İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/915 E. 2026/112 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/915
Karar No
2026/112
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2022/915 Esas KARAR NO : 2026/112

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/12/2022 KARAR TARİHİ : 17/02/2026 YAZIM TARİHİ : 25/02/2026

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında mevcut sözleşme kapsamında müvekkili şirketin hizmet edimini bütünüyle ifa ettiğini, taraflar arasında düzenlenen fatura ve tutulan cari hesaba göre sabit olan borcun davalı şirket tarafından yapılan tüm uyarılara rağmen ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla ... esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibinin haksız itiraz nedeniyle durduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına ve müvekkili lehine icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; usule ilişkin olarak zamanaşımı def'inde bulunmuş, esasa ilişkin olarak ise; müvekkili şirketin ... nolu Parsel'in davacı ile birlikte sahibi iken, taşınmaz üzerine fabrika binası inşa etmek üzere davacı ile anlaştığını, taşınmaz üzerine ortak girişli iki fabrika binası inşa edildiğini, müvekkili şirketçe inşaatın bitimi sonrasında maliyetlerin davacıya faturalandırıldığını, uyuşmazlık konusunun hizmet sözleşmesi değil eser sözleşmesi olup, müvekkili şirketin 2015 - 2016 yıllarına ait ticari defterlerinin incelenmesinden bu durumun anlaşılacağını, Müvekkili şirketin taşınmazları inşaat halinde 4.000.000,00 TL'ye mal ettiğini, iki bina olduğundan maliyet faturalandırmasını işçilik henüz kesilmemiştir açıklaması ile davacı şirkete 2.000.000,00 TL üzerinden fatura ettiğini, işçilik ücreti olarak da o dönem metre kare hesabına yapılmak üzere 650.000,00 TL - 700.000,00 TL olarak tarafların anlaşmaya vardığını, faturanın davacıya iletilmesi sonrasında, davacı tarafın açıklamanın silinmesini, işçilik faturasının ihtiyaç olduğu ya da taşınmazların birbirinden girişlerinin ayrılması sonrasında kesilmesini istediğini, bunun üzerine maliyet faturası açıklamasının düzeltilmesi sonrasında 2.000.000,00 TL üzerinden tekrar gönderilen faturanın davacı tarafça kabul edilerek kendi defterlerine de işlendiğini, sonrasında müvekkili şirketin ticari işlerinin bozulması üzerine taraflar arasındaki ilişkilerin zarar gördüğünü ve işin mali fatura kısmının davacı şirketin önceki sahibinin şirketi satması nedeniyle çözümsüz hale geldiğini, Müvekkili şirketin taşınmazın inşaatı sırasında ve sonrasında iyi niyetli yaklaşımı nedeniyle işçilik hizmet bedelini tahsil ettiği faturayı bekletmesinin mevcut davada müvekkilinin davalı olmasına neden olduğunu, teknik inceleme yapılması halinde inşaat nedeniyle müvekkilinin işçilik alacağının ortaya çıkacağını, Müvekkili şirketin davacıya borçlu olduğunu kabul etmemekle birlikte, yapılacak inceleme sırasında müvekkilinin alacaklı olduğunun anlaşılması halinde davacıya borçlu olduğu kanaati oluşursa takas mahsup def'inde bulunduklarını, alacak likit olmadığı için icra inkar tazminatı talep edilemeyeceğini, takibin kötü niyetle yapılmış olması nedeniyle davacıdan kötü niyet tazminatında bulunduklarını belirterek davanın reddine dilemiştir. CEVABA CEVAP: Davacı vekili 27/03/2023 tarihli cevaba karşı cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı şirketten fabrika binasını satın aldığını, bu fabrikanın teşrifatı ile ilgili çeşitli işler olduğunu, ayrıca ... Firması için yapılan işlerde müvekkili şirketin davalı şirketten hizmet satın aldığını, parayı gönderen tarafın müvekkili şirket, hizmet sağlayanın ise davalı şirket olduğunu, tüm ödemeler banka üzerinden yapılmakla, banka dekontlarına istenildiği takdirde ulaşılabileceğini, taraflarına kesilen faturada işçilik ücretlerinin ayrı tutulduğuna ilişkin kayıt mevcut olmadığını, tarafların ticari defterlerinde kayıtların mevcut olduğunu, taraflar arasında ticari defterlerle uyumlu olarak 09/07/2020 tarihinde e-posta üzerinden mutabakat yapıldığını, 2016 yılından beri borç ödememekle, temerrüdün 2017 tarihinden başlatılmasının hakkaniyete uygun olduğunu belirterek davanın kabulünü dilemiştir. İKİNCİ CEVAP: Davalı vekili 18/04/2023 tarihli ikinci cevap dilekçesinde özetle; davacının sunduğu faturada işçilik maliyetine ilişkin bir kalemin tahsil edildiği için bulunmadığını, müvekkili şirketin davacı ile başkaca ticaret yaptığından iyi niyetli bir şekilde sözüne güven duyarak işçilik alacaklarını ertelediğini, hukuken bu durumun aleyhe sonuç doğurmayacağını, cevaba cevap dilekçesinde dosyaya sunulmuş olan cari hesap mutabakatının TTK m.89/2 uyarınca, geçerli bir sözleşme olmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir. GEREKÇE: Dava, taraflar arasında mevcut ticari ilişki kapsamında davacı şirketin davalı şirketten takip tarihi itibariyle alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının belirlenmesine ilişkindir. ... esas sayılı(yeni esas: ...esas) dosyasının incelenmesinden; Davacı(alacaklı) şirket tarafından davalı(borçlu) şirket aleyhine cari hesap, sözleşmeden ve faturalardan kaynaklanan cari hesap alacağı dayanak gösterilmek suretiyle 653.100,00 TL asıl alacak ile 237.486,84 TL işlemiş faiz toplamı 890.586,84 TL'nin oran ve nitelik belirtilmeksizin tahsil tarihine kadar işleyecek faiziyle birlikte tahsili amacıyla 07/03/2022 tarihinde başlatılan ilamsız takipte ödeme emrinin davalı(borçlu) şirkete 13/04/2022 tarihinde tebliğ edildiği, 20/04/2022 tarihinde yapılan itiraz üzerine takibin durduğu, mevcut davanın bir yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Taraflarca delil olarak dayanılan belgeler dosyaya sunulmuş, uyuşmazlığa konu dönemi kapsayacak şekilde ilgili vergi dairelerinden taraflar arasında düzenlenen faturalara ilişkin Ba ve Bs formları getirilmiş, taraflara ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek suretiyle bilirkişi raporu aldırılmıştır. Mali Müşavir Bilirkişi ... tarafından her iki tarafın ticari defter ve kayıtları incelenerek düzenlenen 02/12/2025 tarihli raporda, Taraflar arasındaki ticari ilişkinin sürdüğü 2015, 2016, 2017 ve 2018 yıllarına ait ticari defterlerin incelenmesinden, davacı şirketin ticari defterlerinin yasal koşulları taşıyacak şekilde tanzim edildiği tespiti yapılmış, Davalı şirkete ait sadece 2022 yılı ticari defter ve kayıtları ibraz edilmiş olmakla, incelenmiş, Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında, davacı şirketin kendi ticari defter ve kayıtlarına göre davalı şirketten 31/12/2021 tarihi itibariyle 604.426,78 TL alacaklı olduğu, Davalı şirketin 2022 takvim yılına ait ticari defterlerinde yine 31/12/2021 tarihi itibariyle davacı şirkete 604.426,78 TL borçlu olduğu tespiti yapılmıştır. Tarafların birbirini teyit eden ticari defter ve kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten 604.426,78 TL alacaklı olduğu anlaşılmaktadır. Davacı vekili tarafından delil olarak dosyaya sunulan e-mail yoluyla sağlanan cari hesap mutabakatı içeriğinin incelenmesinden de; 30/06/2020 tarihi itibariyle davacının davalı şirketten 604.426,78 TL alacaklı olduğu anlaşılmaktadır. Davacı şirket tarafından TBK m.117 anlamında, alacağın tahsili için ihtarname keşide edilerek borçlu temerrüde düşürülmediği için ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin niteliği itibariyle icra takibinde talep edildiği üzere TTK m.1530 anlamında, temerrüt oluşmamakla, davacının takip öncesi döneme ait işlemiş faiz isteminin reddi cihetine gidilmiştir. İddia, savunma, dayanılan deliller, mail yoluyla taraflar arasında düzenlenen cari hesap mutabakatı ve özellikle her iki yanın ticari defter ve kayıtlarının incelenmek suretiyle düzenlenen 02/12/2025 tarihli mali müşavir raporu ve tüm dosya kapsamı bütün olarak değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı şirketin davalı şirketten takip tarihi itibariyle 604.426,78 TL alacaklı olduğu anlaşılmakla, bu miktar için davanın(alacak likit ve hesaplanabilir olmakla, davacı lehine icra inkar tazminatına da hükmolunarak, takibin kötü niyetle yapıldığı anlaşılmamakla, reddedilen kısım için kötü niyet tazminat isteminin haklı olmadığı da dikkate alınarak) kısmen kabulü cihetine gidilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabulü ile; ... esas (... eski esas) sayılı takip dosyasında 604.426,78 TL asıl alacak için takibin 10/03/2022 tarihli takip talebindeki koşullarla devamına, 604.426,78 TL asıl alacağın %20'si tutarında 120.885,36 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin reddine, Koşulları oluşmayan kötü niyet tazminat isteminin reddine, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince, Alınması gereken 41.288,39 TL harçtan, peşin alınan 10.756,07 TL harcın mahsubu ile bakiye 30.532,32 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 10.756,07 TL peşin harç olmak üzere toplam 889,78 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davacı yararına hesaplanan 96.664,02 TL nispî vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davalı yararına hesaplanan 45.785,61 TL nispî vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan tebligat ve posta gideri 328,50 TL ve bilirkişi ücreti 9.000,00 TL olmak üzere toplam 9.328,50 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 6.331,10 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 8-Arabuluculuk için ödenen 3.120,00 TL'nin 6325 sayılı yasanın 18/A (11) (13) maddesi uyarınca; 2.117,49 TL'sinin davalıdan, 1.002,51 TL'sinin davacıdan, Alınarak hazineye gelir kaydına, 9-HMK m.333/1 uyarınca harcanmayan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, Davacı Vekili Av. ...(e-duruşma), Davalı Vekili Av. ...(e-duruşma) yüzlerinekarşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/02/2026

Başkan ... ¸e-imzalıdır. Üye ... ¸e-imzalıdır. Üye ... ¸e-imzalıdır. Katip ... ¸e-imzalıdır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2022/915, K. 2026/112, T. 17.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-915-e-2026-112-k-9867346afb9d