İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/1045 E. 2026/56 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/1045
Karar No
2026/56
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/1045 KARAR NO : 2026/56

ASIL DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) ASIL DAVA TARİHİ : 04/10/2021

BİRLEŞEN BAKIRKÖY ..... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ..... ESAS, ..... KARAR SAYILI DOSYASI

BİRLEŞEN DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) BİRLEŞEN DAVA TARİHİ : 28/03/2022

BİRLEŞEN BAKIRKÖY .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ..... ESAS, ..... KARAR SAYILI DOSYASI

BİRLEŞEN DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) BİRLEŞENDAVA TARİHİ : 05/04/2022 KARAR TARİHİ : 22/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan), İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan), Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ASIL DAVADA; İDDİA: Davacı vekilinin Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne vermiş olduğu 04/10/2021 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde ; Davalı ile davacı müvekkili şirket arasında , davacı müvekkili şirkete ait Sakarya ili Kaynarca ilçesinde bulunan Biokütle santralinin Arıtma tesisiyle ilgili 10/03/2019 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşme gereğince ön arıtma ve WTP için lamellalı çöktürme ve kum-mangan-yumuşatma sistemi montajı ve devreye alma işlerinin 01.07.2020 tarihinde tamamlandığı bildirilmiş ise de belirlenen eksik ve ayıplar davalı şirkete defaten bildirilmiş ve davalı tarafından defalarca revizyon yapılmasına rağmen Kaynarca Sulh Hukuk Mahkemesinin ..... D iş sayılı dosyası ile 01/07/2021 tarihinde tespit edilen eksik ve ayıplar halihazırda giderilemediğini, bu eksik ve ayıplar nedeni ile talep ve dava hakları saklı olduğunu, ayrıca, 1 nolu Yumuşatma tankında çatlak oluştuğu, davalı tarafa Eyüpsultan ..... Noterliği 25/08/2021 tarih ..... yevmiye numaralı ihtar ile bildirilmiş ve 1 nolu Yumuşatma tankının değiştirilmesi talep edildiği, davalı tarafın ise Üsküdar ..... Noterliği'nin 08.09.2021 tarih ve ..... yevmiye nolu cevabı ihtarı ile " tankın incelendiğini çatlağın kullanıcı hatasından kaynaklandığını" iddia ettiğini, bu iddiaların kabul edilmediği Beyoğlu ...... Noterliği'nin 13.09.2021 tarih ve ..... Yevmiye nolu ihtarı ile davalı tarafa bildirildiği, zira, tankta oluşan çatlak nedeni ile müvekkil şirkete kusur atfı mümkün olmadığı yapılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edileceği, tankta oluşan çatlak nedeni ile müvekkili şirket tarafından üretime devam edebilmek amacı ile ek kimyasal ve sarf malzemeleri kullandığını, bu malzemeler için aylık PAC kimyasalı 3600 EUR, Tuz 20.000 TL , RO Membran 5600 USD, Kartuş Filtre 500 USD, Membran temizleme kimyasalları 900 EUR ek ödeme yapmak zorunda kalındığı gibi tankın bu hali ile çalıştırılması Santralin yakıt kazanında yapısal sorunlara yol açacağından Tankın ivedilikle değiştirilmesi gerektiği beyan ile, sonuç olarak ; Ayıplı malın misli ile değiştirilmesi, mümkün olmadığı takdirde ödenen bedelin iadesine karşılık, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile, şimdilik 500.000,00 TL’nin 25/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek müvekkil şirkete ödenmesine , ayrıca, 25/08/2021 tarihinden itibaren tankın değiştirilmesi veya davanın sonuçlanmasına kadar geçecek süre boyunca kullanılmak zorunda kalınan ek kimyasal ve sarf malzemeleri nedeni ile müvekkili şirketin ödemek zorunda kaldığı tutarlara karşılık fazlaya ilişkin haklarımı saklı kalmak kaydı ile şimdilik 50.000,00 TL'nin 25/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. ASIL DAVADA SAVUNMA : Asıl davada davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu 08/11/2021 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle ; Davaya konu yumuşatma tankının imalatçısının, ihbar olunan ..... Plastik San. Ve Tic. Ltd. Şti. olduğunu, tankın teslimi ve montajı esnasında davacı tarafından herhangi bir ayıp tespit edilmediğini, bahse konu tankın dış ortamda korumasız olarak bulunmaması ve kapalı bir alan oluşturulması gerektiğinin önemle izah edilerek kullanıcı tarafından alınması gereken önlemlerin anlatıldığı halde müvekkili şirket tarafından sistem kontrolleri ve arıza şikayeti ile 27/01/2021 tarihinde çağrıldığında dava konusu tankların hiçbir şekilde talimatlara uyulmadan dışarıda çevresel etkilere maruz bırakıldığını ve daha kötüsü üzerinden geçen boru sistemi nedeni ile normal dış hava koşullarının da üzerinde zorlayıcı ve tanklara zarar verici unsurlar tespit ettiğini, bu kapsamda müvekkilinin ve üreticinin yaptığı kontrollerde dava konusu tankta bir hasar ve arıza olmadığının tespit edildiğini ve tankların bu şekilde çevresel etkiye açık olarak bulundurulmuş olması ve muhafazasının sağlanmaması nedeni ile oluşacak arıza ve hasarların garanti kapsamında olmadığının 27/01/2021 tarihli servis formunda açıkça ifade edildiğini, Üsküdar ...... Noterliği aracılığıyla keşide edilen 08/09/2021 tarih, ..... yevmiye nolu ihtarlarında ''Tamiri mümkün olmayan ürünün garanti kapsamı dışında meydana gelen hasar nedeni ile yenisi ile değiştirilmesi ancak ücreti karşılığında yapılabilecektir.'' belirtildiğini, davacı tarafından teklife ilişkin dönüş yapılmadığından tankın çalıştırılamamasından kaynaklanan giderlere davacı tarafın sebep olduğunu, zarar görenin “zararın artmasında etkili olmuş olması”nı, tazminattan indirim sebebi olarak düzenleyen TBK. m. 52 f. 1 hükmünde de, zararı azaltma külfetine açık bir yollama bulunduğunu, bu nedenle de , davacının, tankın işletilmesinde gerekli özen ve dikkati göstermeyerek koruma önlemlerini almadığını, hasarın ve zararın ortaya çıkmasında asli kusurlu olduğundan bahis ile davanın reddini talep etmiştir. İhbar olunan ..... Plastik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili mahkememize sunmuş olduğu 21/02/2022 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle ; Dava dilekçesinde bahsi geçen yumuşatma tankının imalatının kendilerince yapıldığını, söz konusu tankın 22/05/2020 tarihinde eksiksiz ve ayıpsız bir şekilde davalıya teslim edildiğini, bunun haricinde dava konusu diğer iddia olunan ayıp ve eksikliklerden kendilerinin bir ilgisi olmadığını, müvekkiline dava dilekçesi ile ihbar dilekçesinden başka herhangi başka bir evrakın tebliğ edilmediğini, davalı şirket tarafından gizli ayıp halinde üretici firma olarak kendilerine rücu haklarının korunması adına dava kendilerine ihbar olunsa da somut olayda gizli ayıbın söz konusu olmadığını, kullanım hatasından kaynaklı hasarın meydana geldiğinin bizzat davalı şirket tarafından ikrar edildiğini, dava konusu cihaz üzerinde yerinde keşif ve arıza tespiti yapıldığını tespit sonucu tutulan tutanakta sistemin çalışır halde olmasına rağmen sızıntı olduğu bildirilen tankta dışarıya çıkan herhangi bir akıntı ve sızıntı olmadığının belirtildiğini, bu hali ile müvekkili şirkete kusur atfedilemeyeceğini, bu nedenlerle davanın reddi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN BAKIRKÖY ...... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ...... ESAS SAYILI DOSYASINDA : İDDİA: Davacı vekili sunmuş olduğu dava dilekçesinde ; dosyanın Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... E.sas sayılı dosyası ile Birleştirilmesi, ayıplı sistemin tamamı ile değiştirilmesine ve davalı tarafça ayıpsız şekilde yeniden kurulmasına karar verilmesine, mümkün olmadığı takdirde tarafımızca ödenen bedelin iadesine karşılık fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 500.000TL’nin 01/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek müvekkili şirkete ödenmesine, 25/08/2021 tarihinden itibaren sistemin değiştirilmesi veya davanın sonuçlanmasına kadar geçecek süre boyunca her iki tank için de kullanılmak zorunda kalınan ek kimyasal ve sarf malzemeleri nedeni ile müvekkil şirketin ödemek zorunda kaldığı tutarlara karşılık fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile şimdilik 50.000TL'nin 25/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek müvekkil şirkete ödenmesine, sistemin ayıplı olması nedeni ile yaşanan üretim kayıplarına ilişkin uğradığı zararlara karşılık fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000TL'nin 01/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek müvekkil şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. BİRLEŞEN BAKIRKÖY ..... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ...... ESAS SAYILI DOSYASINDA : İDDİA: Davacı vekilinin Bakırköy nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine vermiş olduğu 05/04/2022 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde ; Müvekkili ..... TEKNOLEJİLERİ A.Ş. nin uzun yıllardır ülkemizde ve yurt dışında su arıtma, ısıtma ve depolama sistemleri kuran, üretim yapan ve ayrıca perakendecilik faaliyeti gösteren saygın ve üretken bir şirket olduğunu, davalı taraf ile akdedilen 10.03.2019 tarihli "..... Arıtma Tesisi Sözleşmesi" akdedildiğini ve 01.07.2020 tarihinde montajı tamamlanarak hatasız ve noksansız olarak davalıya teslim edildiğini, ancak davalı tarafça sözleşme kapsamında yapılması gereken ödemelerin tamamlanmadığını, müvekkilinin bu dönemde sabırla beklediğini, talep edilen servis hizmetlerinin yerine getirilmesine rağmen bakiye alacağının ödenmediğini, bu nedenle Bakırköy ...... İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı dosya ile bakiye 43.125,00-USD alacak için icra takibi başlatıldığını, takibe itiraz edilmiş olması nedeni ile bu davanın açılması gerektiğini, tarafların tacir olduğu için zorunlu arabuluculuk süreci başlatıldığını ancak bu süreçte de anlaşma sağlanamadığını, davalı tarafça sözleşmede bahse konu edilen sistemin ayıplı, kusurlu olduğu iddia edilmiş ise de sistemin noksansız ve hasarsız teslim edildiğini, sistem teslim edildikten sonra işletilmesinden ve bakımlarından tamamen davalı tarafın sorumlu olduğunu, Ancak davalı tarafın müvekkil ile servis / bakım sözleşmesi imzalamadığını, bu nedenle sistemin bakımlarının gereği gibi yapılmadığını, Bu konuda davalı şirket defalarca uyarılmış ise de bir ilerleme sağlanamadığını, davalı şirketin yükümlülüklerini sözleşmeye uygun olarak yerine getirmediğini beyan ederek, Bakırköy ..... İcra Dairesi ..... Esas sayılı dosya vaki itirazın kaldırılmasını, davalının %20 İcra İnkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile dava ve arabuluculuk ücreti vekaletinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekilinin mahkememize sunduğu 26/04/2022 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacının sözleşmeye bağlı işin tam ve eksiksiz tamamlanarak müvekkil şirkete teslim edildiği iddiasının tamamıyla gerçek dışı olduğunu, Davacı ile davalı şirket arasında , davalı şirkete ait Sakarya ili Kaynarca ilçesinde bulunan Biokütle santralinin Arıtma tesisiyle ilgili 10.03.2019 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşme gereğince ön arıtma ve WTP için lamellalı çöktürme ve kum-mangan-yumuşatma sistemi montajı ve devreye alma işlerinin 01.07.2020 tarihinde tamamlandığının bildirildiğini, ancak aradan geçen süre zarfında sözleşme konusu işte belirlenen eksik ve ayıpların davalı şirkete defaten bildirildiğini, davalı tarafından defalarca revizyon yapılmasına rağmen Kaynarca Sulh Hukuk Mahkemesinin ..... D iş sayılı dosyası ile 01.07.2021 tarihinde tespit edilen eksik ve ayıpların halihazırda giderilemediğini, Bu eksik ve ayıpların mahkemece tespitinden sonra bu defa 1 nolu Yumuşatma tankında çatlak oluştuğunu, davalı tarafça Eyüpsultan ...... Noterliği 25.08.2021 tarih ....... yevmiye numaralı ihtar ile davalıya bildirimde bulunularak 1 nolu Yumuşatma tankının değiştirilmesinin talep edildiğini, Davalı tarafından gönderilen Üsküdar ..... Noterliği'nin 08.09.2021 tarih ve ...... yevmiye nolu cevabı ihtarda tankın incelendiğini, çatlağın kullanıcı hatasından kaynaklandığının iddia edildiğini, Bu iddiaların davalı tarafça kabul edilmediğinin Beyoğlu ...... Noterliği'nin 13.09.2021 tarih ve ..... Yevmiye nolu ihtarı ile kendisine bildirildiğini, sözleşme konusu işle ilgili tüm eksik ve ayıplar nedeni ile talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... E. Sayılı dosyası ile 1 nolu tankta oluşan çatlaklar nedeni ile dava açıldığını, Dava devam ederken yine davalı şirket tarafından imal ve montajı yapılmış olan 2 nolu tankta da benzer çatlaklar oluştuğunu, bu kez de 2. Nolu tankta da oluşan çatlaklar ve yine sözleşme konusu davalı tarafından imal ve montajı yapılan sistemde tespit edilen diğer eksik ve ayıplar nedeni ile Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... E. Sayılı dosyası ile bir dava daha açıldığını ve bu dava aynı Mahkemenin ..... E. Sayılı dosyası ile birleştirildiğini beyan ederek, iş bu davanın Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi' nin ..... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, iş bu davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Asıl dava, alım satım sözleşmesi uyarınca satılan malın ayıplı olması nedeniyle misli ile değiştirilmesi ,olmadığı taktirde bedelinin iadesi ve ayıplı ürün nedeniyle yapılan masrafların tahsili istemine ilişkindir. Birleşen Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... esas sayılı dosyasında dava alım satım sözleşmesi uyarınca satılan malın ayıplı olması nedeniyle misli ile değiştirilmesi ,olmadığı taktirde bedelinin iadesi ve ayıplı ürün nedeniyle yapılan masrafların tahsili istemine ilişkindir. Birleşen Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... esas sayılı dosyasında dava alacağın tahsili amacı ile başlatılan ilâmsız icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67. Maddesi uyarınca iptali ve icra inkâr tazminatının tahsili istemine ilişkindir. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Bilirkişiler Prof. Dr. ....., Doç. Dr. ..... ve Öğr. Gör....... tarafından Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesine sunulan 16/03/2022 tarihli bilirkişi raporunda ; Yumuşatma suyu sisteminde kullanılan FRP malzemeden imalatı yapılan Tank-1'in ayıplı olduğu, ayıbın üretici hatasından kaynaklandığı, ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu, mevcut halleriyle kullanılmasının mümkün olmayacağı, misli ile değiştirilmesinin uygun olacağı, ayıplı tank nedeniyle davacı tarafından tankın çatlaması sonrasında sistemin düzgün çalışabilmesi için ilave kimyasallar ve sarf mazlemeler ihtiyaç duyulduğu yönünde görüş bildirmişlerdir. Bilirkişiler Doç. Dr. ....., Prof. Dr. ...... ve Doç. Dr. ...... tarafından Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesine sunulan 05/11/2022 tarihli bilirkişi raporunda ; Sözleşmede belirtilen cihaz ve aksesuarların ..... Şirketi tarafından, Kaynarca İlçesi, Kızılcaali, ..... Mahallesi'nde faaliyet gösteren ....... Enerji Üretim Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nde kurulu ve çalışır vaziyette olduğu görülmüştür. Sözleşmede belirtilen ekipmanlarda herhangi bir eksiklik olmadığı ancak analiz sonuçlarına göre; sistemin etkin ve verimli çalışmadığının tespit edildiği, sisteme sağlanan ham suyun coğrafi yapıdaki kaya ve toprak yapısından kaynaklanan askıda madde ve çözünmüş iyonlarının mevsimsel değişkenliği de dikkate alınan bir arıtma tesisinde seri olarak tasarlanması kaçınılmaz olan basamakların en başında bulunan ön çöktürme işleminin çok büyük öneme haiz olduğu açıktır. Ancak ....... Enerji Üretim Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin gerçekleştirdiği düzenli analizleri incelendiğinde çoğunlukla %10-70 arasında değişen aralıklarda askıda madde giderimi gerçekleştirdiğinin görüldüğü, ham sudaki Askıda Katı Madde Miktarının, 10/03/2019 tarihli sözleşmeye göre lamella çıkışında %70-95 oranında giderilmesi gerektiğinin belirtildiğin, ön çöktürme sisteminin eterli performansı gösteremediği sonucuna ulaşıldığı, devam eden aşmalarda fazlaca askıda madde yükü ile beslenen arıtma sistemi normal olarak planlanandan önce durarak kendini temizleme aşamasına geçtiği kanaati oluştuğu, ..... Şirketi tarafından daha sonradan yapılmış olan ek iyileştirme ve düzenlemelerin de yeterli olmadığı, buna bağlı olarak da iyon değiştirme ve EDI sisteminin planlanan performansa ulaşamadığı kanaatine ulaşıldığı, ön çöktürme sisteminin eksikliklerinin giderilmesi iletüm arıtma sisteminin isterleri sağlayacak düzeye erişmesinin mümkün olduğunun söylenebileceği, fatura karşılığı davalıya satılan sistemin Lamellalı Ön Çöktürme tankının ayıplı olduğu, bu ayıp sistem çalışmadan ne kadar verimli olduğu görülemeyeceğinden veya problem olduğunda bazı eksiklerin basit uygulamalarıyla ortadan kalkabileceği durumlar (genelde tesisat kurulumlarında olan bir durumdur) görülmeden, sistemdeki öngörülemez problemler olduğu veya sistem ekipmanları üretim tesisine getirildiği ilk etapta kurulurken anlaşılamaması nedeniyle gizli ayıptır ve ayıplı hali ile malın kabulünün mümkün olmadığı, lamellalı ön çöktürme sistemi büyük ve çok donanım içerdiğinden misli ile değiştirme mümkün değildir. Teknik bir çalışma grubunun kurulması ve detaylı çalışmalar sonucu ihtiyaç duyulan ek donanım veya donatıların ilave olarak yapılması veya çözüm üretecek yapılandırma ile çözülebilir kanaatine varılmıştır. Dolayısıyla Sözleşmede belirtilen AKM (Askıda Katı Madde), Sertlik ve İletkenlik sınırlara ulaşılabilmesi için gerekli olan tüm donanım ve işlemlere bağlı olarak maddi miktarın belli olacağı, bu maddi miktarın ve yapılandırmanın davalı ...... Şirketi tarafından karşılanması gerektiği, 1 inci sıradaki ve 2 inci sıradaki tankların (yapısal, malzeme kalitesizliği, reçine sarılma sırasındaki imalat hataları veya sistemin çalışma basıncına uygun olmaması nedeniyle) çatlak ve su sızdırdıkları tespit edilmiştir. 2 adet fatura karşılığı davalıya satılan Su yumuşatma sisteminde bulunan su yumuşatma tanklarının ayıplı olduğu, bu ayıp sistem çalıştırılmadan ne kadar verimli olduğu görülemeyeceğinden veya problem olduğunda bazı eksiklerin basit uygulamalarıyla ortadan kalkabileceği durumlar (genelde tesisat kurulumlarında olan bir durumdur) görülmeden sistemdeki öngörülemez problemler olduğu veya sistem ekipmanları üretim tesisine getirildiği ilk etapta kurulurken anlaşılamaması nedeniyle gizli ayıptır ve ayıplı hali ile malın kabulünün mümkün olmadığı kanaatine varılmıştır. Tankların tamiri mümkün olmadığından (Tamir olsa da başka yerden çatlayacaktır.) misli ile değiştirmesinin uygun olduğu, ön çöktürme Sisteminin uygun özellik ve kapasitede olmaması tüm sistemi etkilediği, çöktürme havuzunda yeterli çöktürme işlemi sağlanamadığı, olması gerekenden fazla çamur, depozit va katı partiküller besleme suyu ile birlikte Yumuşatma Sistemi ve EDI sistemine beslendiği ayrıca davalı firma tarafından kurulan EDI Sisteminin arızalandığı ve çalışmadığını, EDI sisteminin Sözleşmede belirtilen AKM, Sertlik değerleri yakalanamadığından arızanın oluştuğu, bu nedenle EDI sisteminin gizli (önceden öngörülemez ayıp, ancak sistem çalışmasından sonra anlaşılabilir) ayıplı olduğu ve mümkünse tamiratının Davalı firma, ..... Şirketi tarafından yapılması mümkün değilse misli ile değiştirmesinin uygun olduğu, ön çöktürme sistemi yetersiz kaldığından besleme suyuyla gelen katı partikülleri (AKM) tutmak ve sertlik azaltmak amacıyla kimyasallar ve tuzun daha fazla sisteme verilmesi gerektiği, bu ekstra veya fazladan verilen kimyasallar kullanılmazsa Enerji üretim tesisindeki türbin kanatlarında birikinti oluşturmasına sebep olacağı, çözülmüş maddeler konsantrasyonu, su buharı ile aşınmasından olayı tesisatın buhar kapanları (Steam trap) ve proses ekipmanlarının fazlaca zarar görmesine neden olacağı, askıdaki katı maddelerin artan konsatrasyonu ise, sistem verimini düşüreceği, söz konusu sistemin bu şekilde yeterli performansta etkin olarak çalışmaması her geçen gün buhar kazan ve türbin sistemleri ve ekipmanlarında ilerleyen zamanlarda büyük hasarlara sebep olacağının bilinen bir teknik bilgi olduğunu, sistemin yukarıda belirtildiği ayıplı kısımlar nedeniyle, Davacı ....... Enerji Üretim Sanayi ve Ticaret A.Ş' nin Elektrik üretimini devam ettirebilmek için sistemi gizli ayıplı kısımlarıyla çalıştırması sonucu istenilen şartların sağlanması için kullanılmak zorunda olan kimyasallar, kartuş filtreleri ve bunların maddi değerlerinin dava dosyasında da bulunduğu, buhar türbininde kullanılacak deiyonize ve askıda madde içermeyen suyun elde edilmesi için tasarlanacak su arıtma tesisinde, ham suyun debi ve türbidite (bulanıklık) değişimi, mevsimsel olarak belirlendikten sonra tasarlanacak bir arıtma tesisinde kullanılacak askıda maddelerin topaklanarak çökmesini hızlandırak ve sağlayacak kuagülantlar arıtma tesisi tarafından tavsiye edilenler veya muadilleri olarak kullanılabileceği, sistem yeterli arıtmayı sağlayamadığında ise ek kimyasalllar ..... miktarını azaltmak ve hızlıca çökmesine yardımcı olmak açısından kullanılarak performası daha da iyi hale getirmek için kullanıldığı, ayrıca tıkanan ve rejenerasyona (tekrar kullanım için yüzeyde biriken iyonların giderilmesi ve tıkanan memran deliklerinin açılması amacıyla yapılan işlemler) ihtiyaç duyan arıtma sisteminin diğer bileşenleri olan Yüzey Borulamalı Trıplex Yumuşatma Sistemi ve BWROYEDI sistemi bakımı temizliği ve membran gibi sarf malzemelerinin beklenenden daha kısa sürede değişimine sebep olacağı, bunun da beklenen masraflara ek masraflara sebebiyet vereceği, Kimyasalların evsafı ve harcama miktarları incelendiğinde yukarıda belirtilen amaçlarla kullanılacağı anlaşılan kimyasal ve sarf malzemelerinin uygun olduğunun değerlendirildiği, sistemin bazı kısımlarının ayıplı olması nedeniyle yukarıda bilimsel olarak nedenleri açıklanan sebeplerden Davacı ....... Enerji Üretim Sanayi ve Ticaret A.Ş nin ek masraflarının toplam 487.369,66 TL olduğu yönünde görüş ve beyan bildirmişlerdir. Bilirkişi ..... tarafından mahkememize sunulan 19/07/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; Birleşen Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... esas sayılı dosyası yönünden ; yanlar arasında davacı tarafından davalıya Arıtma Tesisi satışı yapılması şeklinde ticari ilişki kurulduğu, davacı ticari defterlerinde, davalıya 137.500,00 USD bedelli fatura düzenlendiği, davalıdan 94.375,00 USD tahsilat yapıldığı ve icra takip tarihinde davacının davalıdan 43.125,00 USD alacaklı olduğu, icra takip tarihinde USD alacağın TL karşılığının 43.125,00 USD x TCMB efektif satış kuru 8,6529 = 373.156,31 TL olduğu, davalı ticari defterlerinin de birebir davacı ticari defterleri ile örtüştüğü ve davalının da davacıya 43,125,00 USD borçtu olduğu, davacı alacağının kabulü halinde, takip sonrasında USD alacağına Kamu Bankalarının 1 yıla kadar vadeli USD mevduata uyguladığı azami faiz olarak %4 oranında faiz talep edildiği, ancak takip tarihinde Kamu Bankalarının 1 yıla kadar vadeli USD mevduata uyguladığı azami faiz oranının %2 olduğu yönünde görüş ve beyan bildirmiştir. Bilirkişi ..... tarafından mahkememize sunulan 03/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; Dosya üzerinde yapılan inceleme sonrası , dava konusu fatura karşılığı davalı tarafından davcıya satılan sistemin gizli ayıplı olduğu, malın söz konusu ayıbı ile kabulünün mümkün olmayacağı, tankların misli ile değiştirilmesinin gerektiği, sistemin ayıplı olması nedeniyle davacının 487.369,66 TL ek masraf yaptığına dair görüş ve beyan bildirmiştir. Bilirkişiler Doç. Dr. ....., Prof. Dr. ......, Doç. Dr. ...... ve ....... tarafından Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesine sunulan 05/11/2022 tarihli bilirkişi raporunda ; Bilirkişilerin bir önceki raporlarında sunulan fazla harcanan malzemeler tutarı hariç diğer tutarlar aynen geçerli olduğu, fatura karşılığı davalıya satılan sistemin Lamellalı Ön Çöktürme tankının (havuzunun) ayıplı olduğu, sistemdeki öngörülemez problemler olduğu veya sistem ekipmanları üretim tesisine getirildiği ilk etapta kurulurken anlaşılamaması nedeniyle gizli ayıp olduğu ve ayıplı hali ile malın kabulünün mümkün olmadığı kanaatine varıldığı, Lamellalı ön çöktürme sisteminin büyük ve çok donanım içerdiğinden misli ile değiştirme yani tamamen yıkılıp aynı boyutta ve içeriğiyle yeniden yapılmasının sorunu çözmeyeceği bunun taraflar arasında bir fayda sağlamayacağından dolayı misli ile değiştirmenin mümkün olmadığı, bunun yerine Lamellalı Ön Çöktürme tankın misli maliyetinin ....... Enerji Üretim Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi iade edilmesi gerektiği veya bilirkişilerin önceden de belirtiği gibi; teknik bir çalışma grubunun kurulması ve detaylı çalışmalar sonucu ihtiyaç duyulan ek donanım (Ön dinlendirme havuzunun veya tankının yapılması, Ön çöktürme sisteminin girişinden önce yeni bir ek çöktürme havuzunun yapılması veya donatıların ilave olarak yapılması) ile çözüm üretecek yapılandırma ile çözülebileceği, dolayısıyla Sözleşmede belirtilen AKM (Askıda Katı Madde), Sertlik ve İletkenlik sınırlara ulaşılabilmesi için gerekli olan tüm donanım ve işlemlere bağlı olarak maddi miktarın belli olabileceği, bu maddi miktarın ve yapılandırmanın şu anda asıl davada davalı birleşen davada davacı ..... Şirketi tarafından karşılanması gerektiği, 1. inci sıradaki ve 2. inci sıradaki tankların (yapısal, malzeme kalitesizliği, reçine sarılma sırasındaki imalat hataları veya sistemin çalışma basıncına uygun olmaması nedeniyle) çatlak ve su sızdırdıklarının tespit edildiği, fatura karşılığı davalıya satılan Su yumuşatma sisteminde bulunan su yumuşatma tanklarının ayıplı olduğu, bu ayıp sistem çalıştırılmadan ne kadar verimli olduğu görülemeyeceğinden ve sistem ekipmanları üretim tesisine getirildiği ilk etapta kurulurken anlaşılamaması nedeniyle gizli ayıp olduğu ve ayıplı hali ile malın kabulünün mümkün olmadığı, Tankların tamiri mümkün olmadığından misli ile sözleşmede belirtilen değerlere sahip misli değiştirmesinin uygun olduğu, asıl davada davalı birleşen davada davacı ...... Şirketi tarafından kurulan ve EDI Sisteminin tespit anında ve şu anda arızalı olduğu ve atıl durumda tesiste durduğu tespit edildiği, EDI sisteminin Sözleşmede belirtilen AKM, Sertlik değerleri yakalanamadığından arızanın oluştuğu kanaati taşınmaktadır. Bu nedenle EDI sisteminin gizli (önceden öngörülemez ayıp, ancak sistem çalışmasından sonra anlaşılabilir) ayıplı olduğu ve mümkünse tamiratının Davalı firma, ..... Şirketi tarafından yapılması, mümkün değilse misli ile değiştirmesinin uygun olduğu, sistemin bazı kısımlarının ayıplı olması nedeniyle yukarıda bilimsel olarak nedenleri açıklanan sebeplerden Davacı ....... Enerji Üretim Sanayi ve Ticaret A.Ş nin ek masraflarının 26 adet faturası bulunan, normalde kullanılması gereken miktarın çıkarılması sonucunda toplam olarak 377.411,23 TL ek masraf yaptığı yönünde görüş ve beyan bildirmişlerdir. Mahkememizin 25/05/2023 Tarihli, ..... Esas ve ..... sayılı kararının, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesinin 26/11/2024 Tarihli, ..... Esas ve ...... Karar sayılı ilamıyla KALDIRILMASINA karar verilerek, mahkememizin ...... Esasına kaydı yapılmıştır. Bilirkişiler Doç. Dr. ....., Prof. Dr. ......, Doç. Dr. ...... ve ....... tarafından Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesine sunulan 05/11/2022 tarihli bilirkişi raporunda ; Tanklarda meydana gelen çatlaklar nedeniyle her iki tank baypas edildiği ve ilave kimyasallar kullanıldığı, her iki tankın benzer nitelikte bir tek zarara neden olduğu, sistemin bazı kısımlarının ayıplı olması nedeniyle dava tarihi itibarıyla; sarf malzeme ve kimyasalların kullanımıyla nedeniyle fazladan yapılan harcamalar toplamının 377.411,23 TL (Üç Yüz Yetmiş Yedi Bin Dört Yüz On Bir Lira Yirmi Üç Kuruş) olduğu yönünde görüş ve beyan bildirmişlerdir. Bilindiği üzere eser sözleşmeleri iki tarafa karşılıklı borç yükleyen bir tür iş görme sözleşmesi olup, “eser” ve “bedel” olmak üzere iki temel unsuru vardır. Bu sözleşmelerde yüklenici, iş sahibine karşı yüklendiği özen borcu nedeniyle eseri yasa ve sözleşme hükümlerine, fen, teknik ve sanat kurallarına uygun olarak yaparak ve zamanında tamamlayarak iş sahibine teslim etmekle; iş sahibi de bu çalışma karşılığında ivaz ödemekle yükümlüdür. Bu noktada eser sözleşmesinde “ayıp” ile ilgili genel açıklamaların yapılmasında fayda vardır. Eser sözleşmesi ilişkisinde ayıp, yüklenicinin meydana getirip iş sahibine teslim ettiği eserde bulunan sözleşme ve fenne aykırılıklardır. Başka bir ifadeyle ayıp, sözleşme ve eklerinde kararlaştırılan ve iş sahibinin beklediği amaca göre eserde bulunması gereken bazı vasıfların bulunmaması ya da olmaması gereken bazı bozuklukların bulunması şeklinde tanımlanmaktadır. Eldeki davada uygulanması gereken 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) 474- 478 ayıplı işler hakkında uygulanır. Bu maddelerde yer alan düzenlemelere göre yüklenicinin ayıp nedeniyle sorumlu tutulabilmesi için eserin teslim edilmiş olması ve teslim edilen eserin ayıplı olması, ayıbın iş sahibinden kaynaklanmamış olması, iş sahibinin eseri muayene ve ayıbı ihbar yükümlülüğünü yerine getirerek eseri açık ya da zımnen kabul etmemiş olması gerekir. Eserin ayıplı yapılması sözleşmeye aykırılık teşkil etmekte olup; ayıp, açık ve gizli olabileceği gibi maddî ve hukukî ayıp şeklinde de olabilir. Açık ayıp, eserin teslimini müteakip makul süre içinde yapılan kontrol ve muayene sonucu görülüp tespit edilecek ayıptır. Gizli ayıp ise, basit bir kontrol ve muayene ile tespit edilemeyen, eserin kullanılmaya başlanmasından sonra ortaya çıkan ayıptır. Maddî ayıplar, açık veya gizli ortaya çıkan, gözle görülen ve duyu organları ile hissedilen ayıplardır. Bunun dışında gözle görülmeyen, ancak yapılmamış olması nedeniyle karşı tarafça fark edilen projenin onaylatılmaması, yapı kullanma izin belgesinin alınmaması gibi hukukî ayıplar vardır. Maddî ve hukukî ayıpların da tıpkı açık ve gizli ayıplar gibi yükleniciye ihbar edilmesi zorunludur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 474/1. maddesi gereğince iş sahibinin eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre mümkün olduğunca en kısa sürede eseri gözden geçirip muayene ederek varsa açık ayıpları tespit etmek ve bu ayıpların neler olduğunu tek tek açıklamak suretiyle gecikmeksizin sözlü veya yazılı olarak yükleniciye bildirmesi gerekir. Gerek TBK’da gerekse mülga BK’da iş sahibinin muayene ve ihbar süreleri açıkça belirlenmemiş olup, işin niteliği ve olayın özelliğine, imal edilen eserin büyüklüğü ve genişliğine göre süreler farklı olacak ve işin uzmanı bilirkişiler tarafından belirlenecektir. Muayene ve gözden geçirmeyi veya ayıbın belirlenmesini iş sahibi bizzat yapabileceği gibi, TBK’nın 474/2. maddesine göre mahkeme aracılığıyla bilirkişi raporu ile de tespit ettirmesi mümkündür. Açık ayıpta iş sahibi muayene ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirmezse, eseri kabul etmiş sayılır ve yüklenici açık ayıplarla ilgili sorumluluktan kurtulur. Gizli ayıplarla ilgili TBK’nın 477/3. maddesi, eserdeki ayıbın sonradan ortaya çıkması hâlinde, iş sahibinin gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorunda olduğu, aksi takdirde eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılacağı belirtilerek gizli ayıplar yönünden de iş sahibine ortaya çıkar çıkmaz gecikmeksizin yükleniciye ayıbı ihbar etmek yükümlülüğü getirilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu eserdeki açık ve gizli ayıpların yükleniciye bildirim şeklinin nasıl olacağına dair herhangi bir düzenleme yapılmamıştır. Ayıp ihbarının yazılı olarak yapılması ispat kolaylığı sağlar. Ancak ayıp ihbarı hukukî işlem olmayıp, hukukî işlem benzeri maddî vakıa olduğundan, Yargıtay’ın yerleşik içtihat ve uygulamalarında eser sözleşmelerinde aksi sözleşmede veya eki şartnamelerde kararlaştırılmadıkça taraflar tacir dahi olsa ayıp ihbarının her türlü delille ve bu arada tanık beyanı ile de ispatlanabileceği kabul edilmektedir. Ayıp hâlinde iş sahibinin hakları TBK’nın 475. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre iş sahibinin seçimlik hakları; eserin iş sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule icbar edilemeyecek derecede ayıplı olması hâlinde sözleşmeden dönme, eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim yapılmasını isteme veya aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere eserin ücretsiz onarılmasını isteme haklarıdır.Maddeden de açıkça anlaşılacağı üzere eser sözleşmesi ile ilgili hükümlerinde ayıplı imalâtın, ayıptan ari misliyle değiştirilmesine dair iş sahibine tanınmış seçimlik hak bulunmamaktadır.İş sahibi bu seçimlik haklarının yanında ayıplı meydana getirilmiş olan eserin neden olduğu zararın tazminini de isteyebilir. Başka bir anlatımla iş sahibi tazminat hakkı ile seçimlik haklarını birlikte kullanabilir. Tazminatın istenebilmesi için de, ayıpta yüklenicinin kusurunun bulunması ve ayıp ihbarının süresinde yapılmış olması gerekir. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.09.2021 tarihli ve ..... E., ..... K. sayılı kararında da değinilmiştir. Yukarıda yapılan genel açıklamalardan sonra somut olaya ilişkin açılan her bir davanın nitelendirmesinin ayrı ayrı yapılmasında yarar vardır. Asıl dava (..... E.); taraflar arasındaki su arıtma sisteminin (lamellalı ön çöktürme sistemi, yumuşatma ünitesi, BWRO+EDI) kurulumu/teslimi sonrasında ortaya çıktığı ileri sürülen ayıplar sebebiyle, sistemin ayıplı olduğunun tespiti, davacının sözleşmeden dönme (bedel iadesi) seçimlik hakkının tanınması, ayıplı ifa nedeniyle yapılan ek kimyasal ve sarf giderlerinin tahsili istemine ilişkindir. Birleşen dava (Bakırköy ..... ATM ...... E.); davacının aynı sözleşmesel ilişki kapsamında bu kez sistemin tamamının ayıplı olduğu iddiasıyla, misli ile değişim/bedel iadesi ve ayıplı ifaya bağlı ek kimyasal-sarf giderleri ile üretim kaybı zararının tahsili istemine ilişkindir. Birleşen dava (Bakırköy ...... ATM ...... E.); davalı yüklenicinin iş bedelinin tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır, Hukuki nitelendirme bakımından; somut ilişki, salt “mal satımı” değil, belirli bir tasarım/uygulama kapsamında arıtma sisteminin kurulması, devreye alınması ve iş görme ediminin ağırlığı nedeniyle eser sözleşmesi (TBK m.470 vd.) niteliği baskın bir karma ilişkiyi ifade eder. Kurulum/entegrasyon ve iş sahibinin işletmesinde çalışır halde teslim, bu nitelendirmeyi güçlendirir. Nitekim uyuşmazlık, sistemdeki arızanın imalattan mı yoksa kullanım/bakım eksikliğinden mi kaynaklandığı noktasında toplanmaktadır. Dava türü ile davalara uygulanacak kurallar bütünü belirlendikten sonra asıl ve birleşen davalardaki iddia v savunmaların özünün açıklanmasının yapılması somut olayın anlaşılması açısından faydalı olacaktır. A) Asıl Dava (...... E.) – Davacı .......’nın iddiaları; Taraflar arasında 10.03.2019 tarihli sözleşme kapsamında arıtma sisteminin kurulup devreye alındığı, ancak süreç içerisinde sözleşmeye aykırı eksik/ayıplı imalatların ortaya çıktığı; revizyonlara rağmen ayıpların giderilmediği, daha sonra özellikle yumuşatma tankında çatlak meydana geldiği ileri sürülmüştür. Çatlağın “kullanıcı hatası” ile açıklanamayacağı, ayıbın imalat/üretim kaynaklı olduğu, sistemin bu haliyle verimli çalışmadığı; üretime devam edebilmek için ek kimyasal ve sarf malzemesi kullanmak zorunda kalındığı; bu nedenle bedel iadesi ve ek giderlerin tahsili talep edilmiştir. B) Birleşen Dava (...... E.) – Davacı .......’nın iddiaları; Davacı, bu kez tanklarla sınırlı olmaksızın sistem bütününün ayıplı/eksik ifa edildiğini; misli ile değişim mümkün değilse bedel iadesini, ek kimyasal-sarf giderlerini ve ayrıca üretim kaybını talep etmiştir. A) Asıl ve Birleşen Ayıp Davaları Yönünden Davalı .....’in savunmaları; Sistem ve tankların ayıpsız teslim edildiği; sorunların kullanım şartlarına uyulmaması, bakım eksikliği, işletme suyu/koşullarının tasarım verilerinden farklılığı gibi nedenlerle ortaya çıktığı; servis formlarının davacı tarafından da imzalandığı, tankların çevresel etkilerden korunması gerektiğinin bildirildiği savunulmuştur. Davalı, ayıbın varlığı ve illiyet bağının ispatlanamadığını; varsa dahi davacının zararı azaltma külfetine aykırı davranarak zararın artmasına sebep olduğunu (TBK m.52) ileri sürmüştür. B) Birleşen ..... E. dosyada usule ilişkin savunma; Davalı, sözleşme konusu sistemin bir bütün olduğunu, parçalara ayrılarak mükerrer taleple dava açılmasının usul hukukuna aykırı olduğunu; derdestlik ve talebin somutlaştırılması bakımından HMK çerçevesinde itirazlar ileri sürmüştür. MK m.6 gereğince, taraflardan her biri dayandığı vakıayı ispatla yükümlüdür. Ayıp iddiasına dayalı seçimlik hak kullanan iş sahibi/davacı; (i) ayıbın varlığını, (ii) ayıp ile ileri sürülen zarar kalemleri arasında uygun illiyet bağını ve (iii) talep ettiği miktarı kural olarak ispatlamalıdır. TBK m.470 vd. uyarınca yüklenici, eseri sözleşmeye uygun ve ayıpsız teslim borcu altındadır. Eser ayıplı ise iş sahibi, TBK m.474 ve devamı hükümleri çerçevesinde ayıbın niteliğine göre bedelden indirim, ücretsiz onarım, sözleşmeden dönme gibi seçimlik haklara başvurabilir. Ayıp, teslim anında fark edilemeyen nitelikteyse “gizli ayıp” olarak değerlendirilir; bildirim ve hakların kullanımı ayıbın öğrenilmesiyle başlar. Ayrıca TBK m.112 uyarınca borçlu, borcun gereği gibi ifa edilmemesinden doğan zarardan sorumludur; kusur karinesi borçlu aleyhinedir. TBK m.52 ise zarar görenin zararın artmasına etkisini tazminatta indirim sebebi olarak kabul eder. Somut olayda, mahkememizce alınan 16.03.2022 tarihli kök rapor ve 16.06.2025 tarihli hükme esas alınan ek rapor ile;Sistemdeki FRP tanklarında (Tank-1 ve Tank-2) dikey ve bölgesel çatlaklar oluştuğu,Bu çatlakların "işletme basıncına dayanıklı imalat yapılmaması" veya "malzeme zayıflığı" nedeniyle oluştuğu, yani üretim hatası kaynaklı olduğu,Davalı tarafın "donma/kullanıcı hatası" savunmasının, sistemin 24 saat çalışması ve suyun sürekli sirkülasyon halinde olması (devir daim) nedeniyle teknik olarak mümkün olmadığı ve reddedilmesi gerektiği tespit edilmiştir. Bu teknik veriler ışığında, eserdeki ayıbın teslim anında anlaşılamayan, kullanım süreci içerisinde ortaya çıkan "Gizli Ayıp" niteliğinde olduğu (TBK m. 477/3) sonucuna varılmıştır. Gizli ayıplarda zamanaşımı ve ihbar süreleri, ayıbın ortaya çıktığı andan itibaren başlar. Davacının noter ihtarnameleri ile yaptığı bildirimler, süresinde yapılmış geçerli ayıp ihbarı olarak kabul edilmiştir. Aynı raporda ayıplı tank nedeniyle sistemin çalışabilmesi için ilave kimyasal ve sarf malzemeleri gerekeceği de belirtilmiştir. Bu teknik tespitler; davalının “kullanıcı hatası/bakım eksikliği” savunmasını soyut düzeyde bırakmakta; arızanın kaynağını imalat olarak belirlemektedir. Bu durumda, kurulan su arıtma sisteminin ayıplı olduğu; ayıbın imalattan kaynaklandığı; davacının seçimlik hak olarak sözleşmeden dönme yolunu tercih etmesinin hukuken korunabilir olduğu sonucuna varılmıştır. Ayıplı eserin iadesi ile bedelin iadesi, dönme müessesesinin doğal sonucudur; edimlerin iadesi karşılıklı iade ilkesi gereğince “aynı anda ifa/teslim” şartına bağlanmalıdır.TBK m. 475/1 hükmü, eserin iş sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı olması halinde, iş sahibine "sözleşmeden dönme" hakkı tanımaktadır. Bilirkişi raporlarında, Lamellalı Ön Çöktürme sisteminin performans sağlayamadığı, tankların tamirinin mümkün olmadığı ve sistemin bir bütün olarak taahhüt edilen verimi (su sertlik giderimi) sağlayamadığı vurgulanmıştır. Eserin ayıbı, sözleşme amacını (santralin ihtiyacı olan yumuşatılmış suyu sağlama) tamamen ortadan kaldırdığından, davacının onarım veya bedel indirimi yerine sözleşmeden dönme hakkını kullanması hukuka ve hakkaniyete uygun bulunmuştur. Dönme hakkının kullanılmasıyla birlikte, taraflar verdiklerini iade ile yükümlü hale gelirler (TBK m. 125/3 atfıyla sebepsiz zenginleşme hükümleri). Bu kapsamda,ıslahın birleşen dava için yapıldığına ilişkin beyan dikkate alındığında, asıl davada, davacının ödediği tespit edilen 500.000,00 TL iş bedelinin iadesine, buna karşılık davacının da uhdesindeki sistemi davalıya iade etmesine (Birlikte İfa Kuralı - TBK m. 97) karar verilmesi gerekmiştir.TBK m. 475/2 ve genel hüküm niteliğindeki TBK m. 112 uyarınca, yüklenici ayıplı ifa nedeniyle iş sahibinin uğradığı genel (müspet) zararları, kusursuzluğunu ispat etmedikçe tazminle yükümlüdür. Somut olayda, tankların çatlaması ve ön çöktürme sisteminin çalışmaması nedeniyle sistem "bypass" edilmek zorunda kalınmıştır. 16.06.2025 tarihli bilirkişi raporunda, bypass işlemi nedeniyle su sertliğini gidermek için sisteme normalden fazla kimyasal (PAC, Tuz, Kartuş Filtre vb.) verilmesinin teknik bir zorunluluk olduğu ve bu harcamanın doğrudan ayıptan kaynaklandığı tespit edilmiştir. Davalı yüklenici, bu zararın oluşumunda kusursuz olduğunu ispat edememiştir. Davacı, ayıplı ifa ile illiyet bağı kurulan ek kimyasal ve sarf malzeme giderlerini tazminat olarak talep edebilir.Bilirkişi kurulu tarafından asıl ve birleşen davaya konu 1. Ve 2.tank için kullanılan ekstra kimyasal maddeye ilişkin toplam zarar 377.411,23 TL olup ,zarar dayanağı faturalar dikkate alındığında ,04/10/2021 tarihli ,..... seri numaralı,13.064,96.-TL'lik faturanın irsaliye tarihi dikkate alındığında asıl davada önce olduğu,buna göre asıl davadan önce davacının ispat edilmiş bir faturadan kaynaklı munzam zararının bulunduğu,ancak fatura miktarının tamamının munzam zarar olarak nitelendirilemeyeceği,buna göre bilirikişi kurulu tarafından yapılan hesaba göre oranlama yapılması gerektiği,toplam 13 adet tuz faturası için toplam 148.681,97.-TL ödendiği,bu ödemenin 79.084,84.-TL'sinin fazla ödeme olduğu bildirildiğinden 13.064,96.-TL'lik faturada fazla ödenen kısmın oranlama sonucu (79.084,84 X 13.064,96 = 1.033.240.27 / 148.681,97 = 6.949,33.-TL)munzam zararın oluştuğu anlaşıldığından davacının asıl davaya ilişkin ek kimyasal ve sarf malzeme giderlerinin tahsili talebinin kısmen kabulü ile 6.949,33.-TL 'nin davalıdan tahsiline davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Birleşen Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...... esas sayılı dosyasında davacı iş sahibinin "sistemin misli ile değiştirilmesi veya bedel iadesi"ni talep etmiştir. Ancak bu talep, Asıl Dava (..... E.) içerisinde zaten incelenmekte ve karara bağlanmaktadır. Tarafları, konusu ve sebebi aynı olan bir davanın, görülmekte olan bir dava varken yeniden açılması HMK m. 114/1-ı uyarınca dava şartı yokluğudur.Buna göre davacının bu yöne ilişkin talebinin derdestliğe ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1-(ı) ve 115/2.maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmelidir.Diğer yandan davacı iş sahibi sistemin ayıplı olması nedeniyle yaşanan üretim kayıplarının tahsili istemi ile ilgili olarakta dava açmış ise de,buna ilişkin herhangi bir delil sunmadığından bu yöne ilişkin davanın ispat edilemediğinden reddine karar verilmiştir. Birleşen Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... esas sayılı dosyasında davacı iş sahibi ilk açtığı davadan sonra,sistemde kullandığı ek kimyasal ve sarf giderlerinin de tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Somut olayda, tankların çatlaması ve ön çöktürme sisteminin çalışmaması nedeniyle sistem "bypass" edilmek zorunda kalınmıştır. 16.06.2025 tarihli bilirkişi raporunda, bypass işlemi nedeniyle su sertliğini gidermek için sisteme normalden fazla kimyasal (PAC, Tuz, Kartuş Filtre vb.) verilmesinin teknik bir zorunluluk olduğu ve bu harcamanın doğrudan ayıptan kaynaklandığı tespit edilmiştir. Davalı yüklenici, bu zararın oluşumunda kusursuz olduğunu ispat edememiştir. Davacı, ayıplı ifa ile illiyet bağı kurulan ek kimyasal ve sarf malzeme giderlerini tazminat olarak talep edebilir.Bilirkişi kurulu tarafından asıl ve birleşen davaya konu 1. Ve 2.tank için kullanılan ekstra kimyasal maddeye ilişkin toplam zarar 377.411,23 TL olup ,zarar dayanağı faturalar dikkate alındığında ve ıslah dilekçesinin birleşen bu davaya yönelik olduğu dikkate alınarak ilk davada hüküm altına alınan 6.949,33 TL mahsup edildikten sonra bakiye 370.461,90.-TL tazminattan 50.000,00.-TL'sinin dava tarihi olan 28.03.2022 tarihinden ,bakiye 320.461,90.-TL'nin ise ıslah tarihi olan 26.01.2023 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,davacının fazlaya ilişkin talebinin karar vermek gerekmiştir Asıl ve birleşen davada iş sahibi tarafından verilen ıslah dilekçesinin ve yabancı paraya ilişkin talebin de ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir. Asıl ve birleşen davalarda davacı iş sahibi vekiline istinafın kaldırma kararı doğrultusunda ıslah dilekçesinin hangi dosyaya ilişkin olduğu hususu sorulmuş,davacı vekili de birleşen Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...... esas sayılı dosyaya ilişkin olarak ıslahın yapıldığını beyan etmiştir. Asıl ve birleşen davada davacı vekili ıslah dilekçesinde,sözleşmeden dönülerek sistem için ödenen 94.375 USD'nin ıslah tarihindeki Türk Lirası karşılığı olan 1.777.081,25.-TL'nin tahsilini talep etmiş ise de,davacının davasını ıslah ederek alacak talebinde bulunması usulen mümkün ise de,ıslah yoluyla yabancı para alacağı talebinin TBK'nın 99.maddesine uyun olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. TBK'nın 99 uncu maddesi uyarınca, konusu para olan borç ülke parasıyla ödenir. Ancak, ödemenin ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödenmesi kararlaştırılmış ise; alacaklı ödemenin bu para birimiyle veya ülke para birimiyle ödenmesini istemede seçimlik hakka sahiptir. Ancak, yenilik doğurucu nitelikteki bu hakkın kullanılmasıyla birlikte hakkı kullanan kişi bu kararından geri dönemez.Somut olayda davacı asıl davayı açarken seçimini Türk Lirası yönünde yaptığı,buna göre yargılama sırasında bu tercihinden dönerek ıslah dilekçesi vererek borcun yabancı para üzerinden tahsilini isteyemeyeceğinden hükmün davacının ilk seçimi doğrultusunda yani asıl davanın açıldığı tarihteki kur esas alınarak Türk Lirasına çevrilmesi gerekmektedir.Buna göre yapılan hesaplamaya göre(94.375 USD X 8,8815.-TL = 838.191,56.-TL) dava değeri bulunmaktadır.Ancak asıl ve birleşen davada davacı iş sahibi vekili ıslahını birleşen dava için yaptığından asıl davada sistemin ödenen parasının iadesi yönünde talep ile bağlı kalınarak hüküm kurulmuştur. Birleşen Mahkememizin ..... esas sayılı dosyasında,davacı yüklenici bakiye iş bedelinin tahsili istemi ile giriştiği icra takibine davalı iş sahibinin itirazının iptali istemi ile dava açmış ise de,davanın,yargılama sırasında işlemsiz bırakıldığı ve yasal üç aylık süre içerisinde de yenilenmediği anlaşıldığından davanın,HMK.'nun 150/5 maddesi uyarınca 12/09/2025 tarihi itibariyle açılmamış sayılmasına karar gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nederlerle; A) ASIL DAVA (..... E.) YÖNÜNDEN: 1-)Davanın Kısmen KABULÜ, Kısmen REDDİ ile; Taraflar arasındaki sözleşme konusu Lamellalı Ön Çöktürme Sistemi, Yumuşatma Ünitesi ve BWRO+EDI sisteminden oluşan su arıtma sisteminin ayıplı olduğunun TESPİTİNE, davacı tarafça kullanılan sözleşmeden dönme hakkının KABULÜNE, dava konusu sistemin davalıya İADESİ İLE AYNI ANDA İFA VE TESLİM ŞARTI İLE; a)Davacı tarafından ödenen iş bedelinden 500.000,00 TL'nin,iade tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, b)Ayıplı ifa nedeniyle davacının yapmak zorunda kaldığı ek kimyasal ve sarf malzeme giderlerinden 6.949,33.-TL'nin, dava tarihi olan 04.10.2021 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, c) Davacının,fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE, 3-Alınması gerekli 34.629,71 TL karar ve ilam harcından dava başında peşin alınan 9.392,63 TL harcın mahsubu ile bakiye 25.237,08 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA, 4-Davacı tarafından ödenen 59,30 TL Başvurma Harcı ile dava başında peşin alınan 9.392,63 TL harç ile 8,50 TL vekalet harcının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafından yapılan 63 adet tebligat + posta ücreti 2.644,00 TL ile iki bilirkişi inceleme ücreti 11.500,00 TL olmak üzere toplam 14.144,00 TL olan yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 13.036,89-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 6-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 81.111,89 TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 7-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre red edilen miktar üzerinden hesap edilen 43.050,60.-TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE, 8-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13 ncü fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan (Taraf başına 330,00 TL x 2 saat= 660,00 TL ) X 2 = 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinden davanın kabul ve red oranına göre hesap edilen 1.216,68 TL'sinin davalıdan, 103,32 TL'sinin ise davacıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA, 9-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan 250,00 TL yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, B) BİRLEŞEN DAVA (Bakırköy ..... ATM ..... E.) YÖNÜNDEN: 1-)Davanın Kısmen KABULÜ, Kısmen REDDİ ile; a)1-Davacının,su arıtma sisteminin misli ile değiştirilmesi olmadığı taktirde satış bedelinin iadesi amacıyla açtığı davanın derdestliğe ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1-(ı) ve 115/2.maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE, b)Ayıplı ifa nedeniyle davacının yapmak zorunda kaldığı ek kimyasal ve sarf malzeme giderlerinden asıl davada hükmedilen 6.949,33 TL mahsup edildikten sonra bakiye 370.461,90.-TL tazminattan 50.000,00.-TL'sinin dava tarihi olan 28.03.2022 tarihinden ,bakiye 320.461,90.-TL'nin ise ıslah tarihi olan 26.01.2023 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, c)Davacının,sistemin ayıplı olması nedeniyle yaşanan üretim kayıplarının tazmini istemi ile açtığı davanın ise ispat edilemediğinden REDDİNE, 3-Alınması gerekli 25.306,25 TL karar ve ilam harcının dava başında peşin alınan 9.563,40 TL ve 29.278,54 TL ıslah harcından mahsubu ile fazla alınan 13.535,69 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,

4-Davacı tarafından ödenen 80,70 TL Başvurma Harcı ile dava başında peşin alınan 25.306,25 TL harç ile 11,50 TL vekalet harcının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafından yapılan 22 adet tebligat + posta ücreti 924,70 TL ile bir bilirkişi inceleme ücreti 4.000,00 TL olmak üzere toplam 4.924,70 TL olan yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 802,13-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 6-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 59.273,90 TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, (Ek Kimyasal ve Sarf Malzeme giderleri ile ilgili olarak) 7-Davalının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 45.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, (Ek Kimyasal ve Sarf Malzeme giderleri ile iş kaybı tazminatı ile ilgili olarak) 8-Davalının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre red edilen miktar üzerinden hesap edilen 45.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE, (Sözleşmeden Dönme Talebi ile ilgili olarak) 10-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, C) BİRLEŞEN DAVA (Bakırköy ...... ATM ..... E.) YÖNÜNDEN: 1-Davanın HMK.'nun 150/5 maddesi uyarınca 12/09/2025 tarihi itibariyle AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-Alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 8.982,39 TL peşin harçtan mahsubu ile fazla alınan 8.250,39-TL harcın talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, 3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendisi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 7/1.maddesi uyarınca hesap edilen 45.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE, 5-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13 ncü fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan 1.560,00 TL arabulucuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA, 6-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı oybirliği ile verilen karar açıkça okunup,usulen anlatıldı.22/01/2026

Başkan ..... ☪e-imzalıdır.☪ Üye ..... ☪e-imzalıdır.☪ Üye ..... ☪e-imzalıdır.☪ Katip ..... ☪e-imzalıdır.☪ "İŞ BU EVRAK 5070 SAYILI ELEKTRONİK İMZA KANUNUNUN 5. MADDE UYARINCA GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, 22. MADDE UYARINCA DA ISLAK İMZA İLE İMZALANMAYACAKTIR."

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/1045, K. 2026/56, T. 22.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-1045-e-2026-56-k-80cb85872e3d