İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/794 E. 2024/181 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/794
- Karar No
- 2024/181
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/794 Esas - 2024/181 T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/794 Esas KARAR NO : 2024/181 Karar
HAKİM : ... KATİP : ...
DAVACI : ... VEKİLİ : ... DAVALI : ... VEKİLİ : ...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/12/2023 KARAR TARİHİ : 15/02/2024 YAZIM TARİHİ : ...
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde, davalının kullanımında olan ... nolu tesisatta yapılan incelemelerde, tesisatın enerjisinin müvekkil şirketçe kesilmesine rağmen, kesilen elektriğin yükümlülükler yerine getirilmeden davacı tarafından açılarak kaçak elektrik kullanımı teşkil edecek şekilde kullanıldığı görüldüğünü, bu nedenle dava konusu 24/01/2023 tarih ... ve 29/03/2023 tarih ... sayılı kaçak elektrik kullanım tespit tutanakları düzenlenerek tesisatın enerjisi yeniden kesildiğini, düzenlenen tutanak gereğince tahakkuk eden kaçak elektrik kullanım bedelinin davalı tarafından ödenmemesi üzerine, bedelin tahsili için Adana 1. Genel İcra Dairesinin 2023/... esas sayılı dosyasından başlatılmış ise de, davalının icra takibine yapmış olduğu itiraz nedeniyle takibin durdurulduğunu, davalının bu şekildeki kullanımı, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin "Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak, dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında açması kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kğbul edilir." şeklindeki 42/1-ç düzenlemesi gereğince kaçak elektrik kullanımı niteliğinde olduğunu, davalının daha önce ... ve 28/09/2022 tarih ... sayılı kaçak elektrik kullanımı tespit tutanağı düzenlenmiş olduğunu dolayısıyla dava konusu kaçak tutanağı davalının ilk kaçak elektrik kullanımı olmadığını aynı Yönetmeliğin "Tüketicinin aynı veya başka bir kullanım yerinde mükerrer kaçak elektrik enerjisi tükettiğinin tespiti edilmesi durumunda, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edildiği tarihte yürürlükte olan ve birinci fıkrada belirtilen tarifenin 2 katı göz önüne alınarak hesaplama yapılır." şeklindeki 46/3 hükmü gereğince tarifenin 2 katı üzerinden faturalandırma gerçekleştirildiğini, bu nedenlerle, davalının Adana 1. Genel İcra Dairesinin 2023/... esas dosyasın yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve takip alacağının %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde, müvekkiline ait Yeşiloba Mah. ... Sk. No: ... Seyhan/ADANA adresinde bulunan at çiftliğinde, ... A.Ş. personelleri tarafından yapılan kontrolde, at çiftliğine elektrik verilen direkten besleme yapıldığının ve işyerinin bir kısmının sayaçsız beslendiğinin tespit edilmesi üzerine 3 adet kaçak elektrik tüketim tespit tutanağını tanzim edildiğini, taraflarına tutanak tebliğ edilmeden elektrik kesintisi yapıldığını, yapılan itiraz sonrasında 354.872,08 TL asıl alacak, 6.505,98 TL işlemiş faizi ile toplam 362.549,14 TL tutarında Adana Genel İcra Dairesi, 2022/... E. Numaralı takip dosyası ile müvekkili hakkında icra takibi başlatıldığını, söz konusu takibe taraflarınca itiraz edildiğini ve ayrıca Adana 13. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2023/... esas sayılı dosyasından yürütülen menfi tespit davası da açıldığını ve bu dosyanın haline derdest olduğunu, müvekkilinin at çiftliğine gelen faturaların tamamını düzenli olarak ödediğini bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. Bir uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olabilmesi için, her iki tarafın da Ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir. Aksine düzenleme bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalara bakmakla görevlidir. (TTK'nın 5/1.) TTK'nun 3. maddesi ise, ”Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir” hükmünü içermektedir. Ticari davalar, mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın sırf dava konusunun TTK'da düzenlenmesi nedeniyle ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar TTK'nın 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Toplanan deliller ve dosya kapsamına göre, Erdemli Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün müzekkeremize cevaben gönderdiği 05/01/2024 tarihli yazı kapsamına göre; davalının tarh dosyasının ve sistem kayıtlarının tetkikinde; yükümlünün 01/01/2014 tarihinde "Kendine Ait veya Kiralanan Gayrimenkullerin Kiraya Verilmesi Veya Leasingi" faaliyetinden dolayı GMSİ yönünden mükellefiyet kaydının açıldığı ve GMSİ mükellefiyetinin halen devam ettiğinin bildirildiği, Erdemli Ticaret Sicil Müdürlüğünün 12/01/2024 tarihli yazı cevabında; davalının Edremit Ticaret Sicilinin ... sicil numarasında kayıtlı ... Şirketi'nde 12/07/2006-23/06/2022 tarihleri arasında münferiden şirket müdürlük ve ortaklığının bulunduğunun bildirildiği, Esnaf ve Sanatkarlar Sicil Müdürlüğü tarafından verilen yazı cevabında davalının 18/12/1992 tarihinde taksi işletmesi meslek dalı ile kayıtlı olup kaydının devam ettiğinin bildirildiğini davalının faaliyetinin tacir niteliğinde olmadığı ve esnaf kabul edilmesi gerektiğinin anlaşıldığı, her ne kadar tutanakta taşınmazın vasfı ticarethane olarak yazılmış ise de davalının anlatılanlardan anlaşılacağı üzere tutanak tarihinde esnaf olduğu, 6102 sayılı TTK'nın 4, 5 ve 11.maddesinin 2.fıkrasındaki düzenlemelere göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olmadığı anlaşılmakla 6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, görevli ve yetkili mahkemenin Adana Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğuna ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Görev hususu HMK 114/c maddesi gereğince dava şartı olup, dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmeden dosya üzerinden görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi, 6100 sayılı HMK’nın 30, 115/1. ve 138. maddeleri ve usul ekonomisi uyarınca mümkün olduğundan (Hukuk Genel Kurulu 2017/15-2141E. 2019/442 K.), her ne kadar tensip yapılarak duruşma günü verilse de dosyanın sürüncemede kalmaması için duruşma günü beklenmeden resen ele alınarak mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki hüküm hukuka uygun bulunmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE, 2-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili ADANA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, mahkememizce DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına (tebliğ ile beraber), 4-6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, 5- Davalı vekilini ihtiyati tedbir talebinin görevli mahkemece değerlendirilmesine , İlişkin tarafların yokluğunda kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda karar verildi.15/02/2024
Katip ... Hakim ... ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır