İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/652 E. 2024/652 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/652
Karar No
2024/652
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2024/652 Esas - 2026/84

T.C.

ANKARA

12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/652 Esas

KARAR NO : 2026/84

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

...

DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 23/09/2024

KARAR TARİHİ : 04/02/2026

KARAR YAZIM TARİHİ : 20/02/2026

Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;

DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili ile davalı arasında uzun süredir devam eden ticari ilişki kapsamında mal ve hizmet tedariki yapıldığını, bu kapsamda 07/05/2020-05/07/2023 tarihleri arasında düzenlenen ve davalının da 10/10/2023 tarihli e-posta ekindeki cari hesap ekstresi ile kabul ettiği toplam 718.908,80 TL bedelli 188 adet faturadan kaynaklanan alacakları bulunduğunu, faturaların tamamının e-fatura olduğunu ve davalının ticari defterlerine işlendiğini, TTK'nın 1530. maddesi uyarınca davalının faturaların tesliminden itibaren 30 gün sonra ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düştüğünü, davalının gönderdiği ekstrede de ödeme tarihlerini belirterek temerrüt başlangıcını ikrar ettiğini, asıl alacak olan 718.908,80 TL için ... Esas sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, bu takipte sadece ana parayı talep edip temerrüt faizlerine ilişkin talep ve dava haklarını saklı tuttuklarını, asıl alacak ödenmediği ve faizden açıkça feragat edilmediği sürece faiz alacağının ayrı bir dava ile talep edilebileceğini, bu hususun ...Karar sayılı kararı ile de sabit olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, dava konusu 188 adet faturadan doğan asıl alacaklara her bir fatura için TTK'nın 1530. maddesi uyarınca hesaplanacak temerrüt faizinden şimdilik 350.000,00 TL'nin, dava tarihinden itibaren 718.908,80 TL ana paraya işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının arabuluculuğa konu alacağı bölerek bir kısmı için icra takibi, bir kısmı için ise bu davayı açmasının usule aykırı olduğunu, ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın asıl alacak ve fer'ilerini de kapsadığından, asıl alacağa bağlı fer'i nitelikteki faiz talebi için açılan bu davanın derdestlik nedeniyle usulden reddi gerektiğini, asıl alacağa ilişkin takip itirazla durduğundan fer'i nitelikteki faizin de talep edilemeyeceğini, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin mal ve hizmet tedarikine ilişkin olmayıp, davalının malzeme temin ettiği ve davacının bu malzemelerle nihai ürün oluşturduğu bir eser sözleşmesi niteliğinde olduğunu, bu nedenle TTK'nın 1530. maddesinin uygulanamayacağını, temerrüt için TBK'nın 117/1. maddesi uyarınca ihtar şartının gerçekleşmediğini, TTK'nın 1530. maddesinin zayıf taraf olan ...'leri koruma amacı taşıdığını ve davacının bu kapsamda olmadığını, taraflar arasındaki ilişkinin eser sözleşmesi niteliğinde olduğunun ... Esas sayılı dosyasında da tespit edildiğini, bu dosya kapsamında ödemezlik def'i ile takas ve mahsup haklarını saklı tuttuklarını, davacının basiretli bir tacir olarak TTK'nın 18/3. maddesi uyarınca usulüne uygun ihtar göndermediğini savunarak davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddini talep etmiştir.

DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, sipariş emirleri ve faturalar, tarafların ticari defter ve kayıtları, ... Esas sayılı takip dosyası, 14/10/2025 tarihli bilirkişi kurulu raporu ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, fatura alacaklarına ilişkin takip tarihine kadar işlemiş temerrüt faizinin tahsili istemine ilişkindir.

Taraflar arasında uzun yıllara dayanan ticari ilişki kapsamında davacı tarafından düzenlenen 188 adet faturadan kaynaklanan 718.908,80 TL asıl alacak için icra takibi başlatıldığı, davacı vekilinin taraflar arasındaki ilişkinin mal ve hizmet tedariki olduğunu, bu nedenle TTK'nın 1530. maddesi uyarınca ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşen davalıdan, takipte saklı tuttuğu işlemiş temerrüt faizinin tahsili istemi ile bu davayı açtığı, davalı vekilinin ise taraflar arasındaki ilişkinin eser sözleşmesi niteliğinde olduğunu, bu nedenle TTK'nın 1530. maddesinin uygulanamayacağını, temerrüt için ihtar şartının gerçekleşmediğini ve ana alacağa ilişkin takibin derdest olması nedeniyle derdestlik itirazında bulunduğunu savunarak davanın reddini talep ettiği görülmüştür.

Eser sözleşmesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. maddesinde, "yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşme" olarak tanımlanmıştır. Bu sözleşme türünde yüklenici, bir işi görerek bir sonuç (eser) yaratmayı taahhüt eder. Davalının sunduğu sipariş emirlerinde, davalının malzemeleri temin edip davacıya verdiği ve davacının da bu malzemeleri kullanarak nihai bir ürün (kablaj) oluşturup davalıya teslim etme yükümlülüğü altına girdiği anlaşılmaktadır. Bu durum, bir sonucun meydana getirilmesini hedeflediğinden, taraflar arasındaki ilişkinin eser sözleşmesi niteliğinde olduğunu göstermektedir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "Mal ve hizmet tedarikinde geç ödemenin sonuçları" başlıklı 1530. maddesi ise, ticari işletmeler arasında mal ve hizmet tedariki amacıyla yapılan işlemlerde, borçlunun sözleşmede öngörülen tarihte veya sürede borcunu ödememesi halinde ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşeceğini düzenlemektedir. Maddenin gerekçesinde de belirtildiği üzere bu hüküm, özellikle finansal açıdan daha zayıf konumda olan...niteliğindeki tedarikçileri, ödemeleri geciktirerek bunu bir finansman aracı olarak kullanan büyük ölçekli alıcılara karşı korumak amacıyla getirilmiştir. Bu özel düzenlemenin uygulanabilmesi için taraflar arasındaki ilişkinin "mal ve hizmet tedariki" niteliğinde olması gerekmektedir. Yargı içtihatlarında da bu maddenin eser sözleşmelerine uygulanamayacağı istikrarlı bir şekilde kabul edilmektedir.

Taraflar arasındaki ilişkinin eser sözleşmesi olarak nitelendirilmesi durumunda, temerrüt hususunda genel hükümlere gidilmesi gerekir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 117. maddesi uyarınca, muaccel bir borcun borçlusu, kural olarak alacaklının ihtarı ile temerrüde düşer. Sözleşmede borcun ifa edileceği gün taraflarca birlikte belirlenmişse, bu günün geçmesiyle ihtar aranmaksızın temerrüt gerçekleşir.

SMMM... ve Nitelikli Hesap Bilirkişisi Av. ... tarafından düzenlenen 14/10/2025 tarihli bilirkişi kurulu raporunda, tarafların ticari defterlerinin incelendiği, davalı defterlerinde davacıya 718.908,80 TL borç kaydının bulunduğunun görüldüğü, davacının asıl alacak için ... Esas sayılı dosyasından takip başlattığı ve işlemiş faiz hakkını saklı tuttuğu, bu nedenle müstakilen faiz talep edebileceği, ancak asıl alacağa itiraz edilmiş olması nedeniyle bu davanın sonucunun beklenip beklenmeyeceği takdirinin mahkemeye ait olduğu, davacının faiz talebinin dayanağı olan TTK'nın 1530. maddesinin uygulanabilmesi için ilişkinin "mal ve/veya hizmet tedariki sözleşmesi" olması gerektiği, bu maddenin eser sözleşmelerine uygulanamayacağına dair Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay kararlarının bulunduğu, dosyadaki sipariş emirlerine göre davacının davalıya "kablo temini" ve "kablaj işlemleri" yaptığı, ilişkinin yıllara yaygın ve düzenli olduğu, bu kapsamda TTK'nın 1530. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı takdirinin mahkemeye ait olduğu, şayet mahkemece ilişkinin mal ve hizmet tedariki sayılarak TTK'nın 1530. maddesinin uygulanması gerektiği kabul edilirse, 02/09/2024 takip tarihine kadar hesaplanan işlemiş faiz tutarının 352.390,13 TL olduğu, ancak ilişkinin eser sözleşmesi sayılması halinde davacının takipten önce davalıyı temerrüde düşürmediği için işlemiş faiz talep edemeyeceği belirtilmiştir.

