İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/227 E. 2026/93 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/227
Karar No
2026/93
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/227 Esas KARAR NO : 2026/93

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/03/2025 KARAR TARİHİ : 29/01/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/02/2026 Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin toplu yemek üretim alanında faaliyet gösterdiğini, ayakkabı ve tekstil alanında ticari faaliyette bulunan davalının iş yerine toplu yemek hizmeti vermiş olduğunu, davalının faturalardan kaynaklı borcunu ödememesi nedeniyle davalı aleyhinde Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ilamsız takibi başlatıldığını, iş bu icra takibi davalı tarafından yapılan haksız ve kötü niyetli itirazı üzerine durdurulmuş olduğunu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü için arabuluculuğa müracaat edildiğini, süreç sonunda anlaşmaya varılmadığını, bildirilen faturalara konu hizmet davalıya eksiksiz olarak sunulmasına rağmen davalı tarafından icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, davanın kabulünü, itirazın iptalini ve takibin devamını, asıl alacağın %20'sinden aşağıya olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasını talep ve dava etmişlerdir. Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacının delillerinin taraflarına tebliğ edilmediğini, bu nedenle davacı tarafın delillerine karşı beyanda bulunma ve delil sunma haklarının saklı tutulduğunu, dava dilekçesindeki iddialar ile taleplere dayanak olarak düzenlendiği ileri sürülen muhtelif tarihli faturaların davalı şirkete tebliğ edilmediğini, davalıdan haksız kazanç sağlamak amacıyla davacı ...ileri sürülen iddiaların dayanağı olarak belirtilen fatura içeriklerindeki hizmetlerin davalıya sunduğu iddiasının ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu, davalının davacı ...herhangi bir borcu bulunmadığını, davaya konu faturaların içeriğinde belirtilen hizmetler sunulmadığını, davacı ... davalıdan haksız kazanç sağlamaya yönelik olarak ileri sürdüğü taleplerinin kötü niyetli olduğunu, davacıya ait iş yerinde gerçekleştirdiğini iddia ettiği yemek hizmetleri karşılığında fatura tanzim ettiğini ancak tanzim edilen faturalara karşın davalıdan ödeme alamadıklarını beyan ettiğini, davacı ...dosya arasına sunulan dava dilekçesi içeriğinde anılı iddiaların aksine davalı tarafından davacı ... alınan hizmetlerin karşılığı bedellerin eksizsiz bir şekilde ödenmiş olduğunu, davalı tarafından almış olduğu hizmetlerin karşılığı ödemeler davacı ...tam ve eksiksiz bir şekilde iletilmesine ve davacı ...yalnızca davalı tarafından ödemesi yapılan hizmetler teslim edilip taraflar arasındaki hizmet ilişkisi bu süreçten sonra son bulmuş olmasına karşın davacı ...davalıya sunulmayan ve teslim edilmeyen hizmetlerin bulunduğuna ilişkin iddialar ileri sürülerek davalıdan haksız kazanç sağlayabilme saikiyle ileri tarihli muhtelif faturalar tanzim edildiğini, tanzim olunan faturaların ise davalıya tebliğ edilmediği gibi faturaların tebliğine ilişkin herhangi bir yazılı delilin dosyaya sunulmadığını, faturaların tek başına ispat yönünden bir alacağın varlığını göstermediğini, fatura konusu mal veya hizmete ilişkin bir sevk irsaliyesinin yazılı cari hesap mutabakatının olması bu faturanın Ba- Bs formalarında yer alıyor olması fatura konusu hizmetin verildiğini ve sunulduğunu ortaya koyan belgelerin talep konusu iddiaların desteklenmesi gerektiğini, davacı ... davalıya teslim ve tevdi ettiği hizmet karşılığı olan tutarların kendisine ödenmiş olmasına karşın davacı ...içeriğindeki hizmetler davalıya sunulmamış olmasına rağmen kötü niyetli olarak fatura tanzim edildiğini görüldüğünü, hasız ve mesnetsiz