İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/622 E. 2025/646 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/622
Karar No
2025/646
Karar Tarihi

T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA VERİLEN GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/622 KARAR NO : 2025/646

BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ... ... VEKİLİ : Av.... DAVALI : ... - ..... VEKİLİ : Av. ... ..

DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) DAVA TARİHİ : 11/09/2023 KARAR TARİHİ : 25/09/2025 G.K.YAZILDIĞI TARİH : 21/10/2025

Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: 1.İDDİA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, davalı ...'nin %6 payına sahip olduğunu, müvekkilini temsilen, davalı şirketin 21.06.2023 tarihinde gerçekleşen 2022 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısına usulüne uygun düzenlenmiş noter onaylı vekaletnameye istinaden Mali Müşavir ... ... katıldığını, Genel Kuruldan 15 gün önce şirket genel merkezinde incelemeye açılması gereken belgelerden hiçbirisini incelemeye açılmadığını, müvekkilin bilgi alma ve inceleme hakkının ihlal edildiğini, Müvekkilinin temsilcisi aracılığıyla, 21.06.2023 tarihli olağan genel kurulda bilgi alma ve inceleme hakkının kullanmak isteğini, yönetim kurulu ve toplantı başkanlığı tarafından bilgi edinme hakkı gereği gibi karşılanmadığını, soruların tamamen yanıtsız bırakıldığını, şirket merkez binasının satıldığını, yeni bir ofis aldındığını genel kurulda öğrenildiğini, şirketin tek taşınmazı olan şirket merkezinin satılması hususunun genel kurulda alınması gereken bir karar olduğunu, yönetim kurulunun kararı ile yapılabilecek işlem olmadığını, davalı şirketin paylarının devredildiği ... A.Ş'nin kime ait olduğu, payların neden devredildiği, davalı şirketin payının devir sürecinde kaç TL olarak belirlendiği hususlarının sorulduğunda cevap alınamadığını, müvekkilini temsilen 21.06.2023 tarihli genel kurula katılan ... ... tarafından dava konusu kararlara ret oyu kullanılarak muhalefet şerhi düşüldüğünü, alınan kararların kanuna ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu belirterek, dava konusu 21.06.2023 Tarihli 2022 Olağan Genel Kurul Toplantısının gündemin 3., 4., 5., 6. ve 8. maddelerinde alınan kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

2.SAVUNMA : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının diğer şirket hissedarları ile yaşadığı kişisel husumet nedeniyle bu davayı açtığını, genel kurulda yönetim kuruluna yöneltilen sorulara açıkça cevap verildiğini, davacının Müvekkili Şirket yönetiminden talep ettiği tüm bilgi ve belgeler kendisine sağlandığını, defalarca bu belgelerin Şirket merkezinde incelemeye açık tutulduğunun beyan edildiğini, yönetim kuruluna yönelttiği soruların şüpheye mahal vermeyecek şekilde cevaplandığını, davacının bu haklarını usulüne uygun ve iyi niyetli şekilde kullanmadığını, şirket bünyesindeki incelemelere rakip firma çalışanlarını göndererek ve arka arkaya davalar ikame ederek davalı Şirkete göz dağı vermek yolunu seçtiğini, davacının şahsen veya temsilen katıldığı tüm genel kurul toplantılarında sorun çıkardığını, genel kurul toplantılarının yapılmasını engellemeye çalıştığını, genel kurul öncesinde gerekli tüm belgeler davacının incelemesine açıldığını, davacının genel kurulda yönelttiği tüm soruların eksiksiz şekilde cevaplandığını, ilgili belgelerin incelemeye sunulduğunu, bu suretle davacının bilgi edinme hakkını eksiksiz şekilde kullanmasının sağlandığını, gayrimenkul satışında usulsüzlük olmadığını, genel kurulda alınan kararların mevzuata uygun olduğunu belirterek, davanın reddini dilemiştir.

