yapılan değişiklikten sonra parafının bulunmadığı; davalıların tacir olmaları nedeniyle, ciro yoluyla dahi olsa devraldıkları evrakta açıkça tahrifat bulunması ya da bu hususta şüphe bulunması hâlinde basiretli bir tacir olarak gerekli araştırma ve incelemeyi yapmaları gerekirken tahrifatlı çeki devralmaları karşısında, çeki iyi niyetle iktisap eden üçüncü kişi olarak kabul edilemeyecekleri; davacı şirketin, icra dosyası alacaklısına ve takibe konu edilen kambiyo senedi kapsamında herhangi bir tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığı, aksine alacaklı konumunda olduğu; davacı şirketin işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu; davalılara karşı dava şartı arabuluculuk süreci yürütülmüş olup anlaşma sağlanamadığı beyan edilmiş olup; menfi tespit davasının kabulüne; dava konusu takip dosyalarının, teminatsız veya Mahkemece uygun görülecek bir teminat mukabilinde, yapılacak yargılama neticesinde verilecek kararın kesinleşmesine kadar, dava konusu senedin ödenmesini engeller mahiyette durdurulması ve icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesine; davacının, davalılara .... Esas sayılı dosyasından ve takibe konu edilen senetten dolayı borcunun olmadığının tespitine; .... Esas sayılı dosyasında başlatılan kambiyo senetlerine özgü icra takibinin iptaline; davalılar aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce yürütülen yargılamanın ilerleyen sürecinde; "Mahkememizde ikame ettikleri davada, senet bedeli üzerinden dava açılması, bununla birlikte dava dilekçesi netice-i talep bölümünde icra takibinde davacının borçlu bulunmadığının tespitinin istenilmesi" tespit edilmiş olması nedeniyle 6100 Sayılı HMK.'nın 119/2. maddesi uyarınca davacı vekilinden açıklama yapılması istenilmiş olup; davacı vekili tarafından sunulan 02/06/2025 tarihli açıklama beyanında, "ilgili ara karar gereği talep sonucunun somutlaştırılması adına, davacı şirketin sorumlu/borçlu olmadığının,... Esas sayılı dosyasındaki tutar üzerinden tespit edilmesinin talep edildiği ve talep sonucunun bentler hâlinde ayrıntılı ve detaylı olarak sunulduğu" hususlarının belirtildiği anlaşılmıştır.
CEVAP Davalı ..... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında özetle; davacı tarafından, ciro edilmiş çek ile ilgili olarak menfi tespit davası açıldığı ve borçlu olunmadığının iddia edildiği, ancak bu iddianın tamamen haksız ve dayanaksız olduğu; davalı şirketin, çeki iyi niyetli üçüncü kişi sıfatıyla elinde bulunduran hak sahibi olduğu; davacının, çekin geçersizliğine ilişkin hiçbir yasal sebep ileri süremediği; çekin, ticari işlemler çerçevesinde ciro edildiği ve davalı şirketin çek bedelinin tahsilinde hak sahibi olduğu; davalı şirketin, kötü niyetli şekilde hareket etmediği, aksine geçerli bir kambiyo senedine dayalı olarak alacağını tahsil etmek amacıyla icra takibi başlattığı; takibe konu çekin, davacı tarafından kaşe ve imza atılarak ciro edildiği ve davacı tarafın kaşe ile imzayı reddetmeyip kabul ettiği; çek üzerinde yapılan herhangi bir tahrifat ya da değişiklik iddiasının gerçeği yansıtmadığı; davacı tarafından, icra takibi başlatıldıktan sonra ..... Esas sayılı dosyası ile dava açılıp icra takibinin durdurulduğu; anılan Mahkeme tarafından dosyanın bilirkişi incelemesine gönderildiği ve gelen bilirkişi raporuna göre herhangi bir tahrifat olmadığı, davacı tarafından atılmış geçerli bir ciro bulunduğu anlaşıldığından davanın reddedildiği ve icra takibinin devamına karar verildiği; ancak davacı tarafın bu kez de ispatlanamayan iddialarına dayanarak Mahkememizden ihtiyati tedbir kararı aldırmak suretiyle icra takibini yeniden durdurduğu; söz konusu bilirkişi raporunda, çekin ön yüzünde herhangi bir tahrifat olmadığının belirtildiği; çekin arka yüzünde, davacı tarafın kaşe ve imzası ile ....kaşe ve imzası arasında önemli ölçüde boşluk bulunduğu, davacı tarafın iddiası doğru olsaydı "makbuz mahiyetinde iade edilmiştir" ibaresinin, davacının kaşe ve imzasının hemen altında olacağı veya bu ibarenin üzerine kaşe ve imza atılacağı, mevcut durumda böyle bir durumun söz konusu olmadığı ve davacı tarafın iddialarının mesnetsiz olduğu; çekin, iddia edildiği gibi yalnızca makbuz mahiyetinde değil, ödeme amacıyla düzenlendiği; çekin ciro edilmesinin kambiyo hukuku çerçevesinde tamamen yasal olduğu ve geçerliliğini etkilemediği; davalı şirketin, icra takibi başlatmak suretiyle alacağını tahsil etmeye çalışmasının yasal bir hak olduğu ve kötü niyetli olarak nitelendirilemeyeceği, tüm işlerini iyi niyetli ve hukuka uygun şekilde yürüttüğü; çekin ibraz edildiği yerin, davalı şirketin adresinin ve çeki düzenleyen şirketin merkezinin İstanbul olması nedeniyle, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yetkili mahkeme ile ilgili hükümleri uyarınca yetkili mahkemelerin ... olduğu ve davanın yetkisiz mahkemede açıldığı; yetkisiz Mahkeme tarafından verilen ihtiyati tedbir kararının hukuka aykırı olduğu beyan edilmiş olup; yetki itirazının kabul edilerek davanın ... Mahkemelerine gönderilmesine; ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına ve icra takibinin devamına; menfi tespit talebinin reddine; davacı tarafın %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkûm edilmesine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Davalı ... ile ilgili olarak; tensip zaptı ve davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesini içeren "ön inceleme duruşma davetiyesi"; (6100 Sayılı HMK.'nın 317, 318, 140/5, 141, 147 ve 320. maddeleri uyarınca ihtarat içerir şekilde) davalıya 08/11/2024 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup; davalı tarafından Mahkememize cevap dilekçesi veya başkaca sözlü/yazılı herhangi bir beyan sunulmamış olması nedeniyle, 6100 sayılı HMK.'nın 128. maddesi uyarınca, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamının, davalı tarafından inkar edilmiş olduğu kabul edilmiştir. Davalı .... ile ilgili olarak; tensip zaptı ve davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesini içeren "ön inceleme duruşma davetiyesi"; (6100 Sayılı HMK.'nın 317, 318, 140/5, 141, 147 ve 320. maddeleri uyarınca ihtarat içerir şekilde) davalıya 07/11/2024 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup; davalı tarafından Mahkememize cevap dilekçesi veya başkaca sözlü/yazılı herhangi bir beyan sunulmamış olması nedeniyle, 6100 sayılı HMK.'nın 128. maddesi uyarınca, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamının, davalı tarafından inkar edilmiş olduğu kabul edilmiştir. DELİLLER ....Esas Sayılı Dosyası. .... Esas Sayılı Dosyası. .... Arabuluculuk Sayılı Arabuluculuk Dosyası. Davacı ..... Nezdinde Düzenlenen ve Davalı.... Tarafından Kaşe ve İmza Altına Alınan, 04/03/2024 Tarihli ve "İka Çek İadesi" Açıklamalı İşlem Bordrosu. Davalı .... Tarafından Keşide Edilen; .... Şubesine Ait, .... Seri Numaralı, 30/03/2024 Keşide Tarihli ve 1.652.000,00.-TL Bedelli Çekin, Arka Yüzünde 01/04/2024 Tarihli Karşılıksızdır İşlemi Şerhi Bulunan Sureti. Davalı ..... Tarafından Keşide Edilen, ..... Samsun Şubesine Ait, .... Seri Numaralı, 01/05/2024 Keşide Tarihli ve 1.551.019,00.-TL Bedelli Çekin Aslı ile Arka Yüzünde 02/05/2024 Tarihli Karşılıksızdır İşlemi Şerhi Bulunan Ön ve Arka Yüz Suretleri. .... Şubesi Tarafından Düzenlenen, 25/09/2024 Tarihli ve 232.652,85.-TL Bedelli Kesin ve Süresiz Teminat Mektubu. ...Müdürlüğü Tarafından Düzenlenen, 30/07/2025 Tarihli ve ....Uzmanlık Numaralı Bilirkişi Raporu. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE A) DAVA KONUSU UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ : Mahkememiz nezdinde ikame olunan davanın; davacı .... arasında; "dava konusu çekin keşidecisinin.... olduğu" hususunda, herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı anlaşılmıştır. Davalılar ..... tarafından, Mahkememize cevap dilekçesi sunulmamış olması nedeniyle, davacı taraf ile anılan davalılar arasında "uyuşmazlık bulunmayan hususlar" tespit edilememiş olmakla birlikte; 6100 sayılı HMK.'nın 128. maddesi uyarınca, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamının, davalılar.... tarafından inkar edilmiş olduğu kabul edilmiştir. Bu doğrultuda uyuşmazlığın konusunun; dava konusu.... Esas sayılı dosyasında mevcut icra takibi konusu alacaktan dolayı alacaklı olup olmadığı; davalı şirketlerin alacaklı olduklarının tespiti hâlinde alacağın miktarı; davalı şirketlerin alacaklı olmadıklarının tespiti hâlinde dava konusu icra takibinin iptali şartlarının oluşup oluşmadığı; kötü niyet tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı ve davacı aleyhine icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmıştır. B) DAVA ŞARTLARI VE İLK İTİRAZLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ : Mahkememizce yürütülen yargılama kapsamında; öncelikle "Dava Şartları" hususunda yapılan incelemede; 6102 Sayılı TTK.'nın 5/A maddesi uyarınca taraflar arasındaki arabuluculuk görüşmelerinin, usulüne uygun olarak gerçekleştirilmiş bulunduğu ve 6100 Sayılı HMK.'nın 114. maddesi kapsamında belirtilen dava şartlarında da eksiklik bulunmadığı tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra "İlk İtirazlar" hususunda yapılan incelemede; Davalı .... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında yetki itirazında bulunulduğu, tahkim itirazında bulunulmadığı anlaşılmakla, Mahkememizin 24/01/2025 tarihli duruşmasında, "dava konusu menfi tespit davasında yetki müessesesinin, genel hükümlere tâbi bulunduğu; 6100 Sayılı HMK'nın 6/1. maddesinde belirtilen 'Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.' hükmü ile aynı Kanun'un 7/1. maddesinin 1. cümlesinde belirtilen 'Davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir.' hükmünün birlikte değerlendirilmesi ve davalılardan .... Şti.'nin ikametgahının ... ili sınırlarında bulunduğu hususunun göz önünde bulundurulması neticesinde; huzurdaki davanın, 6100 Sayılı Kanun'un 6/1. ve 7/1. maddeleri uyarınca davalılardan birinin ikametgahında ikame edildiği ve bu doğrultuda Mahkememizin yetkili bulunduğu" gerekçeleriyle, davalı ..... vekili tarafından sunulan yetki itirazının reddine karar verilmiştir. Davalılar ....tarafından Mahkememize cevap dilekçesi sunulmamış olması nedeniyle, 6100 Sayılı HMK.'nın 117. maddesi uyarınca "yetki" veya "tahkim" ilk itirazları bulunmadığı anlaşıldığından, bu hususta Mahkememizce herhangi bir inceleme yapılmamıştır. C) MENFİ TESPİT DAVASININ HUKUKİ NİTELENDİRMESİ : Menfi Tespit Davası; davalı tarafından varlığı iddia edilen bir "hukuki ilişkinin mevcut olmadığının" veya "mevcut bulunan bir alacağın, ödeme, ibra, takas vb. bir nedenle sona erdiğinin" tespiti için açılan davadır. Menfi Tespit ve İstirdat Davalarını düzenleyen, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun "Menfi Tespit ve İstirdat Davaları" başlıklı 72. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir: "(1) Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını isbat için menfi tesbit davası açabilir. (2) İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. (3) İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir. (4) Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyatî tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez. (5) Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlâmın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. (6) Borçlu, menfi tespit davası zımnında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir. (7) Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir. (8) Menfi tespit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının ikametgâhı mahkemesinde de açılabilir. Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lâzım gelmediğini ispata mecburdur." Yukarıda belirtilen madde hükmü kapsamında da açıkça belirtildiği üzere borçlu, açacağı menfi tespit davası kapsamında; daha önce kendisi hakkında başlatılmış icra takibinde "ödeme emrine itiraz etmemiş" veya itiraz etmekle birlikte "itirazı yerinde görülmemiş" olması sebebiyle icra takibinin kesinleşmesi halinde dahi, "maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını" ileri sürebilecektir. Bu anlatımdan hareketle; kendisine yönelik açılan bir icra takibinde, ödeme emrini tebellüğ eden bir borçlunun, yasal süresi içinde borca itiraz edip etmemesi, sadece takip hukuku bakımından sonuç doğuracak; alacaklı tarafından açılacak itirazın iptali davasında veya borçlu tarafından sunulacak menfi tespit taleplerinde ispat yükünün yer değiştirmesine sebebiyet vermeyecektir. Söz konusu (menfi) tespit talebinde bulunan borçlunun, icra takibinin devamı esnasında alacaklıya karşı açacağı dava, "menfi tespit davası"; bununla birlikte "ödemesini gerçekleştirdiği meblağın kendisine ödenmesi" için alacaklıya yönelik açacağı dava ise "istirdat davası" olarak tanımlanacaktır. Belirtilen bu açıklamalardan hareketle ve 2004 Sayılı İİK.'nın 72/6. maddesi uyarınca; menfi tespit davası olarak açılan bir davada, herhangi bir sebeple borcun ödenmesi halinde de, davaya "istirdat davası" olarak devam edilecektir. Menfi tespit davasında; "alacağın varlığını" iddia eden tarafın "davalı" olması nedeniyle, ispat yükü de kural olarak davalıya (alacaklıya) düşmektedir. Bununla birlikte genel kural olarak uygulanan bu durum; borçlunun, taraflar arasında herhangi bir "hukuki ilişkinin mevcut olmadığını" iddia ettiği durumlara münhasır olup; "mevcut bir hukuki ilişkinin, herhangi bir sebeple sona ermesi nedeniyle alacağın son bulduğunun" (alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğu; alacağın ödeme, ibra veya takas gibi bir nedenle sona erdiği vb) iddia edildiği durumlarda ispat yükü; alacağın son bulduğunu iddia eden davacı borçluya geçmektedir. D) DAVA KONUSU UYUŞMAZLIĞIN İRDELENMESİ : Mahkememiz nezdinde ikame olunan dava kapsamında; davacı şirketin, dava konusu çekin keşidecisi olan davalı .....'den alacaklı konumunda bulunduğu; takibe konu çekin, anılan davalının davacı şirkete olan borcuna istinaden düzenlendiği; davacı şirket tarafından, çekin arka yüzüne "makbuz mahiyetinde iade edilmiştir" şerhi düşülüp imzalanmak suretiyle çekin keşideciye iade edildiği; buna rağmen, hem ön hem de arka yüzünde tahrifat yapılan çekin, davalı.... Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibine konu edildiği; davacının, icra takibi alacaklısına ve takibe konu edilen kambiyo senedi kapsamında herhangi bir tarafa borcunun bulunmadığı beyan edilerek; davacının, davalılara anılan icra dosyasından ve takibe konu edilen senetten dolayı borcunun olmadığının tespitine; dava konusu kambiyo senetlerine özgü icra takibinin iptaline; davalılar aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Davalı ..... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında ise özetle; davalı şirketin, dava konusu çeki ticari işlemler çerçevesinde gerçekleştirilen ciro neticesinde iyi niyetli üçüncü kişi sıfatıyla elinde bulunduran hak sahibi olduğu; çek üzerinde tahrifat yapıldığı iddialarının gerçeği yansıtmadığı; davacının, çekin geçersizliğine ilişkin hiçbir yasal sebep ileri süremediği; davanın yetkisiz mahkemede açıldığı beyan edilerek; davacının haksız menfi tespit talebinin reddine; davacı tarafın %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Diğer davalılar ..... tarafından Mahkememize cevap dilekçesi veya başkaca sözlü ve/veya yazılı bir beyan sunulmadığı anlaşılmakla; 6100 sayılı HMK.'nın 128. maddesi uyarınca, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamının, anılan davalı tarafından inkar edilmiş olduğu kabul edilmiştir. a) Bilirkişi İncelemeleri : i. ....Şubesine kayıtlı.... seri numaralı, keşide yeri "Samsun", keşide tarihi "01/05/2024", keşidecisi..... olan 1.551.019,00.-TL bedelli (1) adet çek üzerinde, "Tahrifat ve Aldatma Kabiliyeti İncelemesi" konulu olarak gerçekleştirildiği; belgeler üzerinde Doküman İnceleme .... ile fiziki, optik ve karakteristik incelemeler yapıldığı; tahrifat yönünden yapılan fiziki ve optik inceleme neticesinde; çekin ön yüzünde "Tarih" hanesinde yazılı bulunan "01/05/2024" tarihindeki "0" rakamlarının iç kısmına, aynı cins mürekkepli kalem ile "/" şeklinde ibarelerin yazıldığı; çekin arka yüzünde ikinci ciranta kısmında, orijinali tespit edilemeyen ibarenin üzeri (daksille) kapatılarak ... içerikli kaşe izinin basılıp üzerinin mavi mürekkepli kalem ile imzalandığı; çekin arka yüzünde dördüncü ciranta kısmında, orijinali tespit edilemeyen ibarenin üzeri (daksille) kapatılarak "İPTAL" ibaresinin yazılmasına müteakiben tekrar üzerinin (daksille) kapatılması suretiyle tahrifat yapıldığı; aldatma (iğfal) kabiliyeti yönünden yapılan incelemede ise, çek üzerinde yapılan tahrifatın ilk bakışta kolaylıkla anlaşılacağı değerlendirildiğinden, söz konusu çekin mevcut hâliyle aldatma kabiliyetini haiz olmadığı hususları rapor edilmiştir. 30/07/2025 tarihli bilirkişi raporuna yönelik olarak; davacı vekili tarafından sunulan 03/09/2025 tarihli dilekçe kapsamında, "anılan raporun, çekin ön yüzünde tarih hanesindeki '0' rakamlarının iç kısmına aynı cins mürekkeple sonradan '/' işareti eklendiğini ve çekin arka yüzünde daksille kapatmalar yapıldığını tespit etmek suretiyle, dava konusu çek üzerinde tahrifat yapıldığını açıkça ortaya koyduğu; buna karşın raporda yer alan, tahrifatın ilk bakışta kolaylıkla fark edilebileceği ve bu nedenle aldatma kabiliyetinin bulunmadığı yönündeki değerlendirmenin isabetli olmadığı; aldatma kabiliyetine ilişkin değerlendirmenin, yalnızca belgenin çıplak gözle ilk bakışta incelenmesiyle sınırlı tutulamayacağı; her hamilin, belge üzerinde kriminal inceleme yapma veya daksil altında ne yazıldığını araştırma imkânının bulunmadığı; 'makbuz mahiyetindedir' ibaresinin daksille kapatılması suretiyle çekin yeniden tedavüle sokulmasının, başlı başına aldatma kastının ve aldatma kabiliyetinin varlığını ortaya koyduğu; hukuken geçersiz bir senedin geçerliymiş gibi piyasaya sürüldüğü ve raporun aldatma kabiliyetinin bulunmadığı yönündeki kanaatinin hukuki dayanaktan yoksun olduğu" gerekçeleriyle; davalı ... Şti. vekili tarafından ise 28/08/2025 tarihinde sunulan dilekçe kapsamında, "çekin ön yüzündeki '0' rakamına ilişkin değerlendirmenin gerçeği yansıtmadığı; '0' rakamının içine eklenmiş gibi görülen şeklin geçerli bir tarih oluşturmadığı, bu işaretin '1' kabul edilmesi hâlinde dahi ortaya '11/15/2024' gibi imkânsız bir tarihin çıkacağı ve bu nedenle buradaki görünümün, çekin esas unsurlarını değiştiren bir tahrifat olarak nitelendirilemeyeceği; anılan şeklin sonradan ilave edilmiş bir işaret olmayıp, tarihi yazan kişinin '0' rakamını yazma tarzı da olabileceği ve bu ihtimalin göz ardı edildiği; uygulamada ve ticari hayatta, yanlış yapılan ciro veya ibarelerin iptal edilip daksille silinmesinin ve üzerine doğru bilginin yazılmasının olağan bir uygulama olduğu, bu tür işlemlerin çekin geçerliliğini etkilemeyeceği ve tahrifat olarak nitelendirilemeyeceği; aynı raporda, söz konusu değişikliklerin aldatma kabiliyeti bulunmadığının açıkça ifade edildiği ve bu hususun, çekin sahte olmadığı ile kambiyo senedi niteliğini koruduğu yönünde önemli bir tespit olduğu; Yargıtay içtihatları uyarınca, aldatma kabiliyeti bulunmayan değişikliklerin senedin geçerliliğini ortadan kaldırmayacağı ve ciroda yapılan hatanın daksil ile düzeltilmesinin tahrifat sayılamayacağı" gerekçeleriyle itiraz edilmiş; diğer davalıla..... tarafından bilirkişi raporuna yönelik herhangi bir itiraz veya beyan dilekçesi sunulmamıştır. ii. Bilirkişi Raporuna Yönelik Sunulan İtiraz Beyanlarının Değerlendirilmesi : Mahkememizce, Jandarma Kriminal Laboratuvar Müdürlüğü tarafından düzenlenen 30/07/2025 tarihli bilirkişi raporuna yönelik taraflarca sunulan itiraz beyanları üzerinde yapılan değerlendirmede; öncelikle davacı vekili tarafından, raporun aldatma kabiliyetine ilişkin değerlendirmesi hususunda sunulan itiraz beyanının; anılan raporun tahrifata ilişkin teknik tespitlerinin (çekin ön yüzünde tarih hanesindeki "0" rakamlarının iç kısmına sonradan aynı cins mürekkepli kalem ile "/" şeklinde ibare yazılması ile çekin arka yüzündeki ikinci ve dördüncü ciranta kısımlarında orijinali tespit edilemeyen ibarelerin daksille kapatılması) isabetli ve denetime elverişli olmasına karşın, "aldatma kabiliyeti" kavramının esas itibariyle ceza yargılamasında belgede sahtecilik suçunun unsurlarına ilişkin bir değerlendirme ölçütü olduğu, hukuk yargılamasına konu menfi tespit davasında belirleyici olanın ise 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 207. maddesi ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 818/1-ö maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 748. maddesi çerçevesinde, senet metninde onanmamış değişiklik ve silintilerin varlığı olduğu ve bu nedenle Mahkememiz yargılamasında esasa müessir nitelikte bulunmadığı; buna karşılık davalı ... vekili tarafından, çekin ön yüzündeki "0" rakamı içindeki işaretin geçerli bir tarih oluşturmadığı ve keşidecinin yazım tarzından ibaret olabileceği hususunda sunulan itiraz beyanının, anılan tespitin ileri teknolojiye sahip doküman inceleme ve makroskop cihazlarıyla yapılan fiziki ve optik incelemeye dayanması, işaretin "aynı cins mürekkepli kalem ile" sonradan yazıldığının teknik olarak saptanmış olması ve bu teknik tespitin soyut ve varsayımsal açıklamalarla çürütülemeyeceğinden yerinde olmadığı; yine davalı .... vekili tarafından, daksil kullanımının ticari hayatta olağan bir düzeltme uygulaması olduğu ve tahrifat sayılamayacağı hususunda sunulan itiraz beyanının, çekin arka yüzünde dördüncü ciranta kısmında orijinali tespit edilemeyen ibarenin üzerinin daksille kapatılarak "İPTAL" ibaresinin yazılmasını müteakiben tekrar daksille kapatılması şeklindeki katmanlı işlemin olağan bir düzeltme uygulaması ile bağdaşmaması, 6100 Sayılı HMK.'nın 207. maddesi uyarınca senetteki çıkıntı, kazıntı veya silintinin ayrıca onanmamış olması hâlinde inkâr durumunda göz önünde tutulamayacak olması ve dosya kapsamında anılan silinti ve kapatmaların keşideci tarafından onandığına dair hiçbir kayıt bulunmaması nedenleriyle yerinde olmadığı; yine davalı .... vekili tarafından, rapordaki "aldatma kabiliyeti bulunmadığı" tespitinin çekin geçerliliğini ve icra takibinin devamı gerektiğini doğruladığı hususunda sunulan itiraz beyanının, yukarıda açıklandığı üzere aldatma kabiliyetine ilişkin değerlendirmenin ceza hukukuna özgü bir ölçüt olması, hukuk yargılamasında tahrifatın varlığının bizzat raporun teknik tespitleriyle ortaya konulmuş bulunması ve tahrifat tespitinin hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaya elverişli olmaması gerekçeleriyle yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.
iii. Bilirkişi Raporu İle İlgili Mahkememiz Nihai Değerlendirmesi :
Mahkememizce Jandarma Kriminal Laboratuvar Müdürlüğü tarafından düzenlenen 30/07/2025 tarihli bilirkişi raporu üzerinde yapılan nihai değerlendirmede; anılan rapor kapsamında belirtilen bilgilerin/verilerin, dosya kapsamında mevcut bilgiler ile birebir örtüştüğü ve raporda dosya verileriyle uyumsuz herhangi bir bilgi bulunmadığı; dava konusu uyuşmazlığın çözümünde etkili temel delil olan çek aslının bizzat incelenmiş olduğu, Mahkememiz tarafından verilen görevin çek üzerinde tahrifat bulunup bulunmadığının tespiti ile sınırlı teknik bir inceleme olması hususu dikkate alındığında, dosyadaki diğer belgelerin (muhasebe evrakı, icra dosyası içeriği vb.) teknik incelemenin kapsamı dışında kalmasının eksiklik teşkil etmediği; daksille kapatılan ibarelerin orijinallerinin, ileri teknolojiye sahip doküman inceleme cihazlarıyla dahi tespit edilememiş olmasının raporda açıkça belirtildiği; raporun tahrifata ilişkin teknik tespitleri ile aldatma kabiliyetinin bulunmadığına ilişkin değerlendirmesi arasında ilk bakışta bir çelişki bulunduğu düşünülebilir ise de, tahrifatın varlığı ile tahrifatın ilk bakışta anlaşılabilir olması hususlarının birbirinden farklı kavramlar olması nedeniyle raporun kendi içinde teknik anlamda bir çelişki barındırmadığı; bununla birlikte, genel anlamda yeterli inceleme bulunmakla birlikte, aldatma kabiliyetine ilişkin değerlendirmenin, teknik tespit olmaktan öte hukuki nitelendirme alanına taşan ve Mahkememizin takdirinde bulunan bir husus olduğu, ancak bu durumun raporun teknik tespitlerinin güvenilirliğine ve davanın esasına olumsuz bir etkisinin bulunmadığı anlaşılmakla; anılan raporun, dava konusu uyuşmazlık ve Mahkememiz talimatları ile ilgili olarak ayrıntılı ve denetime elverişli bir rapor niteliğinde olduğu kanaatine varılmıştır. b) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Nihai Değerlendirme : Mahkememizce, dava konusu uyuşmazlık ile ilgili olarak yapılan nihai değerlendirmede, dava konusu uyuşmazlığın; davacı .... seri numaralı, 01/05/2024 keşide tarihli ve 1.551.019,00.-TL bedelli çekten ve anılan icra takibinden dolayı davalılara borçlu olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamında toplanan delillerin bir bütün hâlinde değerlendirilmesi neticesinde; davacı şirketin, dava konusu çekin lehtarı olduğu; davalı ..... tarafından kaşe ve imza altına alınan 04/03/2024 tarihli ve "İka Çek İadesi" açıklamalı işlem bordrosu ile dava konusu çekin keşideciye iade edildiğinin belgelendirildiği; çekin iadesi karşılığında anılan davalı tarafından davacıya verilen 30/03/2024 keşide tarihli ve 1.652.000,00.-TL bedelli çekin ise karşılıksız çıktığı; hükme esas alınan Jandarma Kriminal Laboratuvar Müdürlüğünün 30/07/2025 tarihli bilirkişi raporu ile, dava konusu çekin ön yüzünde "Tarih" hanesindeki "0" rakamlarının iç kısmına aynı cins mürekkepli kalem ile "/" şeklinde ibarelerin yazıldığının, çekin arka yüzünde ikinci ciranta kısmında orijinali tespit edilemeyen ibarenin üzerinin daksille kapatılarak .... kaşesinin basılıp imzalandığının ve dördüncü ciranta kısmında orijinali tespit edilemeyen ibarenin üzerinin daksille kapatılarak "İPTAL" ibaresi yazıldıktan sonra tekrar daksille kapatılmak suretiyle tahrifat yapıldığının teknik olarak saptandığı; bu tespitlerin, davacının, çeki arka yüzüne "makbuz mahiyetinde iade edilmiştir" şerhini düşerek keşideciye iade ettiği yönündeki iddiasını doğrular nitelikte olduğu anlaşılmıştır. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 207. maddesinde; "Senetteki çıkıntı, kazıntı veya silinti ayrıca onanmamışsa, inkâr hâlinde göz önünde tutulmaz. Bu tür çıkıntı, kazıntı veya silinti mahkemece senedin geçerliliğine ve anlamına etkili olacak nitelikte görülürse, senet kısmen veya tamamen hükümsüz sayılabilir." hükmü; 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun, 818/1-ö maddesi delaletiyle çekler hakkında da uygulanan 748. maddesinde ise; "Bir poliçe metni değiştirildiği takdirde, değiştirmeden sonra poliçe üzerine imza koymuş olan kişiler, değişmiş metne ve ondan önce imzasını koyanlar ise eski metne göre sorumlu olurlar." hükmü düzenlenmiştir. Dava konusu çekin arka yüzündeki silinti ve kapatmaların, lehtar ve keşideci tarafından onandığına dair dosya kapsamında hiçbir delil bulunmadığı; davacının, çek üzerindeki değişikliklerden sonra atılmış herhangi bir paraf veya imzasının mevcut olmadığı; bu doğrultuda, anılan Kanun hükümleri uyarınca davacının ancak senedin değişiklik öncesi (makbuz mahiyetinde iade şerhini içeren) hâline göre sorumlu tutulabileceği; makbuz mahiyetinde iade edilen bir senedin ise kambiyo taahhüdü doğurma niteliğini yitirdiği; senet metninde tahrifat iddiasının, senedin hükümsüzlüğüne yönelik mutlak def'i niteliğinde olması nedeniyle, iyi niyetli olsa dahi senedi elinde bulunduran herkese ve bu kapsamda takip alacaklısı davalı....'ye karşı da ileri sürülebileceği; kaldı ki basiretli birer tacir olan davalıların, üzerindeki daksil izleri çıplak gözle dahi görülebilen ve bilirkişi raporunda tahrifatın ilk bakışta kolaylıkla anlaşılacağı belirtilen çeki devralmaları karşısında, iyi niyet iddialarına itibar edilemeyeceği; davalılar ..... yönünden ise, 6100 Sayılı HMK.'nın 128. maddesi uyarınca dava dilekçesindeki vakıaların tamamı inkar edilmiş sayılmakla birlikte, davacının iddialarını yukarıda belirtilen yazılı deliller ve bilirkişi raporu ile ispat ettiği anlaşılmıştır. Kötü niyet tazminatı talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise; 2004 Sayılı İİK.'nın 72/5. maddesinde; "Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlâmın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz." hükmünün düzenlendiği; makbuz mahiyetinde iade edilmiş ve üzerinde tahrifat yapılmış bir çekin, tahrifatın çıplak gözle dahi görülebilir olmasına rağmen kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibine konu edilmesi karşısında, davacıyı menfi tespit davası açmaya zorlayan dava konusu icra takibinin haksız olduğu ve iyi niyet taşıdığının kabul edilemeyeceği; bu doğrultuda, takip konusu alacağın %20'si oranında hesaplanan 310.203,80.-TL kötü niyet tazminatının davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesi gerektiği; davanın kabulü karşısında, davalı ....vekilinin, davacı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinin ise yasal koşulları oluşmadığından reddi gerektiği kanaatine varılmıştır. Açıklanan hususlar doğrultusunda; davanın kabulüne dair aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM 1) Davanın KABULÜNE, Bu doğrultuda; a).... sayılı icra takibine konu edilen 01/05/2024 tanzim tarihli, 1.551.019,00.-TL miktarlı çekten ve anılan icra takibinden dolayı davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine, b) Hükmolunan alacağın %20’si oranında hesaplanan 310.203,80.-TL kötüniyet tazminatının, davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 2) Karar ve İlâm Harcı : a) 492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 105.950,11.-TL harçtan, davacı tarafından yatırılmış bulunan 26.487,53.-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 79.462,58.-TL harcın; davalılardan müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, b) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 26.487,53.-TL peşin harç, 427,60.-TL başvurma harcı ve 60,80.-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 26.975,93.-TL harcın; davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 3) Yargılama Gideri ve Gider Avansı : a) Davacı tarafından yatırılmış bulunan, posta ve tebligat giderinden ibaret toplam 4.685,00.-TL yargılama giderinin; davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, b) Arabuluculuk faaliyeti neticesinde, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı anlaşıldığından; Arabuluculuk Yönetmeliği'nin 26/2. maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.800,00.-TL arabuluculuk ücretinin, davalılardan müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, c) Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde, 6100 Sayılı HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE, 4) Vekâlet Ücreti : Davacı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3. ve 13. maddeleri uyarınca (Mahkememizce kabulüne karar verilen miktar olan 1.551.019,00.-TL üzerinden) takdir edilen 235.142,66.-TL vekalet ücretinin, davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
Dair; davacı vekili ve davalı .... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde; (Mahkememize veya istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine dilekçe sunmak ya da tutanağa geçirilmek koşuluyla Zabıt Katibine sözlü beyanda bulunmak suretiyle) HMK'nın 345. maddesi uyarınca .... Mahkemesine İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere, yapılan açık yargılamada karar verildi. 10/04/2026
... ¸ ¸ Gerekçeli Karar