İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/133 E. 2026/797 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/133
Karar No
2026/797
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/133 Esas KARAR NO : 2026/797

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/02/2024 KARAR TARİHİ : 14/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davalı şirket arasında gerçekleştirilen numune iplik alımına ilişkin bedelin eksik ödendiğini, akabinde davalı tarafça mail yoluyla 10 farklı renkte toplam 7500 kg ve 90.000 $ tutarında yeni sipariş talimatı verildiğini ve bu siparişin onaylanarak davalıya bildirildiğini, ancak üretim sürecinin ortasında davalı tarafın siparişi almayı reddettiğini ve iplik miktarını indirmek istediğini belirttiğini, üretimi tamamlanan ve depoda bekletilen ipliklerin bedelinin ödenmemesi ve teslim alınmaması üzerine ... 11. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edildiğini, arabuluculuk görüşmelerinden de sonuç alınamadığını ifade ederek davanın kabulü ile asıl alacağa işleyecek ticari faizle birlikte ödenmesini, icra takibine yapılan itirazın iptalini, yüzde yirmiden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin süresi içinde tebliğ alındığını, icra takibine konu alacağın hangi tarih kuru üzerinden talep edildiğinin ve takibe konu alacağın haraca esas TL karşılığının gösterilmemesi neden ile takibin iptalinin gerektiğini, müvekkili şirketin tekstil sektöründe faaliyet gösterdiğini, davacıdan numunelik kumaş satın alınıp bedelinin ödendiğini, sonrasında 7.500 kg kumaş üretimi için fiyat teklifi alındığını, ancak sözleşme kurulması yönünde herhangi bir irade, talimat, onay veya beyan verilmediğini, icap ve kabul oluşmadığını, davacının ... 11. İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasıyla takip başlattığını ve süresinde itiraz edildiğini, usule ilişkin olarak İİK 58/3 uyarınca ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk parası cinsinden karşılığının ve harca esas değerinin gösterilmediğini, bu eksikliğin kamu düzenine ilişkin olup takibin iptalini gerektirdiğini, istenen faiz oranının fahiş ve hukuka aykırı olduğunu, tarafların tacir olup Türk Ticaret Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre hareket etmesi gerektiğini, 20.07.2023 tarihinde gönderilen sipariş formunda vade peşin ve nakliye hariç iken, davacının 21.07.2023 tarihli cevaben gönderdiği sipariş teyit formunda vade ve ödeme koşullarını değiştirerek yeni öneri sunulduğunu, bu önerinin müvekkil tarafından kabul görmediğini ve davacıya dönüş yapılmadığını, davacının da 02.08.2023 tarihli e-postasında siparişin iki haftadır teyit edilmediğini belirterek sözleşmenin kurulmadığını ikrar ettiğini, ayrıca davaya konu kumaşların müvekkile teslim edilmediğini, teslim edilmeyen ürünlerin bedelinin talep edilmesinin hayatın olağan akışına ve hukuka aykırı olduğunu belirterek haksız davanın usulden ve esastan reddini, alacaklı tarafın %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. TANIK BEYANLARI : ... Asliye Hukuk Mahkemesine yazılan talimat ile dinlenen davacı tanığı ...;" ben davacı firmada mühendis olarak çalışırım, davalının davacıya firmaya verdiği siparişin tarihi yanlış hatırlamıyor isem 2022 veya 2023 yıllarında idi, davalı davacı firmadan yün iplik siparişi verdi, aradan belli bir zaman geçmiştir net hatırlamıyorum ama hatırladığım kadarıyla 10 veya 12 renk kombinasyonundan oluşan ve sayı olarak da 10 veya 12 adedi bulan iplik siparişinde bulunuldu, davalı firma nasıl bir sipariş olacağını görmek için bir katalog istedi, sonrasında da seçimini yapıp yukarıda belirtmiş olduğum siparişi davacı şirket temsilcisi Münevver Hanıma mail olarak iletmiş olarak biliyorum, ben maili bizzat görmedim ancak hangi ürünleri üreteceğim Münevver Hanım tarafından bana iletildi, ancak şöyle bir durum vardır ki bir sipariş formu düzenleyip sipariş etmek isteyen