İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/427 E. 2024/945 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/427
- Karar No
- 2024/945
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/427 Esas - 2024/945 T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO : 2023/427 Esas KARAR NO : 2024/945
DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 08/06/2023 KARAR TARİHİ : 19/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... Ltd. Şti. ile davacı şirket arasında 02.08.2024 tarihinde ..... sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme ile ... Ltd. Şti. tarafından görevlendirilecek doktorların davacı şirketin sahibi ve işletmecisi olduğu ..... Hastanesinde kendi branşları ile ilgili her türlü tetkik, teşhis ve tedavi hizmetlerini yürüteceklerinin hükme bağlandığını, ... Ltd. Şti. tarafından davalı şirkete ait ..... sözleşme kapsamında görevlendirilen doktorlardan davalının .....'nın sözleşmenin yürürlüğü sırasında kendi muayenesine başvuran bir hastasına boyun fıtığı teşhisi koyduğunu ve hastanın ameliyatı davacı hastanesinin fiziki mekanlarını kullanarak yaptığını, bu ameliyat sonrası hastada komplikasyon geliştiğini, hasta ve yakınlarının yanlış tıbbi müdahale iddiası ile ..... Mahkemesi nezdinde hem davalı ... ... hem de davacı şirket aleyhine maddi manevi tazminat talebi ile dava açtıklarını, bu davada her ne kadar tıbbi müdahale de hata olmadığı, hasta komplikasyon geliştiği tespit edilmiş olsa da; hastanın hekimi ... ... tarafından komplikasyon konusunda bilgilendirilmemiş olması gerekçesi ile davanın kabulüne, davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarına karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, kesinleşen karara karar dayanak alınarak başlatılan ..... Esas dosyasına davacı tarafından 2.141.680,47 TL ödenmek zorunda kalındığını, hastanın bizzat hastanelerine başvurmadığını, davalı .....'nın muayenehanesinde muayene olduğunu, ameliyat hakkındaki görüşmelerin davalı hekimin muayenehanesinde yapıldığını, davalı doktorun sadece ameliyat yapacağını bildirerek hastanelerinden ameliyat randevusu aldığını, aydınlatma, bilgilendirme ve rıza aşamalarının davalı doktorun muayenehanesinde yaşandığını, davalı doktorun hastanelerinin doktoru olmamasına, başka bir şirkete bağlı olmasına karşın kusursuz sorumluluk gerekçesi ile ..... Mahkemesindeki davada sorumlu tutulduğunu, aydınlatma yükümlülüğünün bizzat konunun uzmanı olan ameliyatı yapan hekimde olduğunu, cebri icra tehdidi atında ileride rücu edilmek üzere ödeme yaptıklarını, davalı şirket ile yapılan sözleşmenin III-d maddesine göre ödenen meblağdan davalı şirketinde sorumlu olduğunu belirterek davalıların itirazının iptali ile takibin devamına ve %20 icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dışı ...'nun ..... sayılı dosyası kapsamında davacı şirkete ait olan ..... davalı ... ... tarafından yapılan operasyon sebebi ile davalı ... ...'nın kusurlu olduğu iddiası ile hem davalıya hem de davacı şirkete dava açtığını, ..... Mahkemesinin davayı reddettiğini, red sebebinde ve bilirkişi raporunda davalı ...'a yüklenebilecek herhangi bir kusur ve özen eksikliği bulunmadığının anlaşıldığını, kararın taraflarca istinaf edildiğini, ...... kararı ile kararın kaldırıldığını, kaldırma kararında davalı ...'a herhangi bir kusur yüklenmediğini, hastadan alınan aydınlatılmış onamın usulüne uygun olmadığından bahsedildiğini, kaldırma kararına müteakip ..... Mahkemesince yargılama yapılarak davacıların maddi ve manevi tazminat taleplerinin kabul edildiğini, anılan kararın istinaf edilmesi üzerine tazminat taleplerinde düzeltme yapılarak ...... ilamı ile onandığını, hukuki sürecin sonunda davacı tarafından hükmedilen tazminat miktarının ödendiğini, davalılara rücu edilmek istendiğini, davalı ... ...'nın iş bu dava açısından taraf sıfatı bulunmadığını, davacı ile diğer davalı şirket arasında imzalanan sözleşmede ... ...'nın taraf olarak imzası bulunmadığını, davalının taraf sıfatının varlığı düşünülecek dahi olsa davacı yanca davalıya rücu edilecek bir durumun sözkonusu olmadığını, rücuya esas alacak kalemlerinin oluşmasında davalının kusur ve hatası bulunmadığını, tazminatın oluşmasına davacı şirketin kendisinin sebebiyet verdiğini, ...... kararından anlaşılacağı üzere davacı şirket bünyesindeki hastanenin üzerine düşen gerekli özeni göstermediğini, davacının usul ve mevzuata uygun şekilde onam formunu almış olsaydı rücuya konu alacak kalemini ödemek zorunda kalmayacağını, şayet davalının ilgili sözleşme kapsamında taraf olarak alınacak ise sözleşmenin III-a maddesinden anlaşılacağı üzere ... doktoru olan davalının sorumluluğunun tetkik, teşkil ve tedavi olup bu hususta davalıya bir kusur atfedilmediğinin açıkça ortaya konulduğunu, davalının eğer taraf ise sözleşme ile yüklenen sorumluluğu yerine getirdiğini, kabul anlamına gelmemek üzere davalı ... ...'nın bir kusuru olduğu düşünülür ise sözleşmenin III-d maddesi göre sorumsuz olduğunun hüküm altına alındığını, davalı ... ... açısından ..... Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu, davalı şirket ile davacı arasındaki sözleşmenin III-d maddesi kapsamında davalı şirketin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddine ve %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraf delilleri toplanmış, ..... Esas sayılı takip dosyası örneğinin temini ile incelenmesinde; alacaklı ... A.Ş. tarafından borçlular ... Ltd. Şti. ve ... ... hakkında 2.141.680,47 TL alacak 15.314,48 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.156.994,95 TL alacak talebi ile ilamsız takip başlatıldığı, borçluların itirazı üzerine takibin durmuş olduğu anlaşılmıştır. ..... Esas sayılı takip dosyası örneğinin temini ile incelenmesinde; ..., ..., ... ve ... tarafından borçlular ... A.Ş. ve ... ... hakkında ..... Yargıtay ilamı ve kesinleşme şerhine istinaden ilamlı takip başlatıldığı, borçlu ... A.Ş. tarafından 01.11.2022 tarihinde 2.187.172,45 TL'nin yatırıldığına dair tahsilat makbuzu düzenlendiği icra müdürlüğünce fazla ödenen 45.491,98 TL'nin iadesi ile 2.141.680,47 TL tahsil edilmiş olduğu görülmüştür. ...... Asliye Hukuk Mahkemesinin .....sayılı dosya aslının mahkemesinden temini ile incelenmesinde; davacılar ..., ..., ... ve ... tarafından davalılar ... ... A.Ş. ile ... ... hakkında davacılardan ...'nun davalı doktor ... ... tarafından yapılan ameliyatı sonrasında felçli kalası nedeni ile davalılardan maddi ve manevi tazminat talebi ile açılan davanın yargılaması sonucunda "...Hasta Hakları Yönetmeliği madde 18’e göre; “Bilgi, mümkün olduğunca sade şekilde, tereddüt ve şüpheye yer verilmeden, hastanın sosyal ve kültürel düzeyine uygun olarak anlayabileceği şekilde verilir”. Aydınlatma yükümlülüğü hekime ait olduğu için hekim hastası için her kolaylığı sağlayarak anlama sürecini