3.GEREKÇE : Tarafların iddia ve savunmaları ile dosyaya sunulan deliller ve bilirkişi raporundaki tespitler birlikte değerlendirildiğinde; Davacı şirket ortağı, davalı şirketin dava konusu genel kuruldan önce inceleme ve bilgi alma hakkının kullandırılmadığını, genel kurul sırasında da bu hakkının ihlal edildiğini, şirkete ait taşınmazın satışının usule aykırı olduğunu belirterek, 21.06.2023 tarihinde yapılan, 2022 Olağan Genel Kurul Toplantısında gündemin 3., 4., 5., 6. ve 8. maddelerinde alınan kararların iptalini istemiş, davalı ise davacı ortağa toplantı öncesi ve toplantı sırasında bilgi alma ve inceleme hakkını kullanması imkanının sağlandığını, davacının bu hakkını kullanmadığını, davanın kötüniyetli olarak açıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. Buna göre dava konusu olan davalı şirketin 21.06.2023 Tarihli, 2022 Olağan Genel Kurul Toplantısının 3., 4., 5., 6. ve 8. Maddelerinde alınan kararların, kanuna, ana sözleşmeyeve dürüstlük kurallarına aykırı olup olmadığı, iptalinin gerekip gerekmediği konusunda taraflar arasında ihtilaf olduğu anlaşıldı. Dava, TTK'nin 445. maddesine dayalı anonim şirket genel kurul kararının iptali davasıdır. Tarafların dayandığı tüm deliller, bu kapsamda dava konusu genel kurula ait kayıtlar, ticaret sicil kayıtları getirtilmiş, dosya ve şirket kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Gayrimenkul Değerlendirme Uzmanı, Mali Müşavir ve Nitelikli Hesaplama Uzmanından oluşan bilirkişi heyetinin hükme esas alınan bilirkişi heyetinin 11.06.2025 tarihli bilirkişi raporunda; " Davacı şirket ortağının (3) ve (5) numaralı kararlarda, oylamada alınan ret kararından sonra muhalefet şerhi konulmadığı, (4) numaralı kararda, olmadan sonra yer alan “Yönetim Kurulu Faaliyet Raporu, bilanço, kar ve zarar hesapları hesap verme ve dürüstlük ilkeleri bakımından özenli ve gerçeğe uygun olmadığından, genel kuruldan önce incelemeye açılması gereken belgeler incelemeye açılmadığı ve tarafımıza örnekleri verilmediğinden, sorularımız aydınlatılmadığından, şirketin ticari defterlerinin belirtiğimiz hususlar yönünden incelenmesine dair taleplerimiz reddedildiğinden, denetimle açıklığa kavuşturulmasından imtina edildi dedi.” İfadesinin muhalefet içerip içermediği hususunun takdirinin Sayın Mahkemede olacağı, (6) numaralı kararda, “ … Kar dağıtımına yönelik bilanço, hesaplama ve tablolar gerçeği yansıtmadığından bu şekilde kar dağıtılması uygun değildir. Kar dağıtımı doğru hesaplamalara göre yapılmalıdır dedi.” İfadesinin muhalefet şerhi olarak değerlendirmenin takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu, (8) numaralı kararda, “… Yönetim Kurulu üyelerine TTK m.395 ve m 396 kapsamında izin verilmesi şirketin menfaatlerine açıkça aykırıdır.” İfadesinin de muhalefet şerhi olarak değerlendirmenin takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu, Esasa İlişkin Olarak yapılan incelemelerde; Gündemin (4) numaralı kararda, “Şirketin 2022 yılı finansal tabloları okundu, bilanço, kar ve zarar hesapları yukarıdaki müzakereler doğrultusunda oylamaya sunuldu. 2022 yılı finansal tabloları, bilanço, kar ve zarar hesapları oy çokluğuyla, 6 payı temsil eden olumsuz oya karşılık 84 payı temsil eden olumlu oyla onayladı.” Söz konusu kararın içeriği itibari ile yapılan mali inceleme neticesinde maddi duran varlıklardaki artışa karşılık amortisman giderlerindeki azalışın şirket ve/veya şirket ortak kâr paylarına olumsuz yönde etkisi olmadığı, alınan sipariş avanslarına ilişkin olarak da, işlemler gerçekleştirildikçe fatura kesilip avans hesabından mahsup edilerek ilgili firma cari hesabına intikal ettirildiği tespitleri yapılmış, şirket ve/veya şirket zararına veya yasal mevzuata aykırı bir işleme rastlanılmadığı belirtilmiş, bu kapsamda davacının iddialarının yerinde olmadığı, gündemin (6) numaralı kararda, “2022 mali yılı bilançosu neticesinde; Şirket karından Kanun ve esas sözleşme gereği yapılması gereken miktarlar ayrıldıktan sonra tutarı ve ödeme şekli 2022 Yıllık Faaliyet Raporu’nda belirtildiği şekilde dağıtılmasına, 6 olumsuz oya karşılık 84 olumlu oyla ve oy çokluğuyla karar verildi.” Mali İncelemeler başlığı altında incelemeler neticesinde, davalı şirketin olağan kârının pozitif yönde gerçekleştiği, şirket aktifinde kayıtlı bina satışından elde edilen kârın dönem kar/zarar hesaplarına intikali sonucunda şirket vergi sonrası net karının 9.508.526,56 TL’ sına ulaştığı, dönem net karının şirket ortaklarına hisseleri oranında dağıtıldığı, şirket ve/veya şirket ortaklarının zararına tesis edilen muhasebe kaydına rastlanılmadığı, Gündemin (8) numaralı kararda, “Şirket Yönetim Kurulu üyelerinin her birine ayrı ayrı TTK 395 ve 396. Maddeler kapsamındaki işlemleri ve faaliyetleri hakkında yetki ve izin verilmesine, 6 olumsuz oya karşılık 84 olumlu oyla ve oy çokluğuyla karar verildi.” bu çerçevede, geçmiş dönem genel kurul kararlarında da, yönetim kurulu üyelerine TTK.’nun 395. Ve 396. maddesi kapsamında bu iznin verildiği, davacının geçmiş dönemlere ilişkin iznin iddia ettiği zararlara sebebiyet verdiğine ilişkin bir iddiası bulunmadığı, davalının şirketin patent vekilliğini üstlenmesi sebebi ile ve vekilliğin yönetim kurulu üyeleri tarafından da gerçekleştirilebileceği dikkate alınarak söz konusu madde kapsamında izin isteyebileceği kanaatine varıldığı, takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu," belirtilmiştir.

Dava konusuna ilişkin 6102 sayılı TTK.'de yer alan yasal düzenlemede; "G) Genel kurul kararlarının iptali - İptal sebepleri MADDE 445- (1) 446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler. I - İptal davası açabilecek kişiler MADDE 446- (1) a) Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, b) Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, c) Yönetim kurulu, d) Kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri, iptal davası açabilir. "Hükmü düzenlenmiştir. Dava konusu Genel Kurul kararları incelendiğinde; -Gündemin (3.) Maddesinde; "2022 mali yılı Yönetim Kurulu faaliyet raporunun okunması ve müzakeresinin" olduğu, oylamada davacının ret oyu kullanmasına rağmen, karara muhalefet şerhi konulmadığı, -Gündemin (4.) Maddesinde; "2022 mali yılı bilanço, kar ve zarar hesaplarının tasdiki" olduğu, davacının ret oyu kullandıktan sonra, “Yönetim Kurulu Faaliyet Raporu, bilanço, kâr ve zarar hesapları hesap verme ve dürüstlük ilkeleri bakımından özenli ve gerçeğe uygun olmadığından, genel kuruldan önce incelemeye açılması gereken belgeler incelemeye açılmadığı ve tarafımıza örnekleri verilmediğinden, sorularımız aydınlatılmadığından, şirketin ticari defterlerinin belirtiğimiz hususlar yönünden incelenmesine dair taleplerimiz reddedildiğinden, denetimle açıklığa kavuşturulmasından imtina edildi" beyanında bulunduğu, -Gündemin (5.) Maddesinde; "2022 mali yılına ilişkin Yönetim Kurulu üyelerinin ibrasının" oylandığı, oylamada davacının ret oyu kullanmasına rağmen, karara muhalefet şerhi konulmadığı, -Gündemin (6.) Maddesinde; "2022 yılı bilançosu neticesinde kârın dağıtılması hususunun görüşüldüğü, davacı ortağın red oyu kullandığı ve muhalefet şerhi konulduğu, -Gündemin (8.) Maddesinde;"Yönetim Kurulu üyelerine TTK 395. ve 396. maddeleri kapsamında izin verilmesi hususunun" karara bağlandığı, davacı ortağın red oyu kullandığı ve muhalefet şerhi konulduğu, görülmüştür. Somut olayda tüm deliller, yasal düzenleme ile birlikte değerlendirildiğinde; Davacı ortağın, katıldığı genel kurulda alınan kararların iptali davası açabilmesi için, öncelikle davanın TTK.'nin 445. Maddesi uyarınca karar tarihinden (genel kurul toplantı tarihinden) itibaren üç aylık hak düşürücü süre içinde açılması ve aynı Yasanın 446. Maddesi uyarınca davacı ortağın karara olumsuz oy verip, akabinde muhalefetini tutanağa geçirmesi gerekir. Açılan dava süre yönünden değerlendirildiğinde; Dava konusu Genel Kurulun 21/06/2023'de yapıldığı, davanın da 11/09/2023 tarihinde, TTK.'nin 445. Maddesinde belirtilen 3 aylık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır. Buna göre davanın hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır. Diğer dava ön şartı yönünden değerlendirildiğinde; Dava konusu Genel Kurulda gündemin (3.) ve (5.) Maddesinde alınan kararları oylamasında davacının ret oyu kullanmasına rağmen, karara muhalefet şerhi koymadığı anlaşılmıştır. Bu sebeple davacının genel kurul kararının iptaline yönelik dava açabilmesi için ön şart olan davacı ortakların ilgili gündem maddesinin oylamasında ret oyu verip ardından muhalefet şerhi yazdırmış olma şartına uyulmadığı anlaşılmakla, bu maddeler yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Davacı tarafından red oyu kullanılan ve muhalefet şerhi yazdırılan diğer dava konusu kararların, kanun, esas sözleşme hükümleri ve dürüstlük kuralına aykırılık yönünden değerlendirildiğinde; Dosya kapsamına uygun, denetlenebilir mahiyette olan, yukarıda özetlenen bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere; Gündemin (4) numaralı kararında, Şirketin 2022 yılı finansal tabloları okundu, bilanço, kar ve zarar hesapları yukarıdaki müzakereler doğrultusunda 2022 yılı finansal tabloları, bilanço, kar ve zarar hesapların 6 payı temsil eden olumsuz oya karşılık 84 payı temsil eden olumlu oyla oy çokluğu ile onayladığı, bu kararın içeriği itibari ile yapılan mali inceleme neticesinde maddi duran varlıklardaki artışa karşılık amortisman giderlerindeki azalışın şirket ve/veya şirket ortak kâr paylarına olumsuz yönde etkisi olmadığı, alınan sipariş avanslarına ilişkin olarak da, işlemler gerçekleştirildikçe fatura kesilip avans hesabından mahsup edilerek ilgili firma cari hesabına intikal ettirildiği, şirket ve/veya şirket zararına veya yasal mevzuata aykırı bir işleme rastlanılmadığı, gündemin (6) numaralı kararda, “2022 mali yılı bilançosu neticesinde; Şirket karından Kanun ve esas sözleşme gereği yapılması gereken miktarlar ayrıldıktan sonra tutarı ve ödeme şekli 2022 Yıllık Faaliyet Raporu’nda belirtildiği şekilde dağıtılmasına, 6 olumsuz oya karşılık 84 olumlu oyla, oy çokluğuyla karar alındığı, mali incelemeye göre, davalı şirketin olağan kârının pozitif yönde gerçekleştiği, şirket aktifinde kayıtlı bina satışından elde edilen kârın dönem kar/zarar hesaplarına intikali sonucunda şirket vergi sonrası net karının 9.508.526,56 TL.’ sına ulaştığı, dönem net karının şirket ortaklarına hisseleri oranında dağıtıldığı, şirket ve/veya şirket ortaklarının zararına tesis edilen muhasebe kaydına rastlanılmadığı, gündemin (8) numaralı kararda, “Şirket Yönetim Kurulu üyelerinin her birine ayrı ayrı TTK 395 ve 396. Maddeler kapsamındaki işlemleri ve faaliyetleri hakkında yetki ve izin verilmesine, 6 olumsuz oya karşılık 84 olumlu oyla, oy çokluğuyla karar verildiği, geçmiş dönem genel kurul kararlarında da, yönetim kurulu üyelerine TTK.’nun 395. Ve 396. maddesi kapsamında bu iznin verildiği, davacının geçmiş dönemlere ilişkin iznin iddia ettiği zararlara sebebiyet verdiğine ilişkin bir iddiası bulunmadığı, davalının şirketin patent vekilliğini üstlenmesi sebebi ile ve vekilliğin yönetim kurulu üyeleri tarafından da gerçekleştirilebileceği dikkate alınarak söz konusu madde kapsamında izin isteyebileceği anlaşılmakla, alınan kararlarda kanun, esas sözleşme hükümleri ve dürüstlük kuralına aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, bu gündem maddeleri yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir. Bu gerekçeye göre aşağıdaki hüküm verilmiştir.

4.HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye ve dosya kapsamına göre; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL nispi karar ve ilam harcından dava dosyasında peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile kalan 345,55 TL harcın davacıdan alınıp Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Dava sırasında kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına takdir edilen 30.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya ödenmesine, 5-HMK 333. Maddesi gereğince mahkemece yatırılan avansın kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesine müteakip iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Başkan ... E imzalıdır Üye ... E imzalıdır Üye ... E imzalıdır Katip ... E imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/622, K. 2025/646, T. 25.09.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-622-e-2025-646-k-6a0bb32ee8b5