İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/542 E. 2025/430 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/542
Karar No
2025/430
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2024/542 Esas - 2025/430 T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/542 Esas KARAR NO : 2025/430 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/08/2024 KARAR TARİHİ : 25/06/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 27/06/2025 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili ile davalı/borçlu arasında nakliye/malzeme taşıma işlemi gerçekleştirildiğini, davalı/borçluya karşı verilen bu nakliye hizmeti karşılığında davacı müvekkili tarafından 02/05/2024 tarihinde 40.600,00 TL bedelli olarak e-arşiv faturası düzenlenerek davalı/borçluya iletildiğini, davalının fatura bedelini ödenmemesi nedeniyle taraflarınca fatura alacağının ödenmemesi nedeniyle davalı/borçlu aleyhine...2. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/39024 takip numaralı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı nedeniyle takibin icra müdürlüğü tarafından durdurulduğunu belirterek davalarının kabulüne, davalının...2. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/39024 sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına ve davalı aleyhine takip konusu alacağının %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının müvekkili şirkete fayda sağlamanın aksine maddi ve ticari zarara neden olduğunu, buna rağmen tamamlanmayan iş karşılığı bedelinin müvekkili şirkete fatura edildiğini, Davacı adına düzenlenen faturanın müvekkili şirkete gönderildiğini, müvekkili şirketin ise tüm bunlardan davacının, haksız ve kötüniyetli olarak aleyhinde yaptığı icra takibi ile haberdar olduğunu, davacı tarafından bahse konu fatura bedeli karşılığı işin yapılmadığını, davacıya karşı bahse konu fatura veyahut başkaca bir borcu bulunmadığını, dosyada davacı tarafın fatura gereğini yerine getirmediğine dair tanık ve dekontlarının mevcut olduğunu, kabul manasına gelmemekle birlikte davacının, müvekkili şirkete fatura edebileceği bir işin varlığının söz konusu olması halinde mevcut fatura bedeli kadar iş yapılıp yapılmadığı, işin süresinde ve ayıptan ari yapılıp yapılmadığının tespiti ile taraflar arasındaki alacak-borç miktarının bu hususa göre belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, Ankara 2. Genel İcra Dairesi'nin 2024/39024 esas sayılı takip dosyası, tarafların ticari defter ve belgeleri ile Ba-Bs formları, bilirkişi raporu, yemin, dava dosyasında bulunan diğer deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı alacaklının fatura ve cari hesap alacağının tahsili amacı ile başlattığı...2. Genel İcra Dairesi'nin 2024/39024 esas sayılı ilamsız icra takibine davalı borçlunun yaptığı itirazın iptali ve tazminata hükmedilmesi istemine ilişkindir. İİK'nun ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur." 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır. İcra dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklının fatura ve cari hesaptan kaynaklı 40.600,00 TL asıl alacağın tahsili amacı ile...2. Genel İcra Dairesi'nin 2024/39024 esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibine başladığı, örnek 7 ödeme emrinin borçluya 09/07/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin İİK'nun 62/1. maddesinde düzenlenen yedi günlük süresi içerisinde 11/07/2024 tarihinde icra dairesine başvurarak, müvekkilinin borcunun olmadığını, borca ve ferilerine itiraz ettiğini beyanla icra takibine itiraz ettiği, İİK'nun 66/1. maddesi gereğince itiraz üzerine icra takibinin durduğu, davacı alacaklının İİK'nun 67/1. maddesinde gösterilen bir senelik süre içerisinde 02/08/2024 tarihinde davalı borçlunun itirazının iptali için bu davayı açtığı görülmektedir. Tarafların gösterdiği delillerin toplanmasından sonra bilirkişi incelemesine başvurulmuş, 16/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda, davacı firma kayıtlarına göre davacının davalı firmaya takip konusu yaptığı 10/06/2024 takip tarihi itibariyle 40.600,00 TL(KDV dahil) tutarında alacaklı olduğu, bu tutarın takibe konu yapılan...2. Genel İcra Dairesinin 2024/39024 Takip Sayılı dosyasında belirtilen asıl alacak miktarı ile uyumlu olduğu, davalı firma kayıtlarına göre davalının defterlerinde ve KDV Beyannamelerinde dava konusu faturanın kayıtlarda yer almadığı belirtilmiştir. Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, usulüne uygun tutulmaları nedeniyle delil niteliği taşıyan davacının ticari belge ve kayıtlarına göre icra takibine uygun olarak davacının davalıdan 40.600,00 TL alacaklı olduğu anlaşılmakta ise de, yine delil niteliği taşıyan davalının ticari defter ve kayıtlarında takibe konu faturaların yer almadığı, davacının tek taraflı olarak düzenlediği faturaların ve ticari defterlerin davalı borçlu aleyhine delil teşkil etmeyeceği, bu nedenle davacının davasını ispat edemediği anlaşılmış, davacı dava dilekçesinde yemin deliline dayandığından davalı şirket yetkilisine yemin teklif etme hakkını kullanıp kullanmayacağı hatırlatılmış, davacı vekilinin davalı şirket yetkilisine yemin teklif etmesi üzerine davalı şirket temsilcisi Ümit İşler'e meşruhatlı yemin davetiyesi tebliğ edilmiş, şirket temsilcisinin duruşmaya bizzat gelmediği, bir mazeret de bildirmediği görüldüğünden yemini eda etmekten kaçındığı kabul edilmiş, bu durumda davacı iddiasını yemin delili ile kanıtladığından aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulü ile, davalı borçlunun...2. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/39024 esas sayılı icra takibine yaptığı 11/07/2024 tarihli İTİRAZININ 40.600,00 TL asıl alacak yönünden İPTALİ ile takibin 40.600,00 TL asıl alacak yönünden DEVAMINA, takipten sonra asıl alacağa yıllık %24 oranını geçmemek üzere 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesinde belirtilen şekilde değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, 2-İİK'nun 67/2. maddesi uyarınca davalı borçlunun itirazının haksız olduğu anlaşıldığından, alacağın borçlu tarafından bilinebilir ve hesaplanabilir olduğu da gözetilerek iki tarafın durumuna ve davanın tahammülüne göre, itirazının iptaline karar verilen takibe konu asıl alacak miktarı olan 40.600,00 TL üzerinden %20 oranında hesaplanan 8.120‬,00 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Kabul edilen 40.600,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 2.773,39 TL karar ve ilam harcından 488,05 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 2.285,34 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 488,05 TL peşin harç, 60,80 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 976,45 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacının karşıladığı 1.077,50 TL yazışma gideri, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.077,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 40.600,00 TL üzerinden takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, dava değeri itibarı ile kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/06/2025

¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/542, K. 2025/430, T. 25.06.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-542-e-2025-430-k-fb25be8048a3