Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/275 E. 2026/1401 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/275
Karar No
2026/1401
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/275 Esas

KARAR NO : 2026/1401 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI : 2022/587 Esas - 2023/887 Karar

TARİH: 29/11/2023

DAVA: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 09/07/2026

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 23/12/2021 tarihli ... ... Satış Sözleşmesi imzalandığını, işbu sözleşme kapsamında 2 adet kaya kamyonu olarak nitelendirilen ... ve ... şase numaralı iş makinelerinin fatura edilmek suretiyle müvekkili şirkete satıldığını, çok kısa bir süre sonra iş makinelerinin motorunda arazı verdiğini, müvekkilinin araçlardan birini ... servisine teslim etitğini, yapılan incelemede aracın motorunun üst kapaklarının çatlak olduğunu, motorun tamamı ile bitik bir vaziyette olmasına rağmen bu hususun müvekkili şirketten gizlenerek satış yapılmış olduğunun tespit edildiğini, müvekkiline ayıplı satış yapıldığını, müvekkili şirketin iş makinelerinin tamirine ilişkin süreci başlattığını, ancak henüz onarımın gerçekleşmediğini, buna ilişkin onarım ve yedek parça maliyetinin miktarının ortaya çıkmadığını, açıklanan tüm nedenlerle araçların çalışır duruma getirilmesine ilişkin tüm yedek parça, işçilik ve diğer maliyetlere ilişkin bedelin tespiti ile davalı şirketten işleyecek ticari avans faizi ile tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu malları 23/12/2021 tarihinde teslim alan davacının ayıplı mal ihbarını 14/02/2022 tarihinde bildirdiğini, yani teslimden iki ay sonra ihbar ettiğini, kanunda öngörülen hak düşürücü sürelere tabi ihbar külfetini yerine getirmeyen alıcının ayıba bağlı hakları da yasa hükümleri gereği tamamen ortadan kalktığını, motordaki çatlağın satıştan önce olduğunun ileri sürülmesinin kabul edilebilir olmadığını, davacı tarafın dava konusu iş makinelerini ... yetkili servisine incelettikten sonra satın aldığından, iş makinelerini çalışır vaziyette devir ve teslim aldıktan 2 ay sonra ayıp ihbarında bulunduğundan, satıştan önce incelenerek alındığı için motordaki çatlağın satıştan önce olduğunun ileri sürülemeyeceği, makinenin direksiyon yağ kaçırıyor, damper silindiri yağ kaçırıyor, kompresör yağ kaçırıyor, diferansiyel yağları değişecek aküsü yok ve genel bakım gerektiriyor şeklindeki uyarıları dikkate almadığının ... İş Makineleri raporundan anlaşıldığını, davacın tüm talepleri yönünden davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:

İlk Derece Mahkemesi 29/11/2023 tarih ve 2022/587 Esas - 2023/887 Karar sayılı kararında; "Dava; satış sözleşmesinden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir. Taraflar arasında satış sözleşmesi imzalandığı ve araçların davacıya teslim edildiği hususları çekişmesizdir. Uyuşmazlık; satılanların ayıplı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Uyuşmazlığın çözümü teknik inceleme gerektirdiğinden bilirkişi raporu alınmıştır. Satılanın ayıplı olduğunu ispat yükü davacı - alıcıya aittir. Tüm bu açıklamalardan sonra eldeki dosya açısından durum değerlendirildiğinde; eldeki davada araçların ayıplı olarak teslim edildiğini ispat yükünün davacı - alıcıya ait olduğu, ne var ki aldırılan bilirkişi raporlarından araçların ayıplı olarak satıldığı sonucuna ulaşmanın olanaklı olmadığı, araçların zorlu koşullarda çalıştığı, araçların 28 ve 30 yaşlarında olduğu, problemin kullanımdan kaynaklı olma ihtimalinin de bulunduğu, ancak işbu davada satılanların satış ve teslim anında ayıplı olduğunun kesin bir biçimde kanıtlanmasının gerektiği, toplanan delillerden ise bu yönde bir kesin kanaate varmanın mümkün olmadığı anlaşılmakla, davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir."gerekçesi ile,

''1-Davanın REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarında araçların davacıya ayıplı olarak satıldıklarının tespit edildiğini, mahkemenin bilirkişi raporunun sadece sonuç kısmında ki tek bir hatalı kelimeye itibar ederek hatalı karar verdiğini, dosyaya mübrez bilirkişi raporunda motor üst bloklarında zor görülen ufak çatlakların tespit edildiğinin, motor dağıtılmadan ayıbın tespit edilemeyeceğinin, motor incelemesinin satış öncesinde yapılmış olması halinde muhtemelen satışın gerçekleşmeyeceğinin, muhtemelen davacı şirket yetkilisinin motorlarda bir sorun olmadığı kanaatiyle sözleşme ile araç satış işlemlerini sonuçlandırmış olduğunun tespit edildiğini, buna rağmen raporun sonuç kısmında araçların ayıplı olarak satılmadığı kanaatinin bildirilmesinin kabul edilemeyeceğini, araçların aküleri olmadığında çalıştırılmaksızın ve motorlarına ilişkin inceleme yapılmaksızın satın alınmış olduğunu, davalının her iki aracın motorundaki gizli ayıpları davacıdan gizlediğini, emsal nitelikteki Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2021/166 Esas sayılı dosyasından alınmış olan 27/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda aracın gizli ayıplı olarak satıldığının tespit edildiğini, emsal raporun dosyaya sunulduğunu,

Dava konusu iş makinelerinin teslim alınıp kullanılmaya başlandıktan çok kısa bir süre sonra her iki araç motorunun arızalandığını; davacının araçlardan birini ... servisine teslim ettiğini, yapılan incelemede aracın motorunun üst kapaklarının çatlak olduğunun, motorun tamamı ile bitik bir vaziyette olmasına rağmen bu hususun davacı şirketten gizlenerek satış yapılmış olduğunun tespit edildiğini, bunun üzerinde davalıya Bakırköy 40. Noterliği’nin 14.02.2022 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek ayıp ihbarında bulunulduğunu, davalının ise Beyoğlu 51. Noterliği’nin 02.03.2022 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile verdiği cevapta arızaların satış işlemi sonrasında meydana geldiği şeklinde tamamı ile asılsız beyanlarda bulunduğunu, Büyükçekmece 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2022/49 D.İş sayılı dosyasından aldırılan delil tespiti raporunda da aracın motor üst kapaklarının çatlak olduğunun, motor arızası olduğunun tespit edildiğini, bu çatlakların birden bire meydana gelemeyeceklerini,

11.05.2023 tarihli bilirkişi raporunun içeriği ile sonuç kısmının birbiri ile çeliştiğini, bunun raporun sonuç kısmındaki kelime hatasından kaynaklandığını, satış öncesinde motorların hiçbir şekilde kontrol edilmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile de satış öncesinde araç motorlarına ilişkin olarak herhangi bir kontrol yapılmamış olduğunun, davacının araçların motorlarında bir sorun olmadığı kanaati ile araçları satın almış olduğunun, araçların çalıştırılması ve kullanılmasından bir süre sonra ayıpların ortaya çıkması ile gerekli ihtarın yapıldığının sabit hale geldiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda somut hatalar da bulunduğunu, bilirkişinin araçların motorlarının teknisyen nezaretinde 28 saat çalıştırılmış olduğu şeklindeki beyanının hatalı olduğunu, araçların hiçbir şekilde serviste veya teknisyen nezaretinde çalıştırılmadığını, davacının araçları teslim aldıktan sonra kısa bir süre çalıştırdığını, sadece 28 saat çalışma sonrasında araçların motorlarının durduğunu ve söz konusu ayıbın ortaya çıktığını; araçların teknisyen nezaretinde değil, davacı şirkete tesliminden sonra sadece 28 saat çalıştırılabildiğini, satış öncesinde ... servis uzmanı tarafından araç motorlarına ilişkin olarak hiçbir inceleme yapılmadığını, bilirkişinin ... servis uzmanı tarafından aracın motoru dışındaki kısımlarına yönelik düzenlediği servis formunu esas aldığını; oysa ki ayıbın ortaya çıkması itibari ile taraflarınca hemen noter kanalı ile ayıp ihbar yapıldığını, satış öncesi ... servis yetkilisi ... tarafından yapılan inceleme ve buna ilişkin olarak hazırlanan formlarda hiçbir şekilde araçların motorlarına ilişkin bir incelemenin bulunmadığını, araç motorlarına yönelik bir arıza tespitinin yapılmadığını, her iki araç içinde “ aküsü yok, genel bakım yapılacak” şeklinde not düşüldüğünü, hiçbir servis elemanının “motor arızasını, şanzuman arızasını, defransiyel arızasını” “genel bakım” tarifi içinde değerlendirmeyeceğini, satış öncesi yapılan kontrolde araçların aküsünün bulunmadığından, araçların motorlarına ilişkin hiçbir inceleme şansının bulunmadığı, söz konusu motor arızasının satış öncesi tespit edilmesi halinde davacının mezkur iki aracı hiçbir şekilde satın almayacağını,

Yerel mahkeme dosyasından alınmış olan 29.01.2023 tarihli bilirkişi raporunda, ... şase numaralı aracın motor bloğundan ayrılmış ancak dağıtılmamış olan motor silindir kapağının üst yüzeyinde ( silindir tepelerine bakan çalışma yüzeyi) çatlaklar olduğunun, kapağın dağıtılmadığının, motor bloğunun dağıtılmadığının dolayısı ile motor blok ve kapakta başkaca çatlakların olup olmadığının görülemediğinin, davacının satın alma öncesinde üretici firma ... yetkili servisine ekspertiz yaptırarak makineleri satın almış olduğunun, ekspertiz raporlarında motorların çalışması ile ilgili bir şikâyet kaydının bulunmadığının, her ikinci el makinede olması muhtemel yağ kaçaklarının bulunduğunun belirtildiğinin, motor kapağında çatlak olan ... şase nolu makine için “ genel bakım gerekiyor” notunun düşüldüğünün, bu genel bakım söyleminin makinenin kullanımına bağlı sarf malzemeler olan filtre ve yağ değişimi olarak anlaşılacağının, conta değişimi, gevşek yerlerin sıkılması gibi işlemler olduğunın, hiçbir servis elemanının motor arızasını, şanzuman arızasını, defransiyel arızasını genel bakım tarifi içinde değerlendirmeyeceğinin tespit ediliğini, aracın satış öncesinde motor incelemesinin yapılmadığının sabit olduğunu,

Bir aracın yaşının, çalıştırılmış olduğu saat vs. hususların huzurdaki davada bir gerekçe olarak sunulamayacağını, davacının bu araçları motoru bitik bir vaziyette kabul ederek almasının söz konusu olmayacağını, aracın yaşı ve çalışma saati ne olursa olsun davalının davacıya ayıpsız şekilde ürün satmak zorunda olduğunu; davacı tarafından iş makinelerinin ilk alındıkları aşamada çalıştırıldıkları hususunun doğru olduğunu ancak kısa bir süre içerisinde motorların arıza verdiğini ve hiçbir şekilde çalışmadığını, davalının sunmuş olduğu makine ekspertizi belgelerine ilişkin olarak, bu ekspertizin davacı tarafından yaptırıldığı beyanlarının da asılsız olduğunu, işlemin tamamen davalı organizasyonu ile yapıldığını; temelinde motorlardaki arızayı bilen davalının motorlara ilişkin inceleme yaptırmadığını, makinelerin motorlarına ilişkin bir inceleme yaptırılmaksızın hazırlatılan ekspertiz raporları ile davacının makineleri almasının sağlandığını,

İleri sürerek, arz edilen nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.

Dava; taraflar arasındaki 1991 ve 1993 model iki adet iş makinesinin davacıya satışına ilişkin sözleşme konusu araçların ayıplı olduğundan bahisle, makinelerin çalışır duruma getirilmesi için gereken yedek parça, işçilik ve diğer maliyetler dahil onarım bedelinin tespiti ile davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarfaından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Mahkemece taraf delilleri toplanmış, taraflar arasındaki sözleşme ve satış faturaları, delil tespiti dosyası, davacı ve davalı tarafından keşide edilen ihtarnameler, davacı tarafından araçlar satın alınmadan önce yapılmış olan ekspertiz incelmesi raporları dosya arasında alınmış, dava konusu araçlar üzerinde keşfen inceleme yaptırılarak makine mühendisi bilirkişiden rapor alınmış, davacı itirazları üzerine yeni bir makine mühendisi bilirkişiden ikinci rapor alınmış, akabinde tahkikat bitirilerek istinafa konu karar verilmiştir.

Dava konusu iş makinlerinin 23/12/2021 tarihinde davacıya teslim edildikleri, satış öncesinde ... yetkili servis elemanı tarafından her iki araç üzerinde inceleme yaptırılarak 17/12/2021 tarihli raporların düzenlendiği, davacı istinafının aksine raporlarda ekspertiz isteyenin davalı değil davacı şirket olduğunun açıkça belli olduğu, anılan raporlarda davacının motor çatlağı iddiasına ilişkin bir tespit bulunmadığı, araçlarda bulunan diğer eksikliklerin tespit edildiği, davacının 14/02/2022 tarihli ihtarname ile davacıya başvurarak dava konusu iş makinelerinin motorlarının teslim alındıktan kısa bir süre sonra arızalandıklarını, araçlardan birinin ... yetkili servisine teslim edildiğini, incelemede araç motorunun üst kapağının çatlak olduğunun ve motorun tamamen bitik olduğunun tespit edildiğini, bu durumun davalı tarafından davacıdan gizlendiğini bildirdiği ve onarımın gerçekleştirilmesi durumunda maliyetinin davalıya rücu edileceğinin belirtildiği, ancak ne ihtarname ekinde ne de dosya içerisinde arızanın hangi tarihte gerçekleştiğine ilişkin somut bilgi bulunmadığı gibi, arıza üzerine yalnız bir araç üzerinde yapıldığı iddia olunan teknik servis incelemesine ilişkin raporun da dosyaya sunulmamış olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafından Büyükçekmece 3 Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2022/49 d.iş sayılı dosyasında alınan 10/05/2022 tarihli raporda ise yalnızca bir iş makinesi üzerinde inceleme yapıldığı, bu incelemede motor üst kapaklarında çatlaklar olduğunun belirtildiği ve motorun onarım maliyetinin tespit edildiği, çatlakların ne zaman ve ne sebeple meydana geldiğine, satış öncesinde var olup olmadıklarına, açık ya da gizli ayıp mahiyetinde bulunup bulunmadıklarına dair herhangi bir tespit yapılmadığı görülmüştür. Mahkemece alınan ilk bilirkişi raporunda ... şase numaralı aracın motorunun çalışır vaziyette bulunduğu, genel bakımı yapıldığı takdirde kullanılabileceği; ... şase numaralı, motoru sökülmüş aracın ise motor üst kapağında çatlaklar bulunduğu; ancak iş makinesinin gövdesinde birikmiş çakıl ve mıcır birikinterinden makinenin davacı tarafından sahada çalıştırıldığının anlaşıldığı , bu çatlakların davacı tarafından aracın teslim alınmasından sonra kötü koşullarda çalıştırılması sonucu meydana geldiği, araçta satış öncesinde motor çatlağı bulunsa idi aracın hiç çalıştırılamayacağı kanaatinin bildirildiği, mahkemece alınan ikinci bilirkişi raporunda ise davacının araçları teslim almadan önce motor hariç inceleme yaptırdığı, ... şase numaralı motor üst kapağında çok zor görülen ufak çatlaklar bulunduğunun tespit edildiği, bu çatlakların 30 yaşındaki aracın toplam çalışma süresinin hangi yıl ve saatinde meydana geldiğinin tespit edilemeyeceği, davacı aracı satın almadan önce motor incelemesi yaptırmadığı, yaptırsa idi ve bu çatlakların mevcut olduğu görülse idi aracın satın alınmayabileceği kanaatinin bildirildiği anlaşılmıştır. Davacı satın almış olduğu araçlarda satış öncesinde de mevcut olan bir ayıp bulunduğunu, bu ayıbın niteliğini ve süresinde ayıp ihbarında bulunduğunu ispatla yükümlüdür. Davacı istinafının aksine bilirkişi raporlarında ... şase numaralı araç motorunda herhangi bir arıza tespit edilmediği gibi, ... şase numaralı motor üst kapağındaki çatlakların da satış öncesinde mevcut olduğuna dair bir tespit yapılamayacağının belirtildiği, öte yandan davacının ayıp nedeniyle ortaya çıktığını iddia ettiği arızaların hangi tarihte meydana geldiğine dair somut bir bilgi ve delil sunmadığından, 14/02/2022 tarihli ayıp ihbarının süresinde olduğunu da ispatlayamadığı anlaşılmıştır. Tarafları, dava konusu ve somut olay özellikleri tamamen farklı bir başka mahkemedeki uyuşmazlığa ilişkin alınan bilirkişi raporunun eldeki davada emsal teşkil etmesi de mümkün değildir. Yapılan bu saptamalar karşısında mahkemece davanın reddine dair verilen karar dosya kapsamına uygun olup, davacının istinaf sebepleri yerinde bulunmamıştır.

Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,

3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,

5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 09/07/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/275, K. 2026/1401, T. 09.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-275-e-2026-1401-k-bb3250db28f6