İlk Derece Mahkemesi · Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/237 E. 2024/999 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/237
- Karar No
- 2024/999
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/237 Esas - 2024/999 T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO : 2024/237 Esas KARAR NO : 2024/999
HAKİM : ..... KATİP : .....
DAVACI : ..... VEKİLİ : Av. ..... DAVALILAR : 1- ..... VEKİLİ : Av. ..... : 2- ..... VEKİLİ : Av. ..... : 3- .....
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 03/04/2024 KARAR TARİHİ : 27/12/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 17/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 19/02/2022 tarihinde; ..... İlçesinde sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki ... plakalı minibüsü ile ..... mahallesi üzerinden otoban istikametine seyir halinde iken ..... caddesine sola dönüş yapmak istediği esnada, ... caddesi yönünden ... caddesine seyir halinde olan ... plakalı motosiklet sürücüsü ...'nın sevk ve idaresindeki motosiklet ile çarpması ve arkasından aynı istikamette seyir halinde olan ...plakalı motosiklet sürücüsü ... ...'nin de motosikletinin ön kısımları ile ... plakalı motosikletin arka kısımlarına çarpması sonucu 3 araçlı, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, Meydana gelen kazada, ... plakalı motosiklet sürücüsü 16/12/2000 doğum tarihli davacının yaralandığını ve malul kaldığını, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı minibüs sürücüsü ... asli kusurlu olduğunu, kazaya sebebiyet veren ... plakalı araç, davalı ... Şirketi tarafından kasko ve ZMM poliçesi ile sigortalı olduğunu belirterek şimdilik 100,00-TL sürekli iş göremezlik, 100,00-TL geçici iş göremezlik, 100,00-TL bakıcı gideri ile 100,00-TL tedavi ve yol gideri olmak üzere toplam 400,00-TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, 50.000,00 TL manevi tazminatı davalı ...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... Şirketi AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davalı sigorta şirketi tarafından 25.09.2023 tarihinde Av. .....'e davacının yaralanmasına ilişkin olarak 230.000,00 TL tazminat ödemesi yapıldığını, zorunlu dava şartı olan sigorta şirketine usulüne uygun başvurunun davacı tarafça yerine getirilmediğinden davanın usulden reddi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, savcılık soruşturması aşamasında ya da ceza davasında uzlaşma var ise davanın reddi gerektiğini, kaza ile sakatlık ve ölüm söz konusu ise kaza ile meydana gelen /ölüm arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi gerektiğini, maluliyet oranının kaza tarihi itibariyle yürülükte olan yönetmeliğe göre... tarafından tespit edilmesi gerektiğini, kusur oranlarının tespiti için dosyanın ..... sevkini talep ettiklerini, “geçici iş göremezlik” tazminatı talepleri trafik sigortası genel şartları uyarınca tedavi teminatı içerisinde değerlendirildiğinden teminat dışında olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, 7036 sayılı Kanunla eklenen dava açma yasağına ilişkin madde gerekçesi şöyledir 4: “6325 sayılı Kanunun 18 inci maddesine eklenen beşinci fıkra ile, arabulucu huzurunda anlaşılması halinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamayacağı hüküm altına alındığını, maluliyet oranlarının tespiti için ..... 'ndan rapor alınması gerektiğini, arabuluculuk başvurusu davalı firma yönünden yerine getirilmediğini, kaza tespit tutanağındaki kusuru kabul etmediklerini, müterafik kusur durumunun tespit edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Diğer davalıya usulüne uygun yapılan tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLER VE GEREKÇE: Mahkememizce ..... alınan 01.10.2024 tarihli raporda özetle; "... oğlu, 16/12/2000 doğumlu ...'nın dosyasının incelenmesi, tarafımızca yapılân muayene ve değerlendirmesi sonucunda; 19/02/2022 tarihinde gerçekleşen trafik kazasına bağlı hastada meydana gelen ayak bileği ve ayak parmak yaralanmaları dikkate alınarak; 11 Ekim 2008 tarih ve 27021 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan “Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği” ve ekindeki cetveller esas alınmak kaydıyla iş gücü kaybı oranı hesaplandığında; Olay tarihli yaşına (21) göre (E cetveline göre) %8 (yüzde on sekiz) olarak bulunduğu, 19/02/2022 tarihli olaya bağlı çalışma ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının %18 (yüzde on sekiz) olduğu, sekel halini aldığı ve sürekli olduğu, Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği (22. maddesi uyarınca Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği eki cetveller dikkate alınarak) hükümleri kapsamında değerlendirildiğinde; Olay tarihli yaşına (21) göre (EB cetveline göre) %18 (yüzde on sekiz) olarak bulunduğu, 19/02/2022 tarihli olaya bağlı çalışma ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının %18 (yüzde on sekiz) olduğu, sekel halini aldığı ve sürekli olduğu, 30 Mart 2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik” ve ekindeki cetveller esas alınmak kaydıyla bedensel özür oranı hesaplandığında; 19/02/2022 tarihli trafik kazasına bağlı kişinin toplam vücut özür oranının %10 (yüzde on) olduğu, sekel halini aldığı, sürekli olduğu, 20 Şubat 2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” ve ekindeki cetveller esas alınmak kaydıyla bedensel engel oranı hesaplandığında, 19/02/2022 tarihli trafik kazasına bağlı kişinin toplam vücut engel oranının %10 (yüzde on) olduğu, sekel halini aldığı, sürekli olduğu, Kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 1 (bir) ay olduğu, Tıbbi iyileşme süresinin 4 (dört) aya kadar uzayabileceği kanaatinde olduğumuzu bildirir Adli Tıp Kurulu Raporudur." şeklinde görüş bildirmiştir. Mahkememizce bilirkişi heyetinden alınan 11.11.2024 tarihli raporda özetle; "kusur yönünden Davalı şirkete sigortalı ve diğer davalı adına kayıtlı ... plakalı minibüsün davalı sürücüsü ...'nun, meydana gelen olayda % 70 (Yüzde yetmiş) oranında kusurlu olduğu; Davacı sürücü ...’nın ise, olayda %30 (Yüzde otuz) oranında kusurlu olduğu; görüş ve kanaatine varılmıştır. Tazminat hesabı yönünden 14.02.2023 tarih 32104 sayılı resmi gazete ..... sayılı kararı ile KTK'un 90. maddesinin; birinci fıkrasına 7327 SK. 18. Maddesi ile eklenen ikinci cümle ile ek Fıkra yürürlükten kaldırıldığından dolayı progresif rant yöntemi (her yıl için ayrı ayrı %10 artırım (kn formülü) ve %10 iskonto (1/kn) formülü) ve TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak aktüer hesap raporu düzenlenmiştir. Sürekli iş göremezlik tazminatı davacının %10 engel oranı üzerinden hesaplanmıştır. Hesaplanan tazminattan davacının %30 kusuru tenzili edilmiştir. Davacının sadece ZMSS poliçe limitleri aşan kısmı için maddi tazminat talebi bulunmaktadır. Dava dosya kapsamına göre SGK tarafında TBK'nın 55 maddesi gereği davacıya ödenen rücu edilebilen sosyal güvenlik ödemesi bulunmamaktadır. Davalı sigorta şirketinin 29.09.2023 harici ödeme tarihi itibariyle davacının bakım gideri dahil maddi zararı (davacının kusursuz olduğu dikkate alınmıştır.) 512.842,00 TL olup, davalı sigorta şirketi tarafından maddi tazminat ilişkin olarak ZMSS poliçesi kapsamında 230.000,00 TL ana para ödeme yapılmıştır. 29.09.2023 ödeme tarihi itibariyle davacının 516.344,80 - 230.000,00 = 286.344,80 TL bakiye alacağı bulunmaktadır. Yani, yapılan ödeme davacının zararı karşılamamıştır. Sigorta şirketinin maddi tazminat ilişkin olarak 230.000,00 TL harici ödemesi 31.05.2024 tarihine kadar %9, 01.06.2024 tarihinden 03.11.2024 rapor tarihine kadar ise %24 yasal faiz ile güncellenerek 2024 yılı verilerine göre hesaplanan tazminattan düşülmüştür. 2024 yılı güncel asgari ücret verisine göre davacının bakım gideri hariç toplam zararı 741.651,08 - 276.976,71 = 464.674,37 TL olup, davalı sigorta şirketinin ZMSS poliçe limitleri kapsamındaki kalan maddi tazminat sorumluluğu 500.000,00 - 230.000,00 = 270.000,00 TL'dir. Dava ile bu miktar talep edilmemiştir. Davacı sadece ZMMS poliçe limitleri dışında kalan miktarlar için dava açmıştır. (İMMS poliçesi yönünden) Bu sebepler davacının ZMMS kapsamı dışında kalan maddi zararı 464.674,37 - 270,000,00 (ZMMS kalan poliçe limit) = 194.674,37 TL'dir. Davacının bakım gideri tazminatı 4.059,00 TL'dir. " şeklinde görüş bildirmiştir. Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Dosyaya sunulan 19/02/2022 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağı'nda "...sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı minibüs ile ..... Caddesi üzerinden otoban istikametine gelip ..... Bulvarına sola dönüş yapmak istediği esnada aracının ön kısımlarına ..... yönünden gelip ... Caddesi istikametine seyir halde olan ... plakalı motorsiklet sürücüsü ... motorsikletinin ön kısımları ile çarpması sonucu ve arkasından aynı istikamette seyir halinde olan ...plakalı motorsiklet sürücüsü ... ...'nin motorsikletinin ön kısımları ile ... plakalı motorsiklete arkadan çarpması sonucu 3 araçlı yaralamalı trafik kazası meydana gelmiştir. Bu kazanın meydana gelmesinde minibüs sürücüsü ...'nun 2918 sayılı KTK'da belirtilen 53/1-B (sola dönüş kurallarına riayet etmemek)... plakalı motorsiklet sürücüsü ... 52/1-A (aracın hızını kavşaklara yaklaşırken azaltmamak) ...plakalı motorsiklet sürücüsü ... ...'nin de aynı Kanunun 52/1-C (diğer bir aracı izlerken hızını kullandığı aracın ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmadan güvenli mesafeyi bırakmamak) maddelerini ihlal ettikleri kanaatine varılmıştır..." şeklinde tutanak tanzim edildiği anlaşılmıştır. ..... sayılı ilamı ile, davalı ... hakkında davacı katılana yönelik olarak taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan dolayı netice olarak 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, hükmün 30/04/2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Davalı sigorta şirketinden hasar dosyası celp edilmiş olup, ... plakalı araca ilişkin 18/09/2021-2022 vadesinde zorunlu mali trafik sigorta poliçesi, 19/09/2021-2022 vadesinde Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi düzenlendiği, 29/09/2023 tarihinde 230.000,00 TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. Davalılar tarafından alacağın zamanaşımına uğradığı savunulmuş ise de; 2918 sayılı KTK.'nın 109 maddesinde de; "...Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir..." hükmüne yer verilmiştir. Ceza zamanaşımı süresi ise olay tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 89 ve 66 maddelerine göre 8 yıl olup davanın süresi içerisinde açıldığı kabul edilerek yargılamaya devam olunmuştur. Davalı sigorta şirketince KTK 97. Maddesi gereğince usulüne uygun şekilde başvuru yapılmadığı savunulmuş ise de; dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuruyu düzenleyen 2918 sayılı KTK.nın 97. maddesinde “sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunulması” gerektiği belirtilmiş bu yazılı başvuruya eklenmesi zorunlu olan ve dava şartı olan başvurunun yapılmamış sayılmasına neden olacak belgeler belirtilmemiştir. Dosya kapsamına göre dava açılmadan önce, davacı tarafından sigorta şirketine posta yolu ile başvuru yapıldığı anlaşıldığından KTK.nın 97. maddesinde belirtilmeyen belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle dava şartının yerine getirilmediğine ilişkin itirazı yerinde görülmeyerek yargılamaya devam olunmuştur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasası’nın 88. maddesinde zarar verenlerin birden fazla olması halinde “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” düzenlemesi yapılmış, yine TBK 61. maddesinde; “Dış ilişkide, birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.” şeklinde düzenleme mevcuttur. Tüm dosya kapsamı bir bütün halinde incelendiğinde; kaza tarihi olan 19/02/2022 tarihinde ..... Mahallesinde davalı ... sevk ve idaresindeki, diğer davalı ... Şirketince işletilen ve davalı sigorta şirketince zorunlu mali trafik sigorta ve genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı minibüs ile ..... Bulvarı ile oluşan üçlü kavşağa geldiğinde sola dönmek istediğinde aracının ön sağ kısmına bu sırada solundaki kavşak kolundan seyirle gelen davacıya ait motorsikete çarptığı meydana gelen kazada hükme esas alınan 03/11/2024 tarihli bilirkişi raporuna göre davalı sürücünün kavşağa yaklaşırken hızını azaltarak durmadığı, kavşağı kontrol etmeksizin geçiş önceliği olan davacıya ait motorsikletin geçmesini beklemeksizin hareket etmesi nedeniyle asli kusurlu, davacının ise kavşağa yaklaşırken hızını azaltmaması nedeniyle tali kusurlu olduğuna dair bilirkişi görüşüne iştirak edilmiştir. Maddi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede; davacı ve davalı ... Şirketi arasında 21/09/2023 tarihinde ihtiyari arabuluculuk tutanağı tanzim edildiği ve bu tutanak ile tarafların zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi kapsamında anlaşmaya varıldığı, anlaşma gereğince sigorta şirketince davacıya 230.000,00 TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. ..... sayılı ilamında da belirtildiği üzere "... 22.06.2012 tarihli RG'de yayımlanan 6325 sayılı Arabuluculuk Kanununun "Tarafların anlaşması" başlıklı 18.maddesi;" (1)Arabuluculuk faaliyeti sonunda varılan anlaşmanın kapsamı taraflarca belirlenir; anlaşma belgesi düzenlenmesi hâlinde bu belge taraflar ve arabulucu tarafından imzalanır.(2)Taraflar arabuluculuk faaliyeti sonunda bir anlaşmaya varırlarsa, bu anlaşma belgesinin icra edilebilirliğine ilişkin şerh verilmesini talep edebilirler. Dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuşsa, anlaşmanın icra edilebilirliğine ilişkin şerh verilmesi, asıl uyuşmazlık hakkındaki görev ve yetki kurallarına göre belirlenecek olan mahkemeden talep edilebilir. Davanın görülmesi sırasında arabuluculuğa başvurulması durumunda ise anlaşmanın icra edilebilirliğine ilişkin şerh verilmesi, davanın görüldüğü mahkemeden talep edilebilir. Bu şerhi içeren anlaşma, ilam niteliğinde belge sayılır.... ...Taraflar anlaşma belgesini icra edilebilirlik şerhi verdirmeden başka bir resmî işlemde kullanmak isterlerse, damga vergisi de maktu olarak alınır." Hükmünü içermekte olup 7036 sayılı Yasa ile getirilen 18.maddenin 4.bendi ile de taraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladıkları anlaşma belgesinin, icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılacağı; 5.bendinde ise arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz düzenlemesi getirilmiştir. Buna göre dosya içeriği ve toplanan delillerden, uyuşmazlığın alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemi olan ihtiyari arabuluculuk yoluna başvurularak çözümlendiği, davacı yanın maluliyette artış olduğuna yönelik bir iddiada bulunmaması, anlaşma tutanağının taraflarca imzalanıp, ödemenin yapıldığının tarafların kabulünde olması, davacının iradeyi fesada uğratan hallerle başvurarak anlaşma tutanağını iptal ettirmemesi, anlaşma belgesinin bir ibraname olmamasına göre davanın 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/5 maddesi kapsamında; davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmesi gerekirken (emsal..... Dairesinin 28.02.2024 Tarih..... sayılı ilamı) dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun olmayan gerekçeyle davanın kabulü doğru görülmediğinden davalı ... AŞ vekilinin istinaf talebi yerinde görülmekle istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılması ve düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." şeklinde olup , davacı tarafından maluliyetin arttığına ilişkin olarak herhangi bir iddianın bulunmaması, kaza sonrasında yapılan ihtiyati arabuluculuk sonrası anlaşmaya varılmasının zorunlu mali mesuliyet poliçesi kapsamındaki tüm alacak kalemleri yönünden