İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/397 E. 2025/598 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/397
Karar No
2025/598
Karar Tarihi

T.C. ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/397 Esas - 2025/598 Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/397 Esas KARAR NO : 2025/598

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 23/03/2017 KARAR TARİHİ : 16/07/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/07/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 11/05/2016 tarihinde davalı sigorta şirketine sigortalı ...plakalı aracın yapmış olduğu tek taraflı trafik kazasında araçta yolcu konumunda bulunan müvekkilinin ağır yaralandığını, araç sürücüsünün ... Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/658 esas sayılı dosyasında alınan kusur raporunda %100 kusurluğu olduğunun belirtildiği, müvekkilinin kaza sonrasında çalışamaz hale geldiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 20.000,00 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; üçüncü kişilerin uğramış oldeğu bedeni zararlardan sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve işletenin vaya işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında maddi tazminat ile sorumlu tutulabileceği davacı taraf geçici iş göremezlik ve geçici dönem bakıcı ihtiyacına yönelik Sigorta Tahkim Komisyonunun 2016. E 24244 dosyası ile başvuru yapmış ve kararda 14.7780 TL geçi i iş göremezlik ve geçici döneme ait bakım giderine hükmedilmiş iş bu karara şirketimizce itiraz edilmiş olup, itiraz Hakem Heyeti kararı ile 01/06/2015 yürülük ve 04/05/2015 tarihli Karayolları ZMMS genel şartları A.5. C sürekli sakatlık başlıklı hükümde geçici iş göremezlik tazminatının poliçe teminatı kapsamında olmadığının açıkça belirtildiğini, iş bu kararın müvekkili lehine bozularak davacının taleplerinin reddine karar verildiğini, Genel Şartlar gereği alınacak rapor özürlü sağlık kurulu raporu olduğunu, geçci iş göremezlik tazminatının poliçe kapsamında olmadığını, faiz başlangıç tarihinin ise dava tarihi olarak dikkate alınmasını talep etmiştir. Dava trafik kazasından kaynaklanan madd tazminat talebine ilişkindir. Mahkememizce 2017/216 Esas sayılı dosya üzerinden yapılan yargılama sonucunda ; "Dava ve uyuşmazlık konusu ile ilgili olarak Sigorta Tahkim Komisyonu Hakem Heyetince kesinleşmiş bir karar olduğu görülmektedir. HMK 114 . Maddesinin 1.fıkrasının (i) bendi gereğince aynı davanın daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması dava şartlarındandır ve HMK 115/2 maddesi gereği mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir hükümleri gereğince aynı uyuşmazlık hakkında daha önce verilmiş tahkim heyetince yapılan başvuru üzerine hükme bağlandığı anlaşıldığından Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 2015/10944 E,2015/11934 K, 2014/8450 E, 2015/8107 K, 2014/10408 E, 2014/10179 K sayılı içtihatları doğrultusunda maddi tazminat taleplerinden aşağıdaki bent dışında kalanlar yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiş" gerekçesi ile red kararı verilmiş, kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi'nin 2022/1096 Esas ve 2022/563 Karar sayılı ilam ile "... Yukarında açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf sebeplerinin kabulüne, ilk derece mahkemesi usulsüz olarak birleştirme kararı verilerek gönderilen ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/56 E. dosyasında tefrik kararı verilerek, dosyanın görülmesinde ... Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan usulsüz yapılan birleştirme kararı gereğince dosyanın ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi için, ayrıca Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından verilen kararın kesin hüküm oluşturup oluşturmayacağı hususunda değerlendirme yapılarak, davacının Sigorta Tahkime müracaatı sırasında tedavisinin devam ettiğine ve gelişen duruma ilişkin iddialarına yönelik delilleri toplanarak sonucuna göre karar verilmesi için.." şekline kaldırma kararı verildiği görülmüş, kaldırma kararından sonra yargılamaya 2023/47 Esas sayılı dosya üzerinden devam olunmuş, kaldırma ilamı doğrultusunda ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/56 E. Dosyası, mahkeme dosyamızdan tefrik edilerek gönderme kararı verilmiş ve yargılama sonunda geçici iş göremezlik talebinin kesin hüküm nedeniyle reddine ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/768 esas sayılı dosyasında tahsilde tekerrür olmamak üzere 186.843,86 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 18/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi'nin 2024/166 Esas ve 2024/550 Karar sayılı ilam ile "... Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulundan, mahkemece hükme esas alınan engellilik raporuna davalının itirazlarının değerlendirildiği ve dosyada mevcut engellilik raporları ile arasındaki çelişkiyi giderici mahiyette rapor alınarak, tespit edilecek özür durumuna göre (davacının kararı istinaf etmemiş olması nedeniyle özür oranına ve tazminat miktarına yönelik olarak davalının usuli kazanılmış hakları da gözetilerek ve tahsilde tekerrüre neden olmayacak şekilde) davanın esası hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine," şeklinde karar ile mahkememiz kararının kaldırıldığı görülmüştür. Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının iş bu dava yönünden kesin hüküm oluşturup oluşturmadığı yönünden yapılan incelemede; ... Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi'nin 2022/1096 Esas ve 2022/563 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; "Kesin hüküm HMK’nın 303. maddesinde düzenlenmiştir. Şekli ve maddi olarak ikiye ayrılır. Verilen bir hükme karşı Kanun yolları kapalı ise veya Kanun yolları açık olsa bile süresinde gidilmemişse veya tüm Kanun yolları tükenmişse hüküm şeklen kesinlik kazanmıştır. Maddi anlamda kesin hükümde ise, dava sebebinin (maddi vakıaların), taraflarının ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir. Önemle vurgulanmadır ki, maddi anlamda kesinlik, yalnız hüküm fıkrası için söz konusudur. Hüküm fıkrası, davada (veya karşı davada) istenen hususlar (talep sonucu) hakkında mahkemece verilen kararı (hükmü) gösterir. Hükmün gerekçesinin kesin hüküm gücü bulunmamaktadır. Bununla beraber, gerekçe maddi anlamda kesinlikten tamamen soyutlanmış da değildir. Maddi anlamda kesinlik, yalnız hüküm fıkrasına ilişkin olduğundan hükümde tarafların talep sonuçları (veya talep sonuçlarının bazı kalemleri) hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemişse, hakkında karar verilmemiş olan hususlar bakımından maddi anlamda kesin hüküm söz konusu olmaz. İspat bakımından değerlendirmek gerekir ise, HMK'nın 204. maddesinin birinci fıkrasına göre ilamlar kesin delil sayılmaktadır. Birinci davada verilmiş olan hüküm, aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanarak, aynı konuya ilişkin olarak açılan ikinci davada, kesin hükme bağlanmış olan husus yönünden kesin delil teşkil eder (HMK m.303/1,2). Aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanarak ve aynı hukukî ilişki hakkında açılan ikinci davanın konusu, birinci davadakinden farklı olsa bile, iki davanın da temelini oluşturan aynı hukukî ilişkinin mevcut olup olmadığı hakkında (birinci davada) verilmiş olan (kesin) hüküm, ikinci davada kesin delil teşkil eder. Bir davada verilen kesin hüküm, bu davanın tarafları dışındaki başka birine (üçüncü kişiye) karşı açılan (veya üçüncü kişi tarafından birinci davanın taraflarından birine karşı açılan) ve konusu ile dava sebebi (vakıalar) aynı olan ikinci bir davada kesin delil teşkil etmez, çünkü iki davanın tarafları farklıdır. Fakat, birinci davada verilen kesin hüküm, ikinci davada kuvvetli (güçlü) bir takdiri delil teşkil eder (Kılıç, H.: Açıklamalı İçtihatlı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, Cilt II, ..., 2011, s. 2341 vd.). Bunların yanı sıra, tazminat hukuku açısından, açılan ilk dava sırasında zararın ortaya henüz çıkmamış olması yahut belirlenme ihtimalinin bulunmaması nedeniyle ilk davanın (tahkim yargılamasının) reddine karar verilmesinden sonra, zararın oluşması yahut ortaya çıkması durumunda, ilk davanın sırf zarar oluşmadığından reddedilmesi durumunda ilk kararının kesin hüküm oluşturacağından söz edilemez. (Yargıtay 4. H.D. 2022/568 E. 2022/9828 K. "Taraflar arasında görülen Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2016/36 esas sayılı davası kesinleştiği için bu dava taraflar için bağlayıcı olup artık aynı hukuki sebeplerle ikinci bir dava açılamaz. Ne var ki gelişen durumların varlığı halinde artık yeni ortaya çıkan durumlar açısından kesin hüküm söz konusu değildir. Zira daha önceki yargılamada sonradan gelişen bu durumlar yargılama konusu yapılmamıştır. Gelişen durum; olay sonucu meydana geldiği halde, başlangıçta bilinen yaralanmalar dışında, sonradan ortaya çıkan veya gelişen, olaya bağlı vücut bütünlüğünü bozan sonuçlar olarak tanımlanabilir. Gelişen durumun olup olmadığı ise her olaya özgü olarak kanıtlara göre değerlendirilir.")" Somut olayda; davacı 11/05/2016 tarihinde meydana gelen kazaya ilişkin olarak 19/08/2016 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetine başvurmuş %38 oranında maluliyetinin meydana geldiğini belirterek maddi zararlarının tazminin talep etmiş, Uyuşmazlık Hakemi tarafından alınan bilirkişi raporlarında başvurucun sunduğu raporun bir yıl süreli bir engelli raporu olması ve halen iyileşme süresinin dolmamasına göre sürekli maluliyetinin tespitinin mümkün olmadığı ve 4 ay süre ile geçici iş göremez kaldığına yönelik raporlar çerçevesinde, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından da, gerekçesinde henüz sürekli maluliyet durumunun tespitinin mümkün olamadığı hususu açıklanarak, yapılan hesaplama çerçevesinde geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri yönünden talebin kabulüne karar verilmiş, karara Sigorta Şirketinin itirazı sonrasında İtiraz Hakem Heyetinin 16/02/2017 tarih 2017/İHK-540 sayılı kararı ile Sigorta şirketinin Sigorta Genel Şartlarına göre geçici iş göremezlik tazminatı ve sürekli iş göremezlik tazminatının sigortanın sorumluluğunda olmadığından reddine karar verilmiştir. Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti tarafından Yargıtay yolu açık olarak verildiği, karara yönelik temyiz başvurusunda bulunulmadığı görülmüştür. Davacı vekilince İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'na başvurulmuş, 2017/819 E. 2018/199 K. sayılı karara" Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına itiraz edilmemekle, istinafa konu edilen dava değeri 14.778,00 TL olup, bu miktar dikkate alındığında, İtiraz Hakem Heyeti'nce verilen karar, 5684 sayılı Kanunu'nun 30/12 fıkrası uyarınca kesin niteliktedir." gerekçesi ile itirazın reddine karar verilmiştir. Davalı vekilince her ne kadar kesin hüküm itirazında bulunulmuş ise de, dava 23/03/2017 tarihinde açılmış olup davacı gelişen durum savunmasında bulunduğundan, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından verilen kararın ret gerekçesi de değerlendirildiğinde (bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik tazminatının SGK sorumluluğunda olduğunun belirtilmesi, sürekli iş göremezlik yönünden herhangi bir inceleme yapılmamış olması) sigorta şirketinin itirazı sonrasında verilen kararın davalı sigorta şirketi yönünden geçici iş göremezlik talebi yönünden kesin hüküm oluşturduğu, sürekli iş göremezlik talebi yönünden kesin hüküm oluşturmayacağı kanaatine varılmıştır.

Maddi tazminat yönünden yapılan incelemede; 11/05/2016 tarihinde sürücü ... .... .... .... .... ... .... geldiğinde yolun durumuna göre aracının hızını kontrol etmesi gerekirken, aksine hareket ederek mevcut hızıyla seyrini sürdürdüğü esnada yolun ıslak olmasından dolayı sürücü aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun sağındaki korkuluklara çarptığı, çarpmanın etkisiyle de aracın sürüklenerek yolun soluhda bulunan beton hendeğe düşerek araç içerisinde bulunan iki yolcunun ve sürücün yaralandığı, kazanın oluşumunda Sürücü Ziya ERDEM 2918 Sayılı Karayolları Trafik kanununun 52/1-B“F(Aracının hızını, aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak) maddesini ihlalinden dolayı kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğu, davalı sigorta şirketinin ZMMS poliçesi kapsamında sigorta limiti ile sınırlı olmak üzere meydana gelen zarardan sorumlu olduğu anlaşılmıştır. Kaza tarihinin 11/05/2016 olması nedeniyle, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik'e göre maluliyet raporunun hesaplanması gerekmektedir. Kaldırma ilamı doğrultusunda Dosyanın İstanbul ATK'ya gönderilerek dosya içerisinde mevcut Hacettepe Üniversitesi ATK tarafından alınan 13/12/2018 tarihli raporu, medikal uzman raporu, Uyuşmazlık Hakem Heyetine sunulan bir yıl süreli 27/07/2016 tarihli engelli raporu ile Sağlık Bilimleri Üniversitesinden alınan 11/11/2016 tarihli raporlar arasında çelişki bulunduğu görülmekle davacının sürekli iş görmezlik durumunun Özürlükük Ölçütü Yönetmeliği Hükümlerince tespitinin istenildiği, düzenlenen raporda davacının sürekli engel oranının %10 , geçici iş göremezlik süresinin 6 ay olduğunun bildirildiği görülmüştür. Dosya önceki aküerya bilirkişisine tevdi edilerek, davalının kazanılmış hakları gözetilmek suretiyle 03/11/2023 tarihi verilerine göre rapor düzenlenmesi istenilmiş, bilirkişi 25/05/2025 tarihli ek raporunda: Geçici iş gücü kaybı tazminatı talebi yönünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi 2017/819 E. 2018/199 K. sayılı karara göre geçici iş gücü kaybı zararının poliçe limiti dahilinde olmadığına yönelik hükmün kesinleştiğinden, talep edilebilecek 668,31 TL geçici iş gücü kaybı tazminatının tefrik edilen ... Asliye Hukuk Mahkemesi kararında esas alınabileceği, Ömer DOĞAN’ın yaralanması nedeniyle sorumlu olunabilecek BAKİYE sürekli iş gücü kaybı tazminatının 247.589,63 TL olduğu kanaatine varılmıştır. Davacı tarafça 18/11/2019 tarihli dilekçe ile 20.000,00 TL maddi tazminat taleplerinin (sürekli iş göremezlik tazminatı) 111.830,52 TL arttırılarak 131.830,52 TL'ye yükseltildiği beyan edilmiştir. Dava belirsiz alacak davası olarak açıldığından her ne kadar ıslah dilekçesi olarak yazılmış ise de iş bu dilekçe bedel arttırım dilekçesi olarak kabul edilmiştir. Bedel arttırım dilekçesi ile her ne kadar sürekli iş göremezlik olarak bedel arttırımında bulunulmuş ise de, ön inceleme duruşmasında davacı vekilinin talebinin sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezliğe ilişkin olduğunu beyan etmesi nedeniyle mahkememizce 23/12/2020 tarihli duruşmada ıslahı kuruşlandırmak üzere süre verilmiş, davacı vekilince 20/01/2022 tarihli duruşmada "sigorta şirketinin yaptığı ödemeyi geçici iş göremezlik alacağına mahsup ettik, geçici iş göremezlik dışındaki talebimiz devam ediyor" şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. Davacı vekilince 05/03/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile (her ne kadar bedel arttırım denmiş ise de); "Asıl dava da dava değeri 1,00 TL geçici, 4.999 TL sürekli iş göremezlik tazminatının asıl davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili talep edilmiş, sürekli iş göremezlik tazminatı 08.11.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile 72.343,71 TL ye yükseltilerek kaza tarihinden itibaren davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline şeklinde ıslah edilmiştir. İş bu dilekçemizle asıl dava da sürekli iş göremezlik dava değerini 114.500,15 TL artırarak toplam 186.843,86 TL nin kaza tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte asıl davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline şeklinde artırıyoruz." şeklinde beyanda bulunulmuştur. Bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere; davacının 247.589,63 TL sürekli iş gücü kaybı zararının olduğu, 2016 yılında poliçe limiti 310.000,00 TL olduğundan bakiye poliçe limitinin 300.013,80 TL (310.000,00 TL-9.986,20 TL) olduğu ve hesaplanan sürekli iş gücü kaybı tazminatının bu tutardan yüksek olduğu görülmüştür. Davacı vekilinin ıslah dilekçesi ile 186.843,86 TL sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde bulunduğu anlaşılmakla iş göremezlik tazminat talebi yönünden davanın kabulü ile, tahsilde tekerrür olmamak üzere 186.843,86 TL'nin 18/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek (davacı vekilinin dava dilekçesi ile faiz talebinde bulunmadığı, 18/11/2019 tarihli dilekçe ile faiz talebinde bulunduğu) yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsiline, geçici iş göremezlik talebinin ise kesin hüküm nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Geçici iş göremezlik talebinin kesin hüküm nedeniyle reddine 2-... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/768 esas sayılı dosyasında tahsilde tekerrür olmamak üzere 186.843,86 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 18/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine 3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 12.763,30 TL harçtan peşin alınan 68,31 TL, 382,00 TL ıslah harcı, 195,00 TL, 188,00 TL ve 197,00 TL tamamlama harçları toplamı ‭1.030,31‬ TL harcın mahsubu ile bakiye ‭11.732,99‬ TL karar harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davalı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 1,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yatırılan 31,40 TL başvurma harcı, 68,31 TL peşin harç, 382,00 TL ıslah harcı, 195,00 TL, 188,00 TL ve 197,00 TL tamamlama harçları toplamı ‭‭1.061,71‬ TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 1.860,80 TL posta masrafı ve 2.600,00 TL bilirkişi ücreti, 5.400,00 TL ATK ücreti olmak üzere toplam 9.860,80 TL yargılama giderinden kabul red oranına göre hesaplanan 9.860,74 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerine bırakılmasına, 8-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerine bırakılmasına, 9-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/07/2025 11:16:31

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/397, K. 2025/598, T. 16.07.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-397-e-2025-598-k-f9cf15e8e8e8