İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1112 E. 2024/1330 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1112
- Karar No
- 2024/1330
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/1112 KARAR NO : 2024/1330
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/04/2016 KARAR TARİHİ : 25/12/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/12/2024
DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle: müvekkili ile davalı arasında Diyarbakır ili .... llçesinden bulunan Çağlayan regülatörü ve ... inşaatı bünyesinde tünel delme ve beton kaplama işine dair 06/05/2014 tarihli yüklenici sözleşmesi imzalandığını, davalı tarafından 24/09/2014 taihli e posta mesajı aracılığıyla yapılan bildirim ile sözleşmenin haksız olarak feshedildiğini, fesih ile sözleşme ile zararına olarak yapımı üstlenilen kazı işini yaptırdıktan sonra sözleşmede kar elde edilecek beton kaplama işinin ucuza temini olduğunu, sözleşmenin bir bütün olarak davalı tarafından kabul edildiğini, müvekkili tarafından sözleşme kapsamında del-patlat yöntemiyle 256,40 metre ve 205,20 metresi de iksalı kazı olmak üzere 461,60 metrelik kısmın kazı ve hafriyatının yapıldığını, taşeronlar tarafından daha önce yapılan 1518,80 metre uzunluğundaki tünelin sözleşme kapsamı içinde kalmasına rağmen fiyatlandırılması sehven unutulan taban temizliği ve kısmen taban reglajının yapılmasından doğan alacağı bulunduğunu, daha önce taşeronlar tarafından açılan 1518,80 mt tünel kazısına denk gelen 51 adet iksanın değişiminden doğan alacağının da davalı tarafından ödenmediğini, yine sözleşme kapsamında yer almamasına rağmen tünellerde 520 m3 hafriyatlı 40,341 mt tünellerde yan cep açıldığını, bu alacağın da ödenmediğini, müvekkili tarafından tünel betonlaması işinin de yapılacağı inancıyla basiretli davranılarak işin aksamaması ve bir an önce tamamlanması için 24 mt boyutunda tam takım kenar kalıpları ve aynı boyda takım çelik kalıp yaptırıldığını, kalıpların nakliyesi ödenerek inşaat sahasına indirildiğini, betonlama işi için zorunlu olan 1 adet yer pompası ve 100 metrelik beton boruları operatörü ile beraber kira bedeli ve nakliye ödenerek şantiye sahasına getirildiğini, tünel betonlamasında çalışacak 10 kişilik beton kalıp demir ekibiyle birlikte 12 ton demirin kesme bükme işlemlerinin tamamlandığını, sözleşme kapsamında tünelin tamamının betonlanması işi için götürü 700.000 TL götürü ücret belirlendiğini, müvekkilinin bu kalemden doğan alacağına güvenerek fiyat verdiğini belirterek müvekkilinin iksalı ve/veya del patlat yöntemiyle yaptığı tünel kazı, 51 adet iksa değişimi, tünellerde yan cep açılması işi, tünel taban kazısı bedeli, 12 ton demir işçiliği ile invert çelik kalıp malzeme bedeli, beton pompası kira bedellerinden doğan şimdilik 230.000 TL ile KDV, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle uğranılan kazanç kaybından doğan 70.000 TL olmak üzere 300.000 TL’nin avans oranında temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle: davacı ile müevkkili şirket arasında Diyarbakır/Çüngüş ilçesi .... Köyü Mevkiinde bulunan Çağlayan Regülatörü ile .... İnşaatı bünyesinde tünel delme beton kaplama işine dair sözleşme çerçevesinde çalıştığını dolayısıyla işin yapıldığı yer olan Çüngüş Mahkemelerinin yetkili olması gerektiğini, davacının iddia ettiği eylemler davacının işi bıraktığı tarihten itibaren BK. 72 maddesinde düzenlenen 2 yıllık süre ile sona erdiği ve bu tarihin 06/05/2016 tarihinde son bulduğunu, davacı kendi inisiyatifi doğrultusunda ve müvekkil şirkete haber vermeden işi bırakıp gittiğini davacının çalıştırdığı işçilerin bile gerek maaşları gerekse sigorta primlerinin müvekkil şirket tarafından ödendiğini, davacının Çüngüş Sulh Hukuk Mahkemesinde tespit yaptırdığını müvekkil şirket aleyhine ikame edilen iş bu tespit talebinde mahkemeye bilirkişi raporunun kabulünün mümkün olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava konusu uyuşmazlık davalının sözleşmeyi fesh etmesinin haklı olup olmadığı, haklı değil ise davacının sözleşmenin haksız feshinden ve sözleşme kapsamında yapılan işlerden dolayı talep edebileceği alacak miktarının ne kadar olduğu hususlarındadır. Mahkememizden verilen 05/02/2020 tarih ve ... Esas .... sayılı kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin 11/10/2023 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla kaldırılmasına karar verilmiş olup, dava Mahkememizin 2023/1112 esasına kaydı yapılmıştır. Dosyanın 2.bilirkişi heyetine tevdi ile istinaf ilamında işaret edilen hususlarda ek rapor tanziminin istenmesine karar verilmiş olup, Bilirkişi İnşaat Mühendisi ..., .... ve Hukukçu ...'ın 08/10/2024 tarihli ek raporunda özete;Kök raporda detaylı olarak alıntılanan davalı işveren şirket yetkilisi tarafından davacı yükleniciye gönderilen çok sayıda (10.07.2014 - 26.08.2014 - 16.09.2014 - 20.09.2014 tarihli) e-posta ile davaya konu işlerin yürütülmesinde yaşanan sorunların detaylı olarak davacı tarafa iletilmiş ve bu sorunların giderilmesinin davacı taraftan talep edilmiş olduğu ve nihayetinde bu sorunların ortadan kaldırılmadığı gerekçesi ile davacı yükleniciye gönderilen 24.09.2014 tarihli e-posta ile sözleşmenin tek taraflı fesih edilmiş olduğunun anlaşıldığını, davalının göndermiş olduğu maillerle davacı yükleniciyi sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmesine ilişkin olarak birçok kez uyarmış olduğunu, davalı iş sahibinin sözleşmeyi feshi üzerine davacının inşaat sahasını terk etmesinin, feshin bir sonucu ve gereği olduğunu, feshe gerekçe olan hususların inşaat alanında yeteri kadar işçi/personel bulundurmamak dahil olmak üzere, yüklenicinin yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmediği yönünde değerlendirme yapılmasına imkan veren hususlar olduğunu, teknik görüşler ve açıklamalar doğrultusunda feshin haklı olduğu yönünde bir kanaate varıldığını, bilirkişi heyetince ek raporda hesaplanan davacıya yapılması gerekli ödeme tutarı olan 634.439,50-TL'den davalı tarafça yapılan ödeme olarak hesaplanan 493.385,76-TL tutarın düşülmesi ile davalı tarafça davacıya ödenmesi gerekli tutarın 634.439,50-TL- 493.385,76-TL = 141.053,74-TL olarak hesaplanabileceğini, davacı yüklenicinin yapmadığı tünel betonlaması işi ile ilgili yoksun kalınan kar isteminde bulunamayacağını ancak Mahkemenin aksi karara varması durumunda; davacı yüklenicinin yapmadığı tünel betonlaması işiyle ilgili yoksun kalınan kâr tutarının 91.304,35-TL kadar hesaplanabileceğini bildirmişlerdir. Taraflar arasında imzalanan Diyarbakır/Çüngüş ilçesi Çağlayan regülatörü ve ...inşaatı bünyesinde tünel delme ve beton kaplama işine dair 06/05/2014 tarihli yüklenici sözleşmesi niteliği itibariyle 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi olup, davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Sözleşmede işin konusu Çağlayan .... projesinin 1960 mt'lik toplam tünelinin kalan 450 mt'lik kısmının delinmesi ve 1960 mt'lik tünelin U kesit kanal ve düzeltme-destekleme işlerinin yapılması olarak tanımlanmış ve tünel betonlanması götürü bedel üzerinden, diğer işler ise birim fiyat üzerinden fiyatlandırılmıştır. Davacı taraf, sözleşmenin 24/09/2014 taihli e posta mesajı ile haksız olarak feshedildiğini, sözleşme kapsamında del-patlat yöntemiyle 256,40 metre ve 205,20 metresi de iksalı kazı olmak üzere 461,60 metrelik kısmın kazı ve hafriyatının yapıldığını, 1518,80 metre uzunluğundaki tünelin taban temizliği ve kısmen reglajı yapılmasına rağmen sözleşmede sehven fiyatlandırılmadığını, yine bu kısma denk gelen 51 adet iksanın değiştirildiğini, yine sözleşme kapsamında yer almamakla birlikte tünellerde 520 m3 hafriyatlı 40,341 mt tünellerde yan cep açıldığını, 24 mt boyutunda tam takım kenar kalıpları ve aynı boyda takım çelik kalıp, betonlama işi için zorunlu olan 1 adet yer pompası ve 100 metrelik beton boruları operatörü ile beraber kira bedelini talep etmiş, davalı tarafça tünel kazısının toplam miktarı 256.400 mt olarak belirtilmiş ise de işyeri kayıtlarına göre iksalı metrajın 193,700 mt olduğu ve birim fiyat üzerinden iş bedelinin 242.125 TL olduğu, tünelde yan cep açılmasının yan ceplerin ilerleme hızını arttırmak için davacı tarafından kendi insiyatifiyle açıldığını, raporda gösterilen 51 adet iksa bedelinin hatalı olduğunu, kullanılmayan invert çelik kalıp ve beton pompası bedelinin istenemeyeceği, bu bedelin hakedişe eklenemeyeceği belirtilmiştir. Davanın açılış tarihi nazara alındığında mahallinde yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesinin dosyaya katkı sağlamayacağı anlaşılmakla değişik iş dosyasındaki tespitlerle bilirkişi raporu ve ek rapor hazırlanmıştır. Davacı, tünelin giriş ağzına göre 682,50 mt'sinden, çıkış ağzına göre ise 1.144 metreden işe başlamış olup, 461,60 metrelik kısımda kazı ve harfiyat çalışması yapılmış, bu mesafenin 205,20 metresinde iksalı kazı, 256,40 metresinde ise patlatmalı kazı ve harfiyat çalışması yapılmıştır. Sözleşmede taraflarca kararlaştırılan birim fiyatlar üzerinde yapılan hesaplamada tünel kazısı (del-patlat) için 256.400,00 TL, tünel kazısı (iksalı kazı) için 256.500,00 TL hesaplanmıştır. Yine bilirkişi raporunda 12 adet iksa değişimi için 15.000,00 TL, tünele yan cep açılması için 40.341,00 TL, tünel taban kazısı için 78.173,50 TL, demir işçiliği için 2400,00 TL olmak üzere davacı tarafından yapılan işin toplam bedeli 634.439,50 TL olarak hesaplanmıştır. Mahkememizce istinaf ilamında işaret edilen hususlara ilişkin olarak bilirkişi raporu tanzim edilmek üzere dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Sözleşmenin davacıya gönderilen 24/09/2014 tarihli e-posta ile davalı tarafından tek taraflı olarak feshedildiği sabittir. Feshin haklı olup olmadığı yönünden yapılan incelemede, davacı taraf yüklenici, davalı taraf ise işsahibidir. Eser sözleşmesinde, işin uzmanı sayılan yüklenici, yapımını yüklendiği işi, özen borcu gereği olarak fen ve sanat kurallarına, sözleşme hükümlerine, kendisine duyulan güvene ve beklenen amaca uygun şekilde yapmakla ödevlidir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddesi ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince iddia eden, iddiasını ispat yükümlülüğü altındadır. Kural olarak yapılan işin miktar ve değerini ispat yükü yüklenicide, iş bedelinin ödendiğini ispat yükü ise iş sahibindedir. Eser sözleşmelerinde kural olarak yüklenici işinin ehli ve basiretli bir iş adamı olarak yükümlendiği imalâtı fen ve sanat kurallarına, sözleşmeye, iş sahibinin amacına uygun tamamlayarak teslim etmek zorundadır. İmalâtın ayıplı olması halinde iş sahibinin hakları 6098 sayılı TBK 475. maddesinde sayılmıştır. Buna göre eserin iş sahibinin kullanamayacağı derecede ayıplı olması veya hakkaniyet kaideleri gereği eseri kabul etmesinin iş sahibinden beklenememesi veya eserin sözleşmede açıkça kararlaştırılan nitelikleri taşımaması halinde iş sahibi eseri kabulden kaçınarak sözleşmeden dönebilir. Aynı maddenin II. fıkrasında ayıbın eserin reddini