İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2020/406 E. 2024/681 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2020/406
Karar No
2024/681
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2020/406 Esas - 2024/681 T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR

ESAS NO : 2020/406 Esas KARAR NO : 2024/681

DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 27/03/2023 KARAR TARİHİ : 03/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların ... tipi sağlık maskesi alım satımı konusunda anlaştıklarını, alıcı davacı şirketin satıcı karşı tarafça düzenlenen proforma faturalar çerçevesinde davalı hesaplarına 1.515.157,50 TL gönderimde bulunduğunu, ancak karşı tarafça söz konusu ürünlerin teslim edilmediğini, yapılan gönderimlerde açıklama kısmına 10.03.2020 tarihli proforma ft muhteviyatı ... maske ödemesi yapıldığını, ancak yapılan ödemelere rağmen karşı tarafça davacıya herhangi bir teslimat yapılmamış olduğunu belirterek şimdilik 5.000 TL'nin havale tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava değerinin belirsiz olmadığını, taraflar arasında 11.03.2020 tarihinde mal alım sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmenin 3.000.000 adet ... maske satışına ilişkin olup davacı alıcının sözleşme bedeli olan 46.915.200,00 TL'nin 1.515.000,00 TL'sini sözleşme gereği davalıya ödediğini, davalının edimini yerine getirerek sözleşme konusu 3.000.000 maskeyi ürettiğini, davacı alıcının sözleşme gereği vazgeçme cayma hakları bulunmadığını, sözleşme gereği davalı tarafından tedarik edilen 3.000.000 maskenin davacı alıcı tarafından kasıtlı ve kötü niyetli olarak teslim alınmadığının ve kalan 45.435,70 TL ödemenin yapılmadığını, faturanın davacı alıcıya tebliğ edildiğini, davacının kötü niyetli olarak faturayı iade ettiğini, davacıya 15.06.2020 ve 02.07.2020 tarihli 2 adet ihtarname çekildiğini, davalının ihtarnamelerde sözleşme gereği malı hazırladıklarını, biran önce ödeme yapılarak ürünün teslim alınmasını talep ettiklerini, davacının edimini yerine getirmekten kaçındığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. BİRLEŞEN DAVA: Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında yapılması planlanan ticari işin yapılmaması sebebiyle davacının davalıdan banka aracılığı ile yaptığı ödemeler sebebi ile 1.480.129,50 TL alacaklı bulunduğunu, alacağın 5.000,00 TL'lik kısmının ... Esas sayılı dosyasında dava konusu yapıldığını, bu davada söz konusu tutar düşülmek suretiyle 1.475.129,50 TL talep edildiğini belirterek davacı tarafından davalı banka hesabına gönderilen ancak daha sonra davalıda bedelsiz olarak kalan 1.475.129,50 TL alacağın avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP: Davalı vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında 11.03.2020 tarihli mal alım sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme gereği davalının edimini yerine getirerek sözleşme konusu 3.000.000 maskeyi ürettiğini, davacı alıcı şirketin sözleşme gereği vazgeçme, cayma hakkı bulunmadığını, davalının tedarik ettiği 3.000.000 maskenin davacı alıcı tarafından kasıtlı ve kötü niyetli olarak teslim alınmadığını ve kalan tutarın ödenmediğini sözleşme bedeli olan 46.915.200 TL değerinde kesilen faturanın davacı alıcıya tebliğ edildiğini, davacının kötü niyetle faturayı iade ettiğini, davacı alıcıya davalı satıcı tarafından 15.06.2020 ve 02.07.2020 tarihli iki ihtarname çekildiğini, ihtarnamelerde sözleşme gereği malı hazırladıklarını, biran önce ödeme yapılarak ürünün teslim alınmasını talep ettiklerini, davacının edimini yerine getirmekten kaçındığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraf delilleri toplanmış, ... A.Ş.'den ve ... A.Ş.'den dekont örnekleri temin edilmiş, ... ve ... Dairelerinden davacı ve davalının BA/BS formları getirtilmiş, davacı tanığı talimatla dinlenmiştir. Tüm dosya kapsamı ile davacı yanın ticari defter ve kayıtları üzerinde talimat ile yapılan bilirkişi incelemesi sonucu mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen 29.09.2021 tarihli raporda özetle; "davacı alacağının dayanağını teşkil eden ödemelerin davalı yanın banka hesabına 1.515.000 TL olarak ödendiği, 159,60 TL masraf olduğu, davacı ticari defterlerinde davalı tarafından düzenlenen 12.03.2020 tarihli ... ... açıklamalı 3.750 adet 34.870,50 TL tutarında 1 adet e-arşiv faturanın kayıtlarda görüldüğü, ..... KDV döneminde indirim konusu yapıldığı, ..... BA formunda beyan edildiğinin görüldüğü, davacı ticari defterlerinde davalıdan 1.480.129,50 TL bakiye