İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/633 E. 2024/633 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/633
Karar No
2024/633
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2024/633 Esas - 2026/134

T.C.

ANKARA

12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/633 Esas

KARAR NO : 2026/134

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

...

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 15/08/2024

KARAR TARİHİ : 18/02/2026

KARAR YAZIM TARİHİ : 05/03/2026

Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;

DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari bir ilişki bulunduğunu, davalı tarafından verilen sipariş formlarında fatura ödemelerinin mal kabul tarihinden itibaren 21 gün içinde yapılacağının belirtilmesine rağmen davalının ödemeleri bu süreden sonra yaptığını ve bu gecikmeden kaynaklanan faizi ödemediğini, bu sebeple ...Esas sayılı dosyası ile 22.744,92 TL faiz alacağının tahsili için ilamsız icra takibi başlattıklarını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, taraflar arasındaki 21/10/2022 tarihli sona erdirme protokolünün dava konusu alacakla ilgili olmadığını, davalının yerleşim yerinin ... olması sebebiyle icra dairesinin yetkili olduğunu, davalının TTK'nın 1530. maddesi uyarınca ihtara gerek olmaksızın temerrüde düştüğünü ileri sürerek, davalının icra takibine vaki itirazının iptali ile takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, öncelikle dava dilekçesinin müvekkili şirkete usulüne uygun olarak elektronik tebligat yoluyla tebliğ edilmediğini, esasa ilişkin olarak ise taraflar arasında akdedilen sözleşme ve sipariş emri genel hükümlerinde, geç ödeme yapılması gerekçesiyle "fiyat farkı, vade farkı, kur farkı, vb." adlar altında herhangi bir bedel talep edilemeyeceğinin açıkça kararlaştırıldığını, bu nedenle davacının faiz talebinin sözleşmeye aykırı olduğunu, ayrıca taraflar arasında imzalanan bir protokol ile davacının müvekkil şirketi ibra ettiğini, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 117. maddesi uyarınca temerrüt koşullarının oluşmadığını, davacının dayandığı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1530. maddesinin somut olayda uygulama alanı bulmadığını ve davanın İİK'nın 67. maddesinde öngörülen bir yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, taraflar arasında imzalanan ... numaralı Jeneratör Hizmet Alım Sözleşmesi, .... Satın Alma Sipariş Emri Genel Hüküm ve Şartları,... Esas sayılı takip dosyası, 25/04/2025 tarihli bilirkişi raporu, 29/12/2025 tarihli ek bilirkişi raporu, tarafların ticari defter ve kayıtları ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan alacakların geç ödenmesi nedeniyle doğan faizin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.

Taraflar arasında hizmet alımına dayalı ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafından sunulan hizmetler karşılığı düzenlenen fatura bedellerinin davalı tarafından ödendiği, davacı vekilinin ödemelerin sözleşmede kararlaştırılan süreden sonra yapıldığını, bu nedenle doğan faiz alacağının tahsili için ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamını ve icra inkar tazminatı talep ettiği, davalı vekilinin ise taraflar arasındaki sözleşme ve sipariş emri hükümlerinde geç ödeme nedeniyle faiz veya vade farkı talep edilemeyeceğinin açıkça kararlaştırıldığını, ayrıca davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını savunarak davanın reddini istediği görülmüştür.

Dosyanın, ...Karar sayılı kararı ile davanın ticari nitelikte olduğu ve ... görevli ve yetkili olduğu gerekçesiyle mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır.

İİK'nın ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur." ve 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." düzenlemeleri yer almaktadır.

İcra dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklının 22.744,92 TL asıl alacağın (faiz alacağı) tahsili amacı ile ... Esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibine başladığı, örnek 7 ödeme emrinin borçluya 30/01/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin İİK'nın 62/1. maddesinde düzenlenen yedi günlük süresi içerisinde 06/02/2023 tarihinde icra dairesine başvurarak, borcun tamamına, faize ve icra dairesinin yetkisine itiraz ettiği, İİK'nın 66/1. maddesi gereğince itiraz üzerine icra takibinin durduğu, davacı alacaklının İİK'nın 67/1. maddesinde gösterilen bir senelik süre içerisinde 15/08/2024 tarihinde davalı borçlunun itirazının iptali için bu davayı açtığı görülmektedir.

İcra dairesinin yetkisine itirazın incelenmesinde, davalı borçlunun icra takibine itiraz ederken ... Dairesi'nin yetkisine itiraz ettiği, ancak takip talebinde ve ödeme emrinde borçlunun adresinin "... olarak gösterildiği, İİK'nın 50/1. maddesi atfıyla uygulanması gereken HMK'nın 6/1. maddesi uyarınca takibin borçlunun yerleşim yeri icra dairesinde de açılabileceği anlaşıldığından, borçlunun icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı yerinde görülmemiştir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 26. maddesinde düzenlenen sözleşme özgürlüğü ilkesi uyarınca, taraflar, kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı olmamak kaydıyla, sözleşmelerinin içeriğini serbestçe belirleyebilirler. Tarafların her ikisinin de basiretli bir tacir olarak hareket etmesi beklenen ticari ilişkilerde bu ilke daha da geniş bir uygulama alanı bulur. Sözleşmenin tarafları, aralarındaki borç ilişkisinin koşullarını, borcun ifa zamanını ve ifa edilmemesinin sonuçlarını kanundaki genel düzenlemelerden farklı olarak kararlaştırabilirler. Bu kapsamda, tarafların borcun vadesinde ödenmemesi halinde temerrüt faizi veya bu nitelikteki "vade farkı" gibi ek bir bedel istenemeyeceğini kararlaştırmaları hukuken geçerlidir. Taraflar arasında bu yönde açık ve tereddüde yer bırakmayacak bir anlaşma varsa, bu özel düzenleme, kanunun temerrüt faizine ilişkin genel hükümlerine göre öncelik taşır (lex specialis derogat legi generali).

Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ... tarafından düzenlenen 25/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda, taraflar arasında akdedilen ... numaralı sözleşme ve 21/10/2022 tarihli sulh protokolünün 3.3. maddesi uyarınca tarafların birbirlerinden gecikme bedeli, faiz vb. adlar altında bir hak taleplerinin olmadığını beyan ve taahhüt ettikleri, bu nedenle davacının geç ödemeden kaynaklı faiz talep edemeyeceği ve davalının takibe itirazında haklı olduğu, mahkemenin aksi kanaate varması halinde ise davacının yasal faiz oranı üzerinden talep edebileceği faiz tutarının 7.192,73 TL olacağı şeklinde görüş bildirilmiştir.

Aynı bilirkişi tarafından düzenlenen 29/12/2025 tarihli ek raporda ise, mahkemenin 25/06/2025 tarihli ara kararı uyarınca yapılan yeniden değerlendirmede, icra takibine konu faturaların 21/10/2022 tarihli sulh protokolü kapsamında olmadığının tespit edildiği, bu doğrultuda tarafların tacir olması nedeniyle 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesi uyarınca avans faizi oranları üzerinden yapılan hesaplamada, davacının talep edebileceği faiz alacağının 17.027,26 TL olacağı şeklinde ek görüş bildirilmiştir.

Davalı vekili 08/05/2025 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde, taraflar arasındaki sözleşmede vade farkı-fiyat farkı ödenmeyeceğine dair açık hükümler bulunduğunu, bilirkişi incelemesinin takibe konu faturalarla sınırlı yapılmadığını, sulh protokolü ile müvekkil şirketin ibra edildiğini belirterek raporun aleyhe olan kısımlarını kabul etmediğini bildirmiştir.

Davacı vekili 14/05/2025 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde, sulh protokolünün 2022 yılı işlerini kapsadığını, oysa takibe konu faturaların 2019 ve 2020 yıllarına ait olduğunu, sözleşmede faiz talep edilemeyeceğine dair bir hüküm bulunmadığını, "vade farkı" ibaresinin "faiz" anlamına gelmediğini, bilirkişinin yasal faiz yerine ticari avans faizi üzerinden hesaplama yapması gerektiğini belirterek rapora itiraz etmiş ve yeni bir bilirkişi incelemesi talep etmiştir.

Davalı vekili 29/12/2025 tarihli ek bilirkişi raporuna karşı verdiği 16/01/2026 tarihli itiraz dilekçesinde, sözleşmelerde yer alan "vade farkı" talep edilemeyeceğine ilişkin hükümlerin faizi de kapsadığını, TTK'nın 1530. maddesinin somut olayda uygulanamayacağını, davacı tarafından açılan benzer davaların reddedildiğini ve davanın hak düşürücü süre nedeniyle de reddi gerektiğini belirterek ek rapordaki aleyhe hususlara itiraz etmiştir.

Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, taraflar arasında imzalanan ... numaralı Jeneratör Hizmet Alım Sözleşmesi, ... Esas sayılı takip dosyası, 25/04/2025 tarihli bilirkişi raporu, 29/12/2025 tarihli ek bilirkişi raporu, tarafların ticari defter ve kayıtları ve tüm dosya kapsamına göre;

Taraflar arasındaki ticari ilişkiyi düzenleyen temel belgelerden olan "... Satın Alma Sipariş Emri Genel Hüküm ve Şartları" başlıklı belgenin "Ödeme" başlıklı 7. maddesinin 7.1. fıkrasında "Tedarikçi geç ödeme yapılması gerekçesiyle herhangi bir talepte (vade farkı, ceza, fiyat ve kur farkı vb.) bulunamaz." şeklinde açık bir hükmün yer aldığı, yine aynı belgenin "Sipariş Emri" başlıklı 2. maddesinin 2.1. fıkrasında da "...herhangi bir ad altında ve her ne şekilde olursa olsun sipariş emri bedeline fiyat farkı, vade farkı, kur farkı, vb. bedel ödenmez." şeklinde benzer bir düzenlemenin bulunduğu, her iki tarafın da basiretli birer tacir olarak hareket etme yükümlülüğü altında olduğu, sözleşme özgürlüğü ilkesi çerçevesinde imzaladıkları bu hükümlerin tarafları bağlayıcı nitelikte olduğu, davacı tarafın "vade farkı" ibaresinin "temerrüt faizi"ni kapsamadığı yönündeki iddiasının, sözleşme metninde yer alan "...herhangi bir talepte (vade farkı, ceza, fiyat ve kur farkı vb.) bulunamaz" şeklindeki geniş ve kapsayıcı ifade karşısında yerinde görülmediği, tarafların iradesinin, ana para borcu dışında geç ödemeden kaynaklanan herhangi bir ek talepte bulunulmasını engellemek yönünde olduğu, bu özel sözleşme hükmü karşısında, davacının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun temerrüde ilişkin genel hükümlerine veya 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1530. maddesine dayanarak temerrüt faizi talep etme hakkının bulunmadığı, bu durumda, davacının icra takibine konu ettiği faiz alacağının sözleşmesel dayanaktan yoksun olduğu, davalının icra takibine yaptığı itirazın bu yönden haklı olduğu anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın (itirazın iptali talebinin) reddine,

2-Alınması gereken 732,00 TL maktu harçtan, 427,60 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 304,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

3-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca ...bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 22.744,92 TL üzerinden takdir edilen 22.744,92 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,

Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı dava değeri itibarı ile kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/02/2026

...

¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/633, K. 2024/633, T. 18.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-633-e-2024-633-k-8d08aa699a92