İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/186 E. 2025/875 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/186
- Karar No
- 2025/875
- Karar Tarihi
T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/186 Esas KARAR NO : 2025/875
HAKİM : ... ... KATİP : ..
DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ..... DAVALI : ... - ... ... VEKİLLERİ : Av. ... -... Av. ... ... DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/05/2019 KARAR TARİHİ : 19/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili, davacının davalı şirketin ortağı ve müdürü olduğunu, müdürlük nedeniyle laması gereken maaşının 2018 yılı mayıs ayından Kasım ayına kadar olan tutarının ödenmediğini ileri sürerek bakiye maaş alacağı 48.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, davacıya maaş ödenmesi konusunda bir karar alınmadığını, aksine 23 Mart 2017 tarihinde maaş ödenmemesi konusunda karar alındığını ve davacıya maaş ödenmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. DELİLLER -Sözleşme -Geçici ve kesin kabul tutanağı -Bilirkişi raporu DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, şirket müdürünün ödenmediği ileri sürülen aylık alacağı istemine ilişkindir. ... Ticaret Odası kayıtlarına göre davalı şirket 07.04.2016 tarihinde kurulmuştur. Davacı bu tarihten 18.02.2019 tarihine kadar yönetim kurulu üyeliği ile temsil ve ilzama yetkili kılınmıştır. TTK’nın 394. maddesi uyarınca yönetim kurulu üyelerine tutarı esas sözleşme ile veya genel kurul kararıyla belirlenmiş olmak şartıyla huzur hakkı, ücret, ikramiye, prim ve yıllık kardan pay ödenebilir. Davacının şirket genel müdürü olduğu anlaşılmaktadır. Sunulan genel kurul kararları ve davacı kanıtları değerlendirildiğinde, yasanın koşullarını düzenlediği ücret alacağı için alınmış bir genel kurul kararı bulunmamaktadır. 23.03.2017 tarihinde yapılan genel kurul kararında; yönetim kurulu üyelerine görevlerinden dolayı herhangi bir ücret ödenmemesine karar verilmiştir. Davacı yanca sunulan kanıtlardan para makbuzları 2018 yılı Ocak ayı ile Ağustos ayı arasında düzenlenmiş, farklı tutarlar içerdiği ve Haziran ayında düzenlenende Mayıs ayı maaş karşılığı 1.200,00 TL ve 13.06.2018 tarihinde düzenlenen 500,00 TL için bayram harçlığı ibaresi yer almaktadır. Davalı şirketin ... hesap hareketlerinin incelenmesinde, şirket hesabından ...’e 11.01.2017 tarihinde ve Mayıs, Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında 200,00 TL ile 12.146,00 TL arasında değişen tutarlarda ödeme yapıldığı ve ödeme açıklaması bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafından sunulan “Anadolu Kartalları Onaylı Eğitim Organizasyonu Mayıs Ayı Personel Maaş Ödemesi” isimli çizelgede sorumlu müdür olarak davacı maaşı 10.000,00 TL ve eğitim görevlileri ile birlikte toplam maaş ödemesi 54.583,00 TL olarak görülmektedir. Dosya kapsamına sunulan kanıtlar değerlendirildiğinde, davacının davalı şirket müdürü olarak maaş alacağı olup olmadığı konusunda TTK’nın 394. maddesi uyarınca alınmış genel kurul kararı olmadığı, esas sözleşmesinde buna ilişkin bir düzenleme olmadığı, buna karşılık 23.03.2017 tarihli genel kurulda yönetim kurulu üyeliklerinden kaynaklı maaş ödenmemesi konusunda karar alındığı görülmektedir. Bilirkişi tarafından düzenlenen raporda davacının TBK’nın hizmet sözleşmesi ya da vekalet sözleşmesinden kaynaklı olarak ücret alacağı talep edebileceği ve bunun aylık 10.000,00 TL olarak kabulü gerektiği görüş olarak bildirilmiştir. Davalı şirketin davacıya yaptığı ödemeler banka kayıtları üzerinden incelendiğinde sadece iki ödemenin 10.000,00 TL’nin üzerinde olduğu görülmüştür. Davacı kanıtlarında maaş listesi olarak gösterilen belge bir eğitim programında görevli kişilere ilişkin olduğu şirketi