Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1180 E. 2026/935 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1180
Karar No
2026/935
Karar Tarihi

T.C. SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/1180 KARAR NO : 2026/935

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ...

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : TRABZON ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/12/2024 NUMARASI : 2018/586 Esas-2024/665 Karar DAVACI : ... VEKİLİ : ... DAVALI : ... VEKİLLERİ : ..., DAVANIN KONUSU : Alacak

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesi ile, müvekkili ile davalı arasında 27/10/2017 tarihinde devir protokolü yapıldığını, dava konusu sözleşmenin 5. maddesi dekorasyon bedelini KDV dahil 200.000,00 TL olarak belirlediğini, davalı şirketin mağazasını 200.000,00 TL'yi aşan bir meblağ karşılığında devretmesi halinde aradaki farkın davacı şirkete ödeneceğini hüküm altına aldığını, dava konusu aynı olan sözleşmenin 8. Maddesi mağaza içi aksesuarların tamamının devreden davacı bayiye bırakılmasının kararlaştırıldığı, ancak davalı şirketin sözleşmenin ilgili maddesine aykırı olarak aksesuarların 89.770,18 TL tutarındaki kısmını davacı şirkete iade etmediğini, büyük bir kısmını sattığını ve kalan kısmını da mal edindiğini. Davalı şirketin sözleşmenin ilgili hükmüyle muaccel olan borcunu ihtarnameye rağmen ödemeyerek temerrüde düştüğünü, sözleşmenin gereği olarak aksesuarların bedeliyle TBK'nun temerrüt hükümleri uyarınca protokol tarihi ve aynı zamanda temerrüt tarihi olan 27/10/2017 tarihinden itibaren hesaplanacak ticari avans faizi ile birlikte davalı şirkete tahsil edilerek müvekkil şirkete ödenmesine karar verilmesini ve davalı şirketin mevcut ekonomik krizden etkilendiği ve ödeme güçlüğüne düştüğünü, bu nedenle dava davacı lehine sonuçlansa dahi alacağını tahsil edemeyeceğinden dava konusu alacak ölçüsünde davalının taşınır, taşınmaz malvarlığı ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesi ile; yetki itirazında bulunduklarını, davacı bayi ....ile müvekkilimiz .... arasında, 24.11.2015 tarihinde Bayilik Sözleşmesi imzalandığını, sonrasında taraflar arasında anlaşarak 27.10.2017 tarihli devir sözleşmesini imzalayarak; mevcut mağazanın 3/4’ü müvekkili şirketin markası “Vanessa” tarafından, 1/4’ü ise davacı bayi tarafından kullanılmasına karar verildiğini, bu devir sözleşmesinde dekorasyon bedeli olarak 200.000,00 TL belirlenmiş ve bir sonraki devirde müvekkili firmanın 200.000,00 TL üzerinde bir bedel alması halinde farkı davacı bayiye ödeyeceği kabul edildiğini, dava dilekçesinde devir protokolüne konu taşınmazın üçüncü bir kişiye 200.000,00 TL üzerinde bir meblağa devredildiğini ve aradaki farkın kendisine ödenmediğini iddia edildiğini, müvekkili firmanın üçüncü bir firmayla yapmış olduğu yeni bir devir sözleşmesi bulunmadığını, devir protokolünü kabul etmediklerini, protokolde bulunan imzanın yetkililerine ait olmadığını, davacı tarafın davaya konu devir sözleşmesine aykırı olarak aksesuarların iade edilmediğini iddia etmişse de bu iddiası asılsız olduğunu, aNLAMINA GELMEMEK KAYDIYLA, müvekkili tarafından bankaya ibraz edilen çekler davacı bayiden alınmış olsa dahi, sunulan çek dökümünde müvekkilinin imzası bulunmadığından bu çeklerin devir protokolüne konu çeklerden olduğu tarafımızca bilinmediğinden bahisle davanın reddini savunduğu anlaşılmıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabul kısmen reddine dair karar verildiği anlaşılmıştır.

İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf başvurusunda bulunan davacı vekilinin dilekçesinde özetle: yerel mahkemece hukuka aykırı bir şekilde kısmen ret kararı verildiğini, ayrıca davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin de sözleşmeye, dosya kapsamına ve hukuk kurallarına aykırı olduğunu beyanla, verilen kararın kaldırılmasın talep ettiği anlaşılmıştır. İstinaf başvurusunda bulunan davalı vekilinin dilekçesinde özetle; yerel mahkemece, müvekkili lehine hususlar göze alınmadan hazırlanan bilirkişi raporuna dayanılarak, usul ve yasaya aykırı bir şekilde karar verildiğini beyanla, verilen kararın kaldırılmasını talep ettiği anlaşılmıştır.

DELİLLER : Tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, ticari işletme devir sözleşmesinden kaynaklanan devir bedeli farkı, aksesuar bedeli ile maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında yapılan devir protokolünün 5. Maddesinde devir bedelinin 200.000,00 TL olarak belirlediğini, davalı şirketin mağazasını 200.000,00 TL'yi aşan bir meblağ karşılığında devretmesi halinde aradaki farkın davacı şirkete ödeneceğinin hüküm altına aldığını, davalının işletmeyi devretmesine rağmen devir fark bedelini ödemediğini, yine dava konusu sözleşmenin 8.maddesine aykırı olarak aksesuarların 89.770,18 TL tutarındaki kısmının iade edilmediğini, devir protokolünün 10. maddesi uyarınca davalıya cari hesaba istinaden verilen çeklerin vade bitiminden sonra davacıya geri verileceği yönünde tarafların anlaştığının ancak çeklerin ibraz edilip karşılıksız çıkması nedeniyle müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek, devir bedeli farkı, aksesuar bedeli ile maddi ve manevi tazminatın tahsilini istemiştir. Yerel mahkemece " Davacı şirket ile davalı şirket arasında 27.10.2017 tarihli yapılan devir protokolü sözleşmesinin 5. maddesinde "Trabzon mağaza dekorasyon bedeli olarak KDV dahil 200.000,00 TL belirlenmiş olup, söz konusu bedel bayi tarafından davalıya fatura edilip cari hesaptan mahsup edilecektir. Davalı bir sonraki devirde 200.000,00 TL üzerinde meblağ alması halinde farkı bayiye ödeyecektir." şeklinde anlaşmışlardır. Davalı tarafından 16.05.2018 tarihli dava dışı ... İle yapılan devir protokolünde bazı dekorasyon ile birlikte 300.000,00 TL bedel ile dava dışı şirkete devredilmiştir. Taraflar arasında yapılan protokol sözleşmesi uyarınca 100.000,00 TL devir farkı alacağının oluştuğu ve bu bedelin yazılan çekler üzerinden dava dışı ... tarafından ödendiği kanaatine varılarak açılan davanın bu talep yönünden kabulüne karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından taraflar arasında yapılan protokolün 8. maddesi uyarınca aksesuar bedelinin davacıya bırakılacağı kararlaştırılmış ve bu talep yönünden de dava açılmış ise de; davacı tarafından bu aksesuarların nelerden ibaret olduğu, hangi aksesuarlara ilişkin olduğu belirtilemediği ve bu iddiayı ispata yarayan fatura vb. yazılı delillerini dosyaya sunamadığı ve sunmuş olduğu faturaların da okunamaz durumda olduğu anlaşılmakla bu talep yönünden ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir. Davacı tarafından devir protokolünün 10. maddesi uyarınca davalıya cari hesaba istinaden verilen çeklerin vade bitiminden sonra davacıya geri verileceği yönünde taraflar anlaşmış ve davacı tarafından çeklerin ibraz edilip karşılıksız çıkması nedeniyle uğranılan maddi ve manevi tazminata ilişkin dava açılmış ise de; çek suretleri incelendiğinde çeklerin bir çoğunun vade tarihinden önce 3. şahıslara ciro edildiği, çekin ödeme aracı olup illetten mücerret olduğu ayrıca çeklerin bankaya ibrazı halinde sorumluluk doğuracağına ilişkin taraflar arasında bir mutabakata varılmadığı, bu nedenle ilgili talep yönünden maddi ve manevi bir zararın oluşmadığı" gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, 100.000,00-TL devir farkı bedelinin 16/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davacının aksesuar bedeli, çekin ibraz edilip karşılıksız çıkmasından kaynaklı açılan maddi ve manevi tazminat talebi ve noter ihtarname bedeli taleplerinin ayrı ayrı reddine dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle, davalı tarafından 16.05.2018 tarihli dava dışı .... İle yapılan devir protokolü kabul edilmemiş ise de devir protokolünde ödeme bedeli olarak belirtilen çeklerin dava dışı ....Tarafından davalıya verilmesi nedeniyle sözleşmedeki edimlerin yerine getirildiğinin anlaşılmasına, iade edilmesi gereken aksesuar bedelinin davacı tarafça ispatlanamamış olmasına, çeklerin bankaya ibrazı halinde sorumluluk doğuracağına ilişkin taraflar arasında bir mutabakat bulunmaması nedeniyle yerel mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, taraf vekillerinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1.Taraf vekillerinin istinaf kanun yolu başvurularının ayrı ayrı esastan REDDİNE, 2.Alınması gerekli 732,00 TL harçtan, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın başvuru yapan davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Alınması gerekli 6.831‬,00 TL harçtan, peşin alınan 1.707,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.123,25 TL harcın başvuru yapan davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Harç tahsil müzekkeresinin Dairemiz Yazı İşleri Müdürü tarafından yazılmasına, 3.İş bu kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürünce taraflara tebliğine, Dair, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.01/06/2026

... Başkan ... ¸e-imza ... Üye ... ¸e-imza ... Üye ... ¸e-imza ... Katip ... ¸e-imza

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 01/06/2026 Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/1180, K. 2026/935, T. 01.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1180-e-2026-935-k-af779f834fc5