Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2026/5619 E. 2026/4284 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/5619
Karar No
2026/4284
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/761 Esas, 2026/376 Karar HÜKÜM : Usulden ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/364 E., 2022/1099 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalıya ürün teslim ettiğini, davalı şirketin ise ödemesi gereken toplam 29.958,96 USD bedelin 10.489,54 USD kısmını ödediğini, kalan kısımlar için ise 31.05.2017 vade tarihli 9.469,42 USD ve 30.06.2017 vade tarihli 10.000,00 USD bedelli olmak üzere iki adet senet düzenleyerek müvekkili şirkete teslim ettiğini, bu hususta 07.03.2017 tarihli, her iki tarafın kaşelerinin bulunduğu bir tutanak düzenlendiğini, davalı tarafından verilen ilk senet ödenmediği için takip başlatıldığını ve kesinleştiğini işbu davaya konu 10.000,00 USD'lik senet için başlatılan ilamsız icra takibine haksız itiraz edildiğini belirterek İstanbul 18. İcra Müdürlüğünün 2021/3212 E. sayılı dosyasına vaki itirazın iptali talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamış, davalı şirket yetkilisinin duruşmada alınan beyanında; dava konusu olaya ilişkin bahsedilen ürünleri teslim aldıklarını ancak ürünlerin gramajında eksik olduğu ve kullanımında da yeterli verimi sağlamadığından satışını yapamadıklarını, ürünlerin kötü koktuğunu, ürünlerin kendileri tarafından görülmeden teslim edildiğini, Erbil'deki gümrükteki müşterilerine teslim edildiğini, bu durumdan dolayı marka değerinde zedelenme yaşadığını, artık bu bölgede ürün satamadığını, normal ticaretini de yapamadığını, ürünlerin ayıplı olduğuna ilişkin bir tespit veya bir dava açmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı tarafça istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takip talebi ve muhtevasının ne şekilde olması gerektiğinin 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 58. maddesinde düzenlendiği, maddenin konuyla ilgili üçüncü fıkrasında "Alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizi"nin gösterilmesi kanun koyucu tarafından zorunlu kılındığı aynı durumun İİK'nın 60/1. maddesi gereğince ödeme emri için de söz konusu olduğu, icra dosyasında düzenlenen takip ve ödeme emrinde yabancı para alacağının harca esas değer olarak Türk Lirası karşılığının gösterilmediği gibi faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün ve yabancı para alacağının hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin gösterilmediği, itirazın iptali davalarında usulüne uygun bir icra takibinin bulunmasının bu davaya özgü bir dava şartı olup somut olayda, USD cinsinden yapılan takip talebine istinaden USD cinsinden düzenlenen takip talebi ve ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığı gösterilmediğinden "usulüne uygun bir icra takibinin bulunması" şeklindeki dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın usulüne uygun bir icra takibinin bulunması şeklindeki dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava zamanaşımına uğramış bonodan kaynaklı başlatılan genel haciz yolu ile takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 07.09.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2026/5619, K. 2026/4284, T. 07.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2026-5619-e-2026-4284-k-5a123b269a11