Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/365 E. 2026/801 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/365
Karar No
2026/801
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

15.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2022/365

KARAR NO:2026/801

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:23/09/2021

NUMARASI:2018/310 Esas, 2021/622 Karar

DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali

KARAR TARİHİ:15/06/2026

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava; taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı taşeron vekili; taraflar arasında "... Projesine ait mekanik ve elektrik tesisat işlerinin yapılmasına ilişkin mekanik ve elektrik tesisat ileri ihale sözleşmesi" imzalandığını, davacı şirketin sözleşme ile taahhüt ettiği işleri süresinde ve eksiksiz ifa ettiğini, akabinde Haziran 2016 tarihi itibariyle üst işveren olan ... Şirketi çalışanları tarafından inşası tamamlanan binanın kullanılmaya başlandığını, sözleşme edimlerin yerine getirildiğini tevsik eden 05/08/2016 tarihli geçici kabul tutanağı yapıldığını, 31/08/2016 tarihi itibariyle SGK iş yeri dosyasının kapatıldığını ve SGK ilişiğinin kesildiğini, bu durumun davalıya bildirildiğini, akabinde davalı tarafça 14/11/2016 tarihinde kesin hakedişin onaylandığını, 30/11/2016 tarihli kesin hakediş faturasını davalıya ilettiğini, davalı tarafın faturayı kabul ettiğini, 24/12/2016 tarihinde davalı tarafça BA-BS formlarının onaylandığını ve hatta 14/01/2017 tarihinde hesap mutabakatı yapılarak mutabakatname imzalandığını, sözleşmenin 2.07.3 maddesi uyarınca davalı şirketin üst işveren ...'dan sözleşme bedelini tahsil ettikten sonra 10 gün içerisinde davacı şirkete ödeme yükümlülüğü altında olduğunu, TTK 1530 Maddesi uyarınca kesin hakediş alacaklarını 11/11/2016 tarihinden itibaren işlemiş 23.377,64 TL faiziyle talep ettiklerini, davalı tarafın kesin hakediş bedelini ödemediğini bu nedenle İstanbul 34. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile taraflar arasındaki sözleşmeye, cari hesaba ve faturaya dayanan ilamsız icra takibi başlattığını, davalının haksız olarak borca ve ferilerine itiraz ederek takibi durduruğunu belirterek itirazın iptaline, icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı yüklenici vekili; kesin hesabın, davacı aktifin sorumluluğunda olan tüm masraf ve zararlar kesin hakediş raporunda gösterilmek kaydı ile hazırlanarak davalıya teslim edilmesi gerekirken; davacının, yapılması gereken kesintileri, masrafları ve zararları göstermeksizin, kesin hesapları yapmaksızın, kesin hakediş raporu adı altında bir belge düzenleyerek; davalının başkaca şantiyesindeki bir çalışanından her nasılsa bir imza alarak ve bunu da davalının iş vereni konumundaki ...'ya imzalattığını, bu işlemlerin sözleşme ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, birçok kez sözleşme süresine ve koşullarına uyması hususunda davacıya bildirim yapıldığını, sözleşmenin 5 numaralı eki ... Şartnamenin 5.19 maddesinde yer alan masraf paylaşım tablosuna göre; davacının sorumluluğunda yer alan masraflar ile sair masraf kalemleri ve projedeki diğer taşeronlar ve işveren ... malzemelerine verilen zararların karşılanmasının talep edildiğini, bu talebin sonuçsuz kaldığını, davacının davalı nezdinde hiçbir alacağı kalmadığı için davacıdan şu ana kadar ancak 150.000 TL'lik gecikme cezası tahsil edildiğini, proje süresince yaşanan gecikmeler ve hatalı kusurlu imalatlar bulunduğu yönündeki iddialarını teyit eden yazışmaları dosyaya sunduklarını, 16/08/2016 tarihli yazı ve yazı ekindeki geçici kabul eksiklikleri listesinden ve yazının içeriğinden; Ağustos 2016 tarihi itibariyle halen eksik ve kusurlar bulunduğunun göründüğünü, 30/08/2016 tarihine kadar bu eksikliklerin tamamlanılmasının istenildiğini, 16/05/2016 tarihinde elektrik kesintisi olduğuna dair tutanağın dosyada bulunduğunu, bu durumun da davacı sorumluluğunda olan elektrik sisteminde ayıplı imalat olduğunu ortaya koyduğunu, ... ile davalı şirket arasında gerçekleşen 05/08/2016 tarihli geçici kabulden aylar sonra, 2016 Aralık ayında dahi eksiklikler bulunduğunu, 15/12/2016 tarihli mail ile üst işveren tarafından bildirilen geçici kabul eksikliklerini davacıya bildirilerek; 19/12/2016 tarihine kadar tamamlanmasının talep edildiğini, üst işverenin 15/02/2017 tarihli maili incelendiğinde; halen davacının işinin tamamlamadığının ortaya çıktığını, kaldı ki sözleşmenin 2.07.7 maddesinde davacı tarafından tanzim edilmiş faturanın davalı şirket tarafından ödenmiş olmasına rağmen; yapılan işin kabul edildiği anlamına gelmediğinin açıkça belirtildiğini, eksik ve ayıplı iş bedellerinin