kolaylaştırmalı, hasta ile iletişime geçmelidir. Yine, Hasta Hakları Yönetmeliği madde 15’ e göre; “Hastaya; a) Hastalığın muhtemel sebepleri ve nasıl seyredeceği, b) Tıbbi müdahalenin kim tarafından nerede, ne şekilde ve nasıl yapılacağı ile tahmini süresi, c) Diğer tanı ve tedavi seçenekleri ve bu seçeneklerin getireceği fayda ve riskler ile hastanın sağlığı üzerindeki muhtemel etkileri, ç) Muhtemel komplikasyonları, d) Reddetme durumunda ortaya çıkabilecek muhtemel fayda ve riskleri, e) Kullanılacak ilaçların önemli özellikleri, f) Sağlığı için kritik olan yaşam tarzı önerileri, g) Gerektiğinde aynı konuda tıbbî yardıma nasıl ulaşabileceği, hususlarında bilgi verilir”. Aydınlatılması yükümlülüğünün temelini tedavinin riskleri hakkında hastanın bilgilendirilmesi, kendisine yapılacak müdahalenin tüm olası riskleri konusunda aydınlatılması oluşturur. Bu riskler yapılan müdahaleye bağlı olarak tıp bilimi ve deneyimlerine göre bilinen ya da bilinmesi mümkün olan risklerdir. Aydınlatmanın kapsamı her somut olaya göre farklılık arz edecek, müdahalenin zorunluluğu, aciliyeti ve rizikonun ağırlığına göre aydınlatmanın genişletilmesi gerekir. Müdahalenin büyük riskler taşıdığı hallerde hekim hastayı farklı alternatiflerden yararlanma, önlemler alma konusunda daha yoğun ve ayrıntılı aydınlatma yükümlülüğü altındadır. TMK 6. Maddesine göre; Kanun aksini emretmedikçe iki tarafın her biri davasını ispata mecburdur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 190/1.maddesine göre “ İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir düzenlemesi vardır. Yine davalı hastanenin sorumluluğu yönünden ise; Özel hastane ve onun çalıştırdığı doktor ile hasta arasındaki ilişki vekâlet sözleşmesidir. BK.386/2 hükmü uyarınca, diğer iş görme sözleşmeleri hakkındaki yasal düzenlemelere tabi olmayan işlerde, vekâlet hükümleri geçerlidir. özel hastane (ve onun tarafından istihdam edilen doktorlar) ile hasta arasındaki uyuşmazlıkların vekâlet sözleşmesine ilişkin hukuksal düzenlemelere göre çözülmesi gerektiği konusunda, öğreti ve Yargıtay’ın istikrar kazanmış uygulaması arasında paralellik bulunmaktadır. (.....) Davalılar aydınlatılmış onamın davalı tarafından imzalandığını ve riski davacının bildiğini iddia etmişse de incelenen onamda usulüne uygun bir aydınlatılma yapılmadığı anlaşılmıştır. Somut olayda, dosyadaki bilgi ve belgelere göre, davalı hekimin özellikle yazılı ve görsel basında ki kök hücre ameliyatlarının bir riski olmadığı özellikle felçli hastaları iyileştirdiği hususundaki beyanlardan ayrı olarak, zaten durumunun farkında olan hasta davacıya, özellikle felçli hastalara uygulanan kök hücre ameliyatının olası olumsuz sonuçlarını tam ve anlaşılır biçimde anlattığını ispata yarar bilgi ve belgede ibraz edemediği anlaşılmıştır..." gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, ... yönünden 402.000,00 TL maddi, 70.000,00 TL manevi tazminatın ... yönünden 60.000,00 TL manevi tazminatın, ... yönünden 10.000,00 TL manevi tazminatın ve ... yönünden 50.