İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/827 E. 2024/827 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/827
- Karar No
- 2024/827
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/827 Esas - 2026/109
T. C.
A N K A R A
ASLİYE 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR
ESAS NO : 2024/827
KARAR NO : 2026/109
...
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ : 02/12/2024
KARAR TARİHİ : 12/02/2026
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 18/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... plakalı aracı için ....Ş. ile akdettiği ... poliçe numaralı kasko sözleşmesi kapsamında, 01/11/2023 tarihinde aracın kimliği belirsiz bir tırdan fırlayan parça nedeniyle hasarlandığını, sigorta şirketinin başlangıçta onarımı kabul etmesine rağmen sonrasında eksper raporu ile kaza tutanağı arasında uyumsuzluk olduğu bahanesiyle tamir yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bu süreçte ... A.Ş.'nin portföyünün Güvence Hesabı'na devredilmesiyle 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14/2. maddesi uyarınca husumetin davalıya yöneltildiğini, müvekkilinin daha fazla mağdur olmamak için aracı kendi imkanlarıyla tamir ettirdiğini, ayrıca ticari amaçla kullandığı aracından mahrum kalması ve poliçedeki ikame araç hakkından faydalandırılmaması nedeniyle TBK'nun 112. maddesi uyarınca ticari kazanç kaybı zararına uğradığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, araç onarım bedeli için şimdilik 100,00 TL kısmi alacağın ve araçtan mahrumiyet nedeniyle uğranılan başkaca zararlar için şimdilik 100,00 TL belirsiz alacağın, her iki alacak kalemine de haksız fiil tarihi olan 01/11/2023'ten itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, zira ... A.Ş.'nin tüzel kişiliğinin devam ettiğini, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. ve 20. maddeleri uyarınca müvekkile husumet yöneltilmesini gerektirmediğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkilin sorumluluğunun anılan Kanun'un 14. maddesinde sayılan zorunlu sigortalarla sınırlı olduğunu, dava konusu Kasko sigortasının bu kapsamda yer almadığını, ayrıca 2918 sayılı Kanun'un 97. maddesi gereğince dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuru zorunluluğunun yerine getirilmediğini, bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, alacağın belirlenebilir nitelikte olması sebebiyle HMK'nun 107. maddesindeki şartların oluşmadığını ve hukuki yarar yokluğunun söz konusu olduğunu, araç mahrumiyet talebinin dolaylı zarar niteliğinde olup teminat dışı kaldığını ve müvekkile usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından temerrüdün gerçekleşmediğini, bu nedenle faiz talep edilemeyeceğini ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
... ...müzekkereler yazıldığı görülmüştür.
Mahkememizce bilirkişi ... 27/03/2025 tarihli ve 11/06/2025 tarihli bilirkişi raporları aldırılmıştır.
Mahkememizce bilirkişi ... 08/12/2025 tarihinde bilirkişi raporu aldırılmıştır.
Davacı vekilinin harcını yatırarak 19/12/2025 tarihinde ıslah dilekçesini sunduğu, dilekçenin davalıya usulüne uygun tebliğ edildiği görülmüştür.
Dava, meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacıda oluştuğu ileri sürülen maddi tazminatın (araç mahrumiyeti ve hasar bedelinin) davalıdan tazmini isteminden ibarettir.
Aaraç ve sigorta bilgilerini gösterir belgeler, sigorta poliçesi örneği, hasar dosyası, eksper dosyası, bilirkişi raporları, müzekkere cevapları, fatura/ödeme belgeleri ve diğer belgeler dosyada mevcuttur.
Güvence Hesabı konusundaki ilk düzenleme 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 108 ve 107/3'de yapılmıştı. Yapılan ilk düzenlemede yalnızca 2918 s. KTK m.91 düzenlenen ZMMS ile sınırlı olarak güvence sağlamaktaydı. Güncel ihtiyaçlar ve sigorta alanında yaşanan gelişmeler nedeni ile 14.2.2017 tarihinde yürürlüğe giren 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m.14'de "Güvence Hesabı" konusunda ayrıntılı düzenleme yapılmıştır. Kanunun 45. Maddesinde yapılan düzenleme ile güvence hesabına (Garanti Hesabı) ilişkin 2918 s. KTK m.108 ve 107/3 yürürlükten kaldırılmıştır.
Sigortacılık Kanunu'nun 13. ve 14. maddeleri, 13/10/1983 tarihli ve 2918 s. Karayolları Trafik Kanunu ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu ile ihdas edilen zorunlu sorumluluk sigortaları ile bu Kanunla mülga 21/12/1959 tarihli ve 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu çerçevesinde ihdas edilmiş olan zorunlu sigortalara ilişkin olarak aşağıdaki koşulların oluşması halinde ortaya çıkan zararların bu sigortalarla saptanan geçerli teminat miktarlarına kadar karşılanması amacıyla ..., Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği nezdinde Güvence Hesabı oluşturulmuştur. Hesaba; Sigortalının tespit edilememesi, sigortanın yaptırılmamış olması, sigorta şirketinin ruhsatlarının iptal edilmesi ya da iflası etmesi, işletenin sorumlu olmadığı hırsızlık veya gasp edilmiş bir aracın kaza yapması nedeni ile kişiye gelen bedensel zararlar, ... Sigortası uygulamaları için faaliyet gösteren ...yapılacak ödemeler için, başvurulabilir. Cumhurbaşkanı, gerekli görülen hallerde, eşyaya gelecek zararların kısmen veya tamamen Hesaptan karşılanmasına karar vermeye yetkilidir. Güvence hesabı konusunda ilgili Yönetmelikte ayrıntılı düzenlemeler yapılmıştır.
Dava dışı ... şirketi tarafından sigortalanan .... plakalı araç için KASKO poliçesi düzenlenmiştir. Poliçenin 06/04/2023-06/04/2024 tarihleri arasını kapsadığı, kazanın poliçe vadesi dahilinde meydana geldiği ve aracın hasar uğraması durumunda sigortacının rayiç bedel kadar maddi teminat sağladığı, ikame araç hizmetinin teminata dahi olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkememizce davacı tarafın izah ettiği üzere karşı şeritten geldiği belirtilen tırın davacı aracıyla yan yana geldiği esnada tırdan kopan parçaların davacı aracının sol üst köşesine çarptığından ve davacı aracında zarar meydana geldiğinden bahisle meydana geldiği ileri sürülen hasarın bu şekilde oluşup oluşamayacağı, olayın seyri ile hasarın uyumlu olup olmadığı ve hasar bu şekilde oluşmuş ise hasarın giderim miktarının ne olduğu ve mahkememizce belirlenen uyuşmazlık konusu hakkında bilirkişi ... 08/12/2025 tarihinde alınan bilirkişi raporunda özetle; a-)Meydana gelen kazanın, davacıya ait araç sürücüsünün nizami olarak kendi yol ve şeridinden seyri esnasında karşı yönden gelen plakası tespit edilemeyen bir TIR'dan kopan bir parçanın gelerek davacıya ait aracın sol ön üst köşesine çarpması şeklinde meydana geldiği ve ... plakalı araç sürücüsü ...'ın da kazanın meydana gelmesinde izafe edilecek herhangi bir kural ihlalinin olmayacağı,
b-)Davacı şirkete ait ... plakalı araçta meydana gelen hasar tutarının KDV dahil 64.912,28 TL olacağı,
c-)Davacının tamir süresi eşdeğer ikame araç yoksunluk kaybının 6.600,00 TL olacağı rapor edilmiştir.
Deliller değerlendirilmiştir.