bağlayıcı bir belge olarak kabulüne yeterli imza, kaşe vb. kayıt içermemektedir. Sunulan para makbuzlarından sadece bir tanesinde maaş ödemesi ibaresi olup 1.200,00 TL tutarındadır. Bu kanıtlar karşısında ve 2017 tarihli genel kurul kararının maaş ödenmemesi kararı birlikte değerlendirildiğinde davacının 2018 yılında ödenmediği ileri sürülen bakiye maaş alacağı istemine ilişkin yasal dayanak bulunmadığı kabul edilmiştir. Davalı şirket tarafından ticari defterler sunulmamış olup, bu husus ticari defterlerin içerdiği kayıtlar, tarafların konumları dikkate alındığında ve şirket banka kayıtları da incelenmiş olduğunda HMK’nın 222. maddesi uyarınca tek başına davalı şirketin sorumluluğu yaptırımı sonucunu hukuki olarak doğurmayacağından, açıklanan nedenlerle davanın reddine dair 19/03/2021 tarihinde karar verilmiştir. Verilen bu karara karşı gidilen yasa yolu incelemesi neticesinde mahkememiz kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nin 06/02/2024 tarih, 2021/1506 Esas, 2024/152 Karar sayılı kesin olarak verilen ilamı ile " Bu nedenlerle ilk derece mahkemesince,davalı vekiline ticari defter ve belgeleri sunmak yada defter ve belgelerin bulunduğu yerde bilirkişinin incelemesine hazır hale getirmek üzere sunulmadığı takdirde davacının maaş ödendiğine dair iddiasının şirketin kayıtlarında yer aldığının kabul edileceğini içerir ihtarlı davetiye ile kesin süre verilerek davalı şirkete ait defter ve belgeler üzerinde bilirkişiye inceleme yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, talimat mahkemesince bilirkişinin davalı vekiline ulaştığı ancak defter ve belgelerin sunulamaması nedeniyle bilirkişi raporunun düzenlenmediği belirtilerek talimatın iade edilmesi üzerine davanın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. Öte yandan davacı vekili, Mayıs ayı personel maaş ödemelerinin gösterildiği belgede davacıya toplam 54.583,00 TL maaş ödemesi yapıldığını, Temmuz ayı nakit tablosunda ise 2018 yılı Mayıs ayı kalan maaş olarak müvekkiline 9.050,00 TL ödenecek maaş olarak gösterildiğini bu belgelerin karşı tarafça kabul edilmemesi halinde yazılı delil başlangıcı kabul edilerek tanık olarak şirket çalışanlarının dinlenmesini belirterek tanık listesi sunduğu ancak mahkemece davacı tanıkları dinlenmeden karar verildiği anlaşılmıştır. Hal böyle olunca, mahkemece, davalı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alınması ve davacı tanıkları dinlenerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir." gerekçesi ile kaldırılmıştır. İstinaf kaldırma kararı sonrası yukarıda yazılı esas numarasına kaydı yapılan işbu dosyanın yürütülen yargılaması kapsamında davalı vekiline müvekkiline ait ticari defter bilgilerine yönelik beyan dilekçesi sunması için ihtaratlı şekilde süre verilmiştir ve davalı vekili müvekkiline ait ticari defter bilgilerini dosyaya bildirmiştir. Davacı tanıklarından ... ve ...'ın beyanlarının alınması için İzmir ve Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemelerine ayrı ayrı talimatlar yazılmış davacı tanığı ...'ın dinlenmesinden vazgeçilmiş, davacı tanıkları ... ve ... mahkememizce dinlenmiştir. Tanıkların beyanı alındıktan sonra davalı şirketin bildirilen adresindeki ticari defterlerinin incelenmesi sonucu, davacının maaş ödendiğine dair iddiasının şirket kayıtlarında olup olmadığı ve taraflar arasındaki hukuki ilişki anlamında davacının davalıdan müdür sıfatıyla ücret talep edip edemeyeceği, ücret talep hakkı var ise hak ettiği ücret tutarının tespitine yönelik bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilerek, bu kapsamda dosyaya 14/01/2024 tarihli bilirkişi heyeti ön raporu, 28/03/2025 tarihli bilirkişi heyeti raporu ve bilirkişinin 16/09/2025 tarihli raporları sunulmuştur. 