davanın reddini, davacı aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmişlerdir. Mahkememizce Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası incelenmiş, incelenmesinde alacaklısının ... SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ borçlusunun ... olduğu, 787.072,26TL üzerinden icra dairesinde ilamsız icra takibi açıldığı, davacının davasını açmasında hukuki yararının olduğu, ödeme emrinin borçluya usulüne uygun tebliğ edildiği ve borçlunun süresinde itiraz etmesi sonucu takibin durduğu anlaşılmıştır. Davacının itirazın iptali davasını 1 yıllık hak düşürücü sürede açtığı anlaşılmıştır. Mahkememiz dosyasına SMM bilirkişi ...'dan rapor aldırılmış, bilirkişi sunmuş olduğu 23/07/2025 tarihli raporunda özetle; "Davacı şirketin 2022,2023, 2024 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliği taşıdığı, davalı şirket ile olan muhasebe işlemlerini usulüne uygun olarak kaydetmiş olduğu görülmüş olup ; Davacı şirketin 2022,2023,2024 yılı ticari defter incelemesi neticesinde davalı ... icra takip tarihi olan 05.11.2024 ve 31.12.2024 tarihi itibari ile 573.815,39 TL bakiye alacağı olduğu, Davalı şirketin 2021,2022, 2023 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliği taşıdığı, Davalı şirketin 2021, 2022, 2023,2024 yılı ticari defter incelemesi neticesinde davacı ...31.12.2024 tarihi itibari ile 573.815,39 TL bakiye borcu olduğu, İcra takibine konu fatura alacak toplamının 573.739,26 TL olduğu, Davacı ... davalı yanı noter ihtarnamesi ile temerrüde düşürmediği, Taktir Sayın Mahkemenin olmakla birlikte, Davacı ... icra takibinden önce temerrüde düşürülecek işlem yapılmadığından, temerrüdün, icra takip tarihi olan 05.11.2024 tarihi itibariyle oluştuğu, davacı ... davalı ... 573.739,26 TL alacağa ödeme tarihine kadar işleyecek faiz hesaplanabileceği yönünde kanaatim oluşmakla birlikte, Sayın Mahkeme tarafından işlemiş faiz yönünden davacı ... haklı görülmesi halinde; Taktir Sayın Mahkemenin olmakla birlikte, Davacı ... davalı yanı davaya konu faturaların düzenleme tarihlerinde temerrüde düşürmüş olduğu, icra takip tarihi olan 05.11.2024 tarihine kadar 573.739,26 TL asıl alacak, 226.655,28 TL işlemiş faiz ile birlikte TOPLAM 800.394,54 TL alacağa ödeme tarihine kadar işleyecek faiz hesaplanabileceği, ancak itirazın iptali davaları takiple sıkı sıkıya bağlı olduğundan talebe bağlılık ilkesi gereği davacın davalı ... 787.072,26 TL alacağı olduğu, Davacı tarafından talep edilen icra inkâr tazminatı konusundaki kararın münhasıran Sayın Mahkemenize ait olduğu kanaatine varılmıştır. Meselenin asli ve nihai hukuki takdiri ve tavsifi 6100 sayılı HMK'nın md.266/c.2 vemd.279/4 ahkâmıyla 6754 sayılı Kanun'un md.3/3 hükmü gereği tamamen ve münhasıran Sayın Mahkemeye aittir.'' şeklinde belirtmiştir. Dava, İİK'nun 67. Maddesi gereğince itirazın iptali talebine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına konu faturalar nedeniyle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, varsa faiz ve ferileriyle birlikte ne kadar olduğu, faturalara konu yemek hizmeti davacı tarafından davalıya verilip verilmediği, faturaların davalıya tebliğ edilip edilmediği konularında olduğu anlaşılmıştır. HMK'nın MADDE 222. maddesinde; "(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir. Somut olayda tarafların kendilerine verilen süre içerisinde ticari defter ve kayıtlarını dosyaya sundukları, hükme esas alınan bilirkişi raporunda her iki tarafın da ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, bu nitelikleri itibariyle de sahipleri lehine delil vasfı taşıdıkları, her iki tarafın defter ve kayıtlarına göre de davacının davalıdan 573.815,39-TL alacaklı bulunduğu, takibe dayanak faturaların her iki tarafın da ticari defterlerinde kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/19-823 Esas, 2019/553 Karar sayılı kararında; "6762 sayılı TTK’nın 84. maddesi uyarınca hiçbir tacir kendi defterine aleyhe kayıt düşemeyeceğinden faturaların davalı defterinde kayıtlı olması faturalar içeriğindeki malın davalıya teslim edildiğine karine oluşturur. Bu karinenin aksini bir başka deyişle faturalar içeriği emtianın teslim edilmediğini, faturaların usulsüz olduğunu davalı ispatlamalıdır." denilmiştir. Bu kapsamda somut olayın değerlendirilmesinde takibe dayanak faturaların davalı defterinde kayıtlı olduğu, bu bakımdan fatura konusu ürünlerin davalıya teslim edilmiş olduğunun karineten kabul edilmesi gerektiği, davalının ürünlerin teslim edilmediğini iddia ettiği için ispat yükünün bu şartlar altında kendisi üzerinde olduğu, somut olayda davalı ... bu iddiasını ispat sadedinde bir delili dosyaya sunamamış olduğu, ürünlerin iade edildiğine yönelik bir faturanın da dosyaya sunulmadığı anlaşılmıştır. Belirtilen bu esaslar çerçevesinde davacının asıl alacak bakımından itirazın iptali isteminin haklı olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Takip tarihine kadar işlemiş faiz bakımından yapılan değerlendirmede; icra takip tarihinden önceki dönem için temerrüt faizine hükmedilmesi TBK'nın 117.maddesi koşullarına bağlı olup icra takip tarihinden önce davalıya temerrüt ihtarı gönderilmesi ya da taraflar arasında yapılan sözleşme ile ödeme gününün kararlaştırılması gerektiği, somut olayda, icra takibinden önce davalının temerrüde düşürülmediği ve sözleşme ile ödeme tarihinin belirlenmediği, buna göre takip öncesi işlemiş faiz şartlarının oluşmadığı tesbit edilmekle ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren talebi aşmamak kaydı ile değişen oranlarda ticari avans faizinin işletilmesinin gerektiği kanaatine ulaşılmıştır. Bu çerçevede davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Alacağın hesaplanabilir ve likit olması sebebiyle davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın Kısmen KABUL, Kısmen REDDİ ile, -Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası üzerinden davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine yürütülen icra takibine yapılan itirazın 573.815,39-TL asıl alacak yönünden İPTALİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, -Devamına karar verilen 573.815,39-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren talebi aşmamak kaydı ile değişen oranlarda ticari avans faizinin işletilmesine, -Devamına karar verilen 573.815,39-TL asıl alacağın %20'si olan 114.763,078 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 39.197,32 TL ilam harcından peşin alınan 9,505,87 TL harcın mahsubu ile bakiye 29.691,45 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafından sarf edilen 615,40 TL Başvuru Harcı, 9.505,87 TL Peşin Harç olmak üzere toplam 10.121,27 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.600,00 TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 2.624,58 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine, 5-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.600,00 TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 975,41 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine, 6-Davacı tarafından sarf edilen 5.000,00 TL bilirkişi ücreti, 152,50 TL posta masrafı olmak üzere toplam 5.152,50 TL den kabul red oranına göre hesaplanan 3.756,43 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davacı üzerine bırakılmasına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 90.072,30 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 8-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/01/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/227, K. 2026/93, T. 29.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-227-e-2026-93-k-ac5f143fbb3c