Somut olayda, dava dışı ... tarafından davacıya ait ... plaka sayılı araç için KASKO sigortası düzenlendiği, bu şirketin portföyünün idaresi Sigortacılık Kanunun 14/2 maddesi ile Güvence Hesabı Yönetmeliğinin 9/ç maddesi uyarınca davalıya geçtiğinden aracın karıştığı kaza nedeniyle maddi tazminat isteminin davalıya yöneltilmesinin yerinde olduğu, bu nedenle davalının aksine itirazlarının yerinde olmadığı, davacının delil olarak dayandığı sigorta ekspertiz raporu, ... 18/07/2025 tarihli yazı cevabı ve gönderilen CD içeriği ile hükme esas alınan, yargısal denetime elverişli, mahkememize sunulan 08/12/2025 tarihli bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, CD kaydında kaza tarihinde ... plakalı araç sürücüsünün 112 yi arayarak trafik birimine bağlandığı ve trafik polis merkezine tam olarak kaza yerini, karşıdan gelen bir TIR'dan kopan parçanın gelip kendisinin idaresindeki ... marka aracına çarptığını ve olay yerine trafik ekiplerinin gelmesini talep ettiğinin tespit edildiği, bu nedenle ve aksi davalı tarafça ispatlanamadığından oluşan zararın karşı yönden gelen plakası tespit edilemeyen bir TIR'dan kopan parçanın gelip ... plakalı aracın sol ön üst tavanına çarpmasına sonucu oluştuğunun tespit edildiği, eksper raporu ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacı aracında değişmesi gerekli parçalar, işçilik ve KDV dahil edildiğinde kaza nedeniyle aracın toplam hasar onarım tutarının 64.912,28-TL olduğu, diğer yandan ... içtihatlarına göre oluşan hasarın niteliğine göre fiili onarım süresi belirlendikten sonra, kazaya konu araç ile aynı marka ve model araçların kaza tarihindeki güncel kira bedelinin belirlenerek toplam araç mahrumiyet miktarının bilirkişi marifeti ile objektif oranlarda belirlenmesi gerektiği dikkate alınarak davacı aracında oluşan hasara göre tamir süresinin 6 gün; kaza tarihindeki günlük kira bedelinin 1.100,00-TL olarak bilirkişi raporunda belirlendiği dikkate alındığında davacının davalıdan 6.600,00-TL araçtan mahrum kalınması nedeniyle oluşan zararını talep edebileceği, davacı vekilinin belirlenen bu tutarlar üzerinden dava değerini artırdığı anlaşılmıştır.
Dava dilekçesinde araç onarım bedeli için kısmi dava, mahrumiyet bedeli için belirsiz alacak davası açıldığı ve davalı vekilinin dava değerinin arttırıldığı dilekçeye karşı zamanaşımı defi savunmasında bulunduğu görülmekle düzenlenen KASKO sigorta sözleşmesi ve sigorta genel şartı uyarınca davalının oluşan zarar nedeniyle 2 yıllık zamanaşımı süresi ile sorumlu olduğu, kaza tarihinden 2 yıl sonra sunulan ıslah dilekçesine karşı davalının açılan kısmi dava yönünden zamanaşımı defi savunmasının yerinde olduğu, bu suretle davacının onarım bedelli için dava dilekçesinde istenilen 100,00-TL ve belirsiz alacak davası olarak açılan araç mahrumiyet bedeli için 6.600,00-TL olan talebinin kabul edileceği, fazlaya ilişkin kısmın reddine karar verileceği, diğer taraftan dava öncesi davalıya başvurulduğu bildirilse de tebliğ belgesine dosyada rastlanılmadığından davalının arabuluculuk başvuru tarihi itibarıyla temerrüde düşmüş sayılacağı, bu tarihten itibaren sigortalı aracın davacı şirket adına kayıtlı olması da nazara alınarak kabul edilen tutarlara avans faizi işletileceği anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
Açılan davanın kısmen kabulü ile,
1-100,00 TL onarım bedelinin 15/10/2024 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-6.600,00 TL araç mahrumiyet bedelinin 15/10/2024 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
3-Kabul edilen 6.700,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 457,68 TL karar ve ilam harcı en az (maktu) harca ulaşmadığından, alınması gereken 732,00 TL harcın, 427,60 TL peşin harç, 1.250,00 TL ıslah harcı toplamı olan 1.677,60 TL harçtan düşümü ile artan 945,60 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 427,60 TL peşin harç, 60,80 TL vekalet harcı, 1.250,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.166,00 TL harçtan, davacıya geri verilmesine karar verilen 945,60 TL harcın düşümü ile kalan 1.220,40 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacının karşıladığı 371,00 TL tebligat gideri, 11.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 11.371,00 TL yargılama giderinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 1.173,67 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 10.197,33 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 3.407,78 TL'sinin davacıdan, 392,22 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 6.700,00 TL üzerinden takdir edilen 6.700,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 6.700,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 18/02/2026
...