cari hesap alacaklı olduğunun görüldüğü" ifade edilmiştir. Tüm dosya kapsamı üzerinde nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen raporda özetle; "taraflar arasında imzalanan tarihsiz sözleşmenin 3.2. maddesinde sözleşmenin imza anında satıcının hesabına havale edileceği, havale bedelinin satıcının hesabına geçtiği anda hüküm ve sonuç doğacağının düzenlendiği, ilk ödeme 11.03.2020 tarihinde yapıldığından bu tarih itibari ile sözleşmenin yürürlüğe girdiği, davalının ilk ihtarının 15.06.2020 tarihli ihtarname olup iki faturaya ilişkin 46.950.070,50 TL alacaklarının 3 iş günü içerisinde ödenmesinin talep edildiği, davacının 22.06.2020 tarihli ihtarnamesinde 23.03.2020 tarihli faturanın daha önce taraflarına tebliğ olmadığı, davacının ihracat izni için defalarca belge istenilmesine rağmen sunulmadığı, ülke genelinde maske satışının yasaklandığı sözleşmenin devamının imkansız hale geldiğinin belirtildiği, davalının 02.07.2020 tarihli ihtarname ile malların hazır olduğu, teslim alınabileceğinin bildirildiği, esasen davacının malları almak istemediği, sözleşmeyi feshetmek istediğinin ihtarlarından anlaşıldığı, davalının malın teslimini ihtar etmesi, davacının da malı teslim almaması karşısında alıcı davacının temerrüde düştüğü, davacının almış olduğu maskenin vasfına ilişkin bir itirazda bulunmadığı, maske satışının 06.04.2020 de yasaklanması nedeni ile sözleşmenin imkansızlığı, davacının ihtarında ileri sürülmüş ise de; bu yönde dosyada savunmasının bulunmadığı, kaldı ki bir müddet sonra maske satışının serbest bırakılması nedeniyle sözleşmenin ifasına etkili olmadığı, taraflarca imzalanan sözleşmenin 2.3. maddesinde üretilen ürünlerin özel sipariş üzerine üretilmesi nedeni ile cayma hakkı kullanılamayacağı, siparişten vazgeçilmesi durumunda ödemelerin cayma tazminatının olacağının kabul edildiği, davacının cayma bedeli olarak belirlenen bu bedelin iadesini isteyemeyeceği, davalının 23.03.2020 tarihli 43.440.000 TL bedelli 12.03.2020 tarihli 3.750 adet 34.870,50 TL bedelli iki fatura düzenlediği, faturalardan 34.870,50 TL'lik faturanın kabul edildiği, diğer faturanın ise iade edildiği, davacının davalıya 1.515.000 TL ödediği, kabul edilen fatura dikkate alındığında 1.480.129,50 TL'nin cayma bedeli kabul edilmesi halinde davacının talep edemeyeceği, aksi halda talep edilebileceği" ifade edilmiştir. Asıl ve birleşen dava satın alınan ürünlerin teslim edilmemesi nedeni ile ödenen bedelin iadesi talebine ilişkindir. Asıl ve birleşen davada davalı tarafından satış sözleşmesi başlıklı 13 maddeden ibaret altında tarafların kaşe ve imzaları bulunan tarihsiz sözleşme örneği sunulmuş olup sözleşmenin varlığı ve altındaki imzalar tarafların kabulünde olmakla birlikte sözleşmenin her bir sayfasında taraf imzaları bulunmadığından davacı tarafa sözleşmenin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiaları kapsamında dava dilekçelerinde yemin deliline dayanılmış olduğundan yemin teklif hakları hatırlatılarak bir hafta kesin süre verilmiş, davacı tarafça verilen kesin süre içerisinde yemin deliline dayanılarak yemin metninin sunulmadığı, süresinden sonra verilen dilekçede ise yemin metni içeriğinin 23.11.2023 tarihli duruşmada yeminle ispat imkanı verilen hususları kapsamadığı anlaşıldığından ve yine yemin teklif hakkı ortadan ortadan kalktıktan sonra ıslah yolu ile yeniden kazanılamayacağından uyuşmazlığın çözümünde sözleşme hükümleri esas alınmıştır. Taraflar arasında 3.000.000 adet ... maske satımına ilişkin imzalanan tarihsiz sözleşmenin 3. maddesinde ürün bedelinin 1.30 $ KDV dahil olup bu bedelin %30'unun sözleşmenin imza anında satıcı hesabına havale edileceği, havale bedelinin satıcının hesabına geçtiği anda iş bu sözleşmenin hüküm ve sonuç doğuracağı, sözleşme konusu malın %30 ödeme yapıldıktan sonra alıcıya bir hafta içerisinde satıcının adresinde teslim edileceğini, satıcının belirtilen adreste malları teslim dışında hiç bir yükümlülüğü bulunmadığı, satışa konu malların nakliye, sigorta, yükleme giderleri vs. tüm giderlerin alıcıya ait olduğu taraflarca kabul edilmiş, yine sözleşmenin 2.3. maddesinin alıcının satışa konu mal/hizmetlerin temel nitelikleri satış fiyatı, ödeme şekli, teslimat koşulları vs. satışa konu mal/hizmet ile ilgili tüm ön bilgiler ve üretilen sipesifik sipariş üzerine imal edildiği için cayma hakkı kullanılamayacağı hususunda bilgi sahibi olduğunu, siparişten vazgeçilmesi durumunda sipariş için yapılan ödemelerin cayma tazminatı olacağı talebe konu edilemeyeceğini kabul ve beyan ettiği şeklinde düzenlendiği görülmüştür. Satım sözleşmesi kapsamında davalı tarafından davacıya 3.000.000 adet ... maske satım bedeli olarak davalı tarafından davacı adına 43.440.000 TL bedelli ve 3.750 adet maskeye ilişkin 34.870,50 TL bedelli faturalar düzenlenerek davacıya gönderildiği, davacı tarafından 34.870,50 TL bedelli faturanın ticari defterlerine kayıt edildiği, diğer faturanın iade edildiği, sözleşme kapsamında davacı tarafından davalıya 1.515.000 TL ödeme yapıldığı, davacının kabulünde olan 34.870,50 TL fatura bedeli düşüldüğünde bakiye 1.480.129,50 TL ödemenin davalı uhdesinde bulunduğu bilirkişi incelemeleri ile tespit edilmiştir. Davacı yan asıl ve birleşen davada davalı satıcı tarafından ürün teslimi yapılmadığından ödenen bedelin iadesini talep etmiş, davalı yan ise sözleşme gereğince ürünlerin hazır edildiğini ancak davacı tarafından teslim alınmadığını ileri sürmüştür. Satım sözleşmesinin 3.3. ve 3.4. maddelerinde satıma konu malların davalı satıcının adresinde teslim edileceği, teslim dışında satıcının bir yükümülüğünün bulunmadığı, malların nakliye, yükleme ve sair giderlerinin alıcıya ait olduğu kararlaştırılmıştır. Taraflar arasındaki yazışmaların tetkikinde davalı tarafından davacıya keşide edilen 15.06.2020 tarihli ihtarname ile davacı adına düzenlenen fatura bedellerinin ödenmesinin talep edildiği, davacının 22.06.2020 tarihli ihtarnamesinde sözleşmenin devamının imkansız hale geldiğini bildirdiği, davalı tarafından keşide edilen 02.07.2020 tarihli ihtarnamede malların hazır olduğu ve teslim alınabileceğinin davacı tarafa bildirildiği, davacı tarafından keşide edilen 06.07.2020 tarihli ihtarnamede ise ürünlerin teslim edilmediği sözleşmenin bağlayıcılığı kalmadığı ve bedel iadesi talep edildiği görülmekle davacı alıcı tarafından ürünlerin teslim alınmaması nedeni ile davalı tarafından keşide edilen 02.07.2020 tarihli ihtarnamede ürünlerin teslim alınmasının davacı tarafa bildirilmesi ve bu kapsamda davacı tarafça sözleşmenin 3.3. ve 3.4. maddelerine uygun olarak teslim alınmamış olduğu anlaşılmıştır. Davalı satıcının malların teslim alınması için davacı alıcıya 02.07.2020 tarihli ihtarname gönderdiği, alıcının malları teslim almayarak temerrüde düştüğü, ardından davacı alıcının 06.07.2020 tarihli ihtarname ile sözleşmeden dönerek bedel iadesini talep ettiğini bildirdiği bu kapsamda TBK 235 maddesinde sözü edilen alıcının temerrüdünün gerçekleştiği mahkememizce kabul edilmiştir. TBK 178. madde de "Cayma parası kararlaştırılmışsa, taraflardan her biri sözleşmeden caymaya yetkili sayılır; bu duumda parayı vermiş olan cayarsa verdiğini bırakır; almış olan cayarsa aldığının iki katını geri verir" düzenlemesi bulunmakta olup somut uyuşmazlıkta taraflar arasında düzenlenen satım sözleşmesini 2.3. maddesinde alıcının siparişten vazgeçmesi durumunda sipariş için yapılan ödemelerin cayma tazminatı olacağı ve talebe konu edilemeyeceği ön görülmüş olmakla davacı alıcının temerrüdü nedeni ile satım bedeline mahsuben davacı tarafından davalıya ödenen ve davalı uhdesinde bulunan 1.480.129,50 TL'nin cayma cezası kabul edilerek davacı tarafından talep edilemeyeceği sonuç ve kanaatine varıldığından kanıtlanamayan asıl ve birleşen davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl davanın ve birleşen davanın reddine, Asıl dava yönünden ; 2-Alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 85,39 TL ve 1.000,00 TL ıslah harcından mahsubu ile bakiye 657,79 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden 5.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,

Birleşen dava yönünden; 8-Alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 25.191,53 TL harçtan mahsubu ile bakiye 24.763,93 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 9-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 10-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden 218.518,13 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 11-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 12-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 13-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,

Dair asıl ve birleşen davada davacı vekilinin ve asıl ve birleşen davada davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.

03/10/2024 Gerekçeli kararın yazıldığı tarih: 18.10.2024

Başkan ...

Üye ...

Üye ...

Katip ...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2020/406, K. 2024/681, T. 03.10.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2020-406-e-2024-681-k-beb8024582a4