İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/863 E. 2024/952 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/863
Karar No
2024/952
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/863 Esas KARAR NO:2024/952 DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ: 18/12/2023 KARAR TARİHİ: 26/12/2024

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız----- Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasında dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ DAVA/TALEP;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacıya ait ---- sayılı-----------ile davalı ----- plaka sayılı --- arasında-----tarihinde trafik kazası meydana geldiğini, dava konusu kaza ----- plaka sayılı araç sürücüsünün karşı şeride geçmesi ve davacı idaresindeki------ çarpması neticesinde meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde davacıya ait araç sürücüsünün herhangi bir kusuru bulunmadığını, kazada davalı tarafa ait ----- sayılı araç sürücüsü tamamen kusurlu bulunduğunu, kazaya ilişkin davalı aracın sigorta şirketi ---- tarafından görevlendirilen ---- tarafından hazırlanan raporda davalıya ait -----sayılı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğuna ilişkin rapor hazırlandığını, davacı tarafça sigorta şirketine karşı --------- nezdinde yapılan değer kaybı başvurusu ile bakiye hasar bedeli talepli başvurumuzda da tahkim kararlarında davalı tarafa ait aracın sürücüsü %100 kusurlu bulunduğunu, kaza sonrasında davacı aracında oluşan hasar ve değer kaybı bedellerinin tazmini amacıyla, karşı tarafın gerek---- gerekse de ----- Tarafından tanzim edildiğinden, işbu sigorta şirketine hasar ve değer kaybı bedellerinin ödenmesi amacıyla başvuru yapıldığını, karşı taraf sigorta şirketince başvuruları sonrasında yapılan kısmi ödemelerin davacının gerçek zararını karşılamaması nedeniyle sigorta şirketine karşı------ nezdinde değer kaybı ve bakiye hasar bedeli başvuruları olmak üzere iki ayrı başvuru yapılmış ve yapılan yargılama neticesinde davacı aracında 50.000,00 TL değer kaybı zararı kaybına ilişkin 296.040,32 TL hasar bedeli olmak üzere toplam 346.040,32 TL zarar oluştuğu tespitlerine yer verildiğini, davalı tarafça kötü niyetli olarak icra takibine karşı itiraz edildiğinden ve zorunlu arabuluculuk kapsamında yine anlaşma sağlanamadığından işbu itirazın iptali davasının açılması gereği doğduğunu, ayrıntılı olarak izah edilen ve Mahkemece re’sen tespit edilecek sebeplerle; davalı borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile------- icra takip dosyasında takibin devamına, davacının alacağına takip tarihinden itibaren faiz uygulanmasına, davalının asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, fazlaya ilişkin haklarımız ve tüm dava ve yasal talep hakkı saklı tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP /TALEP:Davalı tarafından 6100 Sayılı HMK'nin 322/1 maddesi atfıyla aynı yasanın 126-131 maddeleri kapsamında cevap dilekçesi verilmemiştir. Davalı duruşmalara katılmamış; kendisini vekille temsil de ettirmemiştir.

DELİLLER:Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı, ----- dosyası,----- dosyaları , -----kayıtları ve poliçeleri, Banka Dekontları, Ekspertiz Raporu, Bilirkişi Raporu, Dosyadaki Diğer Bilgi ve Belgeler.

İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle oluşan hasar ve değer kaybı zararının --------limitlerini aşan kısmının; 2918 sayılı KTK'nin 85/1,son, 86/1, 88/1 maddeleri gereğince malik/işleten davalı ve 6098 Sayılı TBK'nin 49 vd. maddeleri gereğince haksız fiil sorumlusu dava dışı sürücüden tahsili için başlatılan ---- sayılı icra takibine karşı davalının yaptığı itiraz nedeniyle, 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesi kapsamında açılmış itirazların iptali, takibin devamı ve tazminat istemine ilişkindir.6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce taraf teşkili sağlanmış, dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak başta zorunlu arabuluculuk dava şartı olmak üzere 6100 sayılı HMK'nin 114 ve 115. maddeleri gereğince dava şartları, (6102 Sayılı TTK 4/1 gereği işbu dava araçların niteliği ve tarafların durumuna göre her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davası olduğundan görevli olduğumuz ) harç, taraf sıfatı ve hak düşürücü süre de değerlendirilmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiştir. Ön inceleme duruşmasında daha önce arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığı değerlendirilerek bu kez sulh teşviki yapılmasına rağmen duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin beyanına göre tarafların sulh yoluyla uyuşmazlığı çözmek istemediklerinin anlaşılması üzerine davaya konu uyuşmazlık belirlenmek suretiyle tahkikata geçilerek tahkikat işlemleri yerine getirilmiş, mevcut ve toplanan deliller incelenip değerlendirilerek tahkikat bitirilmiş ve son duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin son sözleri dinlenip tutanağa yazılmak suretiyle aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere kısaca değinmekte yarar vardır.Davanın yasal dayanağı olan 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesinde; ------ Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. ------- Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın -----yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. -----Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. ------ Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." hükmü bulunmaktadır. Bu kuraldan hareketle; takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. İtirazın iptali davası, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür", yine aynı kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" denilmektedir. Bilindiği üzere Haksız fiil ise öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur” aynı Yasa'nın 85/1. Maddesinde“bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir. 86/1. Maddesi “işletenin, mücbir sebepten veya zarar görenin ya da üçüncü kişinin ağır kusurundan, zararlı sonucun ileri geldiğini ispat etmesi şartıyla sorumluluktan kurtulacağı" hükümlerini içerdiği, aynı yasanın 88. maddesinde ise “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” düzenlemesi ile motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, ayrıca birden fazla kişinin zararı tazminat ile yükümlü olması durumunda zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtilmiştir. Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir. Yine 6098 Sayılı TBK'nin 61. maddesinde “Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.” demekle birden çok kişi aynı zarardan aynı sebeple ya da çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır. Buna göre, araç işletenin sorumluluğunun dayanağı 2918 sayılı KTK'nin 85. maddesi ve sürücünün sorumluluğu ise TBK'nin 49. maddesidir ve aralarındaki ilişki, aynı zarardan çeşitli nedenlerden dolayı sorumlu olma halidir. Buna göre zarar gören, zarar miktarının tamamının veya bir kısmını zarara sebebiyet veren sürücü, işleten ve trafik sigortacısından talep edebilir. Bunlar 6098 sayılı TBK. madde 61. gereğince maddi zarardan müteselsilen sorumludur. Müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumludur. -----Borç tamamen ifa edilinceye kadar alacaklıya karşı bütün borçluların sorumluluğu devam eder.------Alacaklı, borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahiptir. Borçlulardan birinin yaptığı ödeme kadar, müteselsil sorumluların alacaklıya karşı sorumlu oldukları toplam miktar eksilmiş olur (TBK 166/1). Borcun tamamı borçlulardan biri tarafından ödenirse, diğer borçlular da alacaklıya karşı borçtan kurtulur. Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra anlaşması, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun borca katılma payı oranında borçtan kurtarır.(TBK 166/3). Müteselsil borçlu, alacaklıyı tatmin ettiği oranda diğer müteselsil borçlulara karşı alacaklının halefi olur (TBK 168/1) ve alacaklının hakları ona geçer. Alacaklı diğerlerinin zararına olarak borçlulardan birinin durumunu iyileştirirse, bunun sonuçlarına katlanır (TBK 168/2). Borçlu yalnızca kendi payına düşen kısmı ödemişse, diğer müteselsil borçluya rücu edemen ifasını, dilerse borçluların tamamından, dilerse yalnız birinden isteyebilecektir.Yukarıda yapılan açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılamaya göre somut olaya gelince ; davacı vekili tarafından ----- sayılı dosyasından davalı-borçlu ---- ve dava dışı sürücü---------tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle davacının aracında meydana gelen hasar ve değer kaybı zararının sigorta şirketinin yaptığı ödemeye göre kalan kısmın tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin tebliğine bağlı olarak davalı borçlu tarafından yasal (7) günlük süresi içerisinde icra takibine/borca tüm faiz ve ferileri ile birlikte itiraz edildiği, takibin 2004 sayılı İİK'nin 66.madde hükmü uyarınca kendiliğinden durduğu, işbu itirazın iptali davasının da, icra dosyasında itiraz dilekçesinin tebliğine rastlanmadığından her halde (1) yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır. Bilindiği üzere itirazın iptali davaları, takibe sıkı sıkıya bağlı olup, uyuşmazlığın icra takibine dayanak yapılan belgelerle sınırlı olarak incelenip çözümlenmesi gerekir. Dolayısıyla eldeki somut uyuşmazlığın da maddi hasarlı trafik kazasında kusur, hasar, hasar onarım bedeli ve değer kaybı ile yapılan sigorta ödemesine göre bakiye zarar bulunup bulunmadığı ve miktarının tepti edilmesi suretiyle çözülmesi gerekmektedir. Bilindiği üzere itirazın iptali davalarında ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerindedir. Mahkememizce bu şartlara göre açılan işbu dava üzerine taraf teşkili sağlanarak işin esasının incelenmesine geçilmiş, davalı davaya yanıt vermediğinden yasa gereği iddiaları inkar ettiği kabul edilerek davacı vekili tarafından gösterilen gösterilen deliller toplanmıştır. Olayın temeli dosyada bulunan kaza tespit tutanağına ve diğer delillere göre ----- tarihinde -------- yolunda davacının malik-işletin ve sevk idaresindeki ----- plakalı ticari nitelikteki çekici/tır ile davalının malik-işletini dava dışı borçlu ---- sevk ve idaresindeki-------- nitelikteki araçların karıştığı maddi hasarlı trafik kazasına