davalı sigorta şirketini ibra ettiği, davacı tarafından genişletilmiş kasko sigorta poliçesi nedeniyle talepte bulunulduğu belirtilmiş ise de, bu talebin ancak zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesince karşılanmayan alacak kalemlerine yönelik olabileceği, arabuculuk sonucu yapılan bu ibranın diğer müteselsil borçlulara da sirayet edeceği bu nedenle ödemenin davalıları ibra etmesi nedeniyle maddi tazminat talebi yönünden dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. Manevi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede ise; kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK 56. Maddesi ile 4721 sayılı TMK 4. maddesi kapsamında yapılan değerlendirmede; manevi tazminat, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşıyan yönleri ile bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edilmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi zarar sorumlusununda fakirleşmemesi gerekmekte olup bu kapsamda meydana gelen kazadaki tarafların hükme esas bilirkişi raporunda tespit edilen kusur durumu, kaza tarihindeki paranın satın alma gücü, kaza sonrasında .....'nca düzenlenen 27/09/2024 tarihli adli raporda davacının meydana gelen trafik kazası sonrasında kaza tarihi itibariyle uygulanması gerekli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümleri gereğince %10 sürekli engelli kaldığı, geçici iş göremezlik süresinin 1 ay , iyileşme süresinin ise 4 aya kadar varabileceğine dair rapor dikkate alındığında manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Maddi tazminat talebi yönünden (sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, bakıcı gideri, tedavi ve yol gideri tazminatı) açılan davanın 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/5. Ve HMK 115/2. Madde gereğince dava şartı yokluğundan davanın reddine, 2-Manevi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulü ile, 30.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, alacağın davalı ... AŞ yönünden 06/12/2023, diğer davalılar ... ve ... Ltd Şti yönünden ise 19/02/2022 tarihinden itibaren avans faizi ile tahsiline, Fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-Maddi tazminat yönünden alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 427,60 TL ıslah dilekçesi ile yatırılan 3.469,00 TL harcın toplamı olan 3.896,60 TL'den mahsubu ile fazla yatırılan 3.469,00 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine Manevi tazminat yönünden alınması gereken 2.049,30 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 4-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği..... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 3.600,00 TL arabulucu ücretinin davanın kabul ret oranına göre 431,28 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 3.168,72 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan 856,00 TL tebligat ve müzekkere gideri 7.000,00 TL bilirkişi ücreti, 7.550,00 TL adli tıp rapor ücreti olmak üzere toplam 15.406,00 TL masrafın davanın kabul red oranına göre 1.845,64 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Manevi tazminat yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, Manevi tazminat yönünden davalılar kendisini vekil ile temsil ettirmiş olmakla, karar tarihindeki AAÜT gereğince hesaplanan 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, 7-Davalılar ... Şirketi ve ... Ltd. Şti kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden red edilen miktar yönünden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 8-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 9-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine, Dair davacı vekilinin ve e-duruşma sistemi üzerinden davalı ... .. Ltd. Şti vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ..... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 27/12/2024
Katip ..... e-imzalı
Hakim ..... e-imzalı
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.