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine ..... sayılı ilamında; "...Mahkemece alınan bilirkişi raporlarıyla ameliyat sırasında konulan implantın kayarak omuriliğe basmasının ve hastanın bu nedenle felç olmasının komplikasyon niteliğinde olduğu tespit edilmiş, Mahkemenin bu yöndeki kabulü Dairemizce verilen kaldırma kararıyla isabetli bulunmuştur. Ne var ki, eldeki davaya ilişkin Dairemizce verilen kararda da anlatıldığı üzere, davalıların komplikasyon nedeniyle sorumlu olmadığının kabulü için hastanın bu komplikasyon sonrası yaşadığı süreç ile ilgili ayrıntılı bir şekilde bilgilendirilmiş olması gerekmektedir ve somut olayda onam formu olarak dosyaya ibraz edilen tarihsiz hasta yatış/onay formunda hastanın, ilgili doktorun tüm cerrahi ve tıbbi işlemlerine müsaade ettiği ve davalı şirketin hastanesinde tedaviye onay verdiği yazılıdır. Her ne kadar risklerin ve komplikasyonların anlatıldığı ibaresi var ise de bahsedilen bu form davacıya yapılan ameliyatın niteliği, karşılaşılması muhtemel riskler konusunda davacıya gerekli bilginin verildiğini gösterir nitelikte değildir. Kaldı ki söz konusu belgede hastanın imza kısmı da boş bırakılmıştır. Hastanın ameliyat sırasında ve sonrasında yaşadığı sağlık sorunları ile ilgili olarak aydınlatılmadığı anlaşılmaktadır.(Bkz. ......HD'nin 18.04.2016 tarih ve ..... sayılı ilamı) Dairemizce verilen kararda bu hususların net şekilde vurgulandığı, mahkemece kaldırma kararına uyulmak suretiyle tazminat hesabı için rapor alınarak, denetime elverişli mahiyetteki bu raporlara göre hüküm tesis edildiği anlaşılmakla, davanın maddi tazminat yönünden kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamıştır. ... Manevi tazminat miktarı belirlenirken TMK'nın 4. maddesi uyarınca, hak ve nesafet ilkelerine bağlı kalınarak tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kusurlu eylemin mağdurda uyandırdığı elem ve ızdırabın derecesi, istek sahibinin toplumdaki yeri, kişiliği ve hassasiyet derecesi ile zarara yol açan olayın nitelikleri ve tarafların olaydaki karşılıklı durumları da gözetilmelidir. Takdir edilecek manevi tazminat miktarı, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalı, fakat zenginleşme aracı da olmamalıdır. Dava konusu olayın gelişimi ve sonuçları ile belirtilen ilkeler gözetildiğinde, mahkemece davacılardan küçük ... için hükmedilen 10.000-TL manevi tazminatın düşük olduğu, diğer davacılar için belirlenen manevi tazminatların ise yüksek olduğu anlaşılmaktadır...." gerekçesi ile tarafların istinaf talebinin kabulüne, ..... Mahkemesinin 05.10.2020 tarih ve ..... sayılı ilamının kaldırılmasına, davacının davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine, ... yönünden 402.000,00 TL maddi, 60.000,00 TL manevi tazminatın ... yönünden 50.000,00 TL manevi tazminatın, ... yönünden 40.000,00 TL manevi tazminatın ve ... yönünden 30.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen, fazla talebin reddine karar verildiği, kararın taraflarca temyiz edilmesi üzerine ..... sayılı 13.09.2022 tarihli ilamı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiş olduğu anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı üzerinde akademisyen beyin ve sinir cerrahisi uzmanı, sağlık yönetim uzmanı hastane müdürü ve nitelikli hesaplamalar bilirkişisi tarafından yapılan inceleme sonucu çoğunluk görüşüne ilişkin düzenlenen raporda özetle; "Dava dosyasındaki onam formunun evrensel olarak kabul görmüş ilke ve kurallara göre hazırlandığı değerlendirildiği, bununla birlikte aydınlatılmış onam formunun ameliyat olacak hasta ve hekim tarafından ameliyattan önce imzalanmamış olması bu konudaki eksiklik olduğu, bu belgenin ameliyattan önce kontrolü ve hastanın bu şekilde ameliyata girmesinin sağlanması hastanenin sorumluluğunda olup bu kontrol sağlanmadan hastanın ameliyata girmesi de organizasyon eksikliği olarak değerlendirildiği, bu bağlamda, hastayı bilgilendirme ve aydınlatma sorumluluğu bizzat hekime ait olmakla birlikte, Hastane tarafından da aydınlatma onam formunun da evrensel olarak kabul görmüş ilke ve kurallara göre hazırlanmış olması ve ameliyattan önce onam sürecinin tamamlanmasında denetim ve kontrol sorumluluğu bulunduğundan aydınlatma yükümlülüğünün ispatı hekim ve hastanede olduğu, yukarıda belirtilen tüm bilgiler ışığında “aydınlatılmış onamın” önemli olduğu, -ilgili mevzuatında belirtilen hastanın onay veremeyeceği haller dışında- muhatabının hasta olduğu açık olup, Onam formunda hastanın bilgilendirildiğine dair onayını ispatlayıcı imzasının bulunmadığı, ancak genel ve spesifik Aydınlatılmış Onam ve Rıza Formlarının hastanın arkadaşına imzalatıldığı, hastanın kendisine onam formunun imzalatılamama gerekçesinin kayıt altına alınmadığı, Hekim Etiği Kuralları'nın 26. Maddesi uyarınca "Hastanın dışında bilgilendirilecek kişileri, hasta kendisi belirler" hükmüne uygun olarak onam formunda yer alan "onay" başlığı altında kısımda yetkili kıldığı kişinin ismine yer verilmediği, hastaya yeterince sözlü ve yazılı bilgi verildiği konusunda da ispatlayıcı bir unsura rastlanmadığı anlaşıldığı, bu hususta yukarıda açıklanan gerekçelerle gerek davacı şirket gerekse de davalılar müştereken sorumlu olduğu, bu nedenle davacı hastanenin müştereken sorumluluk oranında davalı ... ...'dan takibe konu rücuen tazminat talebinin yerinde olduğu; davalıların takibe konu rücuen tazminat talebinin %50'si oranında sorumlu olacakları değerlendirildiği" ifade edilmiş, nitelikli hesap uzmanı hesaplama yönünden vermiş olduğu farklı görüşünde; "Davacı şirket ile davalılardan ... Limited Şirketi arasındaki Sözleşme'nin "Çalışma Şekil ve Şartları" başlıklı III-d maddesinde; "... Doktorlarının kusur ve ihmalinden dolayı işyerine ve üçüncü şahıslara verecekleri zarar ve ziyandan ötürü işveren sıfatıyla ... sorumludur. ... A.Ş.nin bu durumda hiçbir sorumlulugu yoktur. Aynı șekilde, ... çalıșanlarının kusur ve ihmalinden dolayı ...'nın mü1kiyetindeki tașınır ve tașłnmazların göreceği zarar ve ziyandan ise ... sorumludur. Miktarı belli olan zarar ve ziyanın rayiç bedeli Mahkemeden hüküm almaksızın ...'ya fatura karșılığı yapılacak ilk ödemeden kesilerek tahsil edilir veya tersi durumda ... tarafından ...'ya defaten ödenir." düzenlemesi bulunduğu, davacı yanca, ..... Dairesinin Dosya No: .....İcra Dosyası) Esas sayılı dosyasına 01/11/2022 tarihinde ödenen 2.141.680,47 TL, ..... Esas sayılı dosyasında davalılar aleyhine 02/12/2022 tarihinde takibe konulmuş olup, davalılarca takibe itiraz edildiği, bu durumda, aşamalarda dava dışı üçüncü kişilerce davalı ve borçlu gösterilen davalı ... ... tarafından icra dosyası hesabına itiraz edilmediği de gözetilerek, davalıların birlikte rücuan sorumlu olacağı miktarın, 01.11.2022 ödeme tarihinde %50'si 1.070.840,24 TL, İşlemiş Faizi (02/12/2022 takip tarihi, 31 gün, %9) 8.185,33 TL olarak hesaplandığı" ifade edilmiştir. Dava, kesinleşen mahkeme kararına istinaden ödenen maddi ve manevi tazminatın davalılardan rücuen tahsili talebine ilişkindir. Davacı şirkete ait hastanede davalı doktor ... ... tarafından dava dışı hasta ...'na yapılan ameliyatı neticesinde hastanın felç olduğu iddiasına dayalı hasta ve yakınları tarafından maddi ve manevi tazminat talebi ile açılan ...... Asliye Hukuk Mahkemesinin .....sayılı ilamı ve bu kararın istinafı üzerine ..... Bölge Adliye Mahkemesi ...... Hukuk Dairesi tarafından verilen..... sayılı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve yeniden hüküm kurulmasına ilişkin verilen karar içeriğinde vekil konumunda olan doktorun meslek alanı içinde olan bütün kusurlardan hafifte olsa sorumluluğunun bulunduğu, ..... 1. 4. 5. maddeleri, Hekimin Meslek Etiği maddesi 26. maddesi dikkate alınması gerektiği, bilirkişi raporları ile ameliyat sırasında konulan implantın kayarak omiriliğe basmasının ve hastanın bu nedenle felç olmasının komplikasyon niteliğinde olduğunun tespit edildiği ne var ki davalıların kompliksayon nedeni ile sorumlu olmadığının kabulü için hastanın bu komplikasyon sonrası yaşadığı süreç ile ilgili ayrıntılı bir şekilde bilgilendirilmiş olması gerektiği, somut olayda onam formu olarak ibraz edilen tarihsiz hasta yatış/onay formunda risklerin ve komplikasyonlar anlatıldığı ibareleri var ise de; davacıya yapılan ameliyatın niteliği, karşılaşılması muhtemelen riskler konusunda gerekli bilgi verildiğini gösterir nitelikte olmadığı, belgede hastanın imza kısmının da boş bırakıldığı, hastanın ameliyat sırasında ve sonrasında yaşadığı sağlık sorunları ile ilgili olarak aydınlatılmadığının anlaşıldığı ifadelerinin yer aldığı, Bölge Adliye Mahkemesince hasta ... lehine maddi tazminat ile hasta ve yakınları lehine manevi tazminata hükmedilerek, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiği, kararın ..... Hukuk Dairesi tarafından onanarak kesinleştiği, hasta ve yakınları tarafından başlatılan ilamlı takip kapsamında tazminat sorumlularından ... A.Ş. tarafından 01.11.2022 tarihinde takip dosyasına 2.187.172,45 TL ödemede bulunulduğu hususları dosya kapsamı ile sabittir. Uyuşmazlık; davacı tarafından hasta ve yakınlarına yapılan ödemenin davalılardan rücuen tahsilinin tahsil edilip edilmeyeceği ile hangi oranda talep edilebileceği noktasında toplanmaktadır. Dava dilekçesi ekinde sunulan ve tarafların kabulünde olan ..... Sözleşmesi tetkikinde; davacı şirket ile davalı ... Ltd. Şti. arasında imzalanan 02.08.2002 tarihli sözleşmenin çalışma şekil ve şartları başlıklı III-d maddesinde; "... Doktorlarının kusur ve ihmalinden dolayı işyerine ve üçüncü şahıslara verecekleri zarar ve ziyandan ötürü işveren sıfatıyla ... sorumludur. ... A.Ş.nin bu durumda hiçbir sorumlulugu yoktur. Aynı șekilde, ... çalıșanlarının kusur ve ihmalinden dolayı ...'nın mü1kiyetindeki tașınır ve tașłnmazların göreceği zarar ve ziyandan ise ... sorumludur." düzenlemesi bulunmaktadır. Tüm dosya kapsamı ile yapılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ve hesaplama yönünden farklı görüş içeriği birlikte değerlendirildiğinde; iş bu rücu talebine esas teşkil eden ..... Asliye Hukuk Mahkemesinin ..... sayılı kararı ile bu kararın istinafı üzerine ..... Bölge Adliye Mahkemesi ...... Hukuk Dairesi tarafından ..... sayılı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak verilen ve Yargıtay tarafından onanarak kesinleşen ilamı kapsamında davalı doktor ... ... tarafından davacı şirkete ait hastanede gerçekleştirilen ameliyat neticesinde hastanın felç olması komplikasyon niteliğinde olmakla birlikte bu komplikasyon nedeniyle özen yükümlülüğü bulunan davalı doktorun ve davacıya ait hastanenin sorumlu olmadıklarının kabulü için hastanın komplikasyon sonrası yaşadığı süreç ile ilgili ayrıntılı bir şekilde bilgilendirilmesi gerektiği halde tarihsiz ve hasta imzasını içermeyen onam formunun yapılan ameliyatın niteliği, karşılaşılması muhtemel riskler konusunda hastaya gerekli bilginin verildiğini gösterir şekilde düzenlenmediğinden hastanın usulüne uygun onam formu ile aydınlatılmamış olması karşısında vekil konumunda olan doktorun meslek alanı içinde olan bütün kusurlarında hafifte olsa sorumluluğu bulunduğu gibi ameliyattan önce onam sürecinin tamamlanmasında denetim ve kontrol sorumluluğu bulunan hastaneninde zararın gerçekleşmesinde sorumluluğunun bulunduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafından ilamlı takip dosyasına ödenen 2.141.680,47 TL den bilirkişi raporu kapsamında belirlenen ve mahkememizce dosya kapsamına uygun bulunan davacıya isabet eden %50 sorumluluk tutarı düşüldüğünde zarar görene ödenen bakiye 1.070.840,24 TL tazminattan vekilin özen borcu nedeniyle zarar sorumlusu olan davalı ... ... yanında diğer davalı şirketin de sorumlu olduğu zira davacı ve davalı şirketler arasında imzalanan sözleşmenin III/d maddesi gereğince davalı şirkete bağlı olan doktorların kusur ve ihmalinden dolayı üçüncü şahıslara verecekleri zarardan ... Sağlık Ltd. Şti.'nin sorumlu olacağı düzenlemesi kapsamında davalı ... Sağlık Ltd. Şti.'nden de rücuen tazminat talebinde bulunulabileceği sonuç ve kanaatine varılmış, bilirkişi farklı görüşünde davacının ödeme tarihi ile takip tarihi arasındaki işlemiş faiz tutarı hesaplanmış olmakla bu tutar hükme esas alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabulü ile .....esas sayılı takibe davalıların itirazının 1.070.840,24 TL asıl alacak, 8.185,33 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.079.025,57 TL üzerinden iptali ile takibin aynı koşullarda devamına, 2-Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, 3-Alacak likid bulunmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, 4-Takibin kötü niyetle yapıldığı kanıtlanamadığından davalıların kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 5-Alınması gereken 73.708,23 TL harçtan peşin alınan 26.051,62 TL harcın mahsubu ile bakiye 47.656,61 TL harcın davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin 1.600,78 TL'sinin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına, 1.599,22 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 163.063,58 TL ücreti vekaletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 162.915,71 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 9-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 26.051,62 TL peşin harç, 179,90 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 26.231,52 TL'nin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, 10-Davacı tarafından yapılan 178,00 TL tebligat gideri, 15.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 15.178,00 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre belirlenen 7.592,71 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 11-Davalılar tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 12-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair davacı vekilinin ve davalılar vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ..... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 19/12/2024 Gerekçeli kararın yazıldığı tarih: 06.01.2024
Başkan .....
Üye .....
Üye .....
Katip .....