gerektirecek nitelikte bulunmaması halinde iş sahibinin işin ayıbı oranında bedelden indirim ve eğer aşırı bir masrafı gerektirmez ise bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere eserin ücretsiz onarımını isteyebileceği hükmü getirilmiştir. Öte yandan, götürü bedel eser sözleşmelerinde iş bedeli hesaplanırken eserin eksik ve ayıpları gözetilerek tüm işe göre oranı bulunmalı ve bu oran sözleşme bedeline uygulanarak hak edilen iş bedeli bulunmalıdır. Dosya kapsamında alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında belirtildiği üzere, davalı işveren yetkilisi tarafından davacıya gönderilen çok sayıda (10/07/2014- 26/08/2014-20/09/2014 ) tarihli e-postalarda davaya konu işlerin yürütülmesinde yaşanan sorunların detaylı olarak davacı tarafa iletildiği, bu sorunların giderilmesinin davacı taraftan talep edildiği, akabinde sorunların çözülmediği gerekçesiyle 24/09/2014 tarihli e-posta ile sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiği, yüklenicinin yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmediği ve feshin haklı olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Davacı tarafça 700.000 TL götürü bedelli betonlama işini yapamamasından dolayı kar kaybından doğan tazminat talep edilmiş ise de feshin haklı olduğu anlaşılmakla bu kalem tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Davalı tarafça bir kısım ödemelerin banka kanalıyla, bir kısmının elden yapıldığı, bir kısım ödemelerinde de hakediş toplamından düşülmek üzere davacı adına davalı tarafından yapıldığını ileri sürmüştür. Gerek yargılama aşamasında, gerek istinaf aşamasında davalı tarafça sunulan dekont ve tutanaklar ve yapılan ödemelere ilişkin inceleme yapıldığı, istinaf ilamında işaret edilen hususlara uygun bilirkişi raporuna mahkememizce itibar edildiği, bilirkişi raporunda davacı tarafından davalıya ödenmesi gereken tutar 141.053,74 TL olarak hesaplanmış ise de, istinaf ilamında işaret edildiği üzere 05/11/2019 tarihli raporda "işçilere yapılan 14.456,80 TL ödeme" olarak hesaplanan tutara itiraz edilmemiş olduğu halde 13.456,80 TL olarak mahsup edildiği anlaşılmakla bu ödeme tutarının 14.456,80 TL olarak hesaplanması neticesinde ödenmesi gereken tutar mahkememizce 140.053,74 TL olarak bulunmuş olup, açılan davanın kısmen kabul kısmen reddine, 140.053,74-TL'nin dava tarihi olan 25/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: AÇILAN DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, 1-140.053,74-TL'nin dava tarihi olan 25/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-Alınması gereken 9.567,08-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 5.123,25-TL ile ıslah harcı 2.638,00-TL'nin mahsubu ile eksik kalan bakiye 1.805,83-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir KAYDINA, 3-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 7.790,45-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacı tarafça sarf edilen bilirkişi ücreti, tebligat ve posta masrafı 38.145,00-TL yargılama giderinden kabul oranı (%30,82) ret oranı (%69,18) dikkate alınarak hesaplanan 11.756,29-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davalı tarafça sarf edilen tebligat ve müzekkere 117,30-TL yargılama giderinden kabul oranı (%30,82) ret oranı (%69,18) dikkate alınarak hesaplanan 81,15-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davalı üzerinde BIRAKILMASINA, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir olunan 50.302,31-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 8-Davalı yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, anlatıldı. 25/12/2024
Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır