İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/123 E. 2026/353 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/123
- Karar No
- 2026/353
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/123 Esas - 2026/353 T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ " TÜRK MİLLETİ ADINA " KARAR
ESAS NO : 2025/123 Esas KARAR NO: 2026/353
DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/02/2025 KARAR TARİHİ : 07/05/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar aralarında ".....'de fore kazık ve taş dolgu yapım işi " ile ilgili olarak 08.10.2015 tarihinde sözleşme imzalandığını, sözleşme konusu işin tamamlandığını ve 20.06.2016 tarihinde teslim edildiğini, yaptıkları işler nedeni ile alacaklarının tam olarak ödenmemesi üzerine ihtarname gönderildiğini, buna rağmen ödeme yapılmadığı gibi teminatlarının da nakde çevrildiğini, kesilen nakit teminatlar ve ceza kesintilerinin ödenmediğini, bunun üzerine ..... sayılı dosyası ile tazminat ve alacak davası açıldığını, dava sonucunda alacak miktarı için 4.840.300.29 TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, alacağın 4.800.938.80 TL'sine 21.11.2017, tarihinden itibaren, geri kalanına 16.05.2021 ıslah tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, nakit teminat kesintisi ile ilgili olarak 197.083.00 TL'nin 21.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, ceza kesintisi ile ilgili olarak 110.872.00 TL'nin 21.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, hükmedildiğini, kararın İstinaf ve Yargıtay aşamalarından geçerek kesinleştiğini, alacaklarının, .....sayılı dosyası ile yaptıkları takip sonucunda 25.12.2024 tarihinde icra dosyasına yatırılmak suretiyle ödendiğini, alacak geçmiş dönem faizi ile birlikte ödenmiş olsa da ödenen faiz miktarının, alacağın ödenmesi gereken tarih ile ödemenin yapıldığı tarih arasında 8 yıl gibi bir süre geçtiği dikkate alındığında alacaklarına geç kavuşmuş olmaları sebebiyle uğradıkları ekonomik kayıpları karşılamadığını, alacaklarını tahsil edememeleri nedeni ile haklarında icra takipleri yapıldığını ve buna bağlı olarak temerrüt faizleri, icra harç ve giderleri ile vekalet ücretleri ödemek zorunda kaldıklarını bu kapsamda ..... sayılı icra takibi dosyasında, borç aslı haricinde ilave olarak 389.739.00 TL temerrüt faizi, icra harç ve giderleri ile vekalet ücreti ödediklerini, ayrıca sözleşme kapsamında alacaklarına kavuşmak için hukuki yollara başvurmak zorunda kaldıklarını ve işlerini takip etmesi için bir avukat ile sözleşme yaptıklarını 01.01.2017 tarihinden itibaren ödenen avukatlık ücreti toplamının 550.000.00 TL olduğunu, sözleşme kapsamında 2017 yılında 5.148.255.00 TL olan alacaklarının 31.12.2024 tarihi itibarıyla değerinin 65.000.000.00 TL'nin üstünde olduğunu, davalının ödediği faiz miktarının ise 7.516.000.00 TL olduğunu belirterek, müvekkilinin uğradığı munzam zararları sebebiyle şimdilik 2.300.000.00 TL'nin ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili tarafından sunulan 12/09/2025 tarihli talep artırım dilekçesinde ; müvekkilinin uğradığı munzam zararlar nedeniyle şimdilik 41.455.421,91 TL' nin ticari avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 14.10.2015 tarihinde yer teslimi yapılan ve 180 günlük iş süresine göre 10.04.2016 tarihinde bitirilmesi gereken işin geçici kabulünün 20.06.2016 tarihinde yapıldığını, davacının ..... sayılı dosyasında açmış olduğu dava sonucunda kesinleşen Mahkeme kararına ilişkin olarak davacıya ödenmesi gereken tüm tutarların faizi ile birlikte ödendiğini, dava konusu olayda munzam zarar için BK 105. maddesinde aranan şartların gerçekleşmediğini, munzam zarar hesabında temerrüt faizinin düşülmesi gerektiğini, munzam zararın varlığı için borçlunun temerrüde düşmede kusurlu olması gerektiğini, yargı kararının kesinleşmesinden sonra icra dosyasına ödeme yapıldığı düşünüldüğünde temerrüt durumunun söz konusu olmadığını, davacının, iddia ettiği munzam zararı ispatlayacak bir delili dosyaya sunmadığını, dava dilekçesinde 550.000.00 TL avukatlık ücreti ödendiği belirtilmiş olup davacı lehine 289.482.55 TL vekalet ücretine hükmedildiğini, dava dilekçesinde davacıya karşı başlatılan icra takibinin neden kaynaklandığının açıklanmadığını bu nedenle munzam zarar talebinde bulunulmasının hukuki dayanağının olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. DELİLER VE GEREKÇE: Dava, eser sözleşmesi nedeniyle munzam zararın tanzimi istemine ilişkindir. Mahkememizce tarafların delilleri toplanmış, ..... Esas sayılı fiziki olarak, ..... Esas sayılı ile ..... Esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden getirtilerek dosyamız arasına alınmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. ..... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklı davacılar ... Şirketi ve ... tarafından borçlu davalı ... şirketi ( ...) hakkında 19/12/2024 tarihinde toplam 13.409.159,72 TL alacağın tahsili yönünden takip başlatıldığı, görülmüştür. ..... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklı ... İnş. Taah. Mad. Ltd. Şti tarafından borçlu davacılar ... Şirketi ve ... ve hakkında 24/03/2017 tarihinde toplam 187.634,65 TL alacağın tahsili yönünden takip başlatıldığı görülmüştür. Mahkememizce görevlendirilen bilirkişiler tarafından düzenlenen 26/08/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvurusu sonucunda vermiş olduğu 21.12.2017 ve ..... sayılı başvuru no'lu kararında, munzam zararın somut delillerle kanıtlanması gerektiği uygulanmasından vazgeçildiği, gelişen ekonomik koşullar, mülkiyet hakkı ile kamu yararı arasındaki adil denginin korunması, Anayasa Mahkemesi'nin ihlal kararlarının bağlayıcılığı gözününde tutularak, enflasyon ve buna bağlı olarak döviz kurları, mevduat faizleri, devlet tahvilleri ve diğer yatırım araçlarının faiz oranları ile birlikte getirilerinin temerrüt faizinden fazla olması halinde munzam zararın varlığının karine olarak kabul edilmesi gerektiğinin benimsendiği, ..... Hukuk Dairesi'nin 14.11.2024 tarihli, ..... sayılı ilamlarında da munzam zararın hesabının ne şekilde yapılması gerektiğinin açıklandığı , buna göre davacının 27.11.2017 tarihli ..... Esas sayılı davasında 4.840.300,29.TL imalat alacağı, 197.083,00.TL nakit teminat kesintisi, 110.872,00.TL ceza kesintisi toplamı 5.148.255,29-TL'nin icra dosyasındaki ödeme tarihi olan 26.12.2024 tarihindeki bu miktar için faizi aşan munzam zararının 40.020.175,43-TL .....E sayılı dosyasında davacının 04.02.2022 tarihli birleşen davada asıl alacağı 58.478,00.TL'nin icra dosyasına ödemenin yapıldığı 26.12.2024 tarihindeki miktar için davacının faizi aşan munzam zararının 97.967,48 TL olduğu, davacı yanın, davalı yanca alacaklarının zamanında ödenmemesi nedeniyle dava açması ve yargılama sürecini yönetmesi için bir avukatla anlaşarak avukat vekalet ücreti ödemek zorunda kaldığı ve bu tutarların davalıdan tahsiline karar verilmesi talebine ilişkin olarak avukatlık ücret sözleşmesinin ve serbest meslek makbuzlarını dosyaya sunmuş olduğu, avukatlık ücretlerinin ödenmesine ilişkin ödeme belgesi/dekont dosyada mübrez olmadığı, serbest meslek makbuzları tutarları toplamının 907.540,00-TL olduğu, HMK uyarınca davacının davasını mutlaka avukat marifetiyle takip ettirmesi gerekmeyip, davayı davacılar da takip edebileceği, bu nedenle bu tutarın davalıdan tahsilinin gerekip gerekmediğinin mahkemenin takdirinde olduğu bildirilmiştir. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, taraf vekillerinin beyan ve itirazları üzerine bilirkişiler tarafından düzenlenen 12/02/2026 tarihli ek raporda özetle; davalı idarenin geç ödeme ile elde ettiği menfaat, bir başka ifade ile geç ödeyen borçlunun mal varlığında meydana gelen zenginleşme niteliğinde olup; kök raporda davacı alacağının geç ödenmesi nedeniyle uğranılan munzam zararının hesabının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 117. Ve 122. maddeleri ile Anayasa Mahkemesinin ve Yargıtay ilgili dairesinin munzam zarar konusunda verdiği kararlar doğrultusunda; alacaklı, davacının geç ödeme nedeniyle uğradığı temerrüt faizini aşan zararının belirlendiği , .....E. sayılı dosyasına konu alacağın geç ödenmesi nedeniyle munzam zararın 40.020.175,43-TL, ..... E sayılı dosyasında alacak kalemleri açısından faizi aşan munzam zarar miktarının 97.967,48-TL olduğu hususunda kanaatinde bir değişiklik meydana gelmediği, davacı yanın dosyaya sunduğu 01.01.2017 tarihli avukatlık sözleşmesinin aylık avukatlık ve müşavirlik ücreti içeren bir sözleşme niteliğinde olduğu, dosyada ödeme belgelerinin bulunmadığı, davacının ..... E. Sayılı dosyasında açtığı davada davacı lehine karşı taraf vekalet ücretine hükmedilmiş olduğu, davacının avukatlık ücreti nedeniyle ödemiş olduğu tutar ile davalının geç ödemesi arasında illiyet bağı olup olmadığının takdirinin mahkemede olduğu, mahkemece davacının avukatlık sözleşmesi yapmasından kaynaklanan taleplerinin kabulü gerektiği düşünüldüğü takdirde kök raporda hesaplandığı üzere serbest meslek makbuzlarında yer alan tutarlar toplamının; 907.540,00-TL olduğu, davacının dava dışı alacaklı ... Şirketinin ..... esas sayılı dosyasına yaptığı ödemenin ana para dışında kalan faiz, vekalet ücreti, icra inkâr tazminatı, harç ve giderler tutarının; 564.661,28-TL (icra dosyasına yatan para) - 174.922,79-TL (asıl alacak) = 389.738,49-TL olduğu, davacının dava dışı ... İnşaat Taahhüt Madencilik Limited Şirketi şirketine olan borcunu geç ödemesi ile davalının davacıya olan alacağını geç ödemesi arasında illiyet bağı olduğunun ispatlanıp ispatlanamadığı hususunun takdirinin mahkemede olduğu belirtilmiştir. Toplanan deliller, dosya içeriği ve özellikle bilirkişi asıl ve ek raporu birlikte değerlendirildiğinde; gelişen ekonomik koşullar, mülkiyet hakkı ile kamu yararı adil dengenin korunması, Anayasa Mahkemesi'nin ihlal kararlarının bağlayıcılığı göz önünde tutularak enflasyon ve buna bağlı olarak döviz kurları, mevduat faizleri, devlet tahvilleri ve diğer yatırım araçlarının faiz oranları ile birlikte getirilerinin temerrüt faizinden fazla olması halinde munzam zararın varlığının karine olarak kabul edilmesi gerektiği, bu ilkelere göre düzenlenen bilirkişi asıl ve ek raporunun dosya içeriğine, denetime elverişli bulunduğu, vekalet ücreti yönünden talebin munzam zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği kanaatine varılmakla davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Davanın KISMEN KABULÜ İLE, 40.507.881,40 TL munzam zararın 17.02.2025 dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacılara ödenmesine, Fazla talebin reddine, 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.767.093,38 TL harçtan, dava açılışında alınan 39.278,25 TL peşin harç ile yargılama sırasında yatırılan 668.676,72 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 707.954,97 TL harcın düşülmesi ile eksik alındığı anlaşılan 2.059.138,41 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin, 105,14 TL'sinin DAVACIDAN; 4.494,86 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 615,40 TL başvurma harcı, 225,00 TL tebligat ücreti, 20.000,00 TL bilirkişi ücreti, toplamı 20.840,40 TL'nin davanın kabul oranı dikkate alınarak hesaplanan 20.364,05 TL'si ile dava açılışında alınan 39.278,25 TL peşin harç ve yargılama sırasında yatırılan 668.676,72 TL ıslah harcı toplamından oluşan 728.319,02 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, Duruşmalarda vekil ile temsil edilen davacılar yararına yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 1.461.078,81 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, Duruşmalarda vekil ile temsil edilen davalı yararına yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 144.655,67 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak YATIRANLARA İADESİNE, Dair, davacılar vekili ... , Davalı Vekili Av. ..... yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren İKİ HAFTA içerisinde ..... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ'ne İSTİNAF BAŞVURU YOLU açık olmak üzere, oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 07/05/2026
Başkan ..... ¸e-imzalıdır. Üye ..... ¸e-imzalıdır. Üye ..... ¸e-imzalıdır. Katip ..... ¸e-imzalıdır.