İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/20 E. 2026/389 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/20
Karar No
2026/389
Karar Tarihi

T.C.

İZMİR

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/20 Esas

KARAR NO : 2026/389

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 08/01/2026

KARAR TARİHİ : 30/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVACININ İSTEMİNİN ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ile davalı organizasyon şirketi arasında davalı yanın adresinde yapılması planlanan organizasyon hakkında taraflar arasında anlaşma sağlanamadığından dolayı taraflar arasında sözleşme imzalanmadığını, fakat anlaşma hususlarının görüşülmesinden önce müvekkili firma tarafından davalı yana 150.000,00-TL bağlanma parası verildiğini, akabinde taraflar arasında anlaşma sağlanmamış ve ödenen bağlanma parasının müvekkile iadesi istenmiş ise de davalı yanın bu bedeli geri iade etmediğini, buna ilişkin davalı yana Karşıyaka ... Noterliği'nin 08/10/2025 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderildiğini, yine bu ihtarnameye karşı ödemeyi iade etmeyen davalı yan hakkında haklı alacağın tahsili amacı ile Urla İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyası ile davalı borçlu hakkında ilamsız icra yolu ile icra takibi yapıldığını, takibe borçlu tarafından kötü niyetle itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, bağlanma parasının fer’i (yan) bir hak olduğu ve bağlı olduğu asıl sözleşme kurulmamış ise, yan hak olan bağlanma parasının da geçerli olmayacağını, bu hususta taraflar arasında bir anlaşma sağlanamamış ve sözleşme akdedilmemiş olduğunu, buna bağlı olarak davalı yandan bir hizmette alınmadığını, taraflar arasında sözleşme akdedilmemiş olması nedeniyle Türk Borçlar Kanunu’nun 77. Maddesi uyarınca Sebepsiz Zenginleşme hükümlerince gönderilen bedelin iadesi gerektiğini, çünkü bağlanma parasının tahakkuk etmeyen bir sebep dolayısıyla verildiğini, müvekkil tarafından açılan takibe haksız ve yersiz itiraz eden borçlu aleyhine alacağın likid olması nedeniyle %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; Urla İcra Dairesi ... E. sayılı dosyasına haksız olarak yapılan itirazın iptali ile takibe konu borç yönünden takibin devamına, davalının % 20 icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DAVALININ SAVUNMASININ ÖZETİ:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının taraflar arasında sözleşme bulunmadığı, buna rağmen bağlanma parası ödendiği iddiasının gerçek olmadığını, davacı şirket ortakları Hüseyin Çiçek ve ...' in kızları ...'in nişan daveti için söz konusu organizasyonla ilgili kızları vasıtasıyla davalı müvekkil şirket ile 2025 yılı Ağustos ayı başında irtibata geçtiklerini ve sözleşmenin kendilerine iletilmesi sonrasında sözleşmeyi ve sözleşmedeki şartları kabul ederek davaya konu bedeli gönderdiklerini, müvekkil şirkete gönderilen iş bu bedellerin organizasyonun toplam bedeli olan 500.000,00 TL'nın sözleşmeye göre ödenmesi gereken %30 bedeline tekabül ettiğini, yani davalı müvekkil şirkete ödenen 150.000,00 TL bağlanma parası olarak değil ekte sunulu sözleşmenin "Ödeme Şartları ve Planı" başlıklı 4.1. maddesinde yer verilen "Sözleşme anında toplam tutarın %…30… olmak üzere… TL’den ön ödeme miktarı düşüldükten sonra 6098 s. TBK m. 178 gereği cayma parası olarak ödenecektir. Bakiye miktar olan ise davetten 15 gün önce ödenecektir. " hükmü gereğince ödenen bir bedel olduğunu, sözleşmenin "Organizasyon İptali veya Sözleşmenin Sona Ermesi Halleri" başlıklı 5.1. maddesinde "Etkinlik, organizasyon sahibi tarafından tek taraflı olarak iptal edilirse alınan cayma parası geri verilmez." denilmek suretiyle ödenen işbu bedelin cayma parası olduğunun açıkça belirtildiğini, davacı şirket, 25.10.2025 tarihinde yapılacak olan organizasyonu organizasyona çok az bir zaman kala tek taraflı olarak iptal ettiğini, müvekkil şirketin, nişan organizasyonu tarihinden 3 ay önce anlaşma yapmış olduğu anda ilk edimlerini yerine getirmeye başladığını ve düğün sezonundaki kısıtlı iş günlerindeki bir tarihi davacı tarafa rezerve etmiş ve aynı tarih için yapılan yeni başvuru taleplerini geri çevirdiklerini, davacı şirketin organizasyonu organizasyona çok kısa bir zaman kala iptali sonrasında yerine yeni bir iş planlama imkan ve ihtimali mümkün olmadığından davalı müvekkil şirketin ciddi ticari zararı meydana geldiğini, müvekkil şirket,in her yıl sezon öncesi marka değerine uygun partnerler belirleyerek kendilerine ön ödemelerini yaparak anlaşmalar ve satın almalar yapmakta olduğunu, organizasyon için mekanın hazır hale getirilmesi, hizmet sırasında kullanılacak ahşap masa, tonet sandalye, 3 çeşit kumaş masa örtüsü, kumaş peçete, masa ortası 3 çeşit seçenekli objeler, cam mumluklar, 3 çeşit subla, 8 adet çardak, nişan tag ve kürsüleri, numaratörler, karşılama panoları, yönlendirme levhaları, fotoğraf köşeleri, bekleme alaını oturma grupları, dans pisti, sahne, bar, karavan mutfak, aydınlatma, ses sistemi gibi organizasyonunuzda kullanılacak tüm satın almaları da yaptığını, yapılacak olan organizasyon öncesinde sözleşme şartlarının bir çok kez telefonla ve yüzyüze görüşülerek, taleplere göre iki kez revize edildiğini ve nihayetinde karşılıklı anlaşıldığını, sözleşmeye göre etkinlik/organizasyon davet sahibi tarafından tek taraflı olarak iptal edilirse, alınan ön ödeme bedeli iade edilmeyeceği gibi cayma akçesi olarak kabul edilerek irat kaydedileceği hususunun sabit olduğunu beyanla haksız açılan davanın reddine, davacı hakkında %20’den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmolunmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