davacının hakedişinden veya teminatından kesme hakkı olduğunun sözleşmede kararlaştırıldığını, hakediş faturasının davalı şirket kayıtlarına girmiş olsa dahi; bunun davacı tarafından ifa edilen işlerin kabulü anlamına gelmeyeceğini, bu durumun Kadıköy ... Noterliği aracılığıyla keşide edilen 22/02/2017 tarihli ... yevmiye nolu ihtarname de açıkça belirtildiğini, idari şartnamenin 5.19 maddesine aykırı olarak düzenlenen ve herhangi bir kesin hesap yapılmayarak tanzim edilen ve davalı şirket yetkilisi tarafından imzalanmayan sözde kesin hakediş raporunun geçerliliğinin bulunmadığını, davacının iddia ettiği kesin hakedişin yetkisiz kişi tarafından imzalandığını, bu nedenle Kadıköy ... Noterliği aracılığıyla keşide edilen 02/08/2017 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamelerinde şantiye masrafı, giderler ve zararları içerir 387.340,97 TL'lik kesintilere ve 150.000 TL'lik gecikme cezası kesintisine yer verilerek; sözleşme prosedürüne uygun olarak davalı şirket tarafından tanzim edilen kesin hakediş raporunun davacıya gönderildiğini, buna ilişkin davalı şirket tarafından 21/07/2017 tarihinde 387.340,97 TL'lik fatura kesildiğini, davacının bu faturaya itiraz ettiğini, davacıdan kaynaklanan gecikmeler nedeniyle üst işveren ... tarafından davalı şirkete gecikme cezası uygulandığını, bugüne kadar sadece 150.000 TL tutarında gecikme cezasının, davacının cari hesabından mahsup edebildiğini, idari şartnamenin 5.19 maddesine göre şantiye giderleri, iskele kiralanması, demobililazyon harcamaları, şantiye çöp atımı, temizlik işleri, diğer taşeronların malzemelerine verilen zararlar, adam geçişleri, elektrik faturası, su faturası, üst işveren malzemesine verilen zararlar, Kasım 2016-Ocak 2017 tarihleri arasında davacının diğer işlere verdiği zararların miktarlarının; davacının kesin hak edişinden kesilmesi gerektiğini belirterek; davanın reddini ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Mahkemece 23.09.2021 tarihli karar ile; tarafların ticari defter ve belgelerinin birbiriyle uyumlu olduğu, davalının ticari defterlerinde 30/11/2016 tarihli kayıt ile davacının dayanmış olduğu 07 nolu kesin hakediş bedelinin 1.698.459,99 TL olarak davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının defterlerinde de davalının davacıya 387.340,97 TL borçlu gözüktüğü, 14/01/2017 tarihinde düzenlenen mutabakatnamede de 31/12/2016 tarihi itibariyle; davalının davacıya 387.340,97 TL borcunun bulunduğuna ilişkin kayıt olduğu, davalı tarafça 21/07/2017 tarihinde kesintilere ilişkin fatura düzenlendiği, bu faturanın davacı tarafça iade edildiği, geçici kabulde belirtilen eksikliklerin giderildiğinin, keşif sonucu alınan bilirkişi raporunda tespit edildiği, davalı taraf cevap dilekçesinde idari şartnamenin 5.19 maddesi gereğince birtakım masraf ve zararlar nedeniyle davacının alacağından kesinti yapıldığını iddia etmiş ise de bu iddiasını ispatlayacak dosyaya delil ve belge sunmadığı anlaşıldığından davacının davalıdan 387.340,97 TL alacağı bulunduğu sonucuna varıldığı,davacı icra takibinde 23.377,64 TL işlemiş faiz talep etmiş olup; davacı tarafından davalıya gönderilen Kartal ... Noterliğine ait 10/02/2017 tarih ... yevmiye nolu ihtarname incelendiğinde 387.340,98 TL tutarın sözleşmenin 2.07.3 maddesi uyarınca ...'dan tahsil ettiğiniz 01/11/2016 tarihinden itibaren 10 gün içinde ödemediğiniz, karşılıklı yazışmalar ve ticari defter ve kayıtlarıyla sabittir denilerek; bu miktarın 11/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte tahsilinin talep edildiği, söz konusu ihtarnamenin tebliğ tarihinin 15/02/2017 olduğu, ihtarnamede 11/11/2016 tarihi itibariyle temerrüt oluştuğu bildirilmiş ise de ancak ihtarnamenin tebliği ile birlikte temerrüt oluşacağından, söz konusu ihtarnamenin tebliğ tarihi de 15/02/2017 olduğundan en azından 1 gün süre verilmiş olduğu kabul edildiğinde; davalı tarafın 17/02/2017 tarihinde temerrüde düştüğü, buna göre işlemiş faiz hesaplandığında 17/02/2017 ile icra takibinin yapılmış olduğu 20/06/2017 arasında 123 gün olup buna göre; 387.340,97 TL X 123 gün X %9,75 avans faizi / 36000 = 12.903,29 TL işlemiş faizi hesabı yapıldığı, alacağın; bilirkişi raporuyla tespit edildiğinden likit olmadığı, gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul 34. İcra Dairesinin ... nolu takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile takibin; 387.340,97 TL asıl alacak, 12.903,29 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 400.244,26 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranda avans faizi uygulanmasına, davacının icra inkar tazminat talebinin reddine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesi ile;

