İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/33 E. 2024/180 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/33
Karar No
2024/180
Karar Tarihi

T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/33 Esas - 2024/180 T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/33 KARAR NO : 2024/180

HAKİM : ... KATİP : ...

DAVACI : ...

VEKİLİ : ... DAVALILAR : 1- ...

2- ... VEKİLİ : ...

DAVA :İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/01/2024 KARAR TARİHİ : 15/02/2024 YAZIM TARİHİ : ...

Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) davası yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların müvekkilini kar payı verme vaadinde bulunarak müvekkilinden ödemeler aldığını, müvekkiline yapılması gereken ödemelerin yapılmadığını, davalıların bu şekilde birçok kişiyi dolandırdığını, bunun üzerine Adana CBS'nın 2023/... soruşturma sayılı dosyasında davalılar hakkında dolandırıcılık suçundan dolayı şikayette bulunulduğunu, şüpheli ... Adana 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 2023/... sorgu nolu dosyasında dolandırıcılık suçundan tutuklandığını, davalılara ödenen miktarın iadesi için Adana 1. Genel İcra Müdürlüğünün 2023/... sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, %20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davalıların mal kaçırma ihtimali olduğundan teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA:Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; görev itirazında bulunarak görevli mahkemenin ise Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, müvekkili şirket tarafından icra takibine yapılan itirazın kanuni süresi içinde yapılmadığından bahisle itirazın reddine karar verildiğini, müvekkili şirket yönünden takibin devam ettiğini, davacı yanın faiz talebinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şahıs ile davacı arasında herhangi bir alacak verecek ilişkisi bulunmadığını, davacı tarafça müvekkili ...'e verilmiş bir borç veya nakit paranın bulunmadığını belirterek davanın reddine, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davanın, 6102 sayılı TTK' nın 5/A maddesi gereğince; dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunlu ticari davalardan olduğu, 6325 sayılı HUAK ' nın 18/A maddesi gereğince arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın ibraz edildiği, dava şartının yerine getirildiği görülmüştür. Adana 1. Genel İcra Dairesinin 2023/... E. Sayılı dosyasında, alacaklı davacı, borçlu davalılar hakkında 13/09/2023 tarihinde 110.000,00 TL asıl alacak, 5.633,36 TL işlemiş faiz ile birlikte toplam 115.633,36 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatmış, itiraz üzerine takip durmuştur. Adana Çukurova Vergi Dairesinin 16/01/2024 tarihli yazı cevabında; davacının potansiyel mükellef olduğu belirtilmiştir. Karaisalı Mal Müdürlüğü'nün 19/01/2024 tarihli yazı cevabında; davalı ...'ün 19/12/2016 tarihinde faaliyetine başladığı, 09/01/2018 tarihinde faaliyetine son verildiği, esnaf olarak işletme defteri tuttuğu belirtilmiştir. Adana Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye verilen cevabi yazıda; davacının kaydına rastlanılmadığı belirtilmiştir. Adana Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığı'nın 06/02/2024 tarihli yazı cevabında; davacının sicil kaydına rastlanılmadığı bildirilmiştir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. Bir uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olabilmesi için, her iki tarafın da Ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir. Aksine düzenleme bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalara bakmakla görevlidir. (TTK'nın 5/1.) TTK'nun 3. maddesi ise, ”Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir” hükmünü içermektedir. Ticari davalar, mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın sırf dava konusunun TTK'da düzenlenmesi nedeniyle ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar TTK'nın 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Yukarıda açıklanan tüm bu nedenler ile, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacı tarafa davalılar tarafından verilmesi anlaşılan ödemenin yapılıp yapılmadığı noktasında toplandığı, mahkememizce yargılamaya devam edilebilmesi için davanın ticari dava niteliğinde olması gerektiği, bu haliyle davanın TTK'da düzenlenen mutlak ticari davalardan olmadığı, TTK'nın 4/1. maddesine göre nispi ticari dava kabul edilebilmesi için ise her iki tarafın tacir olmasının ve ticari işletmelerinden doğan bir uyuşmazlığın mevcut olmasının gerektiği, davacının tacir olmadığının sabit olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın tarafların ticari işletmelerinden kaynaklanmadığı, 6102 sayılı TTK'nın 4, 5 ve 11.maddesinin 2.fıkrasındaki düzenlemelere göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olmadığı anlaşılmakla 6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, görevli ve yetkili mahkemenin Adana Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğuna karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE, 2-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ADANA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, mahkememizce DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına (tebliğ ile beraber), 4-6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, 5-6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise, talep halinde mahkememizce verilecek ek kararla dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacıların yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmesine, 6-Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin görevli mahkemede değerlendirilmesine, Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343. Maddesi gereğince mahkememize ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/02/2024

Katip ... e-imza

Hakim ... e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/33, K. 2024/180, T. 15.02.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-33-e-2024-180-k-da8e8fcaa607