DELİLLER:

1-Ticaret Sicil Müdürlüğü Kayıtları

Taraf şirketlerin en son sicil kayıtları ile şirketin güncel yetkililerine ilişkin kayıt ve belgeler İzmir Ticaret Sicil Müdürlüklüğünden celp edilerek dosya arasına alınmıştır.

2-Davaya konu düğün organizasyonu sözleşmesi

3-Ödeme dekontları

4-... yazışmaları

5-Karşıyaka ... Noterliğinin 07.10.2025 tarih ... yevmiye sayılı ihtarnamesi

6-İhtarnamenin tebliğine ilişkin tebliğ mazbatası

7-Urla İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası

UYAP üzerinden celp edilerek dosya arasına alınan dosyanın incelenmesinde; ilk olarak İzmir ....İcra Müdürlüğünün ... sayılı esasında açılan takibin borçlu vekilinin yetki itirazı talebinin kabulü üzerine Urla İcra Dairesine gönderilerek ... esasa kayıt edildiği, takip alacaklısının dosyamız davacısı ..., takip borçlusunun dosyamız davalısı ... olduğu, 05.08.2025 tarihinde gönderilen 130.000,00-TL bedelin iadesi talepli açılan takipte 130.000,00-TL asıl alacak ve 20.000,00-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 150.000,00-TL alacağın tahsilinin talep edildiği, ödeme emrinin borçluya tebliği üzerine borçlu vekili tarafından verilen 27.10.2025 tarihli itiraz dilekçesi ile müvekkil şirketin, alacaklı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığı, takibe konu edilen alacak, likit bir alacak olmayıp yargılamayı gerektirtiğinden takibe, ödeme emrine, borcun tamamına, faize ve takibin tüm ferilerine itirazla takibin durdurulmasını talep ettiklerini beyan etmiş, itiraz üzerine İcra müdürlüğünün 27.10.2025 tarihli kararı ile muhatap borçluya gönderilen ödeme emri tebligat parçası henüz dönmemiş olduğundan, usul ve yasaya uygun olan itiraz dilekçesinin yasal süresi içerisinde olması halinde borçlu yönünden takibin durdurulmasına, usul ve yasaya uygun olan itiraz dilekçesinin yasal süresi içerisinde olmaması halinde takibin devamına, karar verildiği anlaşılmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, Düğün Organizasyonu Sözleşmesi kapsamında yapılan ödemenin sözleşmeden dönme nedeniyle iadesi istemiyle Urla İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında başlatılan takibe vaki itirazın iptali davasıdır.

Davacı tarafça, davalının organizatörlüğünde davalı adresinde yapılması planlanan organizasyon hakkında görüşmelerin sağlandığı, davalı yana 150.000-TL bağlanma parası verildiği, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığından sözleşmenin imzalanamamış olduğu belirtilerek davalıya yapılan ödemenin iadesine ilişkin olarak Urla İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası üzerinden başlatılan takibe vaki itirazın iptaline karar verilmesi talep edilmiştir.

Davalı taraf, takibe itiraz dilekçesinde alacaklıya borcun bulunmadığından icra takibine, ödeme emrine, işlemiş faize, alacağa ve tüm ferilere itiraz etmiştir. Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde de, davacı tarafça bağlanma parası olarak ödendiği iddia edilen ödemenin sözleşme hükümleri uyarınca sözleşmenin bedeline ilişkin yapılan ön ödeme olduğu, davaya konu sözleşme hükümleri kapsamında organizasyon sahibi tarafından sözleşmenin tek taraflı olarak iptal edilmesi durumunda ödenen ön ödemenin cayma parası olarak iade edilmeyeceğinin sözleşmede açıkça belirtildiğini, sözleşme şartları konusunda yapılan görüşmeler sonucunda tarafların karşılıklı anlaşarak sözleşmenin akdedildiği, sözleşmeye konu organizasyonun davacı tarafça organizasyona çok az bir süre kala ve tek taraflı olarak iptal edildiği beyan edilerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur.

Davaya dayanak olarak sunulan mesaj kayıtlarının incelenmesinde davalı yan ile sözleşmeye konu organizasyon için görüşmelerin ... (davacı şirket ortakları ve yetkilisinin kızı) arasında gerçekleştiği, buna göre yapılması planlanan organizasyon hakkında görüşmeler neticesinde ileri sürülen talepler doğrultusunda sözleşmenin hazırlandığı, sözleşme bedelinin 500.000-TL+ KDV olarak belirtildiği, ön ödeme olarak 20.000,00-TL ödendiğinin sözleşmede belirtildiği, ödeme koşullarının (md. 4) sözleşme anında toplam tutarın %30'u olmak üzere ön ödeme miktarı düşüldükten sonra cayma parası olarak ödeneceğinin, bakiye miktarın ise davetten 15 gün önce ödeneceğinin belirtildiği, sözleşmenin "Organizasyon İptali veya Sözleşmenin Sona Ermesi Halleri" başlıklı 5.1. Maddesinde "Etkinlik, organizasyon sahibi tarafından tek taraflı olarak iptal edilirse alınan cayma parası geri verilmez." hükmüne yer verildiği görülmektedir. Davacı yan gönderilen paranın bağlanma parası olduğunu, davalı yan ise cayma parası olduğunu savunmaktadır.

Davalı tarafça sunulan mesaj kayıtlarının 04.08.2025 tarihi itibariyle başladığı, sözleşme tarihinin de 04.08.2025 olduğu, yukarıda incelendiği üzere sözleşmede daha önce ön ödeme olarak 20.000-TL ödeme yapıldığının belirtildiği, bu ödemenin davacının talebine dayanak dekontlardan ilki olan 02.08.2025 tarihli ... (davacı şirket ortağı) tarafından gönderilen 20.000-TL ödemeye ilişkin dekont olduğu, bu anlamda tarafların beyanlarının bu ödeme itibariyle örtüştüğü, mesaj kayıtlarında organizasyon için görüşmeyi yapan kişinin sözleşmenin oluşturulmasını talep ettiği ve akabinde davacı şirketin fatura kartını mesaj olarak ileterek taraf olarak bu şirketin yazılmasını istediği, davalı tarafından sözleşmenin düzenlenerek iletildiği, mesajlaşan kişinin de bu mesajları ailesine (yani davacı şirketin ortaklarına ve dolayısıyla davacı şirkete) ileteceğini ve onların onayı sonrasında ödemenin yapılacağını belirttiği anlaşılmaktadır. Davalı ile mesajlaşan kişi lehine organizasyonun yapılacağı şahıs olup sözleşme öncesi görüşmeleri kendisi sağlamış ise de sözleşme aşamasına geçileceğinde davalı şirketin fatura kartını ileterek sözleşmenin şirket adına tanzim edileceğini belirtmiş ve bu aşamadan sonra davalı şirketin sözleşme ve sözleşme 4. maddesi gereği davalının ödeme talebini (öneri beyanı) davacı şirkete ve davacı şirket tarafından yapılan örtülü kabul ve sözleşme 4. maddesi gereği gerçekleştirilen ödemeyi davalı şirkete iletme konusunda aracılık görevini yürütmüştür.

TBK md. 1 hüküm gereği "Sözleşme, tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamalarıyla kurulur. İrade açıklaması, açık veya örtülü olabilir."

Davalı şirket tarafından mesaj içeriklerindeki talepler gözetilerek sözleşmenin düzenlendiği, mesajlaşan kişinin (davacı şirket ortaklarının ve yetkilisinin kızı) sözleşmenin şirket adına oluşturulacağına dair talepte bulunarak şirketin fatura kartını ilettiği, bu hususta şirket adına hareket edildiğine dair görünüş yarattığı, şirket tarafından gönderilen sözleşmenin onaylanması akabinde ödeme talebinin de karşılanacağını belirttiği, davalının sözleşmeyi ileterek sözleşme önerisini sunduğu, mesajlaşmanın gerçekleştiği tarih ile uyumlu olarak 05.08.2025 tarihinde davalı şirkete sözleşme 4. maddesinde belirtilen ödemenin daha önce yapılan 20.000-TL ön ödeme düşülerek 130.000-TL olarak davacı şirket tarafından yapıldığı, bu ödeme ile sözleşmenin davacı şirket tarafından örtülü olarak kabul edildiği kanaatine varıldığı, basiretli tacir gibi davranması gereken davacı şirketin ödemeyi ne için yaptığını araştırmadan davalı şirkete yaptığını savunmasının dinlenebilir olmadığı, sözleşme gereği ödenen bedelin cayma parası olduğunun sabit olduğu bu anlamda davacının ödediği bedelin organizasyonun yapılmaması ve sözleşmeden dönme sebebiyle iadesi talebinin haksız olduğu kanaatine varılmıştır. Açıklanan bu hususlar kapsamında davanın reddine, davacının takipte kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.

H Ü K Ü M :

Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-DAVANIN REDDİNE,

2-Koşulları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine,

3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 732,00-TL red harcının başlangıçta alınan 2.561,63-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 1.829,63-TL harcın hükmün kesinleşmesi ve talebi halinde davacıya iadesine,

4-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince Urla Arabuluculuk Bürosunun ... nolu başvuru dosyası ile taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan ve sarf kararı düzenlendiğinde belirlenecek olan arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

5-Yapılan harç ve masrafların davacı üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

6-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki AAÜT gereğince hesap edilen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

7-Kararın kesinleşmesi halinde, ayrıca karar yazmaya gerek görülmeden kalan gider avansının resen ilgilisine iadesine,

Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda HMK'nın 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesince incelenmek üzere istinaf yolu açık olarak verilen karar açıkça okundu, ana çizgileriyle anlatıldı. 30/04/2026

Katip ...

e-imzalı

Hakim ...

e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/20, K. 2026/389, T. 30.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-20-e-2026-389-k-11b3962e41e0