1-Kararı icra inkar tazminatı ve faiz hesaplaması yönünden istinaf ettiklerini,

2-İşlemiş faizin eksik hesaplandığını, sözleşme hükümleri uyarınca işlemiş faiz alacaklarının bulunduğunu, sözleşmenin 2.07.3. maddesi uyarınca; davalının, üst işveren ...'dan sözleşme bedelini tahsil ettikten 10 gün içerisinde davacı şirkete ödeme yapma yükümlülüğü altında olduğunu, davalı şirketin 01.11.2016 tarihinde ...'dan tahsilat yaptığını ancak davacı şirkete ödeme yapmadığını, sözleşmenin bu kabul gören hükmü uyarınca ve Türk Ticaret Kanunu madde 1530 ve diğer hükümleri ile 3095 sayılı kanun hükümleri uyarınca, kesin hak ediş bedeline 11.11.2016 tarihinden itibaren işlemiş 23.377,64 TL faizi ile talep ettiklerini,

3- İcra inkar tazminatı talebinin reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının icra takibine gerekçe bildirmeksizin, haksız olarak itiraz ederek; icra takibinin durmasına sebep olduğunu, belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Davacı vekili tarafından; davalı vekilinin karardan önce istifa etmiş olması sebebi ile davalı yan lehine hükmedilen vekalet ücretinin kaldırılması istemli tavzih talebinin reddi kararı da istinaf edilmiştir.Davalı şirket hakkında; karar tarihinden sonra İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/528 E sayılı dosyasında, 08.10.2021 tarih, saat 14:25 itibari ile iflasına karar verildiği ve dosyada davalı yanı temsil yetkisinin İflas masasına geçtiğinden; gerekçeli kararın tasfiye işlemlerinin yürütüldüğü İstanbul 3. İflas Dairesinin 2021/16 sayılı dosyasına yapıldığı, iflas dairesinden gönderilen yazıda tasfiye için görevlendirme yapılmadığından; tasfiye işlemlerinin iflas masası tarafından yürütüldüğünün bildirildiği görülmüştür.Uyuşmazlık; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yan yüklenici, davalı ise iş sahibidir.Taraflar arasında; 11.12.2015 tarihli, ... Projesine ait mekanik ve elektrik tesisat işlerinin yapılmasına ilişkin mekanik ve elektrik tesisat işleri ihale sözleşmesi akdedilmiştir.Davacı yüklenici vekili, taraflar arasındaki eser sözleşme gereği işi eksiksiz ve süresinde teslim ettiğini, Haziran 2016 tarihinde asıl iş sahibi ... Şirketinin binayı kullanmaya başladığını,05.08.2016 tarihinde geçici kabul tutanağının imzalandığını,31.08.2016 da ... İşyeri dosyasının kapatıldığını ve akabinde taraflar arasında 14.11.2016 tarihli kesin hakedişin imzalandığını, 31.11.2016 da hakediş faturasını davalıya ilettiğini, davalının faturayı kabul ettiğini ve BA formlarına işlettiğini, hatta taraflar arasında imzalanan 14.11.2017 tarihli hesap mutabakatında davaya konu icra takibinde belirtilen asıl alacak tutarını kabul ettiğini, sözleşme hükümlerine göre davalı yüklenicinin; asıl iş sahibi ...'dan sözleşme bedelini tahsil ettikten 10 gün içinde davacı taşerona ödemesini yapması gerektiği halde, davalı yüklenicinin ödemeyi yapmadığını, belirterek; davacının hak ediş alacağının tahsili için davalı aleyhine başlattığı icra takibine itirazın iptalini talep ve dava etmiş, davalı yüklenici ise; davacının kesin hesapta tüm masraf ve zararları göstermesi gerekirken; unu yapmadan kesin hak ediş düzenleyip, her nasılsa bir çalışanımızdan imza alıp, asıl iş sahibi şirket ...'ya da imzalattığını, davacıdan, idari şartnamenin 5.19. Maddesi gereği onun sorumluluğundaki zararları ve ... malzemelerine verilen zararları karşılamasını istedikleri halde karşılamadığını, bu zararların ederinin 387.340,97 TL olduğunu ayrıca 150.000,00 TL de gecikme cezası ödemesi gerektiğini belirterek; davanın reddini istemiş,Mahkemece; tarafların ticari defter ve belgelerinin birbiriyle uyumlu olduğu, davalının ticari defterlerinde 30/11/2016 tarihli kayıt ile davacının dayanmış olduğu ... nolu kesin hakediş bedelinin 1.698.459,99 TL olarak davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının defterlerinde de; davalının davacıya 387.340,97 TL borçlu gözüktüğü, 14/01/2017 tarihinde düzenlenen mutabakatnamede de 31/12/2016 tarihi itibariyle; davalının davacıya 387.340,97 TL borcunun bulunduğuna ilişkin kayıt olduğu, davalı tarafça 21/07/2017 tarihinde kesintilere ilişkin fatura düzenlendiği, bu faturanın davacı tarafça iade edildiği, geçici kabulde belirtilen eksikliklerin giderildiğinin, keşif sonucu alınan bilirkişi raporunda tespit edildiği, davalı taraf cevap dilekçesinde idari şartnamenin 5.19 maddesi gereğince birtakım masraf ve zararlar nedeniyle davacının alacağından kesinti yapıldığını iddia etmiş ise de bu iddiasını ispatlayacak dosyaya delil ve belge sunmadığı anlaşıldığından; davacının davalıdan 387.340,97 TL alacağı bulunduğu sonucuna varıldığı, davacı icra takibinde 23.377,64 TL işlemiş faiz talep etmiş olup; davacı tarafından davalıya gönderilen Kartal ... Noterliğine ait 10/02/2017 tarih ... yevmiye nolu ihtarname incelendiğinde 387.340,98 TL tutarın sözleşmenin 2.07.3 maddesi uyarınca ...'dan tahsil ettiğiniz 01/11/2016 tarihinden itibaren 10 gün içinde ödemediğiniz, karşılıklı yazışmalar ve ticari defter ve kayıtlarıyla sabittir denilerek; bu miktarın 11/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte tahsilinin talep edildiği, söz konusu ihtarnamenin tebliğ tarihinin 15/02/2017 olduğu, ihtarnamede 11/11/2016 tarihi itibariyle temerrüt oluştuğu bildirilmiş ise de ancak ihtarnamenin tebliği ile birlikte temerrüt oluşacağından, söz konusu ihtarnamenin tebliğ tarihi de 15/02/2017 olduğundan en azından 1 gün süre verilmiş olduğu kabul edildiğinde; davalı tarafın 17/02/2017 tarihinde temerrüde düştüğü, buna göre işlemiş faiz hesaplandığında 17/02/2017 ile icra takibinin yapılmış olduğu 20/06/2017 arasında 123 gün olup buna göre; 387.340,97 TL X 123 gün X %9,75 avans faizi / 36000 = 12.903,29 TL işlemiş faizi hesabı yapıldığı, alacağın; bilirkişi raporuyla tespit edildiğinden likit olmadığı, gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul 34. İcra Dairesinin ... nolu takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile takibin; 387.340,97 TL asıl alacak, 12.903,29 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 400.244,26 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranda avans faizi uygulanmasına, davacının icra inkar tazminat talebinin reddine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, karar verilmiştir.Somut olayda; dosya kapsamından davacı taşeron tarafından eser sözleşmesi konusu işin tamamlandığı, davacının dayanmış olduğu ... nolu kesin hakediş bedelinin 1.698.459,99 TL olarak davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının defterlerinde de; davalının davacıya 387.340,97 TL borçlu gözüktüğü, 14/01/2017 tarihinde düzenlenen mutabakatnamede de 31/12/2016 tarihi itibariyle; davalının davacıya 387.340,97 TL borcunun bulunduğuna ilişkin kayıt olduğu, davalı tarafça 21/07/2017 tarihinde kesintilere ilişkin fatura düzenlendiği, bu faturanın davacı tarafça iade edildiği, geçici kabulde belirtilen eksikliklerin giderildiğinin, keşif sonucu alınan bilirkişi raporunda tespit edildiği, davalı taraf cevap dilekçesinde idari şartnamenin 5.19 maddesi gereğince birtakım masraf ve zararlar nedeniyle davacının alacağından kesinti yapıldığını iddia etmiş ise de bu iddiasını ispatlayacak dosyaya delil ve belge sunmadığı, kaldı ki kesin hak edişinde davalı ve asıl işveren tarafından imzalandığı, davalı yanın; "her nasılda kesin hak edişi imzalatmış" savunmasının basiretli tacirden beklenmeyecek bir savunma olduğu, sözleşmenin 2.07.03 maddesinde vadenin belirlendiği, buna göre davalı yüklenicinin; asıl iş sahibi ...'dan; sözleşme bedelini tahsil ettikten 10 gün içinde, davacı taşerona ödemesini yapması gerektiğinin belirtildiği, asıl işveren ...'nın davalıya işin bedelini 01.11.2016 tarihinde ödediği, sözleşme hükmüne bu durumda davalının davacıya 11.11.2016 tarihinde ödeme yaması gerektiği halde yapmadığı, TTK 1530. Maddesine sözleşmede vade olması halinde alacaklının ayrıca ihtar göndermesinin gerekmediği bu durumda davacının takip tarihindeki gibi 11.11.2016 tarihinde itibaren faiz talep edebileceği anlaşıldığından, mahkemece davanın tam kabulüne karar verilmesi gerekirken; yazılı gerekçelerle işlemiş faizin ihtarın tebliğine göre azaltarak; davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.Takibe konu alacağın, miktarı taraflar arasındaki 14.01.2017 tarihli mutabakatta da belirlenmiş ve davanın tam kabulüne karar verilmiş olup alacak miktarı likid olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatına da hükmedilmesi gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak; davanın tam kabulüne dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

A)1-Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE

2-İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 23/09/2021 tarih ve 2018/310 Esas, 2021/622 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

3- Davanın KABULÜ ile,Davalının İstanbul 34. İcra Dairesinin ... nolu takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile takibin; 387.340,97 TL asıl alacak, 23.377,64 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 410.718,61 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranda avans faizi uygulanmasına,

4-Davacının icra inkar tazminat talebinin kabulü ile, 387.340,97 TL asıl alacağının % 20'si oranında hesaplanarak 77.468,194 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Alınması gereken 27.340,68 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan (davada 4.960,46 TL + icrada 2.053,59 TL olmak üzere toplam =) 7.014,05 TL'nin mahsubu ile bakiye 20.326,63 TL karar ve ilam harcının; davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 65.714,98 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7-Davacı tarafından yatırılan 4.960,46 TL nispi peşin karar ver ilam harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8-Davacı tarafından yapılan 41,10 TL ilk masraf, 5.500,00 TL bilirkişi ücreti, 509,70 TL tebligat ve tezkere gideri, 384,90 TL keşif harcı olmak üzere toplam 6.435,70 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

B) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN

1-Davacı tarafından yatırılan toplam 118,60 TL istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde kendisine İADESİNE,

2-Davacı tarafından yapılan 324,20 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı bedelinin davalıdan alınarak; davacı tarafa VERİLMESİNE,

3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

4-Gerek ilk derece gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 15/06/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/365, K. 2026/801, T. 15.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-365-e-2026-801-k-cc783b9d6a12