İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/260 E. 2026/391 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/260
Karar No
2026/391
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)

ESAS NO : 2024/260 Esas KARAR NO : 2026/391

DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 31/05/2024 KARAR TARİHİ : 25/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin lojistik işi yaptığını ve davalı şirkete ait 165 ton 126 palet toz deterjan ürününün Konya'dan Mersin'e, Mersin'den de Cidde'ye taşıma işini üstlendiğini, müvekkil şirketin davalı şirkete gönderdiği mailde, 6 adet ...Ton konteyner için davalıdan onay istendiğini, davalının da ayarlanan tonaja ve konteynerlere onay verdiğini, ...'tan gelen yükleme ve nakliye bilgilerinin, davalı şirkete gönderildiğini, müvekkili şirketin booking aldıktan sonra yükleme saati ve tarihinin de davalıya bildirildiğini, Davalı firmanın gümrükçüsü tarafından, hem müvekkili şirkete hem de davalıya dava konusu taşımanın tek konşimento ve 6 adet konteyner ile taşınacağını bildirildiğini, Ana acente ...'tan gelen taşıma ve konteyner bilgilerinin davalıya bildirildiğini, bu mailde tahsisi edilen konteyner tipinin 40 DC olduğunun davalıya açıkça bildirildiğini, davalı firmanın da bu bilgiler dahilinde yükleme yaptığını, davalı tarafından konteynerlere fazla yükleme yapıldığı için ...'un yükün gemiye yüklenemediğini taraflarına bildirdiğini, müvekkili şirketin de bu durumu davalıya mail ile bildirdiğini, müvekkil şirket tarafından, Hapag'a mail atıldığını ve fazla yükün gemiye alınmasının mümkün olup olmadığını sorduğunu, Hapag'ın ise olumsuz cevap verdiğini ve masrafları talep ettiğini, müvekkil şirketin, yükün gemiye yüklenememesinden kaynaklı olarak, ardiye, iptal, gümrük ve liman masrafları ve Konya Mersin Nakliye bedeli dahil 8.562-USD (277.027,791.TL) masraf ödemek zorunda kaldığını, davalı firma ile müvekkil firma yetkilisi arasında yapılan whatsapp yazışmalarında davalı firmanın söz konusu masrafları açıkça ödeyeceğini kabul ettiğini, daha sonra masrafları ödemekten kaçındığını, dava konusu yükün gemiye yüklenmemesinin sebebinin, sözleşmeye göre 165 ton 6 konteynerde taşınması kararlaştırılan yükün, davalı tarafından 6 konteynere 173.060 kg yük yüklenmesi olduğunu, davalının, dava konusu yükün yüklenememesinin sebebi olarak, 40 HC konteyner tipi talep edilmişken, taşıyıcı firmanın ... olarak değişiklik yapmasını ileri sürdüğünü, müvekkili tarafından, söz konusu değişikliğin davalıya bildirildiğini, müvekkil şirketin, yaptığı masraflar için davalıya fatura kestiğini ve davalıya gönderdiğini ve davalının bu faturaları iade ettiğini, müvekkili tarafından faturalara istinaden davalı aleyhine icra takibi yaptığını yapılan bu takibe davalı tarafından itiraz edildiğini ve takibin durduğunu beyanla, .... İcra Müdürlüğünün 2024/... esas sayılı takibine yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı şirketin, 165 ton ürünün Mersin'den Cidde'ye nakli hususunda anlaştığını, davacı şirketin kararlaştırılandan farklı ve taşımaya elverişsiz konteynerler gönderdiğini, davacı şirket tarafından yapılan yanlışın fark edilmesine rağmen sürdürüldüğünü ve geminin yükü reddetmesine sebebiyet verdiğini, geminin, yükü davacı şirketin yanlış organizasyonu, hatalı ve sözleşmeye aykırı konteyner seçimi sebebiyle reddettiğini, davacı tarafından talep edilen masraflarda müvekkilin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davacı şirketin yük taşımaya, nakliye yapmaya, taşıma organizatörlüğü faaliyeti yürütmeye yetkili olmadığını, müvekkilini bu konuda yanılttığını, davacı şirketin, taşıma işleri komisyonculuğu ve acenteliği yapamayacak, bu konuda taşıma ve organizatörlük faaliyeti yürütemeyecek bir şirket olduğunu beyanla davanın dava şartı noksanlığından usulden reddine, mahkemenin aksi kanaati halinde müvekkili hakkında açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının esastan reddine, .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... esas sayılı dosyası ile davacı tarafından başlatılan haksız ve kötü niyetli icra takibinden kaynaklı işbu ikame edilen davada müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler SMM ..., Kaptan ... ve Taşıma Uzmanı ... tarafından tanzim edilen 13/06/2025 tarihli raporda; Davacı ... tarafından davalı ... adına tanzim edilen faturların nezdindeki davalı ...'a ait hesaba borç kaydedildiği, ilgili hesabın 28.03.2024 icra takip tarihinde 8.562 USD borç bakiyesi verdiği ve davacı ...'un kendi yasal ticari defter kayıtlarına göre davalı ... Dış Ticaret Ltd. Şti'nden bu tutar kadar alacaklı gözüktüğü, Davalı ... Dış Ticaret Ltd. Şti defterlerinin 28.03.2024 icra takip tarihinde 8.562 USD alacak bakiyesi verdiği ve davalının kendi yasal ticari defter kayıtlarına göre davacı ...'a bu tutar kadar borçlu gözüktüğü, Davacının davalıdan olan 8.562 USD alacağın kaynağının; 5.562 USD kısmının, davaya konu taşımalardan kaynaklı oluşan giderler nedeniyle fiili taşıyan ...tarafından davacı ... adına tanzim edilen örnekleri dosya kapsamında yer alan ve ... tarafından bedelleri ödenen faturaların davalıya yansıtılmasından kaynaklandığı, Kalan 3.000 USD kısmının ise davaya konu ürünlerin Konya'dan Mersin'e taşınması nedeniyle davacı tarafından davalı adına tanzim edilen fatura bedelinden oluştuğu, Davacının, whatsapp yazışmalarındaki uyarıya karşın, sözleşmeye aykırı olarak daha düşük ağırlık taşıma kapasitesine sahip olan 40 feet DC konteyner göndermiş olduğu, 40 feet HC olarak temin edilmesi gereken konteynerlerin yanlış temin edildiği, konteynerlerin gemiye yüklenmemesi bakımından sorumluluğun davacı tarafta olduğu, Davacının ancak Konya-Mersin taşıması için 3.000 USD alacaklanmasının ihtilafsız olduğu, bu durumda, davacının toplam iddia ettiği alacak tutarından sadece görülen iş için düzenlenen faturalara dayanarak alacaklanabileceğinin değerlendirildiğine ilişkin görüşlerini bildirmişlerdir. Tarafların beyan ve itirazlarının değerlendirilmesi için dosya kaptan ve taşıma uzmanı bilirkişiye yeniden tevdi edilmiştir. Bilirkişiler tarafından tanzim edilen 22/10/2025 tarihli raporda; kök rapordaki görüşlerini yinelemişlerdir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, taraflar arasındaki taşıma ilişkisi kapsamında doğan fatura alacağının tahsili talebiyle başlatılan takibe vaki itirazın iptali davasıdır . .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklısının ... ... Oto. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. olduğu, borçlunun ... Dış Tic. Ltd. Şti. Olduğu, 8.562,00.USD''nin tahsili için 28/03/2024 tarihinde takibe geçildiği, ödeme emrinin borçluya 01/04/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 04/04/2024 tarihli borca itiraz dilekçeleri ile takibin durduğu, eldeki davanın da 31/05/2024 tarihinde İİK 67. Maddesi gereğince yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Kural olarak fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Dolayısıyla davacı, fatura konusu mal veya hizmetin davalıya teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır. Davacı bu iddiasını, uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delille kanıtlamalıdır. HMK'nın 222.maddesi "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine ibrazına karar verebilir" hükmünü haizdir. Alınan bilirkişi raporunda ". Davalı ... ...Ltd. Şti’nin sunmuş olduğu 2024 yılına ait yasal ticari defter kayıtları üzerinde yapılan incelemede, davacı ...’a it hesapların ... no.lu cari hesap kodunda takip edildiği, davaya konu taşımalar nedeniyle oluşan masraflar için davacı ... tarafından tanzim edilen faturaların bu hesaba alacak kaydedildiği, ilgili hesabın 28.03.2024 icra takip tarihinde 8.562 USD alacak bakiyesi verdiği ve davalının kendi yasal ticari defter kayıtlarına göre davacı ...’a bu tutar kadar borçlu gözüktüğü " tesbit edilmiştir. Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesine göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddesine bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Davalı taraf davacı tarafından sunulan hizmet karşılığında kendisine gönderilen faturalara süresi içerisinde itiraz etmemiş, hizmetin ayıplı olduğu yönünde de itiraz ileri sürmemiş ve yapılan işi bu haliyle kabul etmiştir. Her ne kadar bilirkişi raporunun sektörel kısım değerlendirilmesinde davacının uygun olmayan konteyner temini nedeniyle fiili taşıyanın yükü taşımadığını davacının kusurlu olduğunu beyan etmişse de, davalı tarafın tacir olduğu hizmetin gereği gibi ifa edilmediği iddiasının emtianın yüklendiği aşamada bilinebileceği, hizmet faturalarının sonrasında davalıya tebliğ edildiği fakat davalı tarafça ayıplı ifa itirazında bulunulmadığı gibi faturaları ticari defterlerine kayıt ederek borcu kabullendiği anlaşılmış bu yöndeki teknik bilirkişinin raporuna itibar edilmemiştir. Açıklanan nedenlerle; davacının alacağına dayanak faturaların davalı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu, davalının davacıya 8562 USD borçlu bulunduğunun kabulü ile itirazın iptaline ve davalının kendi ticari defterlerinde kayıtlı bulunan alacağın bilgisinde olduğu da gözetilerek likit olduğundan davacının icra inkar talebinin kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur . HÜKÜM: 1-Davanın KABULÜ ile, .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı icra takip dosyasına yönelik itirazın iptaline, takibin 8.562,00USD asıl alacak bakımından DEVAMINA, asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının USD de ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, -Takdiren asıl alacağın %20 oranı üzerinden hesap edilen 55.261,37.TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, 2-Karar harcı olan 19.060,39.TL'den peşin alınan 4.730,95.TL'nin mahsubu ile bakiye 14.329,44.TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye İRAD KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan ( 5.219,35.TL ilk harç 668,00.TL posta ücreti ve 35 000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam) 40.886,35.TL'nin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davacı vekili için takdir edilen 45.000,00.TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE, 6-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.600,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davanın kabulüne karar verildiğinden davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 7-Bakiye gider avansının kesinleşmeye müteakip talep halinde taraflara İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/09/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/260, K. 2026/391, T. 25.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-260-e-2026-391-k-f397fc2576c0