14/01/2024 tarihli bilirkişi heyeti ön raporunda; " Davalı vekilinin 27.03.2024 tarihli beyan dilekçesinde, bildirilen adreste müvekkiline ulaşılamadığını beyan etmiş olduğu gibi, iletişimde bulunulabilecek kişi ve telefon numaralarını da bildirmediği görülmektedir. Mahkemenizin 27/09/2024 tarih, 2 no.lu celsesinin 3 no.lu ara kararı ile bilirkişi olarak görevlendirilmiş olmamıza rağmen, davalı vekilinin söz konusu dilekçesi ise 27.03.2024 tarihini taşımaktadır. Dolaysıyla, öngörülen süre içerisinde davalı vekilinin, davalının ticari defterlerini sunmadığı gibi, bulundukları adresi ve iletişimde bulunulacak kişi ve iletişim bilgilerini de beyan etmediği görülmektedir. Bu çerçevede, mahkemenizce bilirkişi olarak verilen görevi yerine getirmek mümkün olamamıştır. " şeklinde görüş ve kanaatte bulunulmuştur. 28/03/2025 tarihli bilirkişi heyeti raporunda;" Davalı vekilinin 27.03.2024 tarihli beyan dilekçesinde bildirilen adreste müvekkiline ulaşılamadığını beyan etmiş olduğu , buna karşın yeni bir adres ve iletişimde bulunulabilecek kişi ve telefon numaralarını da bildirmediği görülmüştür. Bu çerçevede, "davalı defterlerinin yerinde incelenmesi" görevini yerine getirmek mümkün değildir." şeklinde görüş ve kanaatte bulunulmuştur. 16/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda; " Kaldırma kararı ve mahkemece verilen görev gereği yapılan değerlendirmeye göre; Takdiri Mahkemeye ait olmak üzere;Davacının maaşının 10.000TL olduğu kanaatine mahkemece varıldığında davacının 6 aylık ücret alacağından davacıya yapılan 24.090 TL indirilerek davacının bakiye alacağının 35.910 TL,Davacının maaşı yanında tanık beyanında belirtilen yol ve yemek parası ödendiğinin kabulü halinde 6 aylık maaş 1 yol ve yiyecek parası toplamı 61.500 TL den davacıya yapılan 24.090 TL ödemenin indirilmesiyle davacının bakiye alacağının 37.410 TL olacağı, Davacının 05.03.2020 tarihli raporu vaki 26.06.2020 tarihli itirazının Mahkemece değerlendirilebileceği" şeklinde görüş ve kanaatte bulunulmuştur. Dava konusu alacağın davacının ödenmediğini belirttiği maaş alacağına ilişkin olması nedeniyle davacının maaşı yanında tanık beyanında belirtilen yol ve yemek parası ödemesi dikkate alınmaksızın, yukarıda içeriği açıklanan, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu sonucuna varılan 16/09/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda tespit edilen 35.910,00-TL lik davacının ödenmediği anlaşılan ücret alacağı üzerinden davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şeklide hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile davacının 35.910,00 TL tutarındaki ücret alacağının 25/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Alınması gerekli 2.453,01-TL harçtan peşin alınan 819,72-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.633,29-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olarak 2.839,70-TL tebligat ve posta gideri, 11.250,00-TL bilirkişi ücreti, 6,40-TL vekalet harcı, 44,40-TL başvurma harcı, 819,72-TL peşin harç olmak üzere toplam 14.960,22-TL yargılama giderinin HMK 326/2 m gereğince red/kabul oranı gözetilerek 11.192,11-TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye gideri olan 3.768,11-TL davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanıp takdir edilen 35.910,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanıp takdir edilen 12.090,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. Maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul red oranına göre 987,25-TL'sinin davalıdan, 332,47-TL' sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 9-Kullanılmayan gider avansı var ise hükmün kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/12/2025
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır