İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/679 E. 2024/162 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/679
- Karar No
- 2024/162
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/679 Esas KARAR NO : 2024/162 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... ... VEKİLİ : ... ... DAVALI : ... ... DAVA : Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) DAVA TARİHİ : 02.11.2023 KARAR TARİHİ : 15.02.2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ... Davacı tarafından açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 01.06.2023 tarihinde sürücüsü bulunduğu ... plaka sayılı kamyonu ile geri geri giderken ... plaka sayılı kamyona çarptığını ve meydana gelen kazada ... plaka sayılı aracın kapısının hasar gördüğünü, aracın gördüğü hasarın zorunlu trafik sigortası kapsamında karşılandığını, davalı aracının 14 gün serviste kalması nedeniyle kazanç kaybı oluştuğu gerekçesi ile müvekkiline karşı Adana 1. Genel İcra Dairesine ait 2023/... esas sayılı dosyası ile kazanç kaybı bedeli olarak 113.739,84-TL toplam alacak üzerinden icra takibi başlattığını belirterek davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeniyle takip bedeli olan 113.739,84-TL'nin %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olmalı ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Davacı ...'ın 30.01.2009 - 03.06.2010 tarihleri arasında kara yolu yük nakliyat acentelerinin faaliyetinden gerçek usulde gelir vergisi mükellefi olduğu, 12/2010 dönemi itibariyle ticari faaliyeti terk ettiği bağlı bulunduğu vergi dairesince bildirilmiş olup, ... yönünden esnaf ya da tacir olarak faaliyet gösterip göstermediği hususunda yazılan müzekkerelere cevaben herhangi bir esnaf kaydının bulunmadığı yönünde cevap verildiği anlaşılmıştır. Tacir ya da esnaf olmayan davacının mahkememizde açmış olduğu davada salt davalının tacir olması hususunun davayı nispi ticari dava olarak nitelendirilmesini mümkün kılmamakla mahkememizi görevli mahkeme haline getirmeyeceği anlaşılmıştır.. Bu nedenlerle davaya bakmakla görevli mahkeme 6100 sayılı HMK’nın 2. maddesi gereğince genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesidir.(HGK. 21/03/2019 tarih ve 2017/11-2630 esas-209/328 Karar sayılı ilamı). Görev hususu HMK 114/c maddesi gereğince dava şartı olup, dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmeden dosya üzerinden görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi, 6100 sayılı HMK’nın 30, 115/1. ve 138. maddeleri ve usul ekonomisi uyarınca mümkün olduğundan (Hukuk Genel Kurulu 2017/15-2141E. 2019/442 K.) mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki hüküm hukuka uygun bulunmuştur HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalının tacir kişilerden olmadığı anlaşılmakla 6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE, 2-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili ADANA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-Taraflarca bu başvurunun yapılmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, (ihtarat yapıldı) Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe veya zabıt katibine yapılacak beyanla Adana İstinaf Mahkemesi’nin ilgili dairesine gönderilmek üzere Mahkememize yapılacak olan istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 15/02/2024 Katip ... e- imzalıdır
Hakim ... e- imzalıdır