İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/279 E. 2024/116 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/279
- Karar No
- 2024/116
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/279 Esas - 2024/116 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/279 Esas KARAR NO : 2024/116
HAKİM : ... KATİP : ...
DAVACI : ... VEKİLİ : ... DAVALI : ... VEKİLİ : ...
DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/12/2021 KARAR TARİHİ : 08/02/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ...
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 20.01.2017 tarihinde Kocavezir Mahallesi Obalar Caddesi No:... Seyhan Adana adresindeki iş yerini kiraladığını, 27.01.2017 tarihinde de kiralamış olduğu deponun elektrik aboneliğini kendi adına almak için davalı şirket ile elektrik enerjisi satış sözleşmesi yaptığını, elektrik abonesi (kendi adına olmayan döneme ait) borcunun Adana 4. İcra Müdürlüğüne ait 2018/... esas sayılı dosyası ile (468,44-TL + 75,00-TL + 50.687,63-TL) toplamda 51.231,07-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ;Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu tutulan tutanakta perakende satış sözleşmesiz elektrik kullandığını, söz konusu yerin ticarethane olduğunun tespit edildiğini, bu tespitinde mevzuatın öngördüğü şekilde yapıldığını, kaçak tespit tutanağında davacının imzasının bulunduğunu, dava dışı ...'in yalnızca mühürleme tutanağında bulunduğunu, kaçak tespit tutanaklarının HMK nun 204/2 uyarınca aksi ispat edilene kadar kesin delil niteliğinde olduğunu, kaçak elektrik kullanımdan kaynaklı borcun ödenmemesi halinde gecikme zammının uygulanmasının gerektiğini belirterek davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmektedir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Mahkememizin 16/11/2022 tarih ve 2021/... Esas - 2022/... Karar sayılı kararı ile dosyanın görevli ve yetkili mahkemenin Adana Nöbetçi Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine ilişkin kararının davalı vekilince istinaf edildiği, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 02/05/2023 tarihli 2023/... Esas ve 2023/... Karar sayılı kararı ile "takip konusu alacağın niteliğinin ve gerçek kişi davacının esnaf/tacir olup olmadığının tespitinden sonra alacağın kaynağının elektrik kullanımından kaynaklı tüketim bedeli olması durumunda görevli mahkemenin mesken aboneleri yönünden tüketici mahkemeleri, esnaf olan aboneler yönünden asliye hukuk mahkemeleri, tacir olan aboneler yönünden ticaret mahkemeleri ve ayrıca kaçak elektrik tüketim bedelinden kaynaklandığının belirlenmesi durumunda ise görevli mahkemenin davacının tacir olması durumunda ticaret mahkemeleri, tacir sıfatının bulunmaması durumunda ise genel görevli asliye hukuk mahkemeleri olduğunun bilinmesi ile görev hususunda toplanacak delillere göre gerekli kararın verilmesi gerektiğinden" mahkememiz kararının kaldırılmış olduğu görüldü. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olmalı ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Dosyanın tetkiki neticesinde, davacı ... yönünden Seyhan Vergi Dairesine yazılan müzekkereye verilen cevabi yazıda, vergi mükellefi ...'ın 2016-2017 dönemlerinde 2.sınıf tüccar olarak işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu, söz konusu dönemlere ait hasılatların 2016 yılı için 1.771,18 TL, 2017 yılı için 2.583,99 TL olduğunun bildirildiği, 30.12.2022 tarihli ve 32059 (2.Mükerer) sayılı Resmi Gazete de yayımlanan 544 sıra numaralı VUK Genel Tebliğinde düzenlenerek işletme esasından bilanço esasına geçiş haddi olarak VUK 177. maddesi uyarınca yıllık alış tutarı olarak 890.000,00 TL ve yıllık satış tutarı olarak belirtilen 1.270.000,00 TL'lik haddin altında esnaf olarak faaliyet gösterdiği anlaşılmıştır. Bu nedenlerle davaya bakmakla görevli mahkeme 6100 sayılı HMK’nın 2. maddesi gereğince genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesidir.(HGK. 21/03/2019 tarih ve 2017/11-2630 esas-209/328 Karar sayılı ilamı). Görev hususu HMK 114/c maddesi gereğince dava şartı olup, dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmeden dosya üzerinden görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi, 6100 sayılı HMK’nın 30, 115/1. ve 138. maddeleri ve usul ekonomisi uyarınca mümkün olduğundan (Hukuk Genel Kurulu 2017/15-2141E. 2019/442 K.) mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki hüküm hukuka uygun bulunmuştur
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE, 2-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ADANA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, mahkememizce DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına (tebliğ ile beraber), 4-6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, 5-6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise, talep halinde mahkememizce verilecek ek kararla dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacıların yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmesine, Dair, HMK'nın 341/1 ve 345. maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343. maddesi gereğince mahkememize ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek davacı vekilinin yüzüne karşı, advalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/02/2024
Katip ... e-imzalı
Hakim ... e-imzalı