Davacı vekili bilirkişi kurulu raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesinde, bilirkişinin hukuki değerlendirme yaparak yetkisini aştığını, davalının gönderdiği cari hesap ekstresinde "Net Vade Tarihi" belirtilmesinin TBK'nın 117/2. maddesi uyarınca temerrüt için yeterli olduğunu, TTK'nın 1530. maddesinin uygulanma şartlarının (düzenli tedarik, küçük işletmenin büyük işletmeye karşı korunması) somut olayda mevcut olduğunu, raporun sonuç kısmındaki aleyhe hukuki değerlendirmeleri kabul etmediklerini, ancak hesaplanan 352.390,13 TL'lik faiz miktarını kabul ettiklerini, asıl alacağa ilişkin itirazın iptali davasının sonucunun bekletici mesele yapılması takdirinin mahkemeye ait olduğunu beyan etmiştir.

Davalı vekili bilirkişi kurulu raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesinde, asıl alacağın ... Esas sayılı dosyasında görülen itirazın iptali davasına konu olduğunu ve bu dava sürecinde 428.737,26 TL ödeme yapıldığını, asıl alacak mevcut değilken faiz istenemeyeceğini, taraflar arasındaki ilişkinin ... Esas sayılı kararında da belirtildiği üzere eser sözleşmesi olduğunu ve TTK'nın 1530. maddesinin uygulanamayacağını, davacının temerrüt ihtarında bulunmadığını, bu nedenle bilirkişi raporunda yapılan faiz hesaplamasını kabul etmediklerini, raporun, ilişkinin eser sözleşmesi sayılması halinde davacının işlemiş faiz talep edemeyeceğine ilişkin tespiti doğrultusunda davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir.

Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, tarafların ticari defter ve belgeleri, dava konusu faturalar, taraflar arasındaki sipariş emirleri, ... Esas sayılı dosyasındaki tespitler, mahkememizce dosyaya uygun ve gerekçeli görülerek hükme esas alınan 14/10/2025 tarihli bilirkişi kurulu raporu ve tüm dosya kapsamına göre;

Davanın, eser sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacaklarına ilişkin takip tarihine kadar işlemiş temerrüt faizinin tahsili istemine ilişkin olduğu, taraflar arasında uzun yıllara dayanan bir ticari ilişki bulunduğu, davacının davalıya ait projeler için kablaj imalatı yaptığı, bu kapsamda davalının temin ettiği malzemeleri kullanarak nihai bir ürün ortaya çıkardığı, bu durumun hukuki niteliği itibarıyla bir mal veya hizmetin süreklilik arz edecek şekilde tedarikinden ziyade, belirli bir sonucun (eserin) meydana getirilmesini amaçlayan eser sözleşmesi özelliklerini taşıdığı, nitekim davalı tarafından sunulan ve taraflar arasındaki başka bir uyuşmazlığa ilişkin olan ... Karar sayılı ilamında da taraflar arasındaki ilişkinin "eser sözleşmesi" olarak nitelendirildiği, bu tespitin mevcut uyuşmazlık için de geçerli olduğu, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin eser sözleşmesi olması nedeniyle, sadece mal ve hizmet tedariki sözleşmeleri için öngörülmüş özel bir düzenleme olan TTK'nın 1530. maddesinin somut olaya uygulanamayacağı, bu durumda temerrüt için genel hüküm olan TBK'nın 117. maddesinin uygulanması gerektiği, davacı tarafça, asıl alacak için icra takibi başlatılmadan önce davalıya borcu muaccel kılan ve temerrüde düşüren usulüne uygun bir ihtarname tebliğ edildiğinin iddia ve ispat edilemediği, bu nedenle davalının, davacının bu dava ile talep ettiği takip öncesi dönem için temerrüde düşürülmediği, dolayısıyla davacının işlemiş temerrüt faizi alacağına hak kazanamadığı anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın reddine,

2-Alınması gereken 732,00 TL maktu harcın, 5.977,13 TL peşin harçtan düşümü ile artan 5.245,13 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine,

3-Davalının karşıladığı 45,00 TL yazışma giderinden ibaret yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

4-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca ... bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 350.000,00 TL üzerinden takdir edilen 56.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

7-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,

Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile ... yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/02/2026

....

¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/652, K. 2024/652, T. 04.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-652-e-2024-652-k-451d26bf4049