İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/186 E. 2026/92 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/186
- Karar No
- 2026/92
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/186 Esas KARAR NO : 2026/92
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/02/2025 KARAR TARİHİ : 29/01/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalıdan ... nolu faturaya konu "... model ...." niteliklerini haiz aracı satın aldığını, müvekkili tarafından ödeme yapılmasına rağmen aracın bir türlü teslim edilemediğini ve müvekkili şirketle davalı şirket arasında yapılan tüm görüşmelerin sonuçsuz kaldığını, bunun üzerine Dörtyol .... Noterliğinin 14.12.2023 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle sözleşmeden dönüldüğünü ve müvekkili tarafından ödenen 1.450.000 TL'nin ticari avans faiziyle iadesinin talep edildiğini, gönderilen ihtarnamezşz davalı şirket tarafından 15.12.2023 tarihinde okunduğunu, Müvekkili tarafından 20.12.2023 tarihinde Büyükçekmece İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi yapıldığını ve ödenen bedelin iadesinin talep edildiğini, davalı borçlunun 29.09.2024 tarihinde ... nolu faturaya konu "... model ...." niteliklerini haiz aracı müvekkil şirkete teslim ettiğini ve yine aynı gün Büyükçekmece İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibine itiraz ettiğini, işbu itirazın taraflarına tebliğ olmadığını ve ticari dava şartı arabuluculuk yolunun tüketildiğini, itirazın iptali davalarındaki hak düşürücü süre açısından iş bu dava tarihinin yahut arabuluculuğa başvuru tarihinin esas alınması gerektiğini, davalı borçlu şirket tarafından yapılan araç teslimi için taraflarınca icra takip borcu açısından haricen tahsil olarak değerlendirildiğini, bu durumun icra dairesine bildirildiğini ancak borçlu tarafından borcun tamamının ödendiği kanısının mevcut olduğu için icra dosyasında tahsil harcı ödenmediğini, kaldı ki zaten borçlu tarafından icra takibine itirazla borcun olmadığının ifade edildiğini, kısmi ödeme (1.450.000,00 TL) haricinde hala borcun devam etmekte olup itirazın iptali ile birlikte geri kalan kısım için takibin devamına hükmolunmasının gerektiğini, burada aracın teslimiyle beraber borcun ortadan kalkmamış olup dosya hesabının 1.450.000 TL'lik kısmının ödendiğinin kabul olunması gerektiğini, zira müvekkili şirketle davalı borçlu ... Otomotiv arasında teslimle birlikte bu hususta bir ibralaşmanın da söz konu olmadığını, bu sebeple itirazın iptali ve takibin yapılan 1.450.000 TL ödemeden sonra kalan kısım için devamına karar verilmesi gerektiğini belirterek Büyükçekmece İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, davalı şirketin %40 oranında kötü niyet tazminatına hükmolunmasını, yargılama har ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı şirkete tahmil olunmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında karşılıklı borç yükleyen bir sözleşme mevcut olup müvekkili şirketin temerrüde düşmeden ve sözleşmeden kaynaklanan edimin ifası için uygun bir süre verilmeden TBK m. 125’ten kaynaklanan seçimlik hakların kullanılmasının mümkün olmadığını, bu kapsamda dava konusu icra takibinin hukuki dayanaktan yoksun olduğundan davanın reddi gerektiğini, davacı ile müvekkil şirket arasında mevcut araç satışına ilişkin sözleşmenin, karşılıklı borç yükleyen bir sözleşme olup işbu sözleşmede ve araç sipariş formunda aracın davacıya teslim edileceği tarihe ilişkin herhangi bir tarih belirtilmediğini, müvekkili şirket tarafından araç teslimine ilişkin müşterilere kesin bir tarih verilmesinin mümkün olmadığı gibi aracın teslim tarihinin kesin olarak belirlenemeyeceğini ve sürecin ithalatçı tarafından yürütüldüğünü de müşterilere müvekkili şirket tarafından bildirildiğini, davacının müvekkili şirketten satın aldığı .... model aracın, kısa sürede davacıya teslim edilmek için hazır hale getirildiğini ve davacının müvekkili şirkete dava konusu aracı teslim almaya geldiği 29.12.2023 tarihinde de müvekkili şirket tarafından ayıpsız ve sıfır olarak davacıya teslim edildiğini, dolayısıyla her şeyden önce müvekkili şirketin aracı davacıya geç teslim ettiğinden ve temerrüde düştüğünden bahsedilemeyeceğini, davacı tarafından keşide edilen Dörtyol .... Noterliği 14.12.2023 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile müvekkiline aracı teslim etmesi için uygun bir süre verilmediğinden ve müvekkilinin işbu ihtar öncesinde de temerrüde düştüğünden/ düşürüldüğünden bahsedilemeyeceğinden bahisle davacının söz konusu ihtarnamedeki sözleşmeden dönmeye ilişkin iddia ve taleplerinin kanuna ve usule aykırı olduğunu ve hukuken geçersiz olduğunu belirterek davanın reddine, alacaklı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce Büyükçekmece İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyası incelenmiş, incelenmesinde alacaklısının ... LİMİTED ŞİRKETİ borçlusunun ... OTOMOTİV İNŞAAT VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ olduğu, 1.450.000,00 TL üzerinden icra dairesinde ilamsız icra takibi açıldığı, davacının davasını açmasında hukuki yararının olduğu, ödeme emrinin borçluya usulüne uygun tebliğ edildiği ve borçlunun süresinde itiraz etmesi sonucu takibin durduğu anlaşılmıştır. Davacının itirazın iptali davasını 1 yıllık hak düşürücü sürede açtığı anlaşılmıştır. Dava, İİK.'nun 67.maddesine göre açılmış itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı yan işbu dava ile taraflar arasındaki araç alım-satım sözleşmesi çerçevesinde taraflarınca ödeme yapılmış olmasına rağmen aracın teslim edilmemiş olması sebebiyle, yapılan ödemenin iadesi talepli başlatılan icra takibinden sonra aracın teslim edilmiş olması göz önünde bulundurularak, takibin feri alacakları yönünden itirazın iptali isteminde bulunmuştur. Taraflarca araç alım-satımına ilişkin olarak yazılı bir sözleşme dosyaya sunulmamış olup, dosyada mübrez fatura, sipariş formu ve ödeme dekontu incelendiğinde taraflara arasında sözleşme ilişkisinin 23/11/2024 tarihinde kurulduğu, davacının aynı gün davalı hesabına toplamda 1.450.000,00-TL tutarında ödeme yaptığı, davacı tarafından ödeme yapılmış ise de dosyada mübrez fatura ve sipariş formu incelendiğinde aracın davalı tarafından teslimi tarihine dair herhangi bir kaydın bulunmadığı, aracın 14/12/2023 tarihine kadar teslim edilmemesi sebebiyle davacının bu tarihte davalıya ihtarname çekerek sözleşmeden dönüldüğünün ve bu sebeple ödenen bedelin faiziyle birlikte derhal taraflarına iade edilmesi gerektiğinin bildirildiği, işbu ihtarnamenin 19/12/2023 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, davacının tebliğin hemen ertesi günü 20/12/2023 tarihinde davalı aleyhine 1.450.000,00-TL alacağın tahsili istem ile işbu davaya konu icra takibini başlatmış olduğu anlaşılmıştır. Bilindiği üzere 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 123. maddesinde ''Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde, taraflardan biri temerrüde düştüğü takdirde diğeri, borcun ifa edilmesi için uygun bir süre verebilir veya uygun bir süre verilmesini hâkimden isteyebilir.'' hükmü ile karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde taraflardan biri temerrüde düştüğü takdirde, diğer tarafın borcun ifa edilmesi için süre verebileceğini açıkça düzenlemiş olup, diğer taraf, temerrüde düşen tarafa verdiği uygun süre içinde ifa yerine getirilmediği takdirde, 125. maddedeki seçimlik hakları kullanabilir. 123. maddede öngörülen uygun süreyi temerrüde düşen borçluya vermeyen taraf, TBK 125. maddede öngörülen seçimlik hakları kullanamayacaktır. TBK 124. maddede ise, süre verilmesini gerektirmeyen durumlar tadadi olarak sayılmış olup, temerrüde düşmüş borçlunun içinde bulunduğu durumdan veya tutumundan süre verilmesinin etkisiz olacağı anlaşılıyorsa veya borçlunun temerrüdü sonucunda borcun ifası alacaklı için yararsız kalmışsa veya borcun ifasının, belirli bir zamanda veya belirli bir süre içinde gerçekleşmemesi üzerine, ifanın artık kabul edilmeyeceği sözleşmeden anlaşılıyorsa, diğer taraf temerrüde düşen tarafa süre vermesine gerek olmaksızın, doğrudan, TBK 125. ve devamı maddelerdeki seçimlik hakları kullanabilir. Somut olayda, taraflar arasındaki sözleşmenin karşılıklı borç yükleyen sözleşme olduğu, sözleşme ile aracın teslimine ilişkin olarak net bir vadenin karalaştırılmadığı, dosyada mübrez fatura ve sipariş formu incelendiğinde aracın davalı tarafından teslimi tarihine dair herhangi bir kaydın bulunmadığı, somut olay özelinde 6098 sayılı TBK'nın 124. maddesindeki süre verilmesini gerektirmeyen durumların bulunduğuna da kanaat getirilemediği, davacının davalıya gönderdiği 14/12/2023 tarihli ihtarnamede, 6098 sayılı TBK'nın 123. maddesi uyarınca davalıya ifa için uygun bir süre verilmediği, bu sebeple 123. maddede öngörülen uygun süreyi davalıya vermeyen davacının TBK 125. maddede öngörülen seçimlik hakları kullanamayacağı, kaldı ki dönme beyanı bozucu yenilik doğuran bir irade beyanı olup hem sözleşmeden dönüldüğünün bildirilip, sonrasında aracın teslim edilmesi sebebiyle araç teslimini icra takibi bakımından asıl alacak yönünden ödeme kabul edip, feriler yönünden itirazın iptali istemenin de çelişkili nitelik arz ettiği, tüm bu belirtilen esaslar çerçevesinde de davacının davasının haksız olduğu kanaatine ulaşılmış ve davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Tarafların tazminat taleplerinin karşılıklı olarak reddine,
3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 732,00 TL ilam harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.600,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından sarf edilen 30,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 250,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 8-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/02/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır