İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/510 E. 2026/582 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/510
- Karar No
- 2026/582
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/510 Esas - 2026/582 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/510 Esas KARAR NO : 2026/582
,,, DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 08/07/2019 KARAR TARİHİ : 13/07/2026 KARAR Y.TARİHİ : 28/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davanın yapılan açık yargılaması sonucunda aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. I-İDDİALAR Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 05.10.2012 tarihinde ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikleti ile .... sevk ve idaresindeki... plakalı davalı .... sigorta şirketine .... ile sigortalı aracın çarpışması sonucunda müvekkilinin önemli ölçüde özürlü kalacak şekilde yaralandığını, olay sebebiyle .... nolu soruşturma dosyasının açıldığı ve .... Esas sayılı dosyasında iş gücü kaybı sebebiyle tazminat talebiyle dava açıldığını ancak.... sayılı karar ile davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini ve iş bu kararın kesinleştiğini, kazadan sonra .... Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile ...'ın tali kusurlu, sigortalı araç sürücüsü ....'ın asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin zararının giderilmesi için davalı .... şirketine başvuru yapıldığını, bunun sonucunda 25.04.2019 tarihinde 58.418,15 TL ödeme yapıldığını, ancak zararın tazmin edilmediğini, müvekkilinin kazanın meydana geldiği tarihte Üstün Metal Sanayinde, kaynakçı ve montaj ustası olarak çalıştığını ve 2.500,00 TL ücret aldığını, 2012 senesinin asgari ücret tutarı olan 796,50 TL’sinin İş bankası hesabına yatırıldığını, ücretin geriye kalan 1.703,50 TL’sinin ise elden ödendiğini, iş yeri sahibi ....’nın durumu ikrar eden beyanının dilekçe ekine alındığını, müvekkilinin maluliyeti nedeniyle ömrü boyunca zorlanacağını, müvekkilini meydana gelen trafik kazası ile maddi ve manevi zarara uğradığını, müvekkilinin zararından davalıların sorumlu olduğunu belirterek şimdilik, 4.000,00 TL beden tamlığının ihlalinden doğan ve 100,00 TL ulaşım gideri olmak üzere toplam 4.100,00 TL maddi tazminatın, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline 20.000,00 TL manevi tazminatın sigorta eden dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, sigorta eden yönünden 06/08/2013 diğer davalılar yönünden ise olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 08.03.2021 tarihli dilekçesi ile 100,00 TL tedavi amaçlı ulaşım gideri, 2.000,00 TL geçici iş göremezlik, 2.000,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı talep ettiklerini bildirmiştir. Davacı vekili 13/06/2022 tarihli bedeli attırım dilekçesi ile alacak taleplerini 604,50 TL ulaşım gideri, 23.436,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 131.460,85 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 155.501,35 TL 'ye yükseltmiş noksan harcı tamamlamıştır. Davacı vekili 05/09/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile alacak taleplerini 604,50 TL ulaşım gideri, 23.436,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 181.877,43 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 225.917,93 TL 'ye yükseltmiş noksan harcı tamamlamıştır. II-SAVUNMALAR Davalı ..... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacı yana davaya konu kazadan doğan zararından dolayı 25.04.2019 tarihinde 58.418,15 TL ödeme yapıldığını, müvekkili şirket tarafından yapılan ödemenin yetersiz olması ve ödeme tarihindeki zararı karşılamamış olmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin sorumluğu poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, dava konusu kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, davacı motosiklet sürücüsünün aynı zamanda kaza sırasında kask ve koruyu kıyafet giyip giymediği tespit edilmesi gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının kaza tarihinde çalıştığına ilişkin bir kayıt bulunmadığını, tazminat hesabında asgari ücretin baz alınması gerektiğini, adli tıp kurumundan kusur raporu alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri açısından.... sorumlu olup müvekkili sigorta şirketinin sorumluğunun bulunmadığını,... tablosu üzerinden sürekli işgöremezlik zararının hesaplanması gerektiğini savunmuş davanın reddini istemiştir. Davalı ... ..... vekili cevap dilekçesinde özetle; usuli itirazlarının yanı sıra esasa ilişkin olarak; her şeyden önce müvekkilin istihdam ettiği araç sürücüsünün kazanın oluşumunda herhangi bir kusuru bulunmadığını, olayın tek kusurlusunun davacı araç sürücüsü olduğunu, bu husus kusur oranlarının tespitine ilişkin olarak alınacak bilirkişi raporuyla açıklığa kavuşağını, anılan sebeple tazminat taleplerinin tümden reddi gerektiğini, davacının dava dilekçesinde anlattığı yahut iddia ettiği hususlar ile tıbbi geçmişi arasında birtakım çelişkiler göze çarptığını, bu çelişkiler eldeki dosyada alınacak bir bilirkişi raporu ile giderilebileceğini, davacının varsa maddi zararlarının tamamının sigorta şirketi tarafından halihazırda karşılandığını, davanın maddi tazminat talepleri yönünden reddi gerektiğini, aksinin kabulü halinde ise kusura dair alınacak bir rapora binaen tespit edilecek miktardan müterafik kusur sebebiyle indirim yapılması gerektiğini, davacıya .... tarafından iş göremezlik ödemesi yapılmış ise bu hususun tespitiyle yapılan ödemenin tespit edilecek tazminat miktarından indirimi gerektiğini, talep edilen manevi tazminat miktarın öncelikle fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ..., dava dilekçesinin usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş olmasına rağmen süresi içeresinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
III-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER 1.Tarafların arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığına dair arabuluculuk son tutanağı. 2.Hasar dosyası. Davaya konu kazaya sebebiyet veren... plakalı araca ait poliçenin incelenmesinde: 22/10/2011-2012 tarihleri arasında davalı .... Sigorta Şirketine sigorta poliçesi ile sigortalandığı, kişi başına sakatlanma ve ölüm teminatı ile sağlık gideri teminatının ayrı ayrı 200.000,00 TL olduğu kazanın poliçe vadesi dahilinde meydana geldiği anlaşılmıştır. 3..... Esas sayılı dosyası, 4. .... Esas sayılı dosyasının uyap evrakları, 5. Hastane evrakları, 6. .... ekonomik durum araştırmaları, 7. .... müzekkere cevabı 8. Tanık beyanları. 9. Maluliyet raporları. a).... 20/12/2019 tarihli mütalaa raporunun incelenmesinde; yaralanma neticesinde şahsın gerek hastane, gerekse hastane dışında yaralanın iyileşmesi ve mevcut haliyle olağan yaşamına dönebilmesi için ihtiyaç duyduğu süresinin 8 ay olduğu, sürekli iş göremezlik oranını % 6 olduğu, 6 ay boyunca bakıcı ihtiyacının olduğu görüşü bildirilmiştir. b).... tarihli mütalaa raporunun incelenmesinde; 05/10/2012 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup1 kabul olunarak:% 6.1(yüzdealtınoktabir) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, İyileşme (iş göremezlik) süresinin gelişen kaynamada gecikme komplikasyonu nedeniyle olay tarihinden itibaren 12 (oniki) aya kadar uzayabileceği, bu süre içinde bir başkasının yardımına gereksinim duymayacağı mütalaa edilmiştir. 10. Bilirkişi raporları. a).... 13/12/2019 ve 29/01/2021 tarihli raporlarının sonuç kısmında özetle; sürücü ...'ın %75 oranında, motosiklet sürücüsü ...'ın %25 oranında kusurlu olduğu görüşü bildirilmiştir. b)Aktüer bilirkişiden alınan 08/09/2021 tarihli, 02/08/2022 tarihli ek raporunun sonuç kısmında özetle; davacının kaza tarihi itibariyle gelirinin, davacı vekilince iddia edildiği gibi 2.500,00 olduğunu kabulüne göre iş bu raporda yeniden hesaplama yapılarak takdirin Sayın Mahkemeye bırakıldığı, Birinci ek raporda, davacının kaza tarihindeki gelirinin 2.500,00 TL olduğunun kabulü halinde, TRH 2010 tablosu kullanılarak, ödeme tarihi verilerine göre hesaplama yapıldığında davacı lehine, 23.436,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 115.269,60 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve doktor bilirkişi tarafından belirlendiği üzere 604,50 TL tedavi ve ulaşım tazminatı olmak üzere toplam 139.310,10 TL maddi tazminat hesaplanmış olup, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan 58.418,15 TL ödeme davacıya 80.891,95 TL eksik ödeme yapıldığının tespit edildiği, Sayın Mahkemece, tazminat hesabının 2.500,00 TL gelir düzeyi üzerinden yapılması gerektiğinin ve davacının zararının karşılanmadığının takdiri halinde, iş bu raporda, 2022 temmuz ayından itibaren uygulanan yeni asgari ücret verileri ile rapor tarihi verilerine göre hesaplama yapıldığı, Rapor tarihi verilerine göre, davacı lehine, 257.509,06 TL sürekli iş göremezlik zararı hesaplanmış olup, davalı tarafından yapılan ödemenin yasal faiz oranı ile rapor tarihine kadar güncellenmesi sonucu bulunan 75.631,63 TL’nin mahsubu sonrasında, davacı lehine 181.877,43 TL BAKİYE sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, Davacının kaza tarihindeki gelirinin 2.500,00 TL olduğunun kabulü halinde, TRH 2010 tablosu kullanılarak, rapor tarihi verilerine göre hesaplama yapıldığında, davacı lehine, 23.436,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 181.877,43 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve doktor bilirkişi tarafından belirlendiği üzere 604,50 TL tedavi ve ulaşım tazminatı olmak üzere toplam 205.917,93 TL maddi zarar hesaplandığı, Kaza tarihi itibariyle ,... poliçe limiti 225.000,00 TL olup, davalı tarafından 58.418,15 TL ödeme yapıldığından, poliçede bakiye 166.581,85 TL bulunduğu, hesaplanan toplam zararın bakiye limitini aştığı, Bu durumda, davacının sakatlık teminatından toplam 166.581,85 TL (geçici iş göremezlik tazminatı ve sürekli iş göremezlik tazminatı) talep edebileceği, tedavi gideri teminatından ise 604,50 TL tedavi ve ulaşım tazminatı talep edebileceğinin hesaplandığı, dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın ticari-otobüs olduğunun anlaşıldığı, sigorta şirketi aleyhine bakiye tazminata hükmedilmesi halinde, aracın kullanım amacı dikkate alındığında 25.04.2019 ödeme tarihinden itibaren avans faizi uygulanması gerektiği görüşü bildirilmiştir. c)Hekim bilirkişisi 30/11/2021 tarihli raporunun sonuç kısmında özetle; davacının 30.11.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında cismani zarar görmesi nedeniyle, SGK tarafından ödenmeyen tedavi giderine ilişkin zararının 604,50 TL olduğu görüşü bildirilmiştir. 8) İstinaf ilamından sonra toplanan deliller ve aldırılan aktüer raporları. a).... kayıtları, hizmet döküm cetveli. d)Aktüerya bilirkişisi 31.01.2026 tarihli raporunun sonuç kısmında özetle; Dava tarihinden önce yapılan 58.418,15 TL’nin ödeme tarihi itibariyle davacının zararını karşılamadığı, çünkü ödeme tarihinde davacının zararının toplam 71.360,35 TL olarak hesaplandığı, 30.11.2021 tarihli doktor bilirkişi raporunda 604,50 TL tedavi gideri hesaplandığı, davacının 14.475,42 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 731.341,24 TL de sürekli iş göremezlik zararının hesaplandığı, bu miktarlardan sigorta dışındaki davalıların sorumlu olduğu, .... plakalı araç için 22.10.2011 – 22.10.2012 tarihleri arasında geçerli .... poliçe nolu .... düzenlendiği, poliçede limitin 200.000 TL olduğu, ancak kazanın 05.10.2012 tarihinde yaşandığı, bu tarihte geçerli limitin 225.000 TL olduğu, bu nedenle davalı sigortanın poliçe limiti olan 225.000 TL ile sorumlu olduğu, ancak davalı sigorta tarafından daha önce ödenen bedelin güncel hali olan 106.471,48 TL’nin poliçe limitinden çıkarıldığında sigortanın sorumlu olduğun miktarın 118.528,52 TL olarak hesaplandığı, dava dilekçesinde reeskont avans faizi talep edildiği, kazaya sebebiyet veren... plakalı aracın midibüs sultan (yarım otobüs) olması nedeniyle ticari olduğu, bu nedenle ticari faiz uygulanabileceği, takdirin sayın mahkemeye ait olduğu, davalı sigorta açısından 06.08.2013 temerrüt tarihi olduğu, diğer davalılar açısından ise olay tarihi olan 05.10.2012 tarihinden itibaren faiz işletilebileceği şeklinde görüş bildirilmiştir. IV- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE Dava, Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkememizin 28/11/2022 tarih ve .... Karar sayılı davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, tarafların istinaf başvurusu üzerine.... Karar sayılı ilamı ile; “… Zarar gören kişi gelirinin asgari ücret üzerinde olduğunu, bir başka anlatımla herhangi bir işyerinde çalıştığı ya da bir meslek icra ettiği ve asgari ücret üzerinde bir gelir elde ettiğini iddia ediyorsa bunu ispat etmesi gerekmekte olup, yerel mahkemede bedensel zararların tazmini davalarında zarar görenin zararını resen belirlemek durumundadır. Bu nedenle zarar gören davacı asgari ücret üzerinde bir gelir elde ettiğini iddia etmiş ise çalıştığı iş yerinden trafik kazasının olduğu tarihteki ücret ve tüm gelirlerini gösterir ücret bordroları getirtilmelidir. Kişi belirli bir iş yerine bağlı olmaksızın, mesleğini icra eden kişilerden ise, ekonomik ve sosyal durumu ile ilgili zabıta araştırması yanında o meslek odasından o mesleği icra edenlerin kaza tarihi itibarı ile ortalama ücretleri sorulmalıdır. Zarar görenin kaza tarihinde çalıştığı iş yerinde aldığı ücretler gelir olarak kabul edilebilir. Somut olayda, davacının gelirine yönelik olarak yapılan araştırma yetersizdir. Dosyaya sunulan belgelerden davacının torna tesviye alanında kalfalık belgesi bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle kaza tarihindeki gelirin tespitine yönelik tekrar araştırma yapılmalı, davacının gösterdiği deliller toplanmalıdır. Davacının kaza tarihi ve emekli olmadan önceki dönemi de kapsayan hizmet döküm belgelerine ilişkin ... kaydı getirtilerek, davacının usta olduğunu gösteren belge, sertifika vb var ise dosya arasına alınmalı, tanık beyanları ve meslek odası cevabı da değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. ..." gerekçesi ile kaldırılmıştır. Kaldırma kararı doğrultusunda davacı yanın hizmet dökümü ile.... müzekkere yazılarak, istinaf kararında istenilen hususlar ikmal edilerek, rapor alınmıştır. Somut olayda;Yukarıda yazılı açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; 05.10.2012 tarihinde, davacı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile, davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki... plakalı davalı ...sigorta şirketine ... ile sigortalı aracın çarpışması sonucunda davacının yaralandığı, dosyaya kazandırılan kusur raporlarına göre; kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü sürücü ...'ın %75 oranında, motosiklet sürücüsü davacı ...'ın ise %25 oranında kusurlu olduğu, ... alınan nihai maluliyet raporuna göre; davacının kaza nedeniyle % 6.1 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin gelişen kaynamada gecikme komplikasyonu nedeniyle olay tarihinden itibaren 12 aya kadar uzayabileceği, belirlenmiştir. Yukarıda yapılan açıklama ve değerlendirmeler nazara alınarak düzenlenen kusur ve maluliyet raporu esas alınarak hükme esas alının aktüer raporundaki hesaplamaya göre; davacının, 604,50 TL tedavi gideri, 14.475,42 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 731.341,24 TL de sürekli iş göremezlik zararının olduğu, anlaşılmıştır. İstinaf kaldırma kararı öncesinde; davacı vekili 13/06/2022 tarihli bedeli attırım dilekçesi ile alacak taleplerini 604,50 TL ulaşım gideri, 23.436,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 131.460,85 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 155.501,35 TL'ye, 05/09/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile alacak taleplerini 604,50 TL ulaşım gideri, 23.436,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 181.877,43 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 225.917,93 TL 'ye yükseltmiştir. Kaldırma kararından sonra hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporuna uyarınca, davacı vekili 20/05/2026 tarihli bedel attırım dilekçesi ile alacak taleplerini, 604,50 TL tedavi gideri, 14.475,42 TL geçici iş göremezlik, 731.341,24 TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam 755.381,74 TL 'ye yükseltmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107'nci maddesinin ikinci fıkrası ile tahkikatın sona ermesine kadar davanın başında belirtilen talebin artırılabileceği kabul edilmişken 7251 sayılı Kanun’un 7'nci maddesi ile maddenin ikinci fıkrasında yapılan değişiklikle talep sonucunun belirlenmesi mümkün olduğunda hâkim tarafından tahkikat sona ermeden verilecek iki haftalık kesin süre içinde davacının talebini artırabileceğine dair düzenleme yapılmıştır. O hâlde eldeki davanın yasal dayanağı olan 6100 sayılı Kanun'un 107'nci maddesinin ikinci fıkrasının ilk hâlinde yer alan düzenlemeye göre belirsiz alacak davasını açan davacı, alacağı belirlenebilir hâle geldikten sonra kesin talep sonucunu mahkemeye bildirecektir. Talep sonucunun kesin olarak belirlenmesi genellikle geçici talep sonucunun artırılması şeklinde olacaktır. HMK.107 maddesi gereğince belirsiz alacak davası niteliğinde olan yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemli davada; davacının talebini ıslah etme imkanının yanı sıra talep artırım dilekçesi vermek suretiyle alacak tutarını yükseltme imkanı bulunduğu, mahkememizce kaldırma kararından sonra alınan bilirkişi raporu doğrultusunda ikinci kez artırım yapılabilmesine hukuki engel bulunmadığı kabul edilmiş ve mahkemece talep arttırım dilekçesi kabul edilmiştir. Bununla birlikte; Zarara sebebiyet veren ... plaka sayılı araç, kaza tarihinde .... poliçesi ile davalı sigorta şirketine sigortalı olup, davalı sigorta şirketi, kazaya karışan aracın sigortacısı olması nedeniyle poliçe teminat limiti dahilinde, davalı ...haksız fiil faili, davalı ... ... A.Ş. ise araç işleteni olarak, hesaplanan tazminattan müştereken ve müteselsilen sorumludur. Bu durumda davacının, 604,50 TL tedavi gideri, 14.475,42 TL geçici iş göremezlik, 731.341,24 TL sürekli iş göremezlik tazminatı (sigorta şirketi yönünden poliçe limiti olan 118.528,52 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) olmak üzere toplam 746.421,16 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden 06/08/2013 temerrüt tarihinden, diğer davalılar yönünden olay tarihinden itibaren, aracın ticari araç niteliği nazara alınarak, işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar vermek gerekmiştir. Davacının manevi tazminat istemlerinin incelenmesinde; Türk Borçlar Kanunu'nun 56/II. maddesi uyarınca Hakim, ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebilir. Buna göre haksız fiil sonucu ölüm halinde ölenin yakınlarına hakimin adalete uygun, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek, zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesini sağlayacak oranda, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar manevi tazminata hükmetmelidir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın reddedilen tutarlarına yönelik olarak vekalet ücretine hükmedilip hükmedilmeyeceğine ilişkin yapılan değerlendirmede, .... Karar sayılı kararı 14.03.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanmış olup sözkonusu karar ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 326. maddesinin (2) numaralı fıkrasının “manevi tazminat davaları” yönünden Anayasaya aykırı olduğu değerlendirilmiştir. Bu iptal neticesinde Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/2. maddesinde yapılan değişiklikle manevi tazminatın kısmen reddine karar verilmesi halinde reddedilen kısma ilişkin olarak karşı taraf yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekmiştir. Davaya konu trafik kazasının, davalı sürücünün %75 oranında kusuru ile meydana geldiği ve kaza neticesinde davacının % 6.1 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 12 aya kadar uzadığı anlaşılmakla, tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, olayın meydana geliş şekli ile günün ekonomik koşulları ve hakkaniyet ilkesi nazara alınarak, davacının manevi tazminat isteminin 18.000,00 TL üzerinden kısmen kabulüne, hüküm altına alınan tazminat tutarına 05/10/2012 tarihinden itibaren, avans faizi işletilmesine karar verilmiştir. Her ne kadar davalılar tarafından davacının müterafik kusuru bulunduğundan hüküm altına alınacak tazminattan indirim yapılması istenmiş ise de; zararın oluşmasında davacının müterafik kusuru tespit edilemediğinden hükmedilen tazminattan herhangi bir indirim yapılmamıştır.
V-HÜKÜM 1-Davanın kısmen kabulü ile, - 604,50 TL tedavi gideri, 14.475,42 TL geçici iş göremezlik, 731.341,24 TL sürekli iş göremezlik tazminatı (sigorta şirketi yönünden poliçe limiti olan 118.528,52 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) olmak üzere toplam 746.421,16 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden 06/08/2013 temerrüt tarihinden, diğer davalılar yönünden olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 2- Davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, 18.000,00 TL manevi tazminatın 05/10/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı .... müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
Karar ve İlam Harcı 3. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 52.217,61 TL harçtan peşin alınan 82,32 TL ile yargılamanın devamı aşamasında yatırılan toplam 12.519,78 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 12.602,10-TL harcın mahsubu ile bakiye 39.615,51-TL harcın ( davalı sigorta şirketinin sorumluğu 6.290,77-TL ile sınırlı olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, Yargılama Giderleri ve Gider Avansı 4. Davacı kaldırma kararı öncesi ve sonrası tarafından yapılan tebligat, müzekkere ve posta gideri olarak 2.529,40- TL, bilirkişi ücreti olarak 5.600,00 TL, ... masrafı olmak 1.728,00 TL olmak üzere toplam 9.857,40-TL yargılama giderinin ( davalı sigorta şirketinin sorumluğu 1.565,31-TL ile sınırlı olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 5. Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan başvurma harcı, peşin harç, vekalet harcı ve ıslah harçları, istinaf kanun yoluna başvuru harcı toplamı olan 13.144,90 -TL yargılama harcının ( davalı sigorta şirketinin sorumluğu 2.088,30-TL ile sınırlı olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6. İlk karar ile Harç tahsil müzekkeresi ile tahsil edilen 1.220,14 TL Arabulucu Ücreti karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine, 7. Arabuluculuk Kanunu 18A/13 maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asagari Ücret Tarifesi uyarınca 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin red ve kabul oranına göre hesaplanan3,44 TL'sinin davacıdan, ilk karar ile tahsil edilen 99,86 TL Arabulucu Ücreti düşümü ile arta kalan 1.216,70 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 8. Davalı yanlarca yapılan yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına, 9. Taraflarca depo edilen varsa gider avansı ile delil avansından bakiye tutarların karar kesinleştiğinde HMK m. 333 ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 207 hükümleri uyarınca ilgilisine İADESİNE, Vekalet Ücreti 10. Maddi tazminat yönünden davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 117.963,17-TL vekalet ücretinin ( davalı sigorta şirketinin sorumluğu 18.732,06-TL ile sınırlı olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa ödenmesine, 11. Manevi tazminat yönünden davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 18.000,00-TL vekalet ücretinin davalı .... müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren .,,, ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile ,,,, yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. . 13/07/2026
,,,,