dayanmaktadır. Bu kaza nedeniyle davacı tarafından yapılan başvuru üzerine -----sayılı dosyaları üzerinden davalının sigortacısı dava dışı ---------- aleyhinde kararlar verildiği görülmüştür. Mahkememizce bu kapsamda HMK'nin 266.maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgi gerektirdiğinden bakiye zararın varlığı ve miktarı yönünden rapor düzenlenmesi için dosya -------resen seçilen nitelikle hesaplamalar uzmanı bir bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi-------tarafından dosya üzerinde üzerinde yapılan inceleme sonucunda hazırlanan ------ tarihli raporda özetle; dava konusu olayda hasar bedelinin ---- değer kaybı ve ----- hasar bedeli olmak üzere toplam ----- olduğu, sigorta şirketi tarafından asıl alacağın toplam ---- kısmının ödendiği, bakiye kısmın ---- olduğu, buna ----tarihinden itibaren yasal faiz işletildiğinde -------- olacağı sonuç ve kanaatini bildiren rapor verilmiştir. Mahkememizce işbu bilirkişi raporu davacı vekiline ve davalı asıla usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Buna mukabil bilirkişi raporuna karşı herhangi bir itiraz sunulmadığından rapor tarafları bağlayıcı hale gelmiştir. (HMK,281/1) Mahkememizce bu kapsamda yapılan değerlendirmede, davalının malik -işleten olarak sürücü ve sigorta şirketi ile birlikte haksız fiil niteliğindeki trafik kazası nedeniyle doğan her türlü zarardan müteselsil olarak sorumluluğunun bulunduğu, yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere sigorta şirketinin sorumluluğunun ise poliçe limitleri dahilinde olduğu ve bu limitlerin ödemeyle tükendiği, tahkim yargılaması sonucunda verilen kararlarda kazadaki kusur ve davacının zararlarının açıkça belirlendiği ve kesinleştiği, buna göre davacının belirlenen ve kesinleşen hasar ve değer kaybı zararını, davalının araç sürücüsünün tam ve asli kusuruna göre kalan kısmını davalı işleten ve kuşkusuz sürücüden isteyebileceği, bilirkişi raporunun da tüm bu hususları ve süreci doğruladığı anlaşılmış ve sonuçta davalının takibe itirazının tümüyle haksız ve yersiz olduğu sonuç ve kanaati hasıl olmuştur. Binaenaleyh; yukarıda ayrıntılı olarak yasal nedenleri ve ilkeleri gösterildiği üzere benimsenen bilirkişi raporu da gözetildiğinde davacının yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde TMK'nin 6 ile HMK'nin 190. maddeleri esaslarına göre ispat edilen davasının kabulü ile; davalı-borçlunun -----sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile icra takibinin aynen devamına karar verilmiştir.--------2004 Sayılı İİK'nin 67/2 maddesine göre davacının icra inkar tazminatı talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise; --------- kararlılık kazanmış uygulamasına göre itirazın iptali davalarında İİK’nın 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada borçlunun itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmamaktadır. Bu yasal koşullar yanında takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması, başka bir ifadeyle borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Somut olayda tazminatın yaptırım amacı da gözetilerek; davaya konu olayın temelinin haksız fiil niteliğindeki trafik kazasından kaynaklanması ve buna göre uyuşmazlığın yargılamayı gerektirmesi karşısında alacağın ve varlığı ve miktarının yargılama ve hukuki muhakeme sonucunda belirlenmesi nedeniyle alacağın davalı yönünden likit/muayyen olmadığı sonuç ve kanaatiyle koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. 6100 Sayılı HMK'nın 332/1 maddesine göre, 323. Maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1. maddesi gereğince tamamen aleyhinde hüküm verilen davalı taraf sorumlu tutulmuştur. Ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi ---------- bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yargılama gideri kapsamında davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 26, 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davanın KABULÜNE, 2-)2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince davalı-borçlunun ------ sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile icra takibinin aynen devamına, 3-)Davacının, 2004 sayılı İİK'nin 67/II maddesi gereğince tazminat talebinin reddine, 4-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.566,10 TL karar ve ilam harcından; peşin alınan 630,51 TL harcın ve icra dosyasına yatırılan 261,02 TL harcın mahsubuyla bakiye 2.674,57 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca ---------- bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 6-)Davacı tarafından yapılan 269,85 TL başvurma harcı, 630,51 TL peşin harç, 38,40 TL vekalet harcı, 331,00 TL posta masrafı, 3.250,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.519,76 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL nispi/maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, ) Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle------ Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.26/12/2024

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2023/863, K. 2024/952, T. 26.12.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-863-e-2024-952-k-10c92a16aaf8