müşteriye bildirip o form üzerinden sipariş alırız, dava konusu sipariş de bu şekilde oldu, bu sipariş doğrultusunda ham maddeler diğer tanık ... gözetiminde boyahaneye sevk edildi, hatta bu sevkiyatın listesini bizzat ben ...'a teslim ettim, o ham maddeler üretildi, bu üretimden sonra boyalı ham maddeler fabrikaya geri geldi ve iplik üretimine geçildi, hatta harmanlarını bizzat ben yaptım, üretim bu şekilde devam etti, daha sonradan davalı firma verdiği siparişin bir kısmında vazgeçti, sipariş, sipariş verene özel üretildiği için siparişten vazgeçildiği anda üretilen ürün elde kalır ve üreten şirket zarar eder, sipariş edene özel üretildiği için de başka bir yere veya kimseye de satılması söz konusu olamaz, Benim bilgim bundan ibarettir. Tanıklık ücreti talep etmiyorum."şeklinde, yine davacı tanığı ...;"ben dava konusu siparişleri ham maddesinin boyanması için gönderen kişiyim, diğer tanık ... davacı şirkette çalışan mühendistir, dava konusu siparişlerin ham maddelerinin hazırlanması konusunda bana siparişlerin sayısı ve niteliklerine ilişkin belgeleri getirdi, tarihini net hatırlamamakla birlikte davalı firma davacı firmaya iplik siparişi vermiş diye biliyorum, siparişin miktarını tam net bilmiyorum, ben böyle bir siparişin verildiğini yukarıda da belirttiğim gibi davacı firmada mühendis olarak çalışan ...'dan duydum, bildiğim kadarıyla ... da bu siparişlerden şirket yetkilisi Münevver Hanım tarafından haberdar edilir, üzerinden uzun zaman geçtiği ben hazırladığım sipariş ham maddesinin sayı ve niteliğini şu anda hatırlamıyorum ancak davalının davacıya vermiş olduğu siparişler mevcuttu, dedi. Davacı vekilinin sorusu üzerine soruldu: her sipariş veren kişi ya da firma kendi tercihine göre davacıya sipariş verir, her sipariş kendine özel bir sipariştir, dolayısıyla verilen siparişe göre üretim yapılır, Benim bilgim bundan ibarettir. Tanıklık ücreti talep etmiyorum."şeklinde beyanda bulunmuşlardır. Mahkemimiz 10/06/2026 tarihli celsede hazır edilen davacı tanığı ...; " Ben davalı şirketi ilzama yetkim var ticaret sicilinden hem ben hemde ... tescilli olarak ayrı ayrı münferinden şirketi ilzama yetkiliyiz.""şeklinde beyanda bulunmuş olup Mahkememizce Şirketi ilzama yetkili olan kişi bir anlamda davada taraf olması cihetiyle ve tanık dinlenmesine ilişkin geçen celse ara kararda şirketi ilzama yetkili kimselerin tanık olmayacağı mealinde ara karar kurulmuş olması göz önünde bulundurularak iş bu tanığın dinlenilmemesine karar verilmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun davetiyeler tebliğ edilmiş olup, ... 11. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosya UYAP sureti, vergi kayıtları, BA- BS formları dosyamız içerisine alınmıştır. ... 11. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 90.000,00 USD üzerinden takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. ... Asliye Hukuk Mahkemesine yazılan talimat ile dosya Mali Müşavir ve Tekstil Mühendisine tevdi edilmiş, düzenlenen 22/01/2025 tarihli raporda; YMM Bilirkişisi ...’ın, muhasebe kayıtlarının ...’da bulunması nedeniyle dosya kapsamında değerlendirme yapamadığı, Tekstil Bilirkişisi ...’ın değerlendirmesinde, ... iplik üretim sektöründe faaliyet gösterdiği, fabrika içerisinde dava konusu siparişe uygun sevkiyata hazır Nm 12.5 % 100 yün ipliklerin bulunduğu, alınmaktan imtina edilen sipariş ürünlerinin başka bir müşteriye satılma olasılığının düşük olduğu, yarı mamul konumda değerlendirilebilecek boyalı yün liflerin işletme deposunda yer aldığı, sipariş tarihi itibari ile toplam maliyetin 1.474.068,87 TL (birmilyondörtyüzyetmişdörtbinaltmışsekiz TL, seksenyedi kuruş) olduğu belirtilmiştir. Dosya Mali Müşavir, Nitelikli Hesaplama ve Tekstil Mühendisinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 16/01/2026 tarihli raporda; Tekstil Mühendisi tarafından yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde ; davacının davalının siparişi için; siyah, gri ve antrasit renklerde (3 renk x 750 kg =) 2.250 kg 12,5 Nm %100 yün ipliğini sevke hazır hale getirdiği, lacivert, su yeşili, bebek mavisi, kahve, bej ve gül kurusu renginde boyanmış halde (6 renk x 750 kg =) 4.500 kg %100 yün elyafını iplik imalatı için yarı mamul olarak hazır ettiği ve 750 kg ekru renk (boyanmamış) %100 yün elyafını iplik imalatı için yarı mamul olarak hazır ettiği, davacının, ekru renk (boyasız) yün elyafını boyasız olarak ekru renkte veya müşterilerinin talep ettiği renkte boyatarak maliyet fiyatında çok rahat satabileceğinden, davalıya satamadığı için zararının oluşmadığı, davacının boyalı iplik ve elyafları davalının siparişi için istediği renklerde özel olarak hazır ettiğinden ancak rayiç fiyatından %20 tenzilat yapılarak satabileceği, davacının davalıya satamadığı boyalı iplik ve elyaf nedeniyle 9.585,00 USD zararının oluştuğu, 23.11.2023 icra takip tarihi itibariyle davacının zararının 276.754,42 TL olduğu, 5.2 Mali yönden yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde ; tarafların incelenen ticari defterlerinde takip tarihi itibariyle davalının davacıdan 28.740,48 TL alacaklı olduğu ancak, bu alacağın dosya içeriğine sunulu olan belgelerde davacı tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturaların USD bazlı olduğu, davalı şirket tarafından bu faturalar istinaden davacıya yapmış olduğu TL cinsdeki ödemelerin açıklamalarında “…USD” karşılığı diye yapıldığı görüldüğü, davalı şirketin 28.740,48 TL tutarındaki alacağının kur artışından dolayı fazla TL ödeme yaptığından oluştuğu anlaşıldığı, öte yandan, taraflar arasındaki ihtilafa konu icra takibinde talep edilen 90.000,00 USD alacak tutarının iplik sipariş bedeli olduğu, Sektörel yönden yapılan incelemeler neticesinde “…Davacı, ekru renk (boyasız) yün elyafını boyasız olarak ekru renkte veya müşterilerinin talep ettiği renkte boyatarak maliyet fiyatında çok rahat satabileceğinden, davalıya satamadığı için zararı oluşmadığı, davacı boyalı iplik ve elyafları davalının siparişi için istediği renklerde özel olarak hazır ettiğinden ancak rayiç fiyatından takdiren %20 tenzilat yapılarak satılabileceği, davacının davalıya satamadığı boyalı iplik ve elyaf nedeniyle zararı, iplik ve elyafın rayiç değerinin %20’si kadar olabileceği, davacının davalıya satamadığı boyalı iplik ve elyaflar nedeniyle zararı: (23.175,00 $ + 24.750,00 $) x 0,20 = 9.585,00 USD olduğu, takip tarihi olan 23.11.2023 tarihi itibariyle ise davacının zararının (9.585,00 USD x 28,8737 TL) = 276.754,42 TL olduğu…” belirlendiği, Sayın Mahkemece davacının davalıya satamadığı boyalı iplik ve elyaf nedeniyle zararının talep edebileceğine karar vermesi halinde takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 276.754,42 TL (9.585,00 USD) alacaklı olabileceği, Genel inceleme ve değerlendirmeler neticesinde ; Mailleşme teatisi sonucunda taraflar arasında karşılıklı ve birbirlerine uygun irade beyanlarının oluşmadığı; dolayısıyla, davaya ve icra takibine konu edilen sözleşme ilişkisinin kurulmadığı, muhterem Mahkemenizin tarafların irade beyanlarının sonucunda bir sözleşmenin kurulduğu kanaatine varması halinde bu sözleşmenin niteliğinin eser sözleşmesi olduğu, taraflar arasındaki irade beyanlarının neticesinde bir eser sözleşmesinin kurulduğu görüşüne ulaşılırsa, davacının davalıdan eser sözleşmesinden doğan alacağını talep edebileceği belirtilmiştir. Dava; 6098 sayılı TBK'nın 235. Maddesine göre alıcının temerrüdü iddiasına dayalı tazminat alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK 67. Maddesine göre iptali talebine ilişkindir. Davalı vekili tarafından dava konusu icra müdürlüğüne sunulan borca itiraz dilekçesi ve dosyaya sunulan cevap dilekçesi ile birlikte, takibin 90.000,00 USD üzerinden başlatıldığı ancak alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin ve harca esas olmak üzere TL karşılığının gösterilmediğinden bahisle takibe usuli yönlerden itiraz edilmiş olmakla. Öncelikle bu hususun incelenmesi gerekmiştir. Türk Borçlar Kanunu'nun 99. maddesi uyarınca; "Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir." 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 58. maddesinin 3. Fıkrasında ise, alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarının ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı günün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin ve faizinin, takip talebinde belirtilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Alacaklı takip talebinde (vade veya takip talebi günündeki rayice göre ödeme yerine) fiili ödeme günündeki rayice (döviz kuruna) göre alacağının Türk parası ile ödenmesini isteyebilir. Bunun için alacaklı yabancı para alacağının (takip tarihindeki kur üzerinden) Türk parası karşılığını takip talebinde göstermesi ve ayrıca yabancı para alacağının fiili ödeme tarihindeki kurdan talep ediyorsa bu hususu da takip talebinde belirtmek zorundadır. Bu halde alacaklı vade tarihinden fiili ödeme tarihine kadar yabancı para üzerinden faiz (3095 sayılı Kanun m. 4/a) talep edebilir(İİK. m. 58/3). (Kuru, Baki; İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Ankara 2013 s. 2010 vd., Pekcanıtez, Hakan/Atalay, Oğuz/Özekes, Muhammet/Özkan, Sungurtekin Meral; İcra ve İflas Hukuku Ders Kitabı, İstanbul 2022 s. 95 vd.)(Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 17/06/2025 Tarih ve 2025/2805 E. - 2025/4619 K. Sayılı kararı) (BAM 43 HD 2025/1007 E. 2025/1138 K) Eldeki dava dosyasına ve davaya konu icra takibi incelendiğinde ise; davacı alacaklının takip talebinde 90.000,00 USD alacağın tahsilinin talep edildiği, ayrıca harca esas değerin Türk Lirası olarak karşılığının gösterilmediği ve bunun yanında USD yabancı para birimi üzerinden talep edilen alacağın fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden tahsilinin talep edilmediği görülmüştür. İİK’nın 58/3. maddesi ile ilgili 4949 sayılı Kanun'un hüküm gerekçesinde "…Yapılan yeni düzenlemede, alacaklının yabancı para alacağının Türk parası karşılığını takip talebinde göstermesi yanında bu alacağın hangi tarihteki kur üzerinden tahsilini istiyor ise bunu da açıkça göstermesi ve yine yabancı para ile ilgili faiz alacağına ilişkin talebini belirtmesi esası getirilmiştir." denilmektedir. Zira, olası bir haciz ve paraya çevirme aşamasından sonra icra müdürlüğünce alacağın karşılanıp karşılanmadığının tespiti için yabancı para alacağının vade/tahsil tarihindeki kur karşılığının Türk Lirası olarak bilinmesi gerekir. Takip talebinde İİK’nın 58/3. maddesinde öngörülen yabancı paranın fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden ödenmesi hususunun yer almadığı, yabancı para alacağın aynen tahsilinin istendiği anlaşılmaktadır. Takip talebindeki bu eksiklik kamu düzenine ilişkin olup mahkemece re’sen dikkate alınması gerekmektedir. (Yargıtay 11 HD. ... E. ... K.) Açıklanan nedenlerle; usule uygun olarak başlatılmış bir icra takibinin varlığından söz edilemeyeceği kanaati ile neticede davanın bu nedenle usulden reddine dair aşağıdaki hali ile karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Usule uygun olarak başlatılmış bir icra takibi bulunmadığından, Dava şartı yokluğu nedeni ile DAVANIN USULDEN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL harcın peşin alınan 34.831,44 TL harçtan mahsubu ile fazladan yatan 34.099,44 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne (madde 7/2) göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan 100,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazine adına gelir kaydına, 7-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/10/2026

Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/133, K. 2026/797, T. 14.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-133-e-2